(2577 S. K. m. 45) (1136 S. K. m. 34, 134, 135, 157)
İSTEMİN ÖZETİ: İstanbul Barosu'na kayıtlı olarak avukatlık yapmakta olan davacının, ''uyarma cezası" ile cezalandırılmasına ilişkin İstanbul Barosu Disiplin Kurulu'nun 14.12.2015 tarih ve E:2015/D.354, K:2015/742 Sayılı kararı ile bu kararın onanmasına dair Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu'nun 24.09.2016 tarih ve E:2016/393, K:2016/639 Sayılı kararının iptali istemiyle açılan davada; hakkında yapılan disiplin soruşturması sonucunda, meslek kurallarına uymayan eylem ve davranışları sübut bulan davacının, "uyarma cezası" ile cezalandırılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin olarak Ankara 14. İdare Mahkemesince verilen 13/12/2017 gün ve E:2016/5554, K:2017/3606 Sayılı kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ BAŞKANLIĞI SAVUNMASININ ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
İSTANBUL BAROSU BAŞKANLIĞI SAVUNMASININ ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 12. İdari Dava Dairesince 2577 Sayılı Kanun'un değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü:
KARAR: Dava, İstanbul Barosu'na kayıtlı olarak avukatlık yapmakta olan davacının, ''uyarma cezası" ile cezalandırılmasına ilişkin İstanbul Barosu Disiplin Kurulu'nun 14.12.2015 tarih ve E:2015/D.354, K:2015/742 Sayılı kararı ile bu kararın onanmasına dair Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu'nun 24.09.2016 tarih ve E:2016/393, K:2016/639 Sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
1136 Sayılı Avukatlık Kanunu'nun 34. maddesinde; "Avukatlar, yüklendikleri görevleri bu görevin kutsallığına yakışır bir şekilde özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmek ve avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene uygun biçimde davranmak ve Türkiye Barolar Birliğince belirlenen meslek kurallarına uymakla yükümlüdürler." hükmüne, 134. maddesinde; "Avukatlık onuruna, düzen ve gelenekleri ile meslek kurallarına uymayan eylem ve davranışlarda bulunanlarla, mesleki çalışmada görevlerini yapmayan veya görevinin gerektirdiği dürüstlüğe uygun şekilde davranmayanlar hakkında bu Kanunda yazılı disiplin cezaları uygulanır." hükmüne, 135. maddesinde; "Disiplin cezaları şunlardır: ...2-Kınama; meslekinde ve davranışında kusurlu sayıldığının avukata bildirilmesidir. (...) " hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Kanunun 157. maddesinde ise; “Disiplin kurulu kararlarına karşı, Cumhuriyet Savcısı ve ilgililer, tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kuruluna itiraz edebilirler.
Birlik disiplin kurulu, inceleme konusu kararın onanmasına veya kovuşturmanın derinleştirilmesi için kararın bozularak dosyanın ilgili baroya gönderilmesine karar verebileceği gibi, yeniden incelemeyi gerektirmeyen hallerde, uygun görmediği kararı kaldırarak işin esası hakkında karar verebilir veya verilmiş olan kararı düzelterek onaylayabilir.
Birlik Disiplin Kurulunun, itiraz üzerine verdiği kararlar Adalet Bakanlığına ulaştığı tarihten itibaren iki ay içinde Bakanlıkça karar verilmediği veya karar onaylandığı takdirde kesinleşir. Ancak Adalet Bakanlığı uygun bulmadığı kararları bir daha görüşülmek üzere, gösterdiği gerekçesiyle birlikte Türkiye Barolar Birliğine geri gönderir. Geri gönderilen bu kararlar, Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulunca üçte iki çoğunlukla aynen kabul edildiği takdirde onaylanmış, aksi halde onaylanmamış sayılır; sonuç Türkiye Barolar Birliği tarafından Adalet Bakanlığına bildirilir. Şu kadar ki, uyarma, kınama ve para cezasına ilişkin kararlar kesin olup, Bakanlığın onayına tabi değildir. (...)” hükmü yer almıştır.
Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları'nın 4. maddesinde; "Avukat, mesleğin itibarını zedeleyecek her türlü tutum ve davranıştan kaçınmak zorundadır." düzenlemesi, 5.maddesinde ise; "Avukat, yazarken de, konuşurken de düşüncelerini olgun ve objektif bir biçimde açıklamalıdır. Mesleki çalışmasında avukat, hukukla ve yasalarla ilgisiz açıklamalardan kaçınmalıdır." düzenlemesi yer almaktadır
Dava dosyasının incelenmesinden; davacının, davalı vekili sıfatıyla takip ettiği İstanbul 21.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin E:2013/334 Sayılı dosyasına sunmuş olduğu 31.01.2014 tarihli dilekçede anılan dosyada davacı durumunda bulunan meslektaşı ile ilgili olarak "davanın başında art niyetle ve hile ile kendisine hile yapacağını aklının ucundan dahi geçirmediğini", "Sayın hakime hanım Allah hilekarların hilesini ayağına dolandırır diye bir atasözü var davacının hilesi ayağına dolanmış", "sözleşmeleri hile imzalatmış", "kendisine hile ile sözleşme imzalatıp fatura vermeyişine ilişkin hilesini" şeklinde ifadeler kullandığı iddiasıyla şikayette bulunulduğu, şikayet üzerine yapılan disiplin kovuşturması sonucu, İstanbul Barosu Disiplin Kurulu'nun 14.12.2015 tarih ve E:2015/D.354, K:2015/742 Sayılı kararı ile uyarma cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, davacı tarafından karara itiraz edildiği, kararın Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu'nun davaya konu kararı ile onanması üzerine de, bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Olayda; davacının, davalı vekili sıfatıyla takip ettiği İstanbul 21.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin E:2013/334 Sayılı dosyasına sunmuş olduğu 31.01.2014 tarihli dilekçede anılan dosyada davacı durumunda bulunan meslektaşı ile ilgili olarak "davanın başında art niyetle ve hile ile kendisine hile yapacağını aklının ucundan dahi geçirmediğini", "Sayın hakime hanım Allah hilekarların hilesini ayağına dolandırır diye bir atasözü var davacının hilesi ayağına dolanmış", "sözleşmeleri hile imzalatmış", "kendisine hile ile sözleşme imzalatıp fatura vermeyişine ilişkin hilesini" şeklinde ifadeleri kullandığı 31.01.2014 tarihli dilekçe içeriğinden sabittir.
İdare mahkemesince söz konusu ifadeler; ifadelerin yargılamanın hukuksal yönü ile ilgisiz, savunma sınırlarını aşar, meslektaşını küçültücü ve olgun olmaktan uzak nitelikte olduğu, bu ifadeler ile Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları'nın 4. ve 5. maddelerinde belirtilen kuralların ihlal edildiği sonuç ve kanaatine varılarak davacının, "uyarma cezası" ile cezalandırılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile dava reddi yolunda karar verilmiştir.
Savunma hakkının sınırlarına ilişkin; 2709 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, Avrupa İnsan Hakları ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşme, Birleşmiş Milletler Kişisel ve Siyasi Haklar Sözleşmesi, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi, Birleşmiş Milletler Avukatların Rolüne İlişkin Temel İlkeler Bildirgesi, Avukatlık Kanunu, Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları ile konuyla ilgili yukarıda zikredilen Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay İçtihatları dikkate alındığında, hakarette bulunmaksızın ve hakkın kullanımında sınır aşılmaksızın ölçülülük ilkelerine uyulmak kaydıyla, avukatların avukatlık görevinin ifası sırasında dilekçelerde ya da duruşmalarda yazılı yahut sözlü beyanlarında iddiasını vurgulayıp dikkat çekerek talebinin kabulünü sağlama çabası gibi amaçlarla aşağılama küçültme boyutuna ulaşmayan sarsıcı sözleri, rahatsız edici tarzdaki eleştirileri, sert ve haysiyeti (onur ve saygınlığı) rencide edici boyutta olmayan ağır eleştiri ya da kaba ve nezaket dışı davranış ve sözlerinin, eleştiri hakkı, ifade özgürlüğü ile savunma hakkı ve avukatlık hak, görev ve yetkileri kapsamında kabul edilmesi gerektiği, davacının dava konusu işleme esas alınan beyanlarının da bu kapsamda bulunduğu, bu nedenle dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yolundaki mahkeme kararında yasal isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf isteminin KABULÜ ile Ankara 14. İdare Mahkemesince verilen 13/12/2017 gün ve E:2016/5554, K:2017/3606 Sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2577 Sayılı Kanun'un değişik 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca esastan incelenen dava konusu işlemin İPTALİNE, aşağıda dökümü yapılan 382,25-TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, posta gideri avansından artan miktarın istinaf isteminde bulunana iadesine, dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 2577 Sayılı Kanun'un değişik 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca kesin olarak 16.11.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)