(2709 S. K. m. 125) (213 S. K. m. 114, 116, 117, 118, 120, 122, 124, 126) (193 S. K. m. 25, 61, 94, 103, 104)
İSTEMİN ÖZETİ: …… A.Ş. İstanbul 2. Bölge Müdürlüğünde çalışmakta iken, iş akdi 27.12.2011 tarihli ikale sözleşmesiyle sona eren davacıya ödenen ek ödeme bedeli üzerinden kesilen 7.855,76 TL gelir (stopaj) vergisinin iadesi istemiyle Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı'na yapılan düzeltme-şikayet başvurusunun reddine ilişkin 24.02.2017 tarih ve E.23187 sayılı işlemin iptali ile yapılan gelir vergisi kesintisinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iadesi istemiyle açılan davanın reddine karar veren İstanbul 6. Vergi Mahkemesi'nin 28/02/2018 tarih ve E:2017/1692, K:2018/853 sayılı kararının hukuka uygun olmadığı ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: İstinaf isteminin reddi ile kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren İstanbul Üçüncü Vergi Dava Dairesince işin gereği görüşüldü:
İstinaf başvurusu, …. A.Ş. İstanbul 2. Bölge Müdürlüğünde çalışmakta iken, iş akdi 27.12.2011 tarihli ikale sözleşmesiyle sona eren davacıya ödenen ek ödeme bedeli üzerinden kesilen 7.855,76 TL gelir (stopaj) vergisinin iadesi istemiyle Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı'na yapılan düzeltme-şikayet başvurusunun reddine ilişkin 24.02.2017 tarih ve E.23187 sayılı işlemin iptali ile yapılan gelir vergisi kesintisinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iadesi istemiyle açılan davanın reddine karar veren İstanbul 6. Vergi Mahkemesi'nin 28/02/2018 tarih ve E:2017/1692, K:2018/853 sayılı kararının kaldırılması istemine ilişkindir.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 116. maddesinde, vergiye ilişkin hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınması vergi hatası olarak tanımlanmış, 117. maddesinde, matrah hataları, vergi miktarındaki hatalar ve verginin mükerrer olması “hesap hataları” olarak, 118. maddesinde de; mükellefin şahsında hata, mükellefiyette hata, mevzuda hata ve vergilendirme ve muafiyet döneminde hata “vergilendirme hataları” olarak belirtilmiştir. Aynı Kanun’un “düzeltme talebi“ başlıklı 122. maddesinde, mükelleflerin, vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesini vergi dairesinden yazı ile isteyebilecekleri, 124. maddesinde ise, vergi mahkemesinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme talepleri reddolunanların şikayet yolu ile Maliye Bakanlığına müracaat edebilecekleri, 126.maddesinde ise; 114.maddede yazılı zamanaşımı süresi dolduktan sonra meydana çıkarılan vergi hatalarının düzeltilemeyeceği hükme bağlanmıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden, davacının işvereni … A.Ş ile olan iş akdinin 27.12.2011 tarihli sözleşme ile karşılıklı anlaşma yoluyla sona erdirildiği, düzenlenen protokol kapsamında davacıya iş akdinin sona ermesi nedeniyle ek ödenek adı altında toplam brüt 32.406,46 TL ödeme yapıldığı, işverenin bu tutara isabet eden gelir (stopaj) vergisini tevkif ederek bağlı bulunduğu Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Müdürlüğüne beyan edip ödediği, davacının ikale sözleşmesi kapsamında işsizlik sebebiyle yapılan söz konusu ödemenin gelir vergisine tabi olmadığı gerekçesiyle iadesi istemiyle 30.12.2016 tarihinde Ankara Dışkapı Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne düzeltme başvurusunda bulunduğu, başvurunun 31.01.2017 tarih ve 36799 sayılı işlemle reddedildiği, düzeltme başvurusunun reddine ilişkin işleme karşı 22.02.2017 tarihinde yapılan şikayet başvurusunun Gelir İdaresi Başkanlığı'nın 24.02.2017 tarih ve 23187 sayılı işlemle yetkili vergi dairesine başvurulması gerektiğinden bahisle