(2577 S. K. m. 45) (3713 S. K. m. 20)
İSTEMİN ÖZETİ: Kurmay Albay olarak Jandarma Genel Komutanlığı İstihbarat Plan ve Güvenlik Daire Başkanı olarak görev yapmakta iken 15 Temmuz darbe girişimi nedeniyle 07/09/2016 tarihinden itibaren özel koruma kapsamına alınan davacı tarafından, 28/09/2017 tarihinde özel koruma kapsamından çıkarılmasına ilişkin Ankara Valiliği İl Jandarma Komutanlığı kararına karşı yaptığı itirazın reddine dair işlemin iptali istemiyle açılan davada; her ne kadar 01.10.2017 tarihinde emekli olan ancak özel korumanın kaldırılmasına ilişkin karar tarih itibariyle (11.09.2017) fiilen görevde olan davacının özel koruma altına alınmasını gerektiren nedenlerin ortadan tümüyle kalkmış olduğunun idare tarafından somut bilgi ve belgelerle kanıtlanamadığından, koruma kararının kaldırılmasına ilişkin 11.09.2017 tarih ve 58604142-6823-(61168)/6712 (507-511) sayılı Ankara İl Koruma Komisyonu işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline ilişkin olarak Ankara 17. İdare Mahkemesince verilen 05/07/2018 gün ve E:2018/83, K:2018/1468 Sayılı kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 12. İdari Dava Dairesince 2577 Sayılı Kanun'un değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü:
KARAR: Dava; Kurmay Albay olarak Jandarma Genel Komutanlığı İstihbarat Plan ve Güvenlik Daire Başkanı olarak görev yapan ve özel koruma kapsamına olan davacı tarafından, 28/09/2017 tarihinde özel koruma kapsamından çıkarılmasına ilişkin 11/09/2017 tarihli olur işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanununun 20. maddesinin birinci fıkrasında; "Terörle mücadelede görev veren veya bu görevi ifa eden adli, istihbari, idari ve askeri görevliler, kolluk görevlileri, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü ve Genel Müdür Yardımcıları, terör suçlularının muhafaza edildiği ceza ve tutukevlerinin savcıları ve müdürleri, Devlet Güvenlik Mahkemelerinde görev yapmış hakim ve savcılar, Ceza Muhakemesi Kanununun 250. maddesiyle yetkili kılınmış ağır ceza mahkemelerinde görev yapan hakim ve savcılar ile bu görevlerinden ayrılmış olanlar ve terör örgütlerinin açık hedefi haline gelen veya getirilenler ile suçların aydınlatılmasında yardımcı olanlar hakkında gerekli koruma tedbirleri Devlet tarafından alınır." hükmü yer almaktadır.
Anılan hükme dayanılarak çıkarılan, Koruma Hizmetleri Yönetmeliğinin 4. maddesinde, koruma; özel koruma, yakın koruma, konut ve işyeri koruması, konut koruma, işyeri koruma ve çağrı üzerine koruma; özel koruma; korunacak kişinin konut, işyeri ve gezilerinde her türlü tehlikeden masun bırakılması için alınacak koruma tertip ve tedbirlerinin tümü, yakın koruma; korunacak kişiye konutu dışında refakat etmek suretiyle alınacak koruma tedbirleri olarak tanımlanmış; 8. maddesinde; terör ve anarşi ile mücadelede görev yapan adli, istihbari, idari ve askeri görevliler, zabıta amir ve memurları, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdür Yardımcıları, terör suçlularının muhafaza edildiği ceza ve tutukevlerinin savcıları ve müdürleri, Devlet Güvenlik ve Sıkıyönetim Mahkemeleri hakim ve savcıları ile adli müşavirleri, görevleri veya özel durumları devletin genel güvenlik politikası bakımından önem arz eden ve korumaya alınmadıkları takdirde can güvenliklerinin tehlikeye düşeceği hususunda açık ve maddi emareler bulunduğu anlaşılan kamu görevlilerinin talepleri halinde korumaya alınabilecekleri; 11. maddesinde, hayatlarının ciddi bir biçimde tehdit altında bulunduğu istihbarat birimlerince tespit edilenler ve korunmaları zaruri görünenlerin, bu birimlerin teklifi üzerine talepleri aranmaksızın korunmaya alınacakları, 14/2. maddesinde hakkında tehdit bilgi ve belgesi bulunmayanların korumalarının kaldırılacağı, 16. maddesinde; bir kimsenin korumaya alınıp alınmamasına veya korumasının devamına gerek olup olmadığına dair komisyonların yapacağı incelemede; kişinin terör örgütlerinin açık hedefi haline gelmiş veya getirilmiş olup olmadığı veya herhangi bir sebeple can güvenliğinin bulunup bulunmadığı ve bu konuda resmi makamlarca düzenlenmiş raporlar, yapılmış tehditler, basın ve kamuoyuna intikal eden bilgi ve belgeler değerlendirilerek; talepte bulunan kişinin korumaya alınmasına gerek olup olmadığına veya talepte bulunan kişinin maruz bulunduğu tehdidin önemi, talebi, durumu ve eldeki imkanlar dikkate alınarak 4. maddede belirtilen koruma şekillerinden birinin uygulanmasına karar verileceği, 17. maddesinde; merkez koruma komisyonunun il koruma komisyonunca uygun görülen koruma şeklini