(2547 S. K. m. 53)
İSTEMİN ÖZETİ: Dava; davacı tarafından, Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi ...... ile Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi ......'ın gerçeğe aykırı rapor düzenledikleri, bu raporun Rektör ve Bilimsel Araştırma ve Yayın Etik Kurulu üyelerince onaylandığı, böylece adı geçenlerin görevi kötüye kullanma suçunu işledikleri iddiaları ile ilgili olarak Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'nca yaptırılan inceleme sonucunda şikayet dilekçesindeki iddiaların 5. maddesinde gösterilen iddiayla ilgili olarak Rektör ......, Öğretim Üyeleri ...... ve ...... ile Bilimsel Araştırma ve Yayın Etik Kurulu Üyeleri hakkında soruşturma açılmasına gerek olmadığına ilişkin 08.10.2014 tarih ve 6068 Sayılı kararın iptali istemiyle açılan davada; dava konusu olan Prof. Dr. ......'in 11.12.2012 tarihinde düzenlediği Selçuk Üniversitesi Bilimsel Araştırma ve Yayın Etik Kurulu raporu ile ilgili bu olaydan sonra Selçuk Üniversitesi Rektörlüğü'nce oluşturulan Kurul tarafından verilen 31.10.2016 tarihli men'i muhakeme kararına davacının itiraz etmesi üzerine Danıştay 1. Dairesi'nin E:2016/2376, K:2016/2277 Sayılı kararıyla " Bilimsel Araştırmalar ve Yayın Etik Kurulunun görevlendirmesi üzerine şikayetçinin oğlu M. M.'in danışmanlığını yapıp yapamayacağı hususunda görüş bildirir rapor düzenlemekten ibaret olduğu, kanaat bildiren bu rapor nedeniyle şüphelinin cezai sorumluluğundan söz edilemeyeceği gibi söz konusu raporun şikayetçinin mağduriyetine veya üçüncü şahsın menfaatine neden olmadığı, şikayetçinin ileri sürdüğü mağduriyetin, ceza hukukunu ilgilendiren bir yönünün olmadığı, dolayısıyla şüphelinin rapor düzenlemekten ibaret olan eyleminin, Türk Ceza Kanununa göre suç oluşturacak bir niteliğinin bulunmadığı, bu nedenle mevcut delillerin, atılı suçtan dolayı şüpheli hakkında kamu davası açılmasını gerektirmediği anlaşıldığından, Selçuk Üniversitesi Rektörlüğünce oluşturulan Yetkili Kurulun 31.10.2016 tarihli men-i muhakeme kararının bozulmasına, atılı suç nedeniyle adı geçen hakkında karar verilmesine yer olmadığına" karar verildiği ve bahse konu raporun Türk Ceza Kanunu'na göre suç oluşturacak bir niteliğinin bulunmadığı, Prof.Dr. ......'ın düzenlediği inceleme raporunun ve bunun ilgili birimlerce onaylanmasının da hukuka uygun olduğu sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle davanın reddi yönünde Ankara 6. İdare Mahkemesi'nce verilen 29/11/2017 gün ve E:2016/1387, K:2017/3592 Sayılı kararın; davacı tarafından dava dilekçesinde de belirtilen gerekçelerle mevzuata ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek, istinaf yoluyla kararın kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı savunularak istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi talep edilmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 4.İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR : Dava; davacı tarafından, Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi ...... ile Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi ......'ın gerçeğe aykırı rapor düzenledikleri, bu raporun Rektör ve Bilimsel Araştırma ve Yayın Etik Kurulu üyelerince onaylandığı, böylece adı geçenlerin görevi kötüye kullanma suçunu işledikleri iddiaları ile ilgili olarak Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'nca yaptırılan inceleme sonucunda şikayet dilekçesindeki iddiaların 5. maddesinde gösterilen iddiayla ilgili olarak Rektör ......, Öğretim Üyeleri ...... ve ...... ile Bilimsel Araştırma ve Yayın Etik Kurulu Üyeleri hakkında soruşturma açılmasına gerek olmadığına ilişkin 08.10.2014 tarih ve 6068 Sayılı kararın iptali istemiyle açılmıştır.
