(2709 S. K. m. 125) (657 S. K. m. 3)
İSTEMİN ÖZETİ: Bitlis İli, Mutki İlçesi, ….. Ortaokulu'nda aday öğretmen olarak görev yapan davacı tarafından, Milli Eğitim Bakanlığı asli öğretmenliğe geçiş sözlü sınavından "18" puan almasına ilişkin 06/01/2017 tarihli işlem ile bu işleme yapılan 07/02/2017 tarihli itirazın reddine ilişkin 15/02/2017 tarih ve 1920453 sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada, dava konusu işlemlerin hukuka uygunluk denetiminin Anayasanın 125. maddesinde ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2. maddesinde belirlenen hukuki sınırlar içinde yapılabilmesi için davalı idarece, davacıya sorulan sorulara verdiği veya vermediği cevapların tutanakla kayıt altına alınmadığı gibi, ilgili Yönetmeliğin 21. maddesinde belirtilen "Bir konuyu kavrayıp özetleme, ifade kabiliyeti ve muhakeme gücü", "İletişim becerileri, özgüveni ve ikna kabiliyeti", "Bilimsel ve teknolojik gelişmelere açıklığı", "Topluluk önünde temsil yeteneği ve eğitimcilik nitelikleri" haneleri yönünden de soruların yanıtlarına komisyon üyelerince takdir edilen ve yönetmelikte belirlenen başarı düzeyinin altında olan puanların gerekçelerinin ortaya konulmadığı anlaşıldığından, söz konusu sınavın başarı düzeyini oluşturan puanın belirlenmesinde davacının bilgi ve yeterliliğinin objektif ve nesnel biçimde değerlendirildiğinden söz etmeye olanak bulunmadığı belirtilerek, kariyer ve liyakat ilkeleri uyarınca kamu hizmetinin ehil kamu görevlileri eliyle yürütülmesi için yapılan sözlü sınavda, ölçme ve değerlendirme esaslarına uygun ve objektif bir değerlendirme yapılmadığı anlaşıldığından, davacının asli öğretmenliğe geçiş sözlü sınavında 18,00 puan almasına ilişkin işlemde ve bu işleme davacı tarafından yapılan itirazın reddine dair işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle iptali yönündeki Van 2. İdare Mahkemesi'nin 10/11/2017 gün ve E:2017/463, K:2017/2772 sayılı kararının; usul yönünden, davanın süreaşımı nedeniyle reddi gerektiği, esas bakımından, her ne kadar davacı tarafından değerlendirmenin objektif yapılmadığı iddia edilmekte ise de, bu iddianın idarenin takdir yetkisine müdahale eder nitelikte olduğu, zira idarelerinin ilgili Yönetmelikte Ek-4'te yer alan form üzerinden değerlendirme yapma takdir yetkisinin bulunduğu, idarenin bir bütün olduğu ve bu bütünlük içerisinde yer alan tüm çalışanlarına eşit mesafede olmak zorunda olduğu, söz konusu puanlamaların da kamu yararına binaen objektif nitelikte yapıldığı, tüm bu nedenlerle Kanun ve Yönetmelik hükümleri gereğince belirlenen esaslarda yapılan değerlendirme sonucu tesis edilen dava konusu işlemlerin hukuka ve mevzuata uygun olduğu ileri sürülerek kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: İstinaf aşamasında savunma dilekçesi verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Erzurum Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesince işin gereği görüşüldü:
Dava; Bitlis İli, Mutki İlçesi, …… Ortaokulu'nda aday öğretmen olarak görev yapan davacı tarafından, Milli Eğitim Bakanlığı asli öğretmenliğe geçiş sözlü sınavından "18" puan almasına ilişkin 06/01/2017 tarihli işlem ile bu işleme yapılan 07/02/2017 tarihli itirazın reddine ilişkin 15/02/2017 tarih ve 1920453 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 3. maddesinde, ''sınıflandırma'', ''kariyer'' ve ''liyakat'' ilkeleri bu Kanunun temel ilkeleri olarak belirlenmiştir. Sınıflandırma, Devlet kamu hizmetleri görevlerini ve bu görevlerde çalışan Devlet memurlarını görevlerin gerektirdiği niteliklere ve mesleklere göre sınıflara ayırmak; Kariyer İlkesi, Devlet memurlarına, yaptıkları hizmetler için lüzumlu bilgilere ve yetişme şartlarına uygun şekilde, sınıfları içinde en yüksek derecelere kadar ilerleme imkanını sağlamak; Liyakat ilkesi ise, Devlet kamu hizmetleri görevlerine girmeyi, sınıflar içinde ilerleme ve yükselmeyi, görevin sona erdirilmesini liyakat sistemine dayandırmak ve bu sistemin eşit imkanlarla uygulanmasında Devlet memurlarını güvenliğe sahip kılmak olarak tanımlanmıştır.