başvurunun işleme konulmaması suretiyle reddedildiği, red işlemine karşı iş bu davanın açıldığı, İstanbul 6.Vergi Mahkemesi'nin 28/02/2018 tarih ve E:2017/1692, K:2018/853 sayılı kararıyla, davacının 2011 Aralık ayında yapılan ödemeye ilişkin olarak 22.02.2017 tarihinde yaptığı başvurunun düzeltme zamanaşımı süresi geçtikten sonra yapıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Davacı tarafından Aralık 2011 döneminde imzalanan ikale sözleşmesi uyarınca kendisine aynı dönemde yapılan ek ödemeden kesilen gelir vergisinin düzeltilerek iadesi istemiyle Dışkapı Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne 31.12.2016 tarihinde sona eren düzeltme zamanaşımı süresi içinde 30.12.2016 tarihinde başvurulmuş olması nedeniyle, 22.02.2017 tarihinde Gelir İdaresi Başkanlığı'na yapılan başvuru tarihi itibariyle düzeltme zamanaşımı süresinin dolduğu, bu suretle düzeltme süresi geçtikten sonra yapılan düzeltme talebinde hukuka uyarlık bulunmadığından bahisle verilen davanın reddine ilişkin İstanbul 6. Vergi Mahkemesi'nin 28/02/2018 tarih ve E:2017/1692, K:2018/853 sayılı kararında hukuka uygunluk bulunmadığından, davacının istinaf isteminin kabulüyle, anılan Mahkeme kararın kaldırılması gerekmektedir.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 25. maddesinin 1. bendinde; ölüm, engellilik, hastalık ve işsizlik sebepleriyle (işe başlatmama tazminatı dahil) verilen tazminat ve yapılan yardımların gelir vergisinden müstesna olduğu açıklanmıştır.
Aynı Kanun'un 61. maddesinde, ücretin, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatler olduğu; 2. fıkrasında, ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olmasının veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartıyla kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunmasının onun mahiyetini değiştirmeyeceği, 94. maddesinin 1. fıkrasının 1. bendinde de, hizmet erbabına ödenen ücretler ile 61. maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalananlar hariç) 103 ve 104. maddelere göre tevkifat yapılacağı öngörülmüştür.
Gelir Vergisi Kanunu'nun 61. maddesinde yer alan ücret ve ücret sayılan ödemelerin ortak özelliği, bu ödemelerin çalışanın işverene bağlılığı ve hizmet karşılığı sağlanan ve para ile temsil edilen yahut temsil edilebilen ödemeler olmasıdır. Yine yasal düzenlemelere göre ancak ücret veya ücret niteliği taşıyan ödemelerden tevkifat yapılacaktır. Dava konusu kesintinin ait olduğu tazminat, davacının çalıştığı ……A.Ş. tarafından, davacının iş akdinin ikale sözleşmesi uyarınca sona erdirilmesi nedeniyle davacıya işsiz kalması sebebiyle yardım amaçlı yapılan bir ödeme olduğundan, bu ödemenin işverene bağlı olarak hizmet karşılığı yapıldığı ve ücret sayılan ödemelerin ortak özelliğini taşıdığından bahsedilemez. Bu itibarla davacıya kıdem tazminatı ve ek ödeme adı altında yapılan söz konusu ödemelerden Gelir Vergisi Kanunu'nun 61. ve 94. maddesinin 1. fıkrasının 1. bendi uyarınca vergi kesintisi yapılmasına olanak bulunmamaktadır.
Bu durumda, çalışma ilişkisini sona erdiren işveren tarafından davacıya yapılan ödemelerin ücret niteliğinde olmaması ve 193 sayılı Kanun'un yukarıda yer verilen 25. maddesi uyarınca gelir vergisinden müstesna tutulması karşısında söz konusu ek ödeme altında yapılan ödemeler üzerinden toplamda gelir vergisi tevkifatı yapılması açık bir vergilendirme hatası olup, davacı tarafından kesilen gelir vergisinin iadesi istemiyle yapılan düzeltme ve şikayet başvurusunun reddinde ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığından, işlemin iptali ile davacıya yapılan ek ödemeden kesilen gelir vergisinin iadesi gerekmektedir.
Bilindiği üzere faiz, paranın sahibinden başkