(2577 S. K. m. 15) (5510 S. K. m. 102) (6331 S. K. m. 14, 26) (5326 S. K. m. 2, 3, 16, 27)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı tarafından, .... adlı çalışanın 25.07.2016 tarihli iş kazası ve meslek hastalığı bildiriminin yasal süresi içerisinde yapılmadığından bahisle 2.603,00-TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin 02.06.2017 tarih ve 3021589 sayılı Adana Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Sarıçam Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından tesis olunan işlem ile söz konusu idari para cezasına karşı yapılan itirazın reddine dair 29.09.2017 tarih ve 107 sayılı ünite itiraz komisyonu kararının iptali istemiyle açılan davada; Kabahatler Kanunu'nun 3. maddesi incelendiğinde idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde ayrıca 27/8 maddesi incelendiğinde, aynı kişi ile ilgili olarak idari yargının görev alanına giren kararların da verilmiş olması halinde; idari yaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılık iddialarının bu işlemin iptali talebiyle birlikte idari yargı merciinde görüleceği ifadesi yer almakta olup, bakılan davanın 6331 sayılı İş Sağlığı Güvenliği Kanunu uyarınca verilen idari para cezasının iptali istemine ilişkin olduğu ve bu kanunda kanun yoluna ilişkin olarak aksine bir hüküm yer almadığı, bu nedenledir ki, idari para cezasına ilişkin olan davada Kabahatler Kanunun 27/1 maddesi uyarınca Sulh Ceza Mahkemesinin görevli olduğu sonucuna varıldığı, bu durumda; uyuşmazlığın çözümünün İdari Yargı'nın görevinde olmayıp, adli yargının görevine girdiği gerekçesiyle, davanın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 15/1-a maddesi hükmü uyarınca görev yönünden reddi yolunda Adana 2.İdare Mahkemesi'nce verilen 28.11.2017 gün ve E:2017/1171, K:2017/1200 sayılı kararın; davacı vekili tarafından, sigortalı işe giriş bildirgesinde de görüldüğü üzere stajyerin işvereni Çukurova Üniversitesi Adana Meslek Yüksekokulu olup, davacı kurumun işveren sıfatı da bulunmadığı, bir an için olayın iş kazası olduğu aksi düşünülse dahi, iş kazası bildirim yükümlüsünün davacı kurum değil Çukurova Üniversitesi olduğu, olayın iş kazası olmadığının sabit olduğu zira stajyer kurumun muhasebe biriminde staj yapmakta olduğu, stajının niteliği gereği adli rapor formunda belirtilen şekilde bir yaralamaya neden olabilecek ya da tehlike arz edebilecek bir durumun da söz konusu olamayacağı, bu nedenle idari para cezasının iptaline karar verilmesi gerektiği ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Konya Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü:
5326 sayılı Kabahatler Kanunun 2. maddesinde; kabahat deyiminden; kanunun, karşılığında idari yaptırım uygulanmasını öngördüğü haksızlığın anlaşılacağı, “Yaptırım Türleri” başlıklı 16. maddesinde; kabahatler karşılığında uygulanacak olan idari yaptırımların, idari para cezası ve idari tedbirlerden ibaret olduğu, idari tedbirlerin ise, mülkiyetin kamuya geçirilmesi ve ilgili kanunlarda yer alan diğer tedbirlerin olduğu hükme bağlanmıştır.
Anılan Kanunun “Başvuru Yolu” başlıklı 27. maddesinde; idari para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idari yaptırım kararına karşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç onbeş gün içinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabileceği, bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması halinde idari yaptırım kararı kesinleşeceği, mücbir sebebin varlığı dolayısıyla bu sürenin geçirilmiş olması halinde bu sebebin ortadan kalktığı tarihten itibaren en geç yedi gün içinde karara karşı başvuruda bulunulabileceği, bu başvuru, kararın kesinleşmesini engellemeyeceği; ancak, mahkemenin yerine getirmeyi durdurabileceği, başvuru, bizzat kanuni temsilci veya avukat tarafından sulh ceza mahkemesine verilecek bir dilekçe ile yapılacağı, başvuru dilekçesinin, iki nüsha olarak verileceği, başvuru dilekçesinde, idari yaptırım kararına ilişkin bilgiler, bu karara karşı ileri sürülen deliller açık bir şekilde gösterileceği, dilekçede ayrıca, başvurunun süresinde yapılmasını engelleyen mücbir sebep dayanaklarıyla gösterileceği, idari yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargının görev alanına giren kararların da verilmiş olması halinde; idari yaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılık iddiaları bu işlemin iptali talebiyle birlikte idari yargı merciinde görüleceği, 3. maddesinde ise yukarıda yer alan kanun yoluna ilişkin hükümlerin diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağı hükme bağlanmıştır.
