(2577 S. K. m. 13)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacılardan …'ın tüp bebek tedavisi gördüğü Etlik Zübeyde Hanım Kadın Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesinde Dr. …… tarafından, prostat kanseri olan erkek hastalarda kullanılan "Estracyt 140 mg" isimli ilacın reçeteye yazılarak kullanılması nedeniyle oluşan zararlara karşılık maddi-manevi tazminat verilmesi için davacılar tarafından yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin; hukuka aykırı olduğu, ilacın 27 adet kullanılması sonucunda ağır fizyolojik, zihinsel, ruhsal, psikolojik ve manevi zararlar görüldüğü, alınan ilacın ilerleyen dönemlerde yaşamını ne şekilde etkileyeceğinin de belirli olmadığı ileri sürülerek iptali ile davacı …. için 1.000,00-TL maddi, 200.000,00-TL manevi, davacı …. için 150.000,00-TL manevi tazminatın davalı idareye başvuru tarihinden itibaren yasal faiziyle tazminine karar verilmesi istemiyle açılan davada; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 13. maddesi uyarınca alınan ön kararların iptal davasına konu edilemeyeceği, …..'ın anılan ilacın kullanılması nedeniyle bir işgücü (efor) kaybının bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla 20.6.2017 tarihli ara kararı ile Hacettepe Üniversitesi Hastanesine sevk edildiği, bu Hastanenin Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Başkanlığının 11.7.2017 tarihli raporunda; ….'ın yapılan muayenesinde 35 hafta 6 günlük ikiz gebe olduğu, kullanılan ilacın kadın hastalarda ve infertilite tedavisi kapsamında endikasyonu olmadığından uzmanlarının ilaç ve yan etkileri konusunda tecrübelerinin olmadığı, şahsın iş gücü kaybının diğer dahili bilimlerce tespitinin yapılması gerektiğinin ifade edildiği, bunun üzerine 8.11.2017 tarihli ara kararı ile .......'ın anılan ilaç nedeniyle işgücü kaybının olup olmadığının dahili bölümlerce tespiti amacıyla yeniden hastaneye sevkine karar verildiği, Hacettepe Üniversitesi tarafından gönderilen 15.11.2017 tarih ve 225572 sayılı Sağlık Kurulu Raporunda; …..'ın pulnomer fonksiyon kaybının bulunmadığının ifade edildiği, 27.12.2017 tarihli ara kararı ile davacılardan kullanılan ilacın bedeli ile tazmini istenen maddi zararlara ilişkin bilgi ve belgelerin istenilmesi üzerine, reçete tarihi itibariyle anılan ilacın 188,64-TL olduğuna ilişkin belge dışında herhangi bir belge/fatura vs. sunulmadığı, bu durumda; davacının anılan ilacı kullanması dolayısıyla bir işgücü kaybının olmaması, ilaç bedeli dışında diğer maddi zararlarının ispatlanamaması nedeniyle, 188,64-TL ilaç bedelinin tazmini isteminin kabulü, fazlaya ilişkin talebinin ise reddi gerektiği sonucuna ulaşıldığı, uyuşmazlığın manevi tazminat istemine ilişkin kısmına gelince; idare hukuku ilkelerine göre manevi tazminata hükmedilebilmesi için, idarenin hukuka aykırı bir işlemi veya eylemi sonucu ağır bir elem ve üzüntünün duyulmuş olması ya da ilgilinin şeref ve onurunun zedelenmiş bulunması veya kişinin fizik yapısını zedeleyen, yaşama ve kazanma gücünün azalması sonucunu doğuran olayların meydana gelmesi gerektiği, olayda, prostat kanseri tanısı olan erkek hastalara verilen ilacın tüp bebek tedavisi gördüğü sırada davacı .......'a reçete edilerek kullanmasına neden olunduğundan ve olay davacıların ağır bir elem ve üzüntü duymalarına sebep olabilecek nitelikte bulunduğundan, duyulan elem ve üzüntünün kısmen dahi olsa karşılanabilmesi amacıyla davacı .......'ın talep ettiği 200.000,00-TL manevi tazminattan takdiren 20.000,00-TL'sinin, eşi davacı ..'ın talep ettiği 150.000,00-TL manevi tazminattan takdiren 10.000,00-TL'sinin taraflarına ödenmesine hükmedilmesi gerektiği sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemin incelenmeksizin reddine, davanın kısmen kabulü ile davacı .......'a 188,64-TL maddi ve 20.000,00-TL manevi tazminatın, davacı ….'a 10.000,00-TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 12.5.2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından ödenmesine, fazlaya ilişkin maddi ve manevi tazminat istemlerinin ise reddine ilişkin olarak Ankara 16. İdare Mahkemesi'nce verilen 11/04/2018 gün ve E: 2016/3284, K: 2018/819 sayılı kararın, davacılar vekili tarafından, mahkemece davacıların maddi ve manevi zararlarını karşılayacak oranda tazminata hükmedilmediği, davalı idare vekili tarafından zarar ile idarenin eylemi arasında nedensellik bağı bulunmadığı, alelade hizmet kusuru için tazminata hükmedilemeyeceği kaldıki davacıların zararlarının da kanıtlanmadığı ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
DAVALININ SAVUNMASININ ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
DAVACILAR SAVUNMASININ ÖZETİ: Doktor tarafından yanlış verilen ilaç nedeniyle maddi ve manevi sıkıntı çekildiği, bu nedenle mahkeme kararının kabule ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek, istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
MÜDAHİLİN SAVUNMASININ ÖZETİ: Maddi ve manevi zararın ispatlanmadığı, bu nedenle redde ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 10. İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü:
Ankara 16. İdare Mahkemesi'nce verilen 11/04/2018 gün ve E: 2016/3284, K: 2018/819 sayılı karar usul ve hukuka uygun olup kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, davacı ve davalı tarafın istinaf istemlerinin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, yargılama giderlerinin başvuruda bulunan taraflar üzerinde bırakılmasına, davacılar tarafından fazla yatırıldığı anlaşılan 35,90-TL harç ile taraflarca yatırılan posta gideri avansından artan miktarın kararın kesinleşmesinden sonra istinaf isteminde bulunanlara iadesine, 2577 sayılı Yasanın değişik 46.maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay 15. Dairesine temyiz yolu açık olmak üzere, 05/12/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)