(2709 S. K. m. 125) (2577 S. K. m. 28, 45) (657 S. K. m. 147) (5434 S. K. m. 12, 14, 15, 30, Geç. m. 170)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı tarafından, astsubay sınıf okulunda on sekiz yaşın altında geçirdiği öğrenim süresinin fiili hizmet süresinden sayılması talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada anılan işlemin iptaline karar verilmesi üzerine (bu karar Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesinin 14.12.2017 tarihli ve E:2017/3606, K:2017/3146 Sayılı istinaf başvurusunun reddine ilişkin kararıyla kesinleşmiştir.), fiili hizmet süresinden sayılan öğrenim süresi karşılığı emekli keseneği ve kurum karşılığının adına borç çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali ve işlem nedeniyle ödenen tutarın yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davada, Malatya İdare Mahkemesince verilen 4.5.2018 tarihli ve E:2018/136, K:2018/548 Sayılı dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle ödenen tutarın dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte iadesine, davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine ilişkin kararın, davalı tarafından iptal ve kabule ilişkin kısmının, emekli keseneği ve kurum karşılığının davacı tarafından ödenmesi gerektiği, emsal yargı kararlarının idareleri lehine olduğu, tarafları aleyhine harca hükmedilemeyeceği ileri sürülerek; davacı tarafından tarafları lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine ilişkin kısmının, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Taraflarca savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Gaziantep Dördüncü İdari Dava Dairesince, dosyadaki tüm bilgi ve belgeler 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR: Malatya İdare Mahkemesince, "... davacının astsubay sınıf okulunda geçen 18 yaş altı sürelerin fiili hizmetten sayılması yönündeki talebinin reddine dair kurum işlemi Malatya İdare Mahkemesi'nin 05.10.2017 tarih, E:2017/886-K:2017/1404 Sayılı kararıyla iptal edildiği, 2577 Sayılı İdari Yargılama Usul Kanununun 28/1 maddesinde, idare mahkemelerince esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye mecbur olduğunun belirtildiği, dava konusu işlemin dayanağı olan Malatya İdare Mahkemesi'nin 05.10.2017 tarih, E:2017/886-K:2017/1404 Sayılı kararının gerekçesinde, 18 yaşından önce astsubay sınıf okulunda geçen sürelerin fiili hizmet süresinden sayılmasının gerektiğinin belirtildiği ve aksi yönde tesis edilen idare işleminin iptaline karar verildiği, 657 sayıl Kanunun 147. maddesinde, aylığın tarifinde, memurlara hizmetlerinin karşılığında, kadroya dayanılarak ay itibariyle ödenen parayı, 155. maddesinde ise, bu kanunun 36. maddesinde yer alan sınıflara ait gösterge tablosundaki rakamların, genel bütçe kanununda o yıl için tespit edilen katsayı ile çarpılması sonunda bulunacak miktar, sınıfların derece ve kademelerindeki memurların aylık tutarlarını göstereceği belirtildiği görülmekle, memurlara ödenen aylıklarda gösterge tablosundaki rakamlarla o ay için belirlenen memur maaş katsayısının birbirinden ayrılamayacak şekilde o ayki aylığı oluşturduğu dolayısıyla 5434 Sayılı Kanun'un geçici 170. maddesinin 2. fıkrasında belirtilen "...Bundan doğacak borçlanma iştirakçiler tarafından astsubay nasbedildikleri tarihteki astsubay çavuş aylığı üzerinden Emekli Sandığına bir yıl içinde ödenir..." hükmünde geçen nasbedildikleri tarihteki astsubay çavuş aylığı ibaresinde belirtilen aylığın, davacının astsubay nasbedildikten sonra hakettiği ilk aylığının gösterge tablosundaki rakamlarla o ay için belirlenen memur aylık katsayının çarpımı sonucu bulunan aylık olduğu, davacının aylığı üzerinden yapılacak emekli sandığı kesintisine de ilk astsubay çavuş aylığına uygulanan memur maaş katsayılarının uygulanacağı anlaşılmaktadır.
Öte yandan, 5434 Sayılı Kanun'un 14. maddesinin d. fıkrasında belirtilen % 20 kurum karşılığının sandık iştirakçisi olan davacıdan istenemeyeceği aşikardır.
