(657 S. K. m. 48) (2577 S. K. m. 2) (Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliği m. 15)
İSTEMİN ÖZETİ: Antalya İli, Elmalı İlçesi Devlet Hastanesi'nde doktor olarak görev yapmakta iken 2017 yılı ilkbahar dönemi Tıpta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı sonucunda, Akdeniz Üniversitesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Acil Tıp Anabilim Dalına araştırma görevlisi olarak atanan davacının, güvenlik soruşturmasının ve arşiv araştırmasının olumsuz olduğundan bahisle 11.09.2017 tarih ve 112125 Sayılı atama kararnamesinin iptaline ilişkin 21.09.2017 tarih ve E.118016 (0133638) sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davada; ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda Değerlendirme Komisyonu tarafından rektörün takdirine sunmak üzere Değerlendirme Komisyonu kararı alınmadan davacının atamasının iptal edilmesi işleminde şekil yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı, diğer yandan; dosya kapsamında yapılan inceleme ve davalı idare tarafından sunulan bilgi ve belgelerden, davacının bizzat şahsına yönelik olarak bilgi ve belgenin bulunmadığı, bu nedenle de davacı hakkında yapılan güvenlik soruşturması sonucunda şüpheli ve sakıncalı halinin bulunduğundan söz edilemeyeceği anlaşıldığından sebep ve amaç unsurları yönünden de dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle Antalya 3. İdare Mahkemesi'nce verilen dava konusu işlemin iptaline ilişkin 29/06/2018 tarih ve E:2017/1390, K:2018/704 Sayılı kararın, davalı idare vekili tarafından; 676 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 657 Sayılı Kanun'un Devlet memurluğuna atanacaklarda aranan şartlara ilişkin 48. maddesine ''Güvenlik soruşturması ve/veya arşiv araştırması yapılmış olmak'' şartının eklenilmiş olduğu, bu bağlamda söz konusu şartın kamu görevini yürütmek için elzem ve vazgeçilmez bir şart olduğu, davacının atamasının yapıldığı tarihte Değerlendirme Komisyonu'nun kurulu olmadığı, bu durumda komisyon kararı olmaksızın müvekkili idarece güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılmasına engel bir düzenleme bulunmadığı, yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının davacının babasının 28/06/2017 tarihinde hakkında FETÖ/PDY kapsamında işlem gördüğünden bahisle olumsuz olması dikkate alınarak tesis edilen dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu iddialarıyla istinafen incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma dilekçesi verilmemiştir.
Karar veren Konya Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesi'nce, görülmekte olan davada Antalya 3. İdare Mahkemesi'nce verilen yürütmenin durdurulması isteminin reddine ilişkin 08.12.2017 tarih ve E:2017/1390 Sayılı karara karşı davacı vekili tarafından yapılan itiraz üzerine Dairemizce verilen 09.01.2018 tarih ve YD İtiraz No:2018/8 Sayılı karar ile uyuşmazlığın çözümü görevinin Dairemizde olmadığı, Konya Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesi'nde olduğu gerekçesiyle dava dosyasının anılan Daire'ye gönderildiği ve anılan Daire tarafından verilen 16.01.2018 tarih ve YD İtiraz No:2018/14 Sayılı kararla yürütmenin durdurulması istemi hakkında verilen karara yönelik itiraz isteminin karara bağlandığı görülmekle birlikte; daha sonra benzer bir uyuşmazlıkla ilgili olarak Dairemiz ile Konya Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesi arasında çıkan işbölümü uyuşmazlığı üzerine Konya Bölge İdare Mahkemesi Başkanlar Kurulu'nca verilen 07.03.2018 tarih ve E:2018/11, K:2018/18 Sayılı kararla uyuşmazlığın çözümü görevinin Dairemizde olduğuna karar verilmesi nedeniyle işin esası hakkında gereği görüşüldü:
KARAR: Dava, Antalya İli, Elmalı İlçesi Devlet Hastanesi'nde doktor olarak görev yapmakta iken 2017 yılı ilkbahar dönemi Tıpta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı sonucunda, Akdeniz Üniversitesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Acil Tıp Anabilim Dalına araştırma görevlisi olarak atanan davacının, güvenlik soruşturmasının ve arşiv araştırmasının olumsuz olduğundan bahisle 11.09.2017 tarih ve 112125 Sayılı atama kararnamesinin iptaline ilişkin 21.09.2017 tarih ve E.118016/0133638 Sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari Dava Türleri ve İdari Yargı Yetkisinin Sınırı" başlıklı 2. maddesinin 1. fıkrasında, iptal davaları, "idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu, maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar" olarak tanımlanmış, 2. fıkrasında ise, "İdari yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır. İdari mahkemeler; yerindelik denetimi yapamazlar, yürütme görevinin kanunlarda ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremezler." hükmü yer almıştır.
657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinin A bendinin 8 Sayılı alt bendinde, "Güvenlik soruşturması ve/veya arşiv araştırması yapılmış olmak." Devlet memurluğuna alınacaklarda aranacak genel şartlar arasında sayılmıştır.
