(2577 S. K. m. 45)
İSTEMİN ÖZETİ: Ankara 14. İdare Mahkemesi'nce verilen 26/10/2018 günlü, E:2017/1141, K:2018/2204 sayılı kararın; hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması ve işin esası hakkında yeniden karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesince dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
Dava, Ankara İli, Çankaya İlçesi, .... Mahallesi, 60859 ada, 3 parsel sayılı taşınmazın "ticaret", 29678 ada, 1 sayılı parselin ise "akaryakıt ve LPG servis istasyonu" olarak ayrılmasına ilişkin Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin 13.01.2017 tarihli ve 85 sayılı kararıyla kabul edilen 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin iptali istemiyle açılmış; İdare Mahkemesince, dava konusu taşınmazı kapsayan alanda Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 14.07.2014 tarihli ve 1238 sayılı kararı ile yapılan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin, iptali istemiyle açılan davada, Ankara 4. İdare Mahkemesi'nin 02.10.2015 günlü, E:2014/1922, K:2015/1224 sayılı kararıyla; "1/25.000 ölçekli 2023 Başkent Ankara Nazım İmar Planı'nda Akaryakıt ve LPG İstasyonlarının yer seçimine ilişkin parsel/alan ölçeğinde işaretleme yapılmamış ise de akaryakıt ve LPG istasyonlarının Kentsel Çalışma Alanı olarak belirlenen yerlerde olacağının hüküm altına alındığı, bu kapsamda 1/25.000 ölçekli 2023 Başkent Ankara Nazım İmar Planı'nda muhtelif kentsel çalışma alanları belirlendiği, davaya konu taşınmazın ise konut alanı kullanımında planlandığı, dava konusu 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı Değişikliği ile parçacı olarak ve üst ölçekli plan hükümlerine aykırı olarak kentsel çalışma alanı kullanımı belirlenmemiş ve konut alanı kullanımlı bir alanda akaryakıt ve LPG istasyonu kullanımı belirlenmiş olmasının 1/25.000 ölçekli 2023 Başkent Ankara Nazım İmar Planı hükümlerine aykırı olduğu, dava konusu plan değişikliğinde plan değişikliğini zorunlu kılan teknik ve bilimsel gerekçelerin bulunmadığı, bahse konu parselin mevcut yapılaşma koşulları ile yapılaşmasında varsa ne gibi bir engel bulunduğuna ve/veya plan ile mevcut durum arasında ne gibi bir çelişki olduğuna dair herhangi bir açıklama yapılmadığı, ayrıca, akaryakıt ve LPG istasyonu gibi bir kullanıma ihtiyaç olup olmadığı, bu kullanımın parselin çevresinde mevcut planı ile öngörülen konut, teknik altyapı ve sosyal donatı alanlarına olumsuz bir etkisinin olup olmayacağı hususlarında belirsizlik yaratıldığı, anılan nedenlerle dava konusu plan değişikliğinde konunun tüm yönleri ile ele alınmadığı ve plan değişikliğinin kamu yararına olmadığı, plan değişikliği sonucu konut alanı kullanımının kaldırılması neticesinde planlama alanındaki öngörülen nüfusta azalma oluşacağından plan değişikliği sonucu mevcut planın teknik altyapı ve sosyal donatı dengesine bu yönde bir etkisinin olmayacağı, ancak bahse konu taşınmazda iki farklı kullanımın birlikte öngörüldüğü, her iki kullanımında taşınmazın çevresindeki ulaşım sistemine yeni yük bindireceği, taşınmazın cepheli olduğu 35 metrelik imar yolunda yoğunluk oluşmasına neden olacağı, taşınmazın mevcut düşük yoğunluklu konut ve tercihli ticaret kullanımı ile çevre taşınmazlar için öngörülen kullanımlar değerlendirilerek 35 metre olarak planlanan imar yolu ile bu yola bağlanan diğer ulaşım sisteminin parsel ölçeğinde kullanım