Anlaşılacağı üzere Kanun, devlet memurluğunu bir meslek olarak kabul etmekte ve sınıflar içerisinde en yüksek derecelere kadar ilerleme imkanı sağlanmasını, sınıflar içinde yükselmeyi liyakat sistemine dayandırılmasını emretmektedir. Bu kapsamda kamu hizmetlerinin etkin ve verimli bir şekilde gerçekleştirilmesi için hizmetin ehil kamu görevlilerince yerine getirilmesi ilke olarak benimsenmiştir.
7/04/2015 gün ve 29329 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin 4. maddesinde aday öğretmen, öğretmenlikte adaylığı daha önce kaldırılmamış olanlardan öğretmenliğe ilk defa atama suretiyle atananlar şeklinde tanımlanmış, "Adaylık İşlemleri" başlıklı 15. maddesinde, aday öğretmenlerin, en az bir yıl fiilen çalışmak ve performans değerlendirmesine göre başarılı olmak şartlarını sağlamak kaydıyla yazılı ve sözlü sınava girmeye hak kazanacakları belirtilmiş, performans değerlendirmesine göre başarılı olan aday öğretmenlere uygulanacak yazılı sınavın esasları ise 20. maddede hükme bağlanmıştır.
Bahsi geçen Yönetmeliğin "Sözlü Sınav" başlıklı 21. maddesinde; "(1) Yazılı sınavın ardından aday öğretmenler Bakanlıkça sözlü sınava tabi tutulabilir. Aday öğretmenlerin sözlü sınava tabi tutulup tutulmayacağı ve tutulacaksa sözlü sınavın yer ve zamanı Bakanlıkça önceden ilan edilir. Sözlü sınav illerde veya Bakanlık merkezinde oluşturulacak sözlü sınav komisyonu/komisyonları tarafından yapılır.
(2) Sözlü sınavda adaylar, bu Yönetmeliğin ekinde yer alan Ek-4 Aday Öğretmen Sözlü Sınav Değerlendirme Formu üzerinden;
a) Bir konuyu kavrayıp özetleme, ifade kabiliyeti ve muhakeme gücü,
b) İletişim becerileri, özgüveni ve ikna kabiliyeti,
c) Bilimsel ve teknolojik gelişmelere açıklığı,
ç) Topluluk önünde temsil yeteneği ve eğitimcilik nitelikleri,
yönlerinden sözlü sınav komisyonu üyelerince her bent ayrı ayrı 25 puan üzerinden değerlendirilir.
(3) Sözlü sınav nihai başarı puanı, sözlü sınav komisyonu üyelerinin puanlarının aritmetik ortalaması alınarak belirlenir. Buçuklu puanlar bir üst tam puana tamamlanır.
(4) Sözlü sınav sonuçları, sınavın yapıldığı tarihten itibaren en geç 10 iş günü içinde il millî eğitim müdürlüğü tarafından ilgililere tebliğ edilir. Sözlü sınav sonuçlarına, sonuçların açıklandığı tarihten itibaren en geç beş iş günü içinde sözlü sınavı yapan sınav komisyonuna itiraz edilebilir. Bu itirazlar en geç beş iş günü içinde sözlü sınav komisyonunca incelenerek karara bağlanır ve ilgiliye tebliğ edilir." hükmüne, "Yazılı ve Sözlü Sınav Değerlendirmesi" başlıklı 22. maddesinde ise; "(1) Yazılı ve sözlü sınavların her biri 100 tam puan üzerinden değerlendirilir. Yazılı ve sözlü sınavlardan alınan puanların aritmetik ortalaması aday öğretmenin başarı puanını oluşturur. Başarı puanı altmış ve üzerinde olan aday öğretmenler başarılı sayılır.
(2) Yalnızca yazılı sınav yapılması halinde sınavdan altmış ve üzerinde puan alanlar başarılı sayılır." kuralına yer verilmiştir.
Yukarıda metnine yer verilen mevzuat hükümlerinin incelenmesinden, değerlendirme kriterlerinin bir kısmı gözlem ve kanaate dayalı olmakla birlikte bir kısmının (sınav konularına ilişkin bilgi düzeyi, genel kültürü ve genel yeteneği) somut olarak değerlendirilebilecek, bilgi ve belgeye dayandırılabilecek kriterler olduğu, bu alanlarla ilgili olarak adaylara sorulacak soruların sınavdan önce hazırlanması, adaylara hangi soruların sorulduğunun tutanağa bağlanması gerektiği, adayların değerlendirildiği her bir kriter yönünden bütün komisyon üyelerince sözlü sınav anında ayrı ayrı puanlama yapılarak sözlü sınavlar bittikten sonra bu değerlendirmelerin ortalamaları alınmak suretiyle adayların sözlü sınav puanlarının belirlenmesi gerekmektedir.
