(2577 S. K. m. 45, 46)
İstemin Özeti: Uşak İli, Eşme İlçesinde bulunan Eşme İmam Hatip Lisesi'nde parasız yatılı olarak okuyan davacı .......'ün 2013-2014 eğitim döneminde ....... isimli öğrenci tarafından cinsel istismara uğradığı ve yaşanılan bu olay nedeniyle parasız yatılı okumaktan alındığından bahisle, davacıların eğitim giderinden kaynaklı olarak 100.000,00-TL maddi zarara uğradığı, ayrıca yaşanılan bu olay nedeniyle Baba ....... için 100.000,00-TL manevi, anne ....... için 100.000,00-TL manevi, davacının ve kız kardeşi ....... için 50.000,00-TL, ....... için 50.000,00-TL manevi tazminata ve .......'e 200,000,00-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada; davacılardan .......'ün dava konusu okulda parasız yatılı olarak okuduğu, 2013-2014 eğitim döneminde ....... isimli öğrenci tarafından cinsel istismara uğradığı, ....... isimli öğrencinin tecavüz olayından ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan dolayı Uşak 2. Ağır Ceza Mahkemesinin E:2014/128, K:2014/287 sayılı dosyasında yargılandığı, "çocuğun nitelikli cinsel istismarı" suçunu işlediği ve eyleminin sabit olduğunun görülmesi neticesinde ceza aldığı, fiilin Ceza Mahkemesi kararıyla sabit görülmesi üzerine davacılar tarafından Milli Eğitim Bakanlığına 25.03.2015 tarihinde iadeli taahhütlü posta yoluyla, Uşak İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne ise 26.03.2015 tarihinde yazılı olarak bizzat tazminat istemiyle başvurulduğu, ancak belirtilen bu başvurulara cevap verilmemesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı, dava konusu olayda, davacılardan .......'ün 2013/2014 eğitim öğretim döneminde okuduğu imam hatip lisesinin parasız yatılı pansiyonunda kaldığı esnada ....... isimli öğrencinin cinsel istismarına maruz kaldığı, 1999 doğumlu olan davacının olay tarihinde 15 yaşından küçük olduğu, fiili gerçekleştiren 1998 doğumlu öğrenci ....... ile aynı okulda okudukları, fiilin gerçekleştiği tarihte 15 yaşında olduğu, olayın okul pansiyonunda gerçekleştiği, okul idaresinin ....... isimli öğrencinin olayı görüp öğretmenlerine söylemesi üzerine öğrenildiği, ....... isimli öğrencinin ön inceleme raporundaki ifadesinde gördüğünü ifade ettiği, olayı beden eğitimi öğretmenlerine anlatması neticesinde, durumdan okul idaresinin haberi olduğu, bunun üzerine okul idaresinin tutanak tuttuğu ve olayı Kaymakamlığa bildirdiği, ayrıca öğrencilerin ailelerini çağırarak durumu izah ettiklerini ve ....... isimli öğrenci velisinden dilekçe alınmak suretiyle pansiyondan ve okuldan ilişiğinin kesilmesinin sağlandığı, davacı .......'ün velisi ....... tarafından ise 16.04.2014 tarihinde okul idaresine verilen dilekçe ile çocuğunun okul ile ilişiği kesilerek açık öğretim lisesine kayıt ettirildiği, söz konusu olay nedeniyle öğrenci ....... hakkında Uşak 2. Ağır Ceza Mahkemesinde açılan davada çocuğun cinsel istismarı suçundan dolayı hüküm verildiği, ayrıca okul yöneticileri ve olay nedeniyle yetkili ve görevli öğretmenler hakkında Uşak Eşme Asliye Ceza Mahkemesinde E:2015/14 sayılı dosya ile görevi ihmalden dolayı dava açıldığı ve yargılamanın devam ettiği, bu durumda, davalı idare tarafından yürütülen kamu hizmetinin işleyişi esnasında, kamu hizmetinin bir gereği olarak idarenin hizmetin işleyişini kontrol etme, pansiyon içerisinde gerekli güvenlik önlemlerini alma görevinin yerine getirilmediği, pansiyon içerisinde nöbetçi öğretmen bulundurmak suretiyle yatakhanelerin belirli aralıklarla kontrolünün yapılması gerektiği, yatakhanede olayın gerçekleştiği ama okul idaresinin bu durumdan hiç bir şekilde haberdar olmadığı, son fiili olaydan yaklaşık 10 gün kadar sonra öğrenci ....... tarafından öğretmenine söylemesi üzerine okul idaresinin olayı öğrenmesinin sağlandığı, ayrıca gençlik döneminde bulunan lise dönemindeki öğrencilere rehberlik faaliyeti kapsamında anketler yapılarak