(2577 S. K. m. 45, 46, 53)
İSTEMİN KONUSU: İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Beşinci İdare Dava Dairesinin 15/11/2017 tarih ve E:2017/971, K:2017/1651 sayılı kararının istinaf yolu ile incelenerek kaldırılması ve yargılamanın yenilenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: İstanbul İli, Şişli İlçesi, .... Mahallesi, 246 DY IV A pafta, 10289 ada, 17 parsel sayılı mülkiyeti hazineye ait taşınmazdaki gecekondu için davacının murisi ...... adına düzenlenen 19.03.1985 gün ve 1176 sayılı tapu tahsis belgesinin iptal edilmesine ilişkin 14.10.2015 tarih ve 98093 sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada; dava konusu işlemi iptal eden İstanbul 12. İdare Mahkemesinin 15/12/2016 tarihli, E:2015/1445, K:2016/2030 sayılı ilk derece mahkemesi kararına karşı yapılan davalı idare istinaf başvurusunun kabulü ile, kararının kaldırılarak davanın reddine karar veren Dairemizin 15/11/2017 tarih ve E:2017/971, K:2017/1651 sayılı kararına karşı yargılamanın yenilenmesi istenilmiştir.
Yargılamanın yenilenmesine konu kararın özeti: İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Beşinci İdare Dava Dairesini ....5/11/2017 tarih ve E:2017/971, K:2017/1651 sayılı kararı ile; "... idare tarafından davacıya yer tahsis edilebilmesi için araştırma yapıldığı ancak fiili durum sebebi ile davacının tapu tahsis belgesinin iptali yoluna gidildiği, tapu tahsisi belgesinin tekrar iptali yolunda tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı" gerekçesi ile; davalı idare istinaf başvurusunun kabulüne, İlk derece mahkemesince verilen 15/12/2016 tarih ve E:2015/1445, K:2016/2030 sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 6545 sayılı Kanun ile değişik 45/4. maddesi uyarınca kaldırılmasına, aynı kanun maddesi uyarınca davanın reddine karar verilmiştir.
YARGILAMANIN YENİLENMESİ TALEBİNDE BULUNANIN İDDİALARI: Davacı tarafından; İlk derece mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu ileri sürülerek yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulüyle, davalı idarece yapılan istinaf talebinin reddine karar verilmesi istenilmektedir.
İSTİNAFA BAŞVURANIN İDDİALARI VE YARGILAMANIN YENİLENMESİ TALEBİNE KARŞI SAVUNMASI: Davalı idare tarafından; İlk derece mahkemesi kararına karşı idarelerince yapılan istinaf başvuru sonucu verilen kararla, davanın reddi yolunda kararın kesinleştiği ileri sürülerek, talebe konu İdare Dava Dairesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığı, yargılamanın yenilenmesi talebinin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Beşinci İdare Dava Dairesince;2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 6545 sayılı Kanunun 19. maddesi ile değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Yargılamanın yenilenmesi" başlıklı 53. maddesinde: "Danıştay ile bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinden verilen kararlar hakkında, aşağıda yazılı sebepler dolayısıyla yargılamanın yenilenmesi istenebilir.
a) Zorlayıcı sebepler dolayısıyla veya lehine karar verilen tarafın eyleminden doğan bir sebeple elde edilemeyen bir belgenin kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması,
b) Karara esas olarak alınan belgenin, sahteliğine hükmedilmiş veya sahte olduğu mahkeme veya resmi bir makam huzurunda ikrar olunmuş veya sahtelik hakkındaki hüküm karardan evvel verilmiş olup da, yargılamanın yenilenmesini isteyen kimsenin karar zamanında bundan haberi bulunmamış olması,
c) Karara esas olarak alınan bir ilam hükmünün, kesinleşen bir mahkeme kararıyla bozularak ortadan kalkması,
d) Bilirkişinin kasıtla gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun mahkeme kararıyla belirlenmesi,
e) Lehine karar verilen tarafın, karara etkisi olan bir hile kullanmış olması,
f) Vekil veya kanuni temsilci olmayan kimseler ile davanın görülüp karara bağlanmış bulunması,
g) Çekinmeye mecbur olan başkan, üye veya hakimin katılmasıyla karar verilmiş olması,
h) Tarafları, konusu ve sebebi aynı olan bir dava hakkında verilen karara aykırı yeni bir kararın verilmesine neden olabilecek kanuni bir dayanak yokken, aynı mahkeme yahut başka bir mahkeme tarafından önceki ilamın hükmüne aykırı bir karar verilmiş bulunması.
