(5510 S. K. m. 25)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı tarafından; 02.06.2013 tarihinde Ankara ilinde düzenlenen protesto gösterilerinde polis tarafından ateşlenen gaz bombası fişeğinin başına isabet etmesi ile yaralandığı, idarenin bu eyleminin kanuna aykırı olduğu, fotoğrafçılık mesleği icabı fotoğraf çekmek için orada bulunduğu ve olayların tarafı olmadığı, kusurun tamamının idarede olduğu iddia edilerek, bu olaydan ötürü uğranılan maddi ve manevi zararlara karşılık olmak üzere 100,00-TL (ıslah talebinden sonra 157.526,03-TL) maddi ve 150.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarelerce ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada; mevzuat çerçevesinde toplumsal olaylarda kitleleri dağıtmak için kullanılan bir silah olan gaz bombası fişeğinin fotoğraf çeken davacının başına isabet etmesi olayında idarenin güç kullanma yetkisinde sınırın aşıldığı, idarenin toplumsal olaylara müdahale etme hizmetinin yerine getirilmesinde kusurlu davrandığı, adli tıp raporu ile bu kusurun olayların tarafı olmayan bir vatandaş olarak davacının yaralanmasına ve dolayısıyla zarar görmesine neden olduğu, idareye karşı herhangi bir mukavemeti ve hukuka aykırı herhangi bir eylemi ortaya konulmayan davacının zararın meydana gelmesinde müteferrik bir kusurunun bulunmadığı, 3. Adli Tıp İhtisas Kurulu kararı ile davacının %34 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiğinin ortaya konulduğu, bilirkişi raporunda davacının geçici iş görmezlik zararının 1.578,73 TL, sürekli iş görmezlik zararının 155.947,30 TL olduğunun saptandığı, bu durumda toplam 157.526,03 TL maddi zararının davacıya ödenmesi gerektiği, davacının gözünün görme işlevinin ve dolayısıyla kazanma gücünün önemli ölçüde kayba uğraması nedeniyle elem ve üzüntü yaşadığı, bu nedenle 50.000,00 TL manevi tazminatın da davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle maddi tazminat isteminin kabulü ile 157.526,06 TL maddi tazminatın ve 50.000,00 TL manevi tazminatın davalı idarelerce davacıya ödenmesine, hüküm altına alınan 100.000,00 TL maddi tazminat ile 50.000,00 TL manevi tazminata idarelere başvuru tarihi olan 03.04.2014 tarihinden itibaren kalan maddi tazminat tutarına ıslah dilekçesinin idarelere tebliğ tarihi olan 13.02.2017 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine ilişkin olarak Ankara 5. İdare Mahkemesi'nce verilen 22.03.2017 günlü E:2014/1286, K:2017/908 sayılı kararın davacı tarafından aleyhlerine harca hükmedilemiyeceği, faizin olay tarihinden itibaren hesaplanması gerektiği, manevi tazminat talebinin tamamının kabulü gerektiği, davalı idarelerce toplumsal düzeni korumak dışında bir amaç güdülmediği, davacıya zarar verilmesinde kusurlarının olmadığı, olayda tazminat koşullarının gerçekleşmediği bu nedenle, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
İÇİŞLERİ BAKANLIĞININ SAVUNMASININ ÖZETİ: Mahkeme kararının redde ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek, istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜNÜN SAVUNMASININ ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
DAVACININ SAVUNMASININ ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 10. İdari Dava Dairesince, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 10. İdari Dava Dairesinin 08/11/2017 tarih ve E:2017/917, K:2017/1036 sayılı kararının Danıştay 10. Dairesinin 02/07/2018 tarih ve E:2018/41, K:2018/2311 sayılı kararı ile maddi tazminata ilişkin kısmı yönünden bozulması üzerine, bozma kararına uyularak 2577 sayılı Yasanın değişik 50. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
Dava; davacı tarafından; 02.06.2013 tarihinde Ankara ilinde düzenlenen protesto gösterilerinde polis tarafından ateşlenen gaz bombası fişeğinin başına isabet etmesi ile yaralandığı, idarenin bu eyleminin kanuna aykırı olduğu, fotoğrafçılık mesleği icabı fotoğraf çekmek için orada bulunduğu ve olayların tarafı olmadığı, kusurun tamamının idarede olduğu iddia edilerek, bu olaydan ötürü uğranılan maddi ve manevi zararlara karşılık olmak üzere 100,00-TL (ıslah talebinden sonra 157.526,03-TL) maddi ve 150.