Bu durumda; davacının astsubay sınıf okulunda geçen 18 yaş altı sürelerin fiili hizmetten sayılması yönündeki talebinin reddine ilişkin işlemin Malatya İdare Mahkemesi'nin 05.10.2017 tarih, E:2017/886-K:2017/1404 Sayılı kararıyla iptal edilmesi üzerine tesis edilen Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı'nın 15.11.2017 tarih ve 74241003 Sayılı işleme karşı yapılan 30.11.2017 tarihli itirazın reddine ilişkin 10.01.2018 tarih ve 74241003 Sayılı işlemi ile çıkarılan 9,525,12-TL kurum borcunda, davacının emekli sandığı kesintisine ilk astsubay çavuş aylığına uygulanan katsayıların uygulanması gerekirken Mahkemenin karar tarihindeki memur maaş katsayı rakamlarının uygulandığı anlaşıldığından yukarıda aktarılan Yasa hükümleri aksine tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir.
Diğer taraftan, Anayasanın 125. maddesi uyarınca hukuka aykırı olduğu tespit edilen dava konusu işlem nedeniyle davacı tarafından ödenen 9.731,49-TL'nin dava açma tarihi olan 31.01.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece tazmini gerekmektedir." gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle ödenen tutarın dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmiştir.
İdare Mahkemesi kararının iptal ve kabule ilişkin kısmına yönelik istinaf başvurusunun incelenmesi:
5434 Sayılı Emekli Sandığı Kanunu'nun "Sandıktan Faydalanacaklar" başlıklı 12. maddesinde, "Bu kanunla tanınan haklardan (...) (II) işaretli fıkrada gösterilenler faydalanırlar; (II) - j) Harp okulları, fakülte ve yüksek okullarda Türk Silâhlı Kuvvetleri hesabına okuyan veya kendi hesabına okumakta iken askerî öğrenci olanlar ile astsubay meslek yüksek okulları ve astsubay nasbedilmek üzere temel askerlik eğitimine tâbi tutulan adaylar" hükmüne, "Emekli Keseneğine Esas Tutulacak Aylık, Ücret ve Ödenekler" başlıklı 15. maddesinin (e) fıkrasında, "Harp okulları, fakülte ve yüksek okullarda Türk Silâhlı Kuvvetleri hesabına okuyanlar ile astsubay meslek yüksek okulları ve astsubay nasbedilmek üzere temel askerlik eğitimine tâbi tutulanların öğrenci harçlıkları ile teğmen veya astsubay çavuş aylıkları arasındaki farkın keseneği aynı esaslara göre öğrenciler adına kurumlarınca ödenir." hükmüne, "Emekli Keseneklerinin Kesilme ve Sandığa Gönderme Şekli" başlıklı 16. maddesinde, "Emeklilik kesenekleri kurumlarca aylık, ücret veya ödeneklerin bordrolarında gösterilir ve bunların hak sahiplerine ödenmesi sırasında kesilir" hükmüne, "Bu Kanunla Tanınan Hakların Başlangıcı" başlıklı 30. maddesinde, "İştirakçilere bu Kanunun 13. maddesiyle tanınan haklar, durumlarına göre 14. maddenin (a) veya (b) fıkraları gereğince ilk alınan keseneklerin ilgili bulunduğu ay başından başlar." hükmüne, "Fiili Hizmet Müddeti" başlıklı 31. maddesinde, "Fiili hizmet müddeti, iştirakçinin 30. madde gereğince bu kanunla tanınan haklardan faydalanmaya başladığı tarihten itibaren tam kesenek vermek suretiyle geçirdiği müddettir. (...) Harp okulları, fakülte ve yüksek okullar ile astsubay meslek yüksek okullarında sınıfını geçemeyen Türk Silâhlı Kuvvetleri mensubu askerî öğrencilerin, fazla öğrenim yılları fiilî hizmet müddetlerinden indirilir. Fakülte, yüksekokul veya meslek yüksekokullarında kendi hesabına okuduktan sonra muvazzaf subay veya astsubay nasbedilen veya askerlik hizmetini takiben muvazzaf subay veya astsubaylığa geçirilenlerin, normal süreyi aşan öğrenim süreleri fiilî hizmet müddetinden sayılmaz." hükmüne, geçici 170. maddesinin 2. fıkrasında, "Bu Kanunun yürürlüğe girmesinden önce, ortakokul ve dengi okulu, astsubay hazırlama okulu, lise ve dengi okulu mezunu olup da sınıf okullarını başarı ile bitirerek astsubay nasbedilenlerin astsubay sınıf okullarında geçen başarılı eğitim ve öğrenim süreleri fiili hizmet müddetinden sayılır. Bundan doğacak borçlanma iştirakçiler tarafından astsubay nasbedildikleri tarihteki astsubay çavuş aylığı üzerinden Emekli Sandığına bir yıl içinde ödenir. Emekli durumunda bulunan astsubayların sınıf okullarında geçen başarılı eğitim ve öğrenim süreleri fiili hizmet sürelerine eklenerek kurumca gerekli işlemleri yapılır. Emekli Sandığınca bu hizmet müddetleri için çıkarılacak borç miktarları iştirakçiler tarafından bir yıl içinde eşit taksitlerle Emekli Sandığına ödenir." hükümlerine yer verilmiştir.