2547 Sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 53. maddesinin (a) ve (b) bentlerinde yükseköğretim kurumları ve üst kuruluşları yönetici ve öğretim elemanlarının disiplin soruşturması usûlü; (c) bendinde ise ceza soruşturması usûlü ile ilgili genel esaslar düzenlenmiştir.
2547 Sayılı Kanun'un 53. maddesinin (c) bendinde; "Ceza soruşturması usûlü: Yükseköğretim üst kuruluşları başkan ve üyeleri ile yükseköğretim kurumları yöneticilerinin, kadrolu ve sözleşmeli öğretim elemanlarının ve bu kuruluş ve kurumların 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'na tâbi memurlarının görevleri dolayısıyla ya da görevlerini yaptıkları sırada işledikleri ileri sürülen suçlar hakkında aşağıdaki hükümler uygulanır:
(1) İlk soruşturma: Yükseköğretim Kurulu Başkanı için, kendisinin katılmadığı, Millî Eğitim Bakanı'nın başkanlığındaki bir toplantıda, Yükseköğretim Kurulu üyelerinden teşkil edilecek en az üç kişilik bir kurulca, diğerleri için, Yükseköğretim Kurulu Başkanı'nca veya diğer disiplin amirlerince doğrudan veya görevlendirecekleri uygun sayıda soruşturmacı tarafından yapılır. Öğretim elemanlarından soruşturmacı tayin edilmesi hâlinde, bunların, hakkında soruşturma yapılacak öğretim elemanının akademik unvanına veya daha üst akademik unvana sahip olmaları şarttır.
(2) Son soruşturmanın açılıp açılmamasına;
a-) Yükseköğretim Kurulu Başkan ve üyeleri ile Yükseköğretim Denetleme Kurulu Başkan ve üyeleri hakkında Danıştay'ın 2'nci Dairesi,
b-) Üniversite rektörleri, rektör yardımcıları ile üst kuruluş genel sekreterleri hakkında, Yükseköğretim Kurulu üyelerinden teşkil edilecek üç kişilik kurul,
c-) Üniversite, fakülte, enstitü ve yüksekokul yönetim kurulu üyeleri, fakülte dekanları ve dekan yardımcıları, enstitü ve yüksekokul müdürleri ve yardımcıları ile üniversite genel sekreterleri hakkında, rektörün başkanlığında rektörce görevlendirilen rektör yardımcılarından oluşacak üç kişilik kurul,
d-) Öğretim elemanları, fakülte, enstitü ve yüksekokul sekreterleri hakkında üniversite yönetim kurulu üyeleri arasından oluşturulacak üç kişilik kurul,
e-) 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'na tâbi memurlar hakkında, mahal itibariyle yetkili il idare kurulu, karar verir. (...)
(4) Yükseköğretim Kurulu ve Yükseköğretim Denetleme Kurulu Başkan ve üyeleri hakkında Danıştay'ın 2. Dairesinde verilen lüzum-u muhakeme kararına itiraz ile men-i muhakeme kararlarının kendiliğinden incelenmesi Danıştay'ın İdarî İşler Kurulu'na aittir. Diğer kurullarca verilen lüzum-u muhakeme kararına ilgililerce yapılacak itiraz ile men-i muhakeme kararları kendiliğinden Danıştay 2. Dairesi'nce incelenerek karara bağlanır. Lüzum-u muhakemesi kesinleşen Yükseköğretim Kurulu ve Yükseköğretim Denetleme Kurulu Başkan ve üyelerinin yargılanması Yargıtay ilgili ceza dairesine, temyiz incelemesi Ceza Genel Kuruluna, diğer görevlilerin yargılanmaları suçun işlendiği yer adliye mahkemelerine aittir.
