İSTEMİN ÖZETİ: Davacılar tarafından 23.07.2016 tarihli ve 29779 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 667 sayılı "Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname" uyarınca Hazine'ye devredilen ….. Tıp Merkezi Görüntüleme Sağlık ve Hizmet Tic. Ltd. Şti'nin faaliyette bulunduğu "……." adresindeki taşınmazın maliki oldukları, devredilen ……. Tıp Merkezi Görüntüleme Sağlık ve Hizmet Tic. Ltd. Şti.'nin devre konu menkul mallarının tespiti yapılırken, yapı sahibi kiralayan sıfatıyla kendilerine ait menkul malların da devre konu edilerek el konulmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada; 670 sayılı KHK ile bu KHK'nın Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair 6749 sayılı kanun ve 675 sayılı KHK hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; kapatılan Kurumlara ilişkin idari yargıda dava açılabilmesi için ilgili idare tarafından 670 sayılı KHK gereğince değerlendirme yapılarak devredilen .......... Tıp Merkezi Görüntüleme Sağlık ve Hizmet Tic. Ltd. Şti.'nin devre konu edilen menkul mallarına el konulup konulmayacağı konusunda karar niteliğinde tesis edilmiş bir işlem bulunması gerektiği sonucuna varılmış olup, bu nedenle, bu aşamada ilgili idare tarafından devre konu edilen menkul mallarına el konulup konulmayacağı konusunda verilmiş kesin ve yürütülebilir bir işlem bulunmadan açılan davanın incelenme olanağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın incelenmeksizin reddine ilişkin olarak Ankara 3. İdare Mahkemesince verilen 29/03/2018 gün ve E:2016/4997, K:2018/788 sayılı kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
ANKARA VALİLİĞİ VE SAĞLIK BAKANLIĞI SAVUNMASININ ÖZETİ: Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI SAVUNMASININ ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 12. İdari Dava Dairesince 2577 sayılı Yasanın değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava, davacılar tarafından 23.07.2016 tarihli ve 29779 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 667 sayılı "Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname" uyarınca Hazine'ye devredilen .......... Tıp Merkezi Görüntüleme Sağlık ve Hizmet Tic. Ltd. Şti'nin faaliyette bulunduğu ".........." adresindeki taşınmazın maliki oldukları, devredilen .......... Tıp Merkezi Görüntüleme Sağlık ve Hizmet Tic. Ltd. Şti.'nin devre konu menkul mallarının tespiti yapılırken, yapı sahibi kiralayan sıfatıyla kendilerine ait menkul malların da devre konu edilerek el konulmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin "Kapatılan kurum ve kuruluşlara ilişkin tedbirler" başlıklı 2. maddesinde "Milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen Fethullahçı Terör Örgütüne (FETÖ/PDY) aidiyeti, iltisakı veya irtibatı belirlenen; ...a) Ekli (I) sayılı listede yer alan Özel Sağlık Kurum ve Kuruluşları kapatılmıştır." hükmü yer almış, Ekli (I) sayılı listede, .......... Tıp Merkezi de yer almış, anılan KHK hükümleri 6749 sayılı kanun ile yasalaşmıştır.