kararı değişikliği ile noktasal bazda çekim merkezi yaratılarak parçacıl olarak değiştirilmesi sonucunda olumsuz olarak etkileneceği, parsel ölçeğinde yapılan plan değişikliği ile mevcut planında 3.299,17 m2 inşaat alanı olan 60859/2 parsele, 9.897,51 m2 ilave inşaat alanı daha kazandırılarak parselde toplam 13.196,68 m2 inşaat alanı yapılabilmesine olanak sağlandığı, böylelikle, parsel ölçeğinde planlamanın eşitlik ilkesine aykırı olarak yapılan kullanım kararı değişikliği ve inşaat alanı artışının mevcut planın bütünlüğü, sürekliliği, ulaşım dolaşım sistemi üzerine ne gibi etkiler yapacağı hususunda da herhangi bir değerlendirme yapılmayarak, parsel malikinin talebi doğrultusunda plan değişikliği yoluna gidildiği, taşınmazın doğu ve batı komşuluklarında konut ve tercihli ticaret kullanımı taşınmazlar ile güneyinde teknik altyapı alanı, park alanı, otopark alanı, ticaret alanı kullanımlarının bulunduğu, taşınmazda kurulacak akaryakıt ve LPG istasyonunun ilgili mevzuat gereği (Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) İkmal İstasyonu Karayolu Taşıtları İçin Emniyet Kuraları Tebliği) 40 metrelik mesafe tahdidini karşılayamayacağı, ayrıca akaryakıt ve LPG istasyonu olarak 60859/2 sayılı parselin kuzey kısmının seçildiği, parselin güney kısmının ise plan değişikliğinin 2 nolu plan notu ile içerisinde iş merkezleri, ofis-büro, çarşı, çok katlı mağazalar, alışveriş merkezleri, otel ve diğer konaklama tesisleri, sinema, tiyatro, sergi salonu gibi sosyal ve kültürel tesisler, restorant, düğün salonu, nikah salonu, market ve mağazalar vb. ticari işyerleri bulunan ticari kullanımlar açısından da 40 metrelik mesafe koşulunu sağlamayacağı, bu durumda alanda güvenlik açısından sorun yaşanabileceği, parsel ölçeğinde kullanım kararı değişikliği yapılarak konut, teknik ve sosyal donatı alanları arasında akaryakıt ve LPG istasyonu kullanımına izin verilmesi işlemi dava konusu olayda olduğu gibi plan değişikliği yoluyla değil mevcut planın revizyonu ile yapılması gerektiği, kaldırılan konut alanı kullanımı sonucu bölgede oluşacak yeni nüfus dengeleri, bu nüfusun ihtiyaçları, öngörülen akaryakıt ve lpg istasyonunun bölge içindeki konumu, çevresindeki yapılaşmalar, bu tesisin varsa bölgede ihtiyaç duyulan talebi karşılayıp karşılamayacağı, karşılamıyorsa anılan tesis benzeri kullanımlara daha ne kadar ihtiyaç olduğu gibi değerlendirmeler doğal olarak parsel ölçeğinde yapılan plan değişikliği ile değil, mevcut planın revizyonu ile yapılması gerektiği, akaryakıt ve lpg istasyonu gibi kullanımların parsel ölçeğinde değişikliğe gidilmek yolu ile değil bölgesel bazda tüm plan kapsamında değerlendirilerek bu tür kullanımların sayısı, dağılımları, yer seçimleri ile mevcutta kurulu olan ancak imar planlarına işli olmayan tesislerin de dikkate alınarak ele alınması gerektiği anlaşıldığından, dava konusu imar planı değişikliğinde imar mevzuatı, şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına uygunluk bulunmadığı" gerekçesiyle yine dava konusu taşınmazı kapsayan alanda Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 16.01.2015 tarihli ve 161 sayılı kararı ile yapılan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin, "dava konusu alanın ''konut + ticaret tercihli alan'' kullanımında iken E:2.00 inşaat yoğunluğunda ''ticaret, akaryakıt ve lpg satış, servis ve ikmal istasyonu'' kullanımına