Davalı idare tarafından yapılan sözlü sınava ilişkin yargısal denetimin yapılabilmesi için, adaylara sorulacak soruların önceden belirlenip belirlenmediği, adaya hangi soruların sorulduğu hususlarının tutanağa bağlanması gerekmekte olup ilgilinin başarı durumunun bu şekilde belirlenmesi düzenli idare ilkesinin ve hukuk devleti ilkesinin bir gereğidir.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacı tarafından 06/01/2017 tarihinde yapılan sözlü sınav sırasında Aday Öğretmen Sözlü Değerlendirme Formunda gözlem ve kanaate dayalı olan "Bir Konuyu Kavrayıp Özetleme, İfade Yeteneği ve Muhakeme Gücü" kısmında 5 komisyon üyesince 25 puan üzerinden 3-5-3-5-5 puanların verildiği, "İletişim Becerileri, Özgüveni ve İkna Kabiliyeti" kısmında 5 komisyon üyesince 3-5-3-5-5 puanların verildiği, "Bilimsel ve Teknolojik Gelişmelere Açıklığı" kısmında 5 komisyon üyesince 4-5-4-4-5 puanların verildiği, "Topluluk Önünde Temsil Yeteneği ve Eğitimcilik Nitelikleri" kısmında 5 komisyon üyesince 5-5-5-4-5 puanların verildiği, verilen puanların aritmetik ortalaması olan 18,00 puan ile yazılı sınav puanı olan 82,00 puanın ortalaması olan 50,00 puan ile davacının başarısız sayıldığı, davacı tarafından sözlü sınavda verilen 18,00 puana 07/02/2017 tarihli dilekçe ile itiraz edildiği, itirazın 15/02/2017 tarih ve 1920453 sayılı işlem ile reddi üzerine, sözlü sınavda 18,00 puan almasına ilişkin işlem ile bu işleme yapılan itirazın reddine dair işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Olayda, iki üye tarafından 4 hanenin tamamına 5'er puan verilmek suretiyle toplamda 20'şer puan, komisyon başkanı ve bir üye tarafından 3-3-4-5 puan verilmek suretiyle toplamda 15 puan, bir üye tarafından ise 5-5-4-4 puan verilmek suretiyle toplamda 18 puan takdir edildiği, komisyonca verilen puanlamalara ilişkin birleştirme tutanağında; başkan ve üyelerce verilen puanların ortalaması (18,00) olarak belirlenerek davacının başarısız sayıldığı görülmektedir.
Bu durumda, davacının katıldığı, kariyer ve liyakat ilkeleri uyarınca kamu hizmetinin ehil kamu görevlileri eliyle yürütülmesi için yapılan sözlü sınavda, yukarıda bahsi geçen mevzuatın ilgili hükümleri uyarınca ölçme ve değerlendirme esaslarına uygun bir şekilde objektif bir değerlendirme yapıldığı, davacıya sorulan sorunun kayıt altına alındığı sorulan soruya verilen cevap üzerine her bir komisyon üyesince ayrı ayrı değerlendirme yapıldığı anlaşıldığından, davacının sözlü sınavında başarısız sayılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusunun kabulüne, Van 2. İdare Mahkemesi'nin 10/11/2017 gün ve E:2017/463, K:2017/2772 sayılı kararının kaldırılmasına, davanın reddine, aşağıda dökümü yazılı yargılama giderinden ilk derece aşamasına ait 241,10-TL’nin davacı üzerinde bırakılmasına, istinaf aşamasına ait 63,50-TL yargılama giderinin ve yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca duruşmasız işler için belirlenen 1,362,00-TL vekalet ücretinin davacı tarafından davalı idareye ödenmesine, 492 sayılı Harçlar Kanununun 13/j maddesi uyarınca Genel Bütçeye dahil idarelerin bu Kanunun (1) ve (3) sayılı tarifelerine göre bütün işlemlerinin harçtan müstesna olması nedeniyle davalı idareden istinaf aşamasında alınmayan 98,10-TL istinaf yoluna başvurma harcının aynı maddenin devamında yer alan "Yukarıdaki işlemlerin hesaplanacak harçlarının Genel Bütçeye dahil idarelerin haklılığı nispetinde karşı taraftan tahsiline ilgili merciince karar verilir" hükmü gereği davacıdan tahsili için Mahkemesince ilgili merci'e müzekkere yazılmasına, artan posta avansının taraflara iadesine, bu kararın kesin olduğunun taraflara tebliğine, 02/04/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)