ı) Hükmün, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlâli suretiyle verildiğinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması.
2. Yargılamanın yenilenmesi istekleri esas kararı vermiş olan mahkemece karara bağlanır.
3. Yargılamanın yenilenmesi süresi, (1) numaralı fıkranın (h) bendinde yazılı sebep için on yıl, (1) numaralı fıkranın (ı) bendinde yazılı sebep için Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararının kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl ve diğer sebepler için altmış gündür. Bu süreler, dayanılan sebebin istemde bulunan yönünden gerçekleştiği tarihi izleyen günden başlatılarak hesaplanır." hükmü yer almaktadır.
Dava dosyasının incelenmesinden; 19.03.1985 gün ve 1176 sayılı tapu tahsis belgesinin iptal edilmesine ilişkin İstanbul Defterdarlığı'nın 14/10/2015 tarih ve 98093 sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada; İstanbul 12. İdare Mahkemesinin E:2015/1445 sayılı dosyasında verilen 15/12/2016 tarihli, E:2016/2030 sayılı iptal kararı hakkında yapılan istinaf incelemesi sonucu Dairemizin 15/11/2017 tarihli, E:2017/971, K:2017/1651 sayılı kararı ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, kesin olarak davanın reddine karar verildiği, aynı işleme yönelik başka bir mirasçı tarafından açılan davada ise dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İstanbul 2. İdare Mahkemesinin 29/09/2016 gün ve E:2015/2160, K: 2016/1525 sayılı karara karşı yapılan istinaf başvurusunun Dairemizin 07/06/2017 tarihli, E:2017/359, K:2017/937 sayılı kararla kesin olarak reddedildiği, aynı işlemin dava konusu edildiği iki farklı davada birbirine aykırı şekilde kesinleşen iki farklı karar bulunduğundan bahisle davacı tarafından yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulduğu anlaşılmıştır.
Bakılan davada, hüküm aykırılığına konu mahkeme kararlarında ki davacılar farklı gerçek kişiler olduğu görülmekle birlikte, her iki gerçek kişinin de taraf ehliyetini sağlayan hukuksal olgunun aynı mirasçılık ilişkisinden kaynaklandığı, bu haliyle davanın konusu ve sebebinin aynılığı ile hüküm aykırılığının varlığı noktasında ihtilaf bulunmayan mahkeme kararları açısından "tarafların aynı olması" koşulu bağlamında da 2577 sayılı Kanunun 53. maddesinin (h) bendinde aranan tipiklik unsurunun bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, davalı idare tarafından da dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İstanbul 2. İdare Mahkemesinin 29/09/2016 gün ve E:2015/2160, K: 2016/1525 sayılı kesinleşmiş kararına karşı yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulmuş olup, talebin esası hakkında henüz bir karar verilmemiştir.
Bu durumda, 2577 sayılı Kanun'un 53. maddesinin (h) bendinde düzenlenen yargılanmanın yenilenmesi şartlarının gerçekleştiği anlaşıldığından davacının yargılanmanın yenilenmesi isteminin kabulüne karar verilmek suretiyle işin esası hakkında gereği görüşüldü;
İstinaf başvurusu; mülkiyeti Hazineye ait İstanbul ili, Şişli ilçesi, .... Mahallesi, 246 DY IV A pafta, 10289 ada, 17 parsel sayılı taşınmazdaki gecekondu için davacının murisi ...... adına düzenlenen 19.03.1985 gün ve 1176 sayılı tapu tahsis belgesinin iptal edilmesine ilişkin 14.10.2015 tarih ve 98093 sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada; dava konusu işlemi "...tapu tahsis belgesi verilen taşınmaz mahallinde yapılan 05.02.2004 günlü tespitte, taşınmaz üzerinde 8 katlı, 25 daireli kargir apartmanın olduğunun tespit edildiği ve 2981 sayılı Kanun uyarınca af kapsamında yer alan taşınmazlar üzerindeki binalara azami irtifa H:12,50 m olacağından davacı murisi adına verilen tapu tahsis belgesinin 14.01.2005 tarih ve 2447 sayılı işlemle iptal edildiği, bu işlem ile birlikte taşınmazın üçüncü şahsa satılmasına ilişkin işleme karşı açılan davada; işlemleri iptal eden İstanbul 1. İdare Mahkemesinin 25/09/2007 tarihli ve E:2005/1918 K:2007/2069 sayılı kararını tapu tahsis belgesi yönünden gerekçeli onayan, satış işlemi yönünden bozan Danıştay Altıncı Dairesinin 01.03.2010 tarih ve E:2008/485, K:2010/1831 sayılı kararına istinaden davacı