dönüştürülmesi yönündeki bir önceki 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin, Ankara 4. İdare Mahkemesi'nin 02.10.2015 tarihli ve E:2014/1922, K:2015/1224 sayılı kararında belirlendiği üzere üst ölçekli 1/25.000 ölçekli Başkent Nazım İmar Planı'na aykırılığı ve içerdiği diğer hukuka aykırılıklar göz önünde bulundurulduğunda, keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması sonucunda iptaline hükmedilen söz konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinden esaslı bir farklılık içermediği açık olan 16.01.2015 tarihli ve 161 sayılı meclis kararı ile onaylanmış 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinde ve itirazın reddi yönündeki meclis kararında hukuka uygunluk bulunmadığı" gerekçesiyle Ankara 4. İdare Mahkemesi'nin 17.03.2016 tarihli ve E:2015/1745, K:2016/786 sayılı kararıyla iptal edildiği dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ile "ticaret alanı" olarak belirlenen dava konusu 60859 ada 3 sayılı parselde emsale esas inşaat alanının 10.296,68 m2, Y ençok = serbest olarak belirlendiği, "akaryakıt ve LPG servis istasyonu" olarak belirlenen 29678 ada 1 sayılı parselin ise emsale esas inşaat alanının 2.900,00 m2, Y ençok = 10,50 metre (3 kat) olarak belirlendiği, anılan taşınmazların plan kararının 1/25.000 ölçekli 2023 Başkent Nazım İmar Planında "konut alanı" olduğu, davalı idarenin Mahkemenin ara kararına verilen cevap yazısında da, 1/25.000 ölçekli 2023 Başkent Nazım İmar Planı kapsamında dava konusu parseller düzeyinde herhangi bir plan değişikliğinin yapılmadığının belirtildiği, bu çerçevede, plan değişikliklerinin, imar mevzuatı içinde yazılı kurallarla belirlenen yönetmelik hükümleri ve şehircilik ilkeleri ile planlama esaslarına uygun olmasının zorunluluğu şartının, dava konusu taşınmazlar açısından ayrı ayrı incelenmesi gerektiği, dava konusu 29678 ada 1 sayılı parselin kullanım kararının "akaryakıt ve LPG servis istasyonu" olarak belirlenmesi, anılan parselin 1/25.000 ölçekli 2023 Başkent Nazım İmar Planında " konut alanı" içerisinde kalması, 1/25.000 ölçekli 2023 Başkent Nazım İmar Planında akaryakıt ve LPG istasyonlarının yer seçimine ilişkin parsel ölçeğinde bir işaretleme yapılmamış ise de, akaryakıt ve LPG istasyonlarının "kentsel çalışma alanı" olarak belirlenen yerlerde olacağının düzenleme altına alınması, bu kapsamda 1/25.000 ölçekli 2023 Başkent Nazım İmar Planında muhtelif kentsel çalışma alanlarının belirlenmesi karşında, anılan parsele ilişkin olarak plan kademelenmesi açısından ölçeklerarası tutarlılığın sağlanmadığı anlaşıldığından, 29678 ada 1 sayılı parsele ilişkin olarak yapılan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinde hukuka uygunluk bulunmadığı, dava konusu 60859 ada 3 sayılı parsel açısından konu Ankara 4. İdare Mahkemesi'nin 02.10.2015 tarihli ve E:2014/1922, K:2015/1224 kararı ile aynı Mahkemenin 17.03.2016 tarihli ve E:2015/1745, K:2016/786 sayılı kararı çerçevesinde incelendiğinde, mevcut imar planının ihtiyaca cevap verememesi, mevcut imar planının uygulama kabiliyetini yitirmesi veya alt ölçekli planın üst ölçekli plana uygun olmaması durumlarının söz konusu olması halinde mevcut imar planının tamamının veya plan ana kararlarını etkileyecek bir kısmının yenilenmesi için ilgili mevzuat hükümlerinde belirtilen ilke, esas ve standartlara uygun olarak mevcut planda revizyona gidilebileceği, plan değişikliğinin ise plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü, sosyal ve teknik altyapı dengesini bozmayacak nitelikte, kamu yararı amaçlı, teknik ve nesnel gerekçelere dayanılarak yapılabileceği dikkate alındığında, anılan plan değişikliğine ilişkin 2 numaralı plan notu ile söz konusu ticaret alanında iş merkezleri, ofis-büro, çarşı, çok katlı mağazalar, alışveriş merkezleri, otel ve diğer konaklama tesisleri, sinema, tiyatro, sergi salonu gibi sosyal ve kültürel tesisler, düğün salonu, nikah salonu, market ve mağazalar, vb. işyerlerinin yapılabileceğinin düzenleme altına alınması karşısında, anılan plan kararı ile taşınmazın çevresindeki ulaşım sistemine yeni yük bindirileceği, imar yollarında yoğunluk oluşmasına neden olacağı, anılan kullanım kararı değişikliği ile noktasal olarak çekim merkezi yaratıldığı, parsel ölçeğinde yapılan plan değişikliği ile inşaat alanı artışına gidildiği, kullanım kararı değişikliği ile inşaat alanı artışının mevcut planın bütünlüğü, sürekliliği, ulaşım sitemi üzerinde ne gibi etkiler yapacağı hususunda plan açıklama raporunda herhangi bir değerlendirmenin yapılmadığı, uyuşmazlığa konu olan alanda yapılan düzenlemenin, alanda yürürlükte olan imar planın plan ana kararlarını doğrudan etkileyen, sosyal, ulaşım sistemi vs. üzerindeki etkileri bakımından alanda yürürlükte olan imar planının plan bütünlüğünü doğrudan etkileyen bir düzenleme olduğu, bu nedenle alanda yapılan bu düzenlemelerin plan değişikliği ile değil de revizyon plan ile yapılması gereken düzenlemeler olduğu anlaşıldığından, anılan parsel açısından da dava konusu plan değişikliğinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiş; bu karara karşı davalı ve müdahil davalı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
14.07.2014 günlü, 1238 sayılı Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi kararıyla kabul edilen 1/5.000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin iptali yolundaki Ankara 4. İdare Mahkemesi'nin 02.10.2015 günlü, E:2014/1922, K:2015/1224 sayılı kararı Danıştay Altıncı Dairesi'nin 17.10.2018 günlü, E:2016/2283, K:2018/8210 sayılı kararıyla onanmış, bu karara yapılan düzeltme istemi üzerine dosya anılan Dairede E:2019/404 sayısını almış, henüz karara bağlanmamıştır. 16.01.2015 günlü, 161 sayılı Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi kararıyla kabul edilen 1/5.000 ölçekli nazım imar planı değişikliğiyle buna yapılan itirazın reddine dair 14.04.2015 günlü, 798 sayılı Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi kararının iptali yolundaki Ankara 4. İdare Mahkemesi'nin 17.03.2016 günlü, E:2015/1745, K:2016/786 sayılı kararı Danıştay Altıncı Dairesi'nin 17.10.2018 günlü, E:2016/10787, K:2018/8211 sayılı kararı ile onanmıştır.
Dava konusu işlemin iptali yolunda Ankara 14. İdare Mahkemesi'nce verilen 26/10/2018 günlü, E:2017/1141, K:2018/2204 sayılı karar usul ve hukuka uygun olup kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, istinaf başvuruların REDDİNE, istinaf yargılama giderlerinin başvuranlar üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan miktarın hükmün kesinleşmesinden sonra başvurana iadesine, 2577 sayılı Yasanın 45. maddesinin 6. fıkrası kapsamında bulunmayan karara karşı tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 03/04/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)