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarelerce ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Ankara 5. İdare Mahkemesince; mevzuat çerçevesinde toplumsal olaylarda kitleleri dağıtmak için kullanılan bir silah olan gaz bombası fişeğinin fotoğraf çeken davacının başına isabet etmesi olayında idarenin güç kullanma yetkisinde sınırın aşıldığı, idarenin toplumsal olaylara müdahale etme hizmetinin yerine getirilmesinde kusurlu davranıldığı, adli tıp raporu ile bu kusurun olayların tarafı olmayan bir vatandaş olarak davacının yaralanmasına ve dolayısıyla zarar görmesine neden olduğu, idareye karşı herhangi bir mukavemeti ve hukuka aykırı herhangi bir eylemi ortaya konulmayan davacının zararın meydana gelmesinde müterafik bir kusurunun bulunmadığı, 3. Adli Tıp İhtisas Kurulu kararı ile davacının %34 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiğinin ortaya konulduğu, bilirkişi raporunda davacının geçici iş görmezlik zararının 1.578,73 TL, sürekli iş görmezlik zararının 155.947,30 TL olduğunun saptandığı, bu durumda toplam 157.526,03 TL maddi zararının davacıya ödenmesi gerektiği; öte yandan, davacının gözünün görme işlevinin ve dolayısıyla kazanma gücünün önemli ölçüde kayba uğraması nedeniyle elem ve üzüntü yaşadığı, bu nedenle 50.000,00 TL manevi tazminatın da davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle maddi tazminat isteminin kabulü ile 157.526,06 TL maddi tazminatın ve 50.000,00 TL manevi tazminatın davalı idarelerce davacıya ödenmesine, hüküm altına alınan 100.000,00 TL maddi tazminat ile 50.000,00 TL manevi tazminata idarelere başvuru tarihi olan 03/04/2014 tarihinden itibaren, kalan maddi tazminat tutarına ıslah dilekçesinin idarelere tebliğ tarihi olan 13/02/2017 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Anılan karara karşı taraflarca istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Ankara Bölge İdare Mahkemesi Onuncu İdare Dava Dairesi'nin 08/11/2017 tarih ve E:2017/917, K:2017/1036 sayılı kararıyla istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Taraflarca Ankara Bölge İdare Mahkemesi Onuncu İdare Dava Dairesi'nin 08/11/2017 tarih ve E:2017/917, K:2017/1036 sayılı kararının aleyhlerine ilişkin olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulmasının istenilmesi üzerine; Danıştay onuncu Dairesinin 02.07.2018 günlü, E:2018/41, 2018/2311 sayılı kararı ile kararın manevi tazminata ve ıslah edilen kısım için uygulanacak faizin başlangıç tarihine ilişkin kısmı onanmış, maddi tazminata ilişkin kısmı ise;
"5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunun "Malül sayılma" başlıklı 25. maddesinin 1. Fıkrasında, "Sigortalının veya işverenin talebi üzerine Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurullarınca usulüne uygun düzenlenecek raporlar ve dayanağı tıbbî belgelerin incelenmesi sonucu, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalılar için çalışma gücünün veya iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az % 60'ını, (c) bendi kapsamındaki sigortalılar için çalışma gücünün en az % 60’ını veya vazifelerini yapamayacak şekilde meslekte kazanma gücünü kaybettiği Kurum Sağlık Kurulunca tespit edilen sigortalı, malûl sayılır." hükmü yer almıştır.
02/06/2013 tarihinde Ankara ilinde düzenlenen protesto gösterilerinde yaralanan ve 07/12/2015 tarihli 3. Adli Tıp İhtisas Kurulu kararı uyarınca çalışma gücünü %34 oranında kaybettiği anlaşılan davacının, yukarıda aktarılan Kanun hükmüne göre çalışma gücünün en az % 60’ını veya vazifesini yapamayacak şekilde meslekte kazanma gücünü kaybetmediği, bir başka ifadeyle meslekte kazanma gücü kaybı oranının %60’ın altında kaldığı, daha fazla efor harcamak suretiyle de olsa çalışmasını sürdürüp yaşlılık aylığına hak kazanması olası bulunduğundan, bilirkişice yasal emeklilik yaşından sonrası yönünden pasif dönem zarar hesabı yapılması doğru görülmemiştir.
Nitekim, pasif döneme ilişkin güç (efor) tazminatı ile ilgili olarak Yargıtay içtihatlarının da bu yönde olduğu görülmektedir.
Bu durumda; İdare Mahkemesince, yukarıda belirtilen husus dikkate alınarak davacının maddi zararının yeniden hesaplanması için bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle karar verilmesi gerekirken, hükme esas alınacak nitelikte olmayan bilirkişi raporuna dayanılarak verilen kararın maddi tazminata ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır." gerekçesiyle bozulmuştur.