tarafından 12/09/2012 tarihinde davalı idareye mahkeme kararı doğrultusunda işlem yapılması için başvuruda bulunulduğu, davalı idare tarafından 17/10/2012 tarih ve 61943 sayılı yazı ile Şişli Belediye Başkanlığından mahkeme kararı doğrultusunda hak sahiplerine yer gösterilmesinin istenildiği, buna karşılık davacıya herhangi bir tahsis yapılmadığı ve 14/10/2015 tarih ve 98093 sayılı işlemle tapu tahsis belgesinin tekrar iptal edildiği, ancak Danıştay Altıncı Dairesinin kararında da belirtildiği üzere, hak sahibi olma niteliklerini taşıdığı belirlenen kişilere, gecekondunun bulunduğu yerin yürürlükteki imar planında 12.50 metreyi aşan bir kullanıma ayrılmış olması halinde, gecekondunun bulunduğu yerden değil, gecekondu önleme veya ıslah bölgelerinden veya yakın bölgelerde yapılmış ıslah imar planları içinde meydana gelen boş imar parsellerinden müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esasına göre tahsis yapılması mümkün iken bu duruma ilişkin değerlendirme yapılmadan tapu tahsis belgesinin yeniden iptal edilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı" gerekçesiyle iptal eden ilk derece mahkemesi kararının davalı idare tarafından kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesi istemine ilişkindir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "istinaf" başlıklı (Değişik 6545 S.K./19. md.)45. maddesinin; 3. fıkrasında; “Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir.”; 6. Fıkrasında ise, "Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir." hükmü yer almış ilk derece mahkemelerinin nihai kararlarının istinafen kaldırılması için ise; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45/4. maddesinde yer alan sebebin varlığı halinde mümkündür.
Davalı İdarenin istinaf incelemesine konu karar usul ve hukuka uygun olup istinaf dilekçesinde ileri sürülen hususlar kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle;
1-2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nu 2577 sayılı Kanun'un 53. maddesinin (h) bendi uyarınca YARGILAMANIN YENİLENMESİ İSTEMİNİN KABULÜ ile Dairemizin 15/11/2017 tarih ve E:2017/971, K:2017/1651 sayılı kararının KALDIRILMASINA,
2-Aynı Kanun'un 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN REDDİNE,
3-Olağan yargılama aşamasında İdare Mahkemesince davacı lehine, istinaf aşamasında davalı idare lehine hükmedilen yargılama giderleri ile vekalet ücretlerinin KALDIRILMASINA,
4-Aşağıda dökümü gösterilen 111,50-TL ilk aşama dava yargılama giderleri ile 82,40 TL yargılamanın yenilenmesi giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı idare tarafından istinaf safhasında karşılanan 36,00-TL yargılama giderinin davalı idare üzerinde bırakılmasına,
6-Avukatlık ücret tarifesi uyarınca belirlenen 1,362,00-TL avukat vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
7-Artan posta giderinin mahkemesince istinaf isteminde bulunana iadesine,
8-2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 6. bendi gereğince kararın taraflara tebliği için dosyanın ait olduğu mahkemesine gönderilmesine,
9-Aynı Kanun maddesi uyarınca kesin olarak 04/04/2019 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY:
İstanbul 12. İdare Mahkemesinin E:2015/1445 sayılı dava dosyasında verilen 15/12/2016 tarih E:2016/2030 sayılı " iptal " kararına karşı davalı idarenin istinaf başvurusunun incelenmesi sonucu Dairemizin 15/11/2017 tarih E:2017/971, K:2017/1651 sayılı kararı ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak kesin olarak " davanın reddi " yönünde verilen karar hukuka uygun bulunmaktadır.
Bu itibarla; başka bir davacı tarafından açılan ve tarafları farklı olan Dairemizin 07/06/2017 tarihli, E:2017/359, K:2017/937 sayılı kararı ile kesin olarak sonuçlanan davada incelenebilecek iddia ve savunmaya dayalı olarak bu davanın sonucunun değiştirilmesinin mümkün bulunmadığı, İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Beşinci İdare Dava Dairesinin 15/11/2017 tarih ve E:2017/971, K:2017/1651 sayılı kararına yapılan yargılanmanın yenilenmesi talebinin reddine karar verilmesi gerektiği görüşü ile çoğunluk kararına katılmıyorum.(¤¤)