(2577 S. K. m. 13)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı tarafından 10/10/2015 tarihinde Ankara Tren Garı önünde meydana gelen patlamada yaralandığından bahisle yaşanılan elem ve üzüntü karşılığı olmak üzere 35.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesi istemli yaptığı başvurunun zımnen reddine dair işlemin iptali ile 35.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesi istemiyle açılan davada; 5233 sayılı Yasanın, idarenin terör olayları nedeniyle oluşan zararların yargı yoluna başvurmadan sulh yoluyla ödenmesini öngören ve uyuşmazlıkların sadece maddi zararlara ilişkin kısmının yargı dışı alternatif bir yöntemle giderilmesini sağlamakla birlikte, manevi zararların karşılanmasını da engellemeyen bir yasa niteliğinde olduğu, terör olayları nedeniyle meydana gelen ve sosyal risk ilkesi kapsamında değerlendirilen ancak, 5233 sayılı Yasa çerçevesinde karşılanmayan ilgililerin ileri sürdükleri manevi zarara bağlı tazminat taleplerine ilişkin uyuşmazlıklarda, idare hukukunun tazminata ilişkin ilke ve kurallarına göre, 2577 sayılı Yasanın öngördüğü usullere tabi olarak manevi tazminat ödenip ödenmeyeceğine ilişkin yargısal incelemenin yapılması gerektiği, "sosyal risk ilkesi" çerçevesinde, davacının başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemin hukuka uygun olmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 5.000,00-TL manevi tazminatın davalı idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine ilişkin olarak Ankara 17. İdare Mahkemesi'nce verilen 30/03/2018 gün ve E: 2016/1576, K: 2018/727 sayılı kararın, davalı idare vekili tarafından, zımnen red işleminin iptali talebi ve bu yönde verilen iptal kararının hukuka aykırı olduğu, idarenin hizmet kusurunun bulunmadığı, hükmedilen manevi tazminatın yüksek olduğu ileri sürülerek kararın istinaf kanun yolu incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 10.İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü:
Dava, davacı tarafından 10/10/2015 tarihinde Ankara Tren Garı önünde meydana gelen patlamada yaralandığından bahisle yaşanılan elem ve üzüntü karşılığı olmak üzere 35.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesi istemli yaptığı başvurunun zımnen reddine dair işlemin iptali ile 35.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesi istemli açılmıştır.
Ankara 17. İdare Mahkemesi'nin 30/03/2018 tarih, 2018/1576 Esas, 2018/727 Karar sayılı kararı ile; dava konusu işlemin iptaline, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 5.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Davalı idare istinaf başvuru dilekçesi ile; zımnen red işleminin iptali talebi ve bu yönde verilen iptal kararının hukuka aykırı olduğu, idarenin hizmet kusurunun bulunmadığı, hükmedilen manevi tazminatın yüksek olduğu ileri sürülerek kararın, istinaf kanun yolu incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
Anılan İdare Mahkemesi kararının manevi tazminat isteminin kısmen kabul kararı usul ve yasaya uygun görüldüğünden, davalı idare istinaf başvuru nedenleri kararın o kısmının kaldırılmasını gerektirir nitelikte görülmemiştir.
Mahkeme kararının, dava konusu işlemin iptali yönünden davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun incelenmesinden;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun Doğrudan Doğruya Tam Yargı Davası Açılması başlıklı 13.maddesinde, "İdari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce, bu eşlemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gereklidir. Bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde dava açılabilir. Görevli olmayan adli ve askeri yargı mercilerine açılan tam yargı davasının görev yönünden reddi halinde sonradan idari yargı mercilerine açılacak davalarda, birinci fıkrada öngörülen idareye başvurma şartı aranmaz." hükümlerine yer verilmektedir.
Maddede idari eylemler nedeniyle uğranılan zararların tazmini istemiyle açılacak davalardan önce idarelere başvuruda bulunmak suretiyle ön karar alınması dava şartı olarak düzenlenmiştir. Yani ilgililer idari eylemlerden kaynaklanan zararların tazmini istemiyle davalı idareye başvuruda bulunup ön karar almadan dava açamayacaklardır. İdareye yapılacak başvurulara idareler tarafından verilen cevaplar ise yukarıda belirtildiği gibi ön karar niteliğinde olup, bu kararlar kesin ve yürütülebilir işlemler olmadıklarından iptal davasına konu edilmeleri mümkün değildir.
Uyuşmazlık konusu olay idari eylemden kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkin olup, davalı idareye yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlem yukarıda belirtildiği üzere ön karar olması nedeniyle iptal davasına konu edilemeyeceğinden başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin incelenmesine olanak bulunmamaktadır. Bu nedenle; davacı vekilince zımnı red işleminin iptali talebi ile ilgili olarak, İdare Mahkemesince, dava konusu işlemin iptaline karar verilmesinde hukuki isabet bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; davalı idare istinaf isteminin KISMEN KABULÜNE KISMEN REDDİNE, davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 5.000,00-TL manevi tazminatın davalı idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddi kısmı yönünden ONANMASINA, dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının KALDIRILMASINA, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45/4.maddesi uyarınca yeniden incelenen davada, zımnı red işleminin iptali talebi yönünden DAVANIN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE, istinaf aşamasında taraflarca yapılan yargılama giderlerinin başvuruda bulunan taraf üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı Yasanın değişik 45.maddesinin 6. fıkrası uyarınca kesin olarak 05.12.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)