(2577 S. K. m. 49)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı şirketin, ihracat istisnasından kaynaklanan katma değer vergisi iadelerinin ödenmesi istemiyle davalı idareye yaptığı başvurunun reddine dair 27/11/2017 tarih ve E.323568 sayılı işlemin iptali ve iade alacağının başvuru tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte iadesine karar verilmesi istemiyle açtığı davanın; davacı şirketin katma değer vergisi iadesi talebinde bulunması üzerine mal/hizmet alımında bulunduğu mükellefler hakkında olumsuzluklar bulunduğundan bahisle iade talebinin yapılacak olan vergi incelemesine müteakip sonuçlandırılması için incelemeye sevk edildiği, yapılan inceleme neticesinde düzenlenen raporda, davacı şirketin iade taleplerinin ileride doğabilecek muhtemel hazine zararları göz önüne alındığında uygun olmayacağının, iadenin sahte belge düzenleme tespiti yapılan mükellefler hakkındaki incelenme sonucuna göre değerlendirilmesi gerektiğinin belirtildiği, davacı tarafından 20/11/2017 tarih ve 343777 sayılı dilekçe ile yapılan başvuruya davalı idare tarafından dava konusu 27/11/2017 tarih ve E.323568 sayılı yazıyla tekrar inceleme talep edildiğinin bildirildiği, davacı şirket hakkında düzenlenen vergi inceleme raporuyla gerçekleştirdiği ihracat nedeniyle yurt dışındaki müşteriler adına düzenlediği satış faturalarının toplamının, davacı şirket adına ilgili dönem katma değer vergisi beyannamesinde beyan edilen ihracat istisnası tutarı ile uyumlu olduğunun, şirketin ilgili dönemde düzenlediği ihracat faturalarında yer alan mallar ile gümrük çıkış beyannamesinden tespit edilen malların miktar, cins ve tutar olarak uyumlu olduğunun belirlendiği, raporda belirtilen alt mükellefler incelendiğinde ise, ..... Mob. Dış Tic. Ltd. Şti., ..... ile .....'ın ilgili dönemler için haklarında düzenlenen raporlarda olumsuzluk olmaması sebebiyle Katma Değer Vergisi Genel Tebliği'nde ortaya konulan, iade talebinde bulunan mükellefin doğrudan mal veya hizmet temin ettikleri mükellefler hakkında olumsuz bir raporun veya tespitin ortada bulunmadığının, ....., ..... ile .....'ın adına ilgili dönemler için haklarında düzenlenen raporlarda da şirketlerin haklarında sadece ilgili dönemlere ilişkin olarak re'sen tarhiyatların yapılması gerektiği kanaatine varıldığının, sahte belge düzenlediklerine dair tespitin bulunmadığının, dava konusu işlemden sonraki tarihte herhangi bir raporun düzenlenmediğinin anlaşıldığı, idarenin keyfi uygulaması sonucu davacının iade alacağının 3 yılı aşkın süredir sürüncemede bırakıldığı, son olarak "....." hakkında ise herhangi bir tespitin yapılmadığı yahut rapor düzenlenmediği dikkate alındığında davacı şirketin tenzil edilen katma değer vergisi iadesi talebinin reddi yolunda tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği ve 20/11/2017 tarihli başvuru tarihinden iade tarihine kadar olan süre için yasal faizin davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle kabulü yolunda verilen Adana 2. Vergi Mahkemesi'nin 09/10/2018 gün ve E:2017/986; K:2018/636 sayılı kararının; dava konusu işlemle davacıya süreç hakkında bilgi verildiği ve işlemin idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olmadığı, davacının hizmet ve mal alımında bulunduğu ..... Mob. Dış Tic. Ltd. Şti.'nin, .....'un, .....'un, .....'in, .....'ın, .....'in, ..... Yapı Üretim Müb. Teks. San. Tic. Ltd. Şti.'nin sahte belge düzenleme yönünden incelendiği ve tereddütler hasıl olduğundan iadenin inceleme sonucuna göre yapılacağının davacı şirkete bildirildiği, ayrıca, vergi kanunlarında iade edilecek vergiler için yasal faiz ödeneceğine dair bir düzenleme olmadığı ileri sürülerek, kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Konya Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesince, dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü;
Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan mahkeme kararı, aynı gerekçe ve nedenlerle Dairemizce de uygun görülmüş olup, istinaf dilekçesinde ileri sürülen iddialar, sözü geçen kararın kaldırılmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, istinaf başvurusunun reddine, aşağıda dökümü yapılan 79,70-TL istinaf yargılama giderinin istinaf başvurusunda bulunanın üzerinde bırakılmasına, artan posta gideri avansının kararın kesinleşmesinden sonra istinaf başvurusunda bulunana iadesine, kararın tebliğinden itibaren otuz (30) gün içinde Danıştay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, 17/04/2019 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Davacı şirketin ihracat istisnasından kaynaklanan katma değer vergisi iadelerinin ödenmesi istemiyle davalı idareye yaptığı başvurunun reddine dair 27.11.2017 tarih ve E.323568 sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davanın kabulü yolundaki Adana 2. Vergi Mahkemesi'nin 09/10/2018 gün ve E:2017/986; K:2018/636 sayılı kararı istinaf başvurusuna konu edilmiştir.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 1 inci maddesinin 1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin katma değer vergisine tabi olacağı; 6 ncı maddesinde de, işlemlerin Türkiye'de yapılmasının; malların teslim anında Türkiye'de bulunmasını, hizmetin Türkiye'de yapılmasını veya hizmetten Türkiye'de faydalanılmasını ifade ettiği hüküm altına alınmış, 4 üncü maddesinde; "Hizmet, teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemlerdir." şeklinde tanımlandıktan sonra, bu işlemlerin; bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi şekillerde gerçekleşebileceği belirtilmiş olup, aynı Kanunun 11 inci maddesinin 1 inci fıkrasının a bendinde, yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmetlerin katma değer vergisinden müstesna olduğu, aynı maddenin c bendinin 6 ncı paragrafında, ihracatçılara mal teslim eden imalatçılara iade edilmesi gereken katma değer vergisinin, ihracat işlemlerinin tamamlanmasından sonra yapılacağı hükme bağlanmış, 12 nci maddesinin 2 nci fıkrasında ise; "Yurt dışındaki müşteri tabiri, ikametgahı, işyeri, kanuni ve iş merkezi yurt dışında olan alıcılar ile yurt içinde bulunan bir firmanın yurt dışında kendi adına müstakilen faaliyet gösteren şubelerini ifade eder." şeklinde tanımlandıktan sonra, bir hizmetin yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmet sayılabilmesi için; hizmetin yurt dışındaki bir müşteri için yapılmış olması ve hizmetten yurt dışında faydalanılmış olması şartlarının yerine getirilmiş olması koşulları aranmıştır. Aynı Kanunun 32 nci maddesinde de; bu Kanunun 11, 13, 14 ve 15 inci maddeleri ile 17 nci maddenin 4 üncü fıkrasının (s) bendi uyarınca vergiden istisna edilmiş bulunan işlemlerle ilgili fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisi, mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanacak katma değer vergisinden indirileceği, vergiye tabi işlemlerin mevcut olmaması veya hesaplanan verginin indirilecek vergiden az olması hallerinde indirilemeyen katma değer vergisinin, Maliye ve Gümrük Bakanlığınca, tespit edilecek esaslara göre bu işlemleri yapanlara iade olunacağı hükümlerine yer verilmiştir.