bu durumun önüne geçilmesinin mümkün olduğu görülmekte olup, meydana gelen cinsel istismar olayında davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu sonucuna varıldığı, davacının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 100.000,00-TL maddi tazminat isteminin incelenmesinden; davalı idarenin, davacının maddi malvarlığındaki azalma ve/veya artışta azalma karşılığı "gerçek" maddi zararlarından hukuksal olarak sorumluluğu bulunduğu tartışmasız olmakla birlikte; Mahkemenin 17.06.2016 tarihli ara kararı ile davacıların maddi tazminat istemine ilişkin kalemlerin neler olduğunun sorulması üzerine verilen cevapta, davacının yeme masrafları, barınma masrafları, okul, kırtasiye masraflarının istenildiği, ancak yapılan harcamalara ilişkin fatura ve somut ispat edici belge sunulmadığı, kaldı ki davacı .......'ün açık öğretim lisesine kaydedildiği, barınma ve yeme masrafının olmayacağı göz önünde bulundurulduğunda; tazminat isteminin konusu maddi zararların davacılar tarafından açıkça ve somut biçimde ortaya konulmadığı görüldüğünden maddi tazminat isteminin reddi gerektiği sonucuna varıldığı, davacılardan ....... için 200.000,00-TL, baba için 100.000,00-TL, anne için 100.000,00-TL ve kız kardeşlerden her biri için 50.000,00'er TL manevi tazminat istemine gelince, manevi tazminatın, malvarlığında meydana gelen bir eksilmeyi karşılamaya yönelik bir tazmin aracı olmayıp, manevi tatmin aracı olduğu, başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışının, manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu hale getirdiği, manevi tazminata hükmedilmesi için kişinin fizik yapısını zedeleyen, yaşama ve kazanma gücünün azalması sonucunu doğuran olayların meydana gelmesi ve idarenin hukuka aykırı bir işlem veya eylemi sonucunda ağır bir elem ve üzüntünün duyulmuş olması veya şeref ve haysiyetinin rencide edilmiş bulunması gerektiği, manevi zararın tazminat tutarına hükmedilirken; ilgililerin sosyal ve ekonomik durumu dikkate alınarak olay nedeniyle duyduğu elem ve ızdırabın kısmen "giderilmesini" ifade edecek, idarenin "hukuka aykırılığının ağırlığını" ortaya koyacak ve hukuka aykırılığı "özendirmeyecek", ilgililer yönünden ise "zenginleşme nedeni" olmayacak bir parasal tutarın belirlenmesi gerektiği, bu durumda, okul pansiyonunda gerçekleşen cinsel istismar olayının işlenmesinde okul idaresinin, pansiyondan sorumlu müdür yardımcısının ve nöbetçi öğretmenler ile rehber öğretmenin sorumluluğunun bulunduğu, yani olayda idarenin hizmet kusurunun bulunduğu göz önünde bulundurulduğunda davacılar yönünden böyle bir olayın okulda yaşanmasından dolayı "manevi" sonuçlara neden olduğunun kabulü gerektiğinden; davacılardan .......'ün 50.000,00-TL, davacının annesi için 50.000,00-TL, babası için 50.000,00-TL, kız kardeşi ....... için 20.000,00-TL, kız kardeşi ....... için 20.000,00-TL manevi tazminat ödenmesi gerektiği sonucuna varılmış olup, fazlaya ilişkin manevi tazminat istemlerinin reddi gerektiği sonucuna varıldığı, davacıların; dava dilekçesinde belirtilen olay tarihinden itibaren yasal faiz istemine gelince; ilk kez 26.03.2015 tarihli başvuruları sırasında davalı idareden tutarını da göstererek tazminat isteminde bulunulduğu ve faizin davalı idarenin temerrüdünün karşılığı olarak verildiği göz önünde bulundurulduğunda, Mahkemece tazminine karar verilen manevi tazminat tutarlarına davalının temerrüde düştüğünün kabulü gereken başvuru tarihi olan 26.03.2015 tarihinden, ödemenin yapıldığı güne kadar davalı idarece hesaplanacak yasal faizin davacılara ödenmesi isteminin kabulü, anılan tarihten önceki döneme ilişkin faiz isteminin ise reddi gerektiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle; davanın, davacıların maddi tazminat isteminin reddi, manevi tazminat istemine yönelik olarak davanın kısmen kabulü ile toplam190.000,00-TL manevi tazminatın davalı idarece davacılara, idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi, manevi tazminat isteminin fazlaya ilişkin kısmının reddi yolunda Manisa 1. İdare Mahkemesince verilen 11/10/2017 tarih, E:2015/696, K:2017/1507 sayılı kararın; davacılar tarafından, redde ilişkin kısımlarının, Devlet parasız yatılı okulunda kaldığı için yemek, barınma ve okul masraflarının Devlet tarafından karşılandığı, okuldan ayrılmak zorunda kalması nedeniyle bu masrafları kendisinin yapacağı, öğrenimi süresince bu masrafların toplamının 65.001,00-TL olduğu, bu olay nedeniyle okuyamayacağı, dolayısıyla memur olamayacağı, ayrıca köy ile şehir arasında ve Ankara’ya gidip gelmek zorunda kaldıkları, yolculukları nedeniyle masraflarının olduğu, mağdurun anne babayla ayrı tutulup daha yüksek manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği, anne babayla eşit oranda manevi tazminata hükmedilmesinin doğru olmadığı, manevi tazminata çok düşük oranda hükmedilmiş olduğu, faiz başlangıç tarihinin dava değil olay tarihi olması gerektiği ileri sürülerek, davalı idare tarafından ise, kabule ilişkin kısımlarının, mağdur .......'ün kusur durumu tespit edilmeden tazminata hükmedilemeyeceği, Ağır Ceza Mahkemesinde ilişkilerin sayısı dikkate alınarak mağdurun rızasının olduğu yönünde tespit yapıldığı, mağdurun rızasının olmasının tazminatı azaltacağı gibi, tamamen ortadan da kaldırabileceği, olayın okulda gerçekleşmesinin idarenin kusuru için yeterli olamayacağı, olayda manevi tazminatın sadece olayın mağduru olan kişi tarafından talep edilebileceği, ailenin boşanmış olduğu, çocuğun bu duruma gelmesinde ailenin de kusurunun olduğu, olay ile idare arasında illiyet bağının kurulabilmesi için okul yöneticilerinin kusurlu olması gerektiği, tazminat miktarının fahiş olduğu, ölüm halinde bu kadar tazminata hükmedilebileceği ileri sürülerek, istinaf yoluyla kaldırılması istenilmektedir.
DAVACILARIN SAVUNMASININ ÖZETİ: Davalı idarenin istinaf talebinin hukuken geçerli nedenlere dayanmadığı ileri sürülerek reddi gerektiği savunulmaktadır.
DAVALI İDARENİN SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacıların istinaf başvuru dilekçesine yanıt verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi Altıncı İdare Dava Dairesince; dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler incelenerek gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinde, "... İstinaf, temyizin şekil ve usullerine tabidir.
Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir.
Bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir..." kuralına yer verilmiş; "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde, Bölge İdare Mahkemelerinin kararlarının tebliğini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay’da temyiz edilebileceği öngörüldükten sonra temyize tabi kararlarının hangileri olduğu sayma yoluyla sınırlanarak belirlenmiş, "temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 2. fıkrasında, "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" kaldırma nedenleri olarak sayılmıştır.
Dosyadaki belgeler ile başvuru dilekçelerindeki iddiaların incelenmesinden, istinaf başvurularına konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektirecek yasal bir sebebin bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; Manisa 1. İdare Mahkemesince verilen 11/10/2017 tarih, E:2015/696, K:2017/1507 sayılı karara karşı yapılan istinaf başvurularının reddine, aşağıda ayrıntısı gösterilen yargılama giderlerinin istinaf isteminde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, yatırılan posta gideri avanslarından artan tutarların Mahkemesince kararın kesinleşmesinden sonra yatıranlara iadesine, kararımızın tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içinde Danıştay’da temyiz yolu açık olmak üzere, 01.03.2018 tarihinde, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)