(5) Değişik statüdeki kişilerin birlikte suç işlemeleri hâlinde soruşturma usûlü ve yetkili yargılama mercii görev itibariyle üst dereceliye göre tayin olunur. (...)” hükümlerine yer verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden, Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi ...... ile Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi ......'ın gerçeğe aykırı rapor düzenledikleri, bu raporun Rektör ...... ve Bilimsel Araştırma ve Yayın Etik Kurulu üyelerince onaylandığı, böylece adı geçenlerin görevi kötüye kullanma suçunu işledikleri iddiası ile birlikte yanında pek çok iddiayla davacı Fen Fakültesi Öğretim Üyesi ....... tarafından 18.4.2013 tarihli dilekçeyle Konya Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikayette bulunulduğu, Başsavcılığın 14.6.2013 tarih ve K:2013/91 Sayılı görevsizlik kararıyla şikayet evrakının gereği için Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'na gönderildiği, konuya ilişkin olarak Başkanlıkça yaptırılan inceleme sonucunda Başkanlığın 08.10.2014 tarih ve 6068 Sayılı kararıyla, şikayet dilekçesindeki iddiaların 10 madde halinde belirtildiği, bunlardan 5. maddede gösterilen iddiayla ilgili olarak Rektör ......, Öğretim Üyeleri ...... ve ...... ile Bilimsel Araştırma ve Yayın Etik Kurulu Üyeleri hakkında soruşturma açılmasına gerek olmadığına karar verildiği, davacı tarafından söz konusu kararın 5. maddesinin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda yer verilen kanun hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; 2547 Sayılı Kanunda hüküm olmaması halinde Memurun Muhakematı Hakkında Kanun hükümlerinin uygulanacağı, ancak anılan Kanunda soruşturma usul ve esasları açıkça öngörüldüğünden, atıf yapılan Kanun hükümlerine başvurulmasına gerek bulunmamaktatır.
Öte yandan, belirtilen madde hükmünde, görevlilerin görevleri dolayısıyla ya da görevlerini yaptıkları sırada suç işlediklerinin ileri sürülmesi hâlinde, yetkili merciler tarafından soruşturmacı görevlendirilmesi suretiyle ilk soruşturmanın başlatılmasının, soruşturmacının iddialarının bir rapora bağlamasının, bu raporda dikkate alınarak yetkili kurullar tarafından son soruşturmanın açılıp açılmamasına ilişkin men-i muhakeme veya lüzum-u muhakeme şeklinde bir karar alınmasının yasal zorunluluk olduğu anlaşılmaktadır. Bu sebeple, öğretim üyesi olan ilgililer hakkında ilk soruşturma tamamlandığında üniversite yönetim kurulu üyelerinden teşkil edilecek üç kişilik kurul tarafından son soruşturmanın açılması veya açılmaması yolunda bir karar alınmayarak yetkili kurullar dışında ilk soruşturmayı sonuçsuz bırakacak şekilde bir karar verilmesi ve yetkili kurullarında lüzum-u muhakeme ve men-i muhakeme dışında bir karar vermelerinin mümkün olmadığı açıktır. Zîra, Kanun'da meni muhakeme kararlarının kendiliğinden, lüzumu muhakeme kararlarının ise itiraz üzerine Danıştay İdarî Dairesince incelenmesi ve karara bağlanması öngörülmüş olup idarenin bunun dışında aldığı kararlar bu sürecin işlemesine mâni olacak hukuksal sonuçlar doğurmaktadır.
Uyuşmazlıkta, 2547 Sayılı Kanun'un 53. maddesine uygun olarak şikâyet edilen hakkında açılacak ilk soruşturma sonucunda hazırlanacak rapora istinaden, aynı Kanun'un 53/2-(d) maddesine göre "üniversite yönetim kurulu üyeleri arasından oluşturulacak üç kişilik kurul"ca ilgili hakkında men-i muhakeme veya lüzum-u muhakeme kararı verilmesi gerekirken, Yükseköğretim Kurulu Başkan Vekili tarafından tesis edilen dava konusu işlemle, Kanun'un öngördüğü ceza soruşturma usûlünün bertaraf edilmesinde ve (kendiliğinden veya itiraz üzerine) Danıştay İdari Dairesi'nin konu hakkında inceleme yapmasının önüne geçilmesinde hukuka uyarlık görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle; davacının istinaf başvurusunun kabulüne, başvuruya konu kararın kaldırılmasına; 2577 Sayılı Kanun'un 45/4 maddesi uyarınca incelenen davada dava konusu işlemin iptaline, aşağıda dökümü yapılan mahkeme ve istinaf safhasına ait toplam 245,90 TL yargılama giderinin davalı idarece davacıya verilmesine; artan tebligat avansının davacıya iadesine, anılan Yasanın 45. maddesinin 6. fıkrası gereğince diğer kanun yolları kapalı ve kesin olmak üzere, 24/05/2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)