5434 Sayılı Kanun'un bu hükümlerinde, fiili hizmet müddeti, iştirakçilerin 5434 Sayılı Kanun'dan doğan haklardan faydalanmaya başladığı tarihten itibaren tam kesenek vermek suretiyle geçirdiği müddet olarak tanımlanmış, askeri yüksek okulda okuyanların 5434 Sayılı Kanun'dan kaynaklanan tüm haklardan faydalanacakları belirtildikten sonra, bahsi geçen öğrencilerin öğrenci harçlıkları ile teğmen aylıkları arasındaki fark keseneğinin aynı öğrenciler adına kurumlarınca ödeneceği ifade edilmiştir.
Danıştay Onbirinci Dairesinin astsubay sınıf okulunda 18 yaş altında geçen sürelerin fiili hizmetten sayılmasına ilişkin olarak açılan bir davada verdiği 28.3.2017 tarihli ve E:2015/6583, K:2017/3022 Sayılı kararında, "astsubay sınıf okulu öğrencileri adına emekli keseneği yatırılmasını zorunlu kılan Kanun hükmü de değerlendirildiğinde, astsubay sınıf okulunu bitirerek doğrudan astsubaylığa nasbedilenlerin, bu okulda geçen sürelerinin fiili hizmet süresinden sayılması için 18 yaşını bitirmiş olmaları şartının aranmaması gerekmektedir." ifadelerine yer verilerek, emekli keseneklerinin öğrenciler adına kurumlarınca yatırılması gerektiği belirtilmiştir.
Aynı şekilde, davacı tarafından on sekiz yaşın altında geçirdiği öğrenim süresinin fiili hizmet süresinden sayılması talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada anılan işlemin iptali yönünde verilen Malatya İdare Mahkemesi'nin 5.10.2017 tarihli ve E:2017/886, K:2017/1404 Sayılı kararında da, "... astsubay sınıf okulu öğrencileri adına emekli keseneği yatırılmasını zorunlu kılan Yasa hükmünün birlikte değerlendirilmesinden, astsubay sınıf okulunu bitirerek doğrudan astsubaylığa nasbedilenlerin, bu okulda geçen sürelerinin fiili hizmet süresinden sayılması için 18 yaşını bitirmiş olmaları şartının aranmaması gerektiği sonucuna varıldığından ..." ifadelerine yer verilerek, yine emekli keseneklerinin öğrenciler adına kurumlarınca yatırılması gerektiğine temas edilmiştir.
Bu durumda, 5434 Sayılı Kanun'un yukarıda yer verilen hükümleri uyarınca davacının doğrudan iştirakçi olduğu ve emekli keseneklerinin kurumunca yatırılması gerektiği dikkate alındığında, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
İdare Mahkemesi kararının davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine ilişkin kısmına yönelik istinaf başvurusuna gelince:
Dosyanın incelenmesinden, davacının bakılan davada vekille temsil edildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde hukuki isabet bulunmamaktadır.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, davalının istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçeyle reddine, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, Malatya İdare Mahkemesince verilen 4.5.2018 tarihli ve E:2018/136, K:2018/548 Sayılı kararın davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine ilişkin kısmının kaldırılmasına, aşağıda ayrıntısı gösterilen davalı istinaf yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına, davacı istinaf yargılama gideri ile kararın verildiği tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.700,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının istinaf başvurusunda yersiz alınan 35,90 TL karar harcının istemi halinde harcı tahsil eden ilgili idarece davacıya iadesine, posta gideri avansından artan tutarın 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi uyarınca Mahkemesince istinaf yoluna başvuran ilgili tarafa re'sen iadesine, 2577 Sayılı Kanun'un 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca temyiz yolu kapalı olmak üzere (kesin olarak), 24.3.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)