670 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin "Devir işlemlerine ilişkin tedbirler" başlıklı 5. maddesinde "20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan Kanun Hükmünde Kararnameler gereğince kapatılan ve Vakıflar Genel Müdürlüğüne veya Hazineye devredilen kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve dağıtım kanallarının her türlü taşınır, taşınmaz, malvarlığı, alacak ve hakları ile belge ve evraklarının (devralınan varlık); her türlü tespit işlemini yapmaya, kapsamını belirlemeye, idare etmeye, avans dahil her türlü alacak, senet, çek ve diğer kıymetli evraka ilişkin olarak dava ve icra takibi ile diğer her türlü işlemi yapmaya, devralınan varlıklarla ilgili olup kanaat getirici defter, kayıt ve belgelerle tevsik edilen borç ve yükümlülükleri tespite ve hiçbir şekilde devralınan varlıkların değerini geçmemesi, ek mali külfet getirmemesi, asıl borçlu ve diğer kefiller hakkında kesin aciz vesikası bulunan haller hariç olmak üzere kefaletten doğmaması ve Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ/PDY)’ne veya diğer terör örgütlerine aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olmayan kişilerle gerçek mal veya hizmet ilişkisine dayanması şartıyla bu varlıkların değerlendirilmesi suretiyle bunları uygun bir takvim dahilinde ödemeye, kapatılan kurum ve kuruluşların taahhüt ve garanti ettiği ancak vermediği mal ve hizmet bedellerinin ödemesini durdurmaya veya ödemeye, tahsili mümkün olmadığı anlaşılan veya tahsilinde ve takibinde yarar bulunmayan hak ve alacaklar ile taahhüt ve garantilerin tahsilinden vazgeçmeye, her türlü sulh işlemini yapmaya, devralınan varlıklarla ilişkili kredi veya gerçek bir mal veya hizmet ilişkisine dayanan borçlar nedeniyle konulmuş ve daha önce kaldırılmış takyidatları kredinin veya borcun ödenebilmesini sağlamak amacıyla kaldırıldığı andaki koşullarla tekrar koydurmaya ve ihyaya, menkul rehinleri dikkate almaya, devralınan varlıklara konulan takyidatların sınırlarını belirlemeye ve kaldırmaya, finansal kiralama dahil sözleşmelerin feshine veya devamına karar vermeye, devralınan varlıkların idaresi, değerlendirilmesi, elden çıkarılması için gerekli her türlü tedbiri almaya, gerektiğinde devralınan varlıkların tasfiyesi veya satışı amacıyla uygun görülen kamu kurum ve kuruluşlarına devretmeye, devir kapsamında olmadığı belirlenen varlıkları iadeye, kapatılanların gerçek kişiye ait olması halinde devralınacak varlıkların kapsamını belirlemeye, tereddütleri gidermeye, uygulamaları yönlendirmeye, bütün bu işlemleri yapmak amacıyla usul ve esasları belirlemeye, vakıflar yönünden Vakıflar Genel Müdürlüğü, diğerleri yönünden Maliye Bakanlığı yetkilidir...(4) Birinci fıkra kapsamında tespite konu edilebilecek borç ve yükümlülüklere ilişkin olarak hak iddiasında bulunanlarca bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altmış günlük hak düşürücü süre içerisinde ilgili idaresine kanaat getirici defter, kayıt ve belgelerle müracaat edilir. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra yapılacak kapatma işlemlerinde ise altmış günlük süre kapatma tarihinden itibaren başlar. (5)(Değişik: 2/1/2017-KHK-679/6 md.) Borçların ödenmesinde, kamu idarelerine ödenmesi gereken vergi, resim, harç, fon kesintisi, pay gibi borçlar, çalışanların sigorta primleri, rehinli alacaklar, enerji, iletişim ve su kullanım borçları, çeşidine bakılmaksızın beşyüz Türk Lirasını geçmeyen borçlar ve diğerleri şeklinde sıralama esas alınır. Kapatılan özel öğretim kurum ve kuruluşları, kurs, dershane, öğrenci yurtları ve pansiyonlara avans veya peşin ödeme şeklinde kapatma tarihinden sonraki dönemler için ifa edilmiş olan öğrenim ve barınma bedelleri, yukarıda belirtilen sıraya tabi tutulmaksızın iade edilir." hükmü yer almaktadır.
675 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin "Dava ve takip usulü" başlıklı 16. maddesinde; "(1) 20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler gereğince kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve dağıtım kanalları ile bunların sahibi gerçek veya tüzel kişiler aleyhine 17/8/2016 tarihinden önce açılan davalar ile bu kapsamda Hazine ile Vakıflar Genel Müdürlüğüne husumet yöneltilen davalarda mahkemelerce, 15/8/2016 tarihli ve 670 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 5 inci maddesi uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle red kararı verilir. Bu kararlar duruşma günü beklenmeksizin dosya üzerinden kesin olarak verilir ve davacılara resen tebliğ edilir. Tarafların yaptığı yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılır. ... (4) Birinci ve ikinci fıkralar uyarınca verilen kararlarda davacı veya alacaklının 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5 inci maddesinde belirtilen usule uygun olarak ilgili idari makama, tebliğ tarihinden itibaren otuz günlük hak düşürücü süre içinde başvurabileceği belirtilir. İdari başvuru üzerine idari merci tarafından verilecek karar aleyhine idari yargıda dava açılabilir. İdari yargının verdiği karar kesin olup, uyuşmazlık adli yargıda hiçbir şekilde dava konusu yapılamaz." kuralına yer verilmiş bulunmaktadır.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacılar tarafından 23.07.2016 tarihli ve 29779 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 667 sayılı "Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname" uyarınca Hazine'ye devredilen .......... Tıp Merkezi Görüntüleme Sağlık ve Hizmet Tic. Ltd. Şti'nin faaliyette bulunduğu ".........." adresindeki taşınmazın maliki oldukları, devredilen .......... Tıp Merkezi Görüntüleme Sağlık ve Hizmet Tic. Ltd. Şti.'nin devre konu menkul mallarının tespiti yapılırken, yapı sahibi kiralayan sıfatıyla kendilerine ait menkul malların da devre konu edilerek el konulmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı, İdare mahkemesince, 670 sayılı KHK ile bu KHK'nın Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair 6749 sayılı Kanun ve 675 sayılı KHK hükümleri kapsamında kapatılan Kurumlara ilişkin idari yargıda dava açılabilmesi için ilgili idare tarafından 670 sayılı KHK gereğince değerlendirme yapılarak ödemenin yapılıp yapılmayacağı konusunda karar niteliğinde tesis edilmiş bir işlem bulunması gerektiği ilgili idare olan Maliye Bakanlığı'nca verilmiş bir karar bulunmadığı davacının talebinin inceleme aşamasında olduğundan açılan davanın esasının incelenmesine olanak bulunmadığı gerekçesi ile davanın incelenmeksizin reddi yolunda karar verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 10. ve 11.maddelerinde idari başvuru üzerine merci tarafından tesis edilecek idari işlem aleyhine idari yargıda dava açılabilmesine olanak tanındığı ve bunun aksi yönünde herhangi bir düzenlemeye de yer verilmediği ayrıca sonuç itibariyle 60 gün içinde cevap verilmemesinin de istemin reddi sayılacağı, bu zımni ret işleminin de idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi zorunlu bir idari işlem niteliği taşıdığı dikkate alındığında, başvurunun zımnen reddedilmesinde hukuka uyarlık bulunup bulunmadığı hususunda incelenerek bir karar verilmesi gerekirken ortada bir idari işlem bulunmadığı gerekçesiyle davanın incelenmeksizin reddine ilişkin mahkeme kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Olayda, davacılar tarafından dava dilekçelerinde 16/08/2016 günlü dilekçe ile idarelere başvurulduğu belirtilmiş olup, davanın 09/09/2016 tarihinde açıldığı, bu haliyle zımni reddi henüz oluşmadığı dikkate alındığında, mahkemenin kararında sonuç olarak hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan gerekçeyle reddine, Ankara 3. İdare Mahkemesince verilen 29/03/2018 gün ve E: 2016/4997, K: 2018/788 sayılı karar usul ve hukuka uygun olup kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, davacının istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçe ile REDDİNE, istinaf safhasındaki yargılama giderlerinin başvuruda bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan miktarın istinaf isteminde bulunana iadesine, 2577 sayılı Yasanın 45/6. maddesi uyarınca kesin olarak 10/01/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)