Yukarıda yer alan mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, idari yaptırımın; idari para cezası, mülkiyetin kamuya geçirilmesi ve diğer kanunlarda yer alan idari tedbirlerin olduğu, bu idari yaptırım kararlarına karşı özel kanunlarında aksine hüküm bulunmaması halinde sulh ceza mahkemeleri nezdinde itirazda bulunulabileceği, idari yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargının görev alanına giren kararların da verilmiş olması halinde; bu işlemlerin iptalleri talebiyle birlikte idari yargı merciinde görüleceği hükme bağlanmıştır.
6331 sayılı Kanunun 14. maddesinden; " (1) İşveren; a) Bütün iş kazalarının ve meslek hastalıklarının kaydını tutar, gerekli incelemeleri yaparak bunlar ile ilgili raporları düzenler.
b) İşyerinde meydana gelen ancak yaralanma veya ölüme neden olmadığı halde işyeri ya da iş ekipmanının zarara uğramasına yol açan veya çalışan, işyeri ya da iş ekipmanını zarara uğratma potansiyeli olan olayları inceleyerek bunlar ile ilgili raporları düzenler.
(2) İşveren, aşağıdaki hallerde belirtilen sürede Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirimde bulunur:
a) İş kazalarını kazadan sonraki üç iş günü içinde... Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirir." hükmü,
26/1-e maddesinde ise; "14 üncü maddesinin birinci fıkrasında belirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyen işverene her bir yükümlülük için ayrı ayrı binbeşyüz Türk Lirası... idari para cezası verilir." hükmü,
26/2. maddesinde ise; "Bu Kanunda belirtilen idari para cezaları gerekçesi belirtilmek suretiyle Çalışma ve İş Kurumu il müdürünce verilir." hükmü yer almakta iken,
6331 sayılı Kanunun 26/1-e maddesinde 04.04.2015 tarihli 6645 sayılı Kanunun 4. maddesi ile yapılan değişiklik ile 14. maddede belirtilen bildirim yükümlülüğünün ihlaline ilişkin idari para cezasının doğrudan Sosyal Güvenlik Kurumunca verileceği, bu idari para cezalarının tebliği, itirazı ve tahsilinde 5510 sayılı Kanunun 102. maddesinin uygulanacağı düzenlenmesi getirilmiştir.
5510 sayılı Kanun'un 102. maddesinde ise; "...İdari para cezaları ilgiliye tebliğ ile tahakkuk eder. Tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde Kuruma ya da Kurumun ilgili hesaplarına yatırılır veya aynı süre içinde Kuruma itiraz edilebilir. İtiraz takibi durdurur. Kurumca itirazı reddedilenler, kararın kendilerine tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde yetkili idare mahkemesine başvurabilirler. Bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması halinde, idari para cezası kesinleşir..." hükmü yer almıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden; .... adlı çalışanın 25.07.2016 tarihli iş kazası ve meslek hastalığı bildiriminin yasal süresi içerisinde yapılmadığından bahisle 2.603,00-TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin 02.06.2017 tarih ve 3021589 sayılı Adana Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Sarıçam Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından tesis olunan işlem ile söz konusu idari para cezasına karşı yapılan tirazın reddine dair 29.09.2017 tarih ve 107 sayılı ünite itiraz komisyonu kararının iptali istemiyle açılmıştır.
Bu durumda, idari para cezasına yapılan itirazların çözümü görevine ilişkin 6331 sayılı Kanunda özel bir düzenleme bulunmamakla birlikte, 6331 sayılı Kanunun 26/1-e maddesi uyarınca verilen dava konusu idari para cezasına ilişkin olarak, tebliği, itirazı ve tahsilinde 5510 sayılı Kanunun 102. maddesinin uygulanacağı düzenlendiği ve 5510 sayılı Kanunun söz konusu maddesinde de görevli yargı yerinin idare mahkemesi olarak belirlendiği hususları dikkate alındığında, iş bu davanın çözümünün 5510 sayılı Kanunun 102. maddesi uyarınca idari yargının görev alanında bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle istinaf isteminin kabulüne, Adana 2. İdare Mahkemesi'nin 28.11.2017 tarih ve E:2017/1171, K:2017/1200 sayılı kararın kaldırılmasına, yukarıda açıklanan hususlar doğrultusunda yeniden karar verilmek üzere dosyanın Mahkemesine iadesine, bu aşamada yargılama giderlerine hükmedilmemesine, 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesi uyarınca 14.02.2018 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)