Yukarıda belirtilen 3065 sayılı Kanunun 32 nci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak yayımlanan 26.04.2014 tarihli Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde; "Mükelleflerin mal ihracından kaynaklanan ve 5.000,00-TL'yi aşmayan nakden iade taleplerinin inceleme raporu, YMM raporu ve teminat aranmadan yerine getirilir. İade talebinin 5.000,00-TL'yi aşması halinde, aşan kısmın iadesinin vergi inceleme raporuna veya YMM tasdik raporuna göre yerine getirilir. Teminat verilmesi halinde, mükellefin iade talebi yerine getirilir ve teminat vergi inceleme raporu veya YMM raporu sonucuna göre çözülür. (...) E. Özel Esaslar: Tebliğin bu bölümünde yer alan düzenlemeler, iade edilecek katma değer vergisi tutarının gerçek olup olmadığının tespit edilmesi suretiyle, Hazine’ye intikal etmemiş ve/veya hayali olarak oluşturulmuş, gerçek bir yüklenime dayanmayan tutarların katma değer vergisi iadesi çatısı altında yolsuz olarak iadesini önlemeyi amaçlamaktadır. 3065 sayılı Kanun'un 9, 11, 29 ve 32 nci maddeleri ile iadeye ilişkin hükümler içeren diğer maddelerinde, nihai aşamada vergiden istisna edilen işlemler nedeniyle gerçek bir mal veya hizmet hareketine dayalı ve dayandığı işlemi mahiyet ve miktar itibarıyla doğru olarak yansıtan belgelere istinaden yüklenilen ve indirim yoluyla telafi edilemeyen katma değer vergisinin iadesi öngörülmektedir.(...) Tebliğin “Özel Esaslar” bölümü kapsamına 3065 sayılı Kanun'un 9, (11/1-b), (11/1-c), (29/2), 32 ve geçici 17 nci maddeleri çerçevesinde yapılacak iade talepleri girmekte olup, “fazla ve yersiz ödenen vergiler” ile “fazla ve yersiz tevkif edilen vergiler”in iadesine yönelik talepler bu kapsamda değerlendirilmez." hükümlerine yer verilmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; davacı şirketin 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 11/1-a maddesi uyarınca istisna kapsamında olan ihracat teslimlerinden kaynaklı olarak 2014/1, 2, 3, 4, 11. dönemlerine ilişkin katma değer vergisi iadesi talepli başvurusu sonrasında, iade şartlarının oluşup oluşmadığı yönünde davacı şirket hakkında sınırlı inceleme yapıldığı, inceleme sonrası düzenlenen 07/03/2016 tarih ve 2016-A-4365/25 sayılı vergi inceleme raporuyla, davacı şirketin hizmet ve mal alımında bulunduğu ..... Mob. Dış. Tic. Ltd. Şti., ....., ....., ....., ....., ....., ..... Yapı Üretim Mob. Teks. San. Tic. Ltd. Şti. ve firmaları hakkında BYS ve MBR sistemleri üzerinden yapılan sorgulamada olumsuz tespitlerin yer aldığının görülmesi sebebiyle davacının talebinin inceleme sonunda değerlendirileceğinin dava konusu işlemle bildirilmesi üzerine görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık konusu olay açısından, Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği'nde mükelleflerin mal ihracından kaynaklanan ve 5.000,00-TL'yi aşmayan nakden iade taleplerinin inceleme raporu, YMM raporu ve teminat aranmadan yerine getirileceği, iade talebinin 5.000,00-TL'yi aşması halinde, aşan kısmın iadesinin vergi inceleme raporuna veya YMM tasdik raporuna göre yerine getirileceği belirtilmekle beraber, Tebliğin ilerleyen bölümlerinde yer alan "E.Özel Esaslar" başlıklı kısmında, 3065 sayılı Kanun'un 11/1-a maddesi kapsamındaki iade taleplerinin özel esaslar bölümü kapsamına girmediğinin açıkça belirtildiği görülmektedir. Davalı idare tarafından, davacının ikinci alt mükelleflerinde olumsuz tespit bulunduğundan bahisle iade talebinin söz konusu şirketler hakkında yapılacak inceleme sonrasında değerlendirilmesi gerektiği belirtilerek iade talebinin reddedildiği görülmektedir.
Bu durumda; davacının, iade talep ettiği dönemlere ilişkin olarak davacı şirket ya da alt mükelleflerinde herhangi bir sahte fatura düzenleme yönünde tespit olmadığı açık olup, anılan Tebliğin 11/1-a maddesi kapsamında yapılan başvurunun davacının ikinci alt mükellefleri hakkında olumsuz tespit bulunduğundan bahisle reddinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Mahkeme kararının açıklanan gerekçe uyarınca istinaf isteminin reddi gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyorum. (¤¤)