(2577 S. K. m. 45) (6100 S. K. m. 334) (657 S. K. m. 125)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacının Erzurum Adliyesinde zabıt katibi olarak görev yaptığı dönemde işlediği ileri sürülen fiillerden ötürü aylıktan kesme cezasıyla tecziyesine yönelik Erzurum 1. Sulh Ceza Hakimliği Disiplin Amirliği'nin 08.08.2016 tarih ve 2016/1 Sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davada, "Uyuşmazlığa konu olayda, dosya içeriğinde yer alan bilgi ve belgeler ile yürütülen disiplin soruşturması kapsamında alınan ifadelerin birlikte değerlendirilmesinden, davacının 09.07.2016 tarihinde nöbetçi olduğu hususunun Erzurum Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanlığı'nın 01.07.2016 tarihli yazısı ekinde yer alan çizelge, davacının, nöbetçi olduğu günde görevine gitmediği hususunun da aynı tarihte tutulan tutanak gereği sabit olduğu, davacı tarafından her ne kadar iş arkadaşına haber verilerek özür durumunun bildirildiği ileri sürülmüş ise de; davacının amiri konumunda yer alan Erzurum Nöbetçi Sulh Ceza Hakimini bu hususta bilgilendirmediği, bildirdiği özür durumunun kabulü ve yeni nöbet durumunun nasıl gerçekleştirildiği hususunu takip etmediği, bu haliyle kasıtlı olarak kendisine verilen nöbet görevini yerine getirmediği kanaatine varıldığından davacının eyleminin karşılığı olan disiplin cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmamıştır. Öte yandan, her ne kadar davacı tarafından disiplin soruşturması aşamasında savunma hakkının kısıtlandığı ileri sürülmüş ise de; savunma istem yazısının davacıya 20.07.2016 tarihinde tebliğ edildiği, davacı aynı gün tutuklanmış olsa da bulunduğu Ceza İnfaz Kurumu aracılığıyla dilekçe hakkını kullanabileceği, davacı tarafından bu hakkının engellendiğine ilişkin bir itirazda da bulunulmadığı anlaşıldığından davacının bu iddiasına itibar edilmemiştir." gerekçesiyle davanın reddine karar veren Erzurum 1. İdare Mahkemesi'nin 16/11/2017 tarih ve E:2016/1555, K:2017/3492 Sayılı kararının; kasıtlı olarak göreve gelmemesinin söz konusu olmadığı, babasının rahatsız olduğu, geçirdiği nöbetlerde hayatını kaybetme riski olduğu, bulunduğu köyde telefon çekmediği için mesaj yoluyla arkadaşına haber vererek kendisinin yerine nöbet tutmasını istediği, hakime mesaj yoluyla böyle bir durumu bildirmenin uygun olmayacağını düşündüğü, bu yüzden haber vermediği, kararın kendisine tebliğ edildiği gün ani bir şekilde tutuklandığı, bir hafta boyunca ailesine ulaşmaya çalıştığı, dışarıyla bağlantısının kesildiği öne sürülerek 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: İstinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Erzurum Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesince, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesinde düzenlenen şartların gerçekleştiği kanısına varıldığından davacının adli yardım talebi kabul edildikten sonra, işin gereği görüşüldü:
KARAR: Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülebilmesi için kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi, kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahiptirler.
Bu bakımdan; disiplin soruşturmalarının yapılmasında izlenecek yöntem, ceza verilecek fiiller ve ceza vermeye yetkili makam ve kurullar mevzuatla belirlenmekte, doktrin ve yargısal içtihatlarla da konu ile ilgili disiplin hukuku ilkeleri oluşturulmaktadır.
Anayasamızda düzenlenen "kanunsuz suç ve ceza olmaz" ilkesi uyarınca; ceza yaptırımına bağlanan her bir fiilin tanımının yapılması ve yasanın hangi tür fiilleri suç sayarak yasakladığının hiçbir tereddüde mahal bırakmayacak şekilde belirtilmesi gerekmektedir. Sözü edilen suç tanımlaması yapıldıktan sonra, suçun karşılığı olan cezanın ve suç sayılan fiili gerçekleştiren kamu görevlisinin hangi disiplin kuralını ihlal ettiğinin açık bir şekilde ortaya konulması ve tesis edilen işlemde disiplin cezasının yasal dayanağının belirtilmesi zorunludur. Söz konusu fiil, mevzuatta öngörülen tanıma uymuyorsa verilen disiplin cezasının hukuka aykırı olacağı açıktır. Ölçülülük prensibi gereğince de; disiplin yaptırımı gerektiren eylem ile uygulanan ceza arasında adil bir denge bulunması gerektiği açık olup, sabit olan eylem ile uygulanacak ceza normunun uyumlu olmaması, başka bir ifadeyle yanlış madde tatbiki hâlinde işlemin sebep ve konu unsurları yönünden hukuka aykırı düşeceği disiplin hukukunun bilinen ilkeleri arasındadır.
Bakılan davada; davacı hakkında yapılan disiplin soruşturması neticesinde hazırlanan 05/08/2016 tarihli muhakkik raporunda; davacının 09/07/2016 tarihinde nöbete gelmemesi fiilinden ötürü 657 Sayılı Kanun'un 125/C-b maddesi uyarınca aylıktan kesme cezası ve 09/07/2016 tarihinde nöbetçi olmasına rağmen telefonla kendisine ulaşılamaması fiilinden ötürü 657 Sayılı Kanun'un 125/C-a maddesi uyarınca aylıktan kesme cezası olmak üzere iki ayrı aylıktan kesme cezası ile cezalandırılması yönünde teklifte bulunulduğu, bu teklif üzerine tesis edilen Erzurum 1. Sulh Ceza Hakimliği Disiplin Amirliği'nin 08.08.2016 tarih ve 2016/1 Sayılı dava konusu işleminde ise; iki ayrı ceza teklifi getiren muhakkik raporunun aynen kopyalandığı ve neticeten davacının aylıktan kesme cezası ile cezalandırılmasına karar verildiğinin belirtildiği görülmektedir.
Buna göre; Erzurum 1. Sulh Ceza Hakimliği Disiplin Amirliği'nin 08.08.2016 tarih ve 2016/1 Sayılı dava konusu işleminde davacıya iki ayrı aylıktan kesme cezası mı yoksa tek bir aylıktan kesme cezası mı verildiğinin belli olmadığı, getirilen tekliflerden sadece biri uygun görülerek tek bir ceza verilecek ise ya da getirilen teklifler doğrultusunda iki ayrı ceza verilecek ise bu cezanın veya cezaların hangi fiil veya fiillerden ötürü hangi madde veya maddelere göre verildiğinin açık ve net bir şekilde ortaya konulmadığı, bu nedenle hukuki denetiminin yapılması mümkün olmayan ve şekil yönünden hukuka aykırı bir işlem tesis edildiği sonucuna varılmaktadır.
Ayrıca; 657 Sayılı Kanun'un 125. maddesinde; aylıktan kesme cezası, memurun brüt aylığından 1/30 - 1/8 arasında kesinti yapılması olarak tanımlanmış olup, bu hükme göre aylıktan kesme cezası verilirken aylıktan hangi oranda kesinti yapılacağının işlemde belirtilmesi gerekirken, dava konusu işlemde aylıktan kesme cezasının veya cezalarının kesinti oranının belirtilmemesi de işlemdeki şekil yönünden bir başka hukuka aykırılığı oluşturmaktadır.
Bu durumda; dava konusu işlemde hukuka uygunluk, aksi yöndeki istinaf istemine konu Mahkeme kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusunun kabulüyle Erzurum 1. İdare Mahkemesi'nin 16/11/2017 tarih ve E:2016/1555, K:2017/3492 Sayılı kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, aşağıda dökümü yapılan ilk derece aşamasına ait toplam 142,90.-TL yargılama giderinin davalı idare tarafından davacıya ödenmesine, adli yardımdan yararlanan davacıdan alınmayan istinaf aşamasına ait 156,60.-TL yargılama giderinin davalı idareden tahsili için ilgili merciye Mahkemesince müzekkere yazılmasına, posta gideri avansından artan miktarın Mahkemesince re'sen yatırana iadesine, 2577 Sayılı Kanun'un 45/6. maddesi uyarınca kesin olarak, 28/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)