değiştirebileceği, 19. maddesinde; hakkında özel koruma kararı alınanlar ile diğer koruma kararı alınanların her yılın Ocak ayında ilgili komisyonlarca gözden geçirileceği hükümlerine yer verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; Jandarma Genel Komutanlığının 29 Temmuz 2016 tarihinde FETÖ/PDY terör örgütü tarafından suikast yapılacağına yönelik istihbari bilgi bulunduğu gerekçesi ile davacı hakkında "Özel Koruma" kararı alınması için Ankara Valiliğine yazı yazıldığı ve bu yazıya istinaden yetkili koruma komisyonunca aksi yönde bir karar alınıncaya kadar Ankara Valiliğince Koruma Hizmetleri Yönetmeliği'nin 20-8.11.16.22/a ve 25/b maddeleri uyarınca 19.08.2016 tarihli Valilik Olur'u ile hakkında "Özel Koruma" kararı verildiği, daha sonra davacı hakkında Ankara Valiliği İl Emniyet Müdürlüğünce tanzim edilen raporlara göre davacının terör örgütlerinin hedefi olduğuna dair bir bilgi ve belgeye rastlanılamadığının belirtilmesi sonrası, Ankara İl Koruma Komisyonunun koruma kararının kaldırılmasına ilişkin 11.09.2017 tarih ve 58604142-6823-(61168)/6712 (507-511) sayılı işleminin, FETÖ/PDY Terör Örgütünün ölüm listesinde yer aldığı, FETÖ Terör örgütüyle mücadele de etkin görevlerde bulunması nedeniyle sürekli tehdit altında olduğu, terör örgütünün doğrudan hedefi haline geldiği gerekçesi ile iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İdare mahkemesince; her ne kadar 01.10.2017 tarihinde emekli olan ancak özel korumanın kaldırılmasına ilişkin karar tarih itibariyle (11.09.2017) fiilen görevde olan davacının, dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelerden, FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüyle etkin biçimde mücadeleye katıldığı ve halen anılan terör örgütünün açık hedefi olduğu, aynı zamanda 15 Temmuz darbe teşebbüsü davalarının tanığı durumunda bulunduğu ve yüksek riskli korunacaklar arasında bulunmasının muhtemel olduğu ve davacının özel koruma altına alınmasını gerektiren nedenlerin ortadan tümüyle kalkmış olduğunun idare tarafından somut bilgi ve belgelerle kanıtlanamadığı, anlaşılmakla, koruma kararının kaldırılmasına ilişkin 11.09.2017 tarih ve 58604142-6823-(61168)/6712 (507-511) sayılı Ankara İl Koruma Komisyonu işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesi ile dava konusu işlemin iptali yolunda karar verilmiş ise de,
Davacı hakkında yetkili koruma komisyonunca aksi yönde bir karar alınıncaya kadar Ankara Valiliğince 19.08.2016 tarihli Valilik Olur'u ile verilen "Özel Koruma" kararının dayanağının Jandarma Genel Komutanlığının 29 Temmuz 2016 tarihli (davacıya ilişkin FETÖ/PDY terör örgütü tarafından suikast yapılacağına yönelik istihbari bilgi bulunduğu gerekçesi ile) davacı hakkında "Özel Koruma" kararı alınması için Ankara Valiliğine gönderdiği yazı olduğu ve bu yazıya istinaden yetkili koruma komisyonunca aksi yönde bir karar alınıncaya kadar Ankara Valiliğince Koruma Hizmetleri Yönetmeliği'nin 20-8.11.16.22/a ve 25/b maddeleri uyarınca 19.08.2016 tarihli Valilik Olur'u ile hakkında "Özel Koruma" kararı verildiği, idarenin Yönetmeliğin 16. maddesinde belirtilen hususları dikkate almak koşuluyla ve mevcut kaynaklarını dikkate alarak 4. maddede düzenlenen tedbirlerden bir tanesinin alınması yönünde takdir yetkisi bulunmakla birlikte takdir yetkisinin sınırsız olmadığı, davacı hakkında Ankara Valiliği İl Emniyet Müdürlüğünce tanzim edilen raporlara göre davacının terör örgütlerinin hedefi olduğuna dair bir bilgi ve belgeye rastlanılamadığının belirtilmesi sonrası, Ankara İl Koruma Komisyonunca koruma kararı kaldırılmış ise de davacı hakkındaki tedbirin dayanağının Yönetmeliğin 11. maddesi kapsamında olduğu, Jandarma Genel Komutanlığının 29 Temmuz 2016 tarihli (davacıya ilişkin FETÖ/PDY terör örgütü tarafından suikast yapılacağına yönelik istihbari bilgi bulunduğu) yazısının geçerliliğini sürdürüp sürdürmediği yönünde bir tespit olmaksızın davacının koruma tedbirinin tamamen kaldırıldığından dava konusu işlemde bu yönden hukuka uyarlık görülmemiştir.
SONUÇ: Ankara 17. İdare Mahkemesince verilen 05/07/2018 gün ve E:2018/83, K:2018/1468 Sayılı karar usul ve hukuka uygun olup kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, davalı idarenin istinaf başvurusunun belirtilen gerekçelerle REDDİNE, istinaf safhasındaki yargılama giderlerinin başvuruda bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan miktarın istinaf isteminde bulunana iadesine, 2577 Sayılı Kanun'un 45/6. maddesi uyarınca kesin olarak 18/12/2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)