12/04/2000 tarih ve 24018 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliği'nin dava konusu işlemin tesis edildiği tarihteki yürürlükteki haliyle 15. maddesinde; Yaptırılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda elde edilen verilerin değerlendirilmesi amacıyla gerektiğinde kişinin gizlilik dereceli birim, kısım ve gizlilik dereceli yerler ile askeri, emniyet ve istihbarat teşkilatları, ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde çalıştırılıp çalıştırılmamaları, yer değiştirerek bu görevlere devam edip etmemeleri ile 657 Sayılı Kanun'un 48. maddesi kapsamında belirtilen şartları taşıyıp taşımadığı gibi hususları incelemek ve sonucunu sorumlu amirin takdirine sunmak üzere; bakanlıklarda müsteşarın, diğer kamu kurum ve kuruluşlarında en üst amirin, üniversitelerde rektörün, illerde valinin başkanlığında, personel birim amiri, hukuk müşaviri ve varsa güvenlik işlerinden sorumlu birim amirinden oluşan değerlendirme komisyonu kurulur. düzenlemesi yer almıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden; Antalya İli, Elmalı İlçesi Devlet Hastanesi'nde doktor olarak görev yapan davacının, 2017 yılı ilkbahar dönemi Tıpta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı sonucunda, Akdeniz Üniversitesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Acil Tıp Anabilim Dalına araştırma görevlisi olarak yerleştirildiği ve 11.09.2017 tarih ve 112125 Sayılı atama kararnamesi ile atamasının anılan birime yapıldığı, davacı hakkında yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz olduğundan bahisle 21.09.2017 tarih ve E.118016 Sayılı işlemle atamasının iptal edilmesi üzerine anılan işlemin iptali istemiyle görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun yukarıda aktarılan 2. maddesinin 1. fıkrasındaki tanım dikkate alındığında, iptal davalarında idari işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat olmak üzere beş ayrı unsur yönünden yargısal denetiminin yapılacağı anlaşılmakla birlikte, mevzuatta bunlardan hangisinin veya hangilerinin diğerlerine göre daha öncelikli olduğu, bir unsur yönünden hukuka aykırılık tespit edilmiş iken, diğer unsurlar yönünden de hukukilik denetimi yapılmasına gerek olup olmadığı noktasında açık bir düzenleme bulunmamaktadır. Bununla birlikte, yetki ve şekil unsurlarının idari işlemin yapılış biçimine, başka bir deyişle idari usule; sebep, konu ve maksat unsurlarının ise idari işlemin içeriğine, başka bir deyişle esasına ilişkin olduğu dikkate alındığında, bu beş unsurun iki ana kategoriye ayrılması mümkündür.
Anayasal ve yasal düzenlemeler çerçevesinde uygulanması zorunlu olan idari yargı kararlarının nasıl uygulanacağının belirlenmesinde kararın gerekçesine göre değerlendirme yapılması gerekmektedir. Yetki ve/veya şekil unsurlarında hukuka aykırılık bulunarak idari işlemin iptal edilmesi durumunda, kararın gerekçesine göre yetkili makamdan yeniden onay alınarak veya idari yargı kararında tespit edilen şekil eksikliği giderilerek yeniden işlem tesisi mümkün iken; sebep, konu ve maksat unsurlarında hukuka aykırılık bulunması nedeniyle idari işlemin iptal edilmesi durumunda çoğu zaman kararın gerekçesine göre aynı konuda yeniden işlem tesisi mümkün olmamaktadır.
Öte yandan, yetki ve şekil unsurlarındaki hukuka aykırılık nedeniyle iptal kararı verilmesi durumunda, bu kez yetkili makam tarafından konu yeniden değerlendirileceğinden, ilk işlemden farklı yönde bir iradenin ortaya konulabileceği, yeniden tesis edilen işlemin davacının lehine de olabileceği açıktır.
Bu bakımdan, idari yargı yerlerince yetki ve şekil unsurlarında hukuka aykırılık bulunduktan sonra sebep, konu ve maksat unsurları yönünden de değerlendirme yapılarak iki ayrı gerekçeyle iptal kararı verilmesi durumunda, kararın nasıl uygulanacağı konusunda belirsizlik oluşabileceği gibi daha önce irade açıklamasında bulunmayan ve konuyu ilk defa değerlendirecek olan yetkili makam açısından Mahkemenin işin esasına ilişkin iptal gerekçesi karşısında kullanılabilecek bir takdirin kalmayabileceği, bunun da idari işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini ortadan kaldıracak şekilde karar verme yasağına aykırılık teşkil edeceği açıktır.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Mahkemece değerlendirme komisyonu kararı alınmadan tesis edilen dava konusu işlemin şekil yönünden hukuka aykırı olduğu gerekçesi yerinde olmakla birlikte, bu tespitten sonra işin esası hakkında da değerlendirme yapılarak, dava konusu işlemin sebep ve amaç yönlerinden de hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle iptal kararı verilmesi hukuka uygun değildir.
Bu durumda, yukarıda aktarılan Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliği'nin 15. maddesi uyarınca, Rektörün başkanlığında, Yönetmelik'te belirtilen unvanları haiz personelden oluşan Değerlendirme Komisyonu kurulması ve güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda elde edilen verilerin adı geçen komisyonca değerlendirilmesi suretiyle nihai kararın verilmesi için komisyon görüşünün Rektöre sunulması gerekmekte iken, Değerlendirme Komisyonu kurulmadan ve anılan komisyonun görüşü olmadan tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık, dava konusu işlemin iptali yolundaki istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararında sonucu itibariyle isabetsizlik görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun yukarıda yer verilen gerekçe doğrultusunda REDDİNE, istinaf aşamasında yapılan 53,00.-TL yargılama giderinin istinaf yoluna başvuran davalı idare üzerinde bırakılmasına, istinaf aşamasında davacının gider avansından karşılanan 10,50.-TL yargılama giderinin davalı tarafından davacıya ödenmesine, artan posta ücretinin Mahkemesi'nce davacıya iadesine, 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca kesin olmak üzere, 17.01.2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)