Bunun üzerine davacının maddi zararının Danıştay Onuncu Dairesinin bozma kararı doğrultusunda yeniden hesaplanması için bilirkişiden ek rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişiden 11.12.2018 günlü ek rapor alınmış, taraflara tebliğ edilen ek bilirkişi raporuna davalılardan İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan itiraz yerinde görülmeyerek söz konusu rapor hükme esas alınabilecek nitelikte bulunmuştur.
11.12.2018 günlü bilirkişi raporunda; davacının 2 aylık geçici iş görememezlik zararının 1.578,73-TL.den ibaret olduğu, pasif dönem dikkate alınmaksızın yapılan tazminat hesabına göre ise, davacının %34 maluliyet oranına nazaran sürekli iş görememezlik (maluliyet=efor kaybı) zararının 115.028,50-TL olduğu, toplam maddi zararın 116.607,23-TL.den ibaret olduğu belirtilmiştir.
Bu durumda davacının toplam 116.607,23-TL.maddi zararının davalı idarelerce davacıya ödenmesi gerekmektedir.
Öte yandan davacının maddi zararına karşılık 100,00-TL.maddi tazminat istemi ile dava açıp, ıslah talebi ile bu miktarı 157.526,03-TL.ye yükselttiği, Danıştay Onuncu Daire kararı uyarınca ıslah edilen kısım için uygulanacak faizin başlangıç tarihi olarak ıslah dilekçesinin idarelere tebliğ tarihi olan 13.02.2017 tarihinin esas alınması gerektiği, ancak maddi hata sonucu 100,00-TL.nin 100.000,00-TL.olarak yazıldığı anlaşılmış olup, hükmedilen maddi tazminat tutarının 100,00-TL kısmı için davalı idarelere başvuru tarihi olan 03.04.2014 tarihinden; kalan maddi tazminat tutarı için ise, ıslah dilekçesinin davalı idarelere tebliği tarihi olan 13.02.2017 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faize hükmedilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle; davalı idarelerin istinaf istemlerinin kısmen REDDİ, kısmen KABULÜNE, Ankara 5. İdare Mahkemesi'nce verilen 22/03/2017 gün ve E: 2014/1286, K: 2017/908 sayılı kararın, maddi tazminat isteminin kabulü ile 157.526,03-TL maddi tazminatın 100.000,00-TL'si için idarelere başvuru tarihi olan 03.04.2014 tarihinden itibaren, kalan maddi tazminat tutarı yönünden ise ıslah dilekçesinin idarelere tebliği tarihi olan 13.02.2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı idarelerce davacıya ödenmesine ilişkin kısmı yönünden KALDIRILMASINA, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun değişik 45/4 maddesi uyarınca maddi tazminat istemi yönünden yeniden incelenen davanın kısmen REDDİNE, kısmen KABULÜNE,116.607,23-TL maddi tazminatın 100,00-TL'si için idarelere başvuru tarihi olan 03.04.2014 tarihinden itibaren, kalan 116.507,23-TL'sinin ıslah dilekçesinin davalı idarelere tebliği tarihi olan 13.02.2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile davalı idarelerce davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat isteminin ise reddine, manevi tazminat ile birlikte hükmedilen 166.607,23-TL toplam tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 11.380,94-TL nispi karar harcından dava açılışında peşin olarak alınan 1.423,34-TL nispi karar harcının düşülmesi sonucu kalan 9.957,60-TL nispi karar harcının davacıya tamamlattırılmasına,11.380,94-TL nispi karar harcının davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine, aşağıda dökümü yapılan mahkeme, istinaf ve temyiz safhalarında davacı tarafından karşılanan toplam 1.984,91-TL yargılama giderinden davadaki haklılık oranına göre 909,55-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 1.075,36-TL yargılama gideri ile yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen kabul edilen maddi tazminat için 12.078,58-TL avukatlık ücretinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine, istinaf ve temyiz safhalarında davalı idarelerce karşılanan 149,34-TL posta giderinden davadaki haklılık oranına göre 80,91-TL'sinin davalı idareler üzerinde bırakılmasına, 68,43-TL posta gideri ile yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ret edilen maddi tazminat miktarı için 4.851,07-TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine, posta gideri avanslarından artan miktarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara iadesine, 2577 sayılı Yasanın değişik 46.maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay 10.Dava Dairesine temyiz yolu açık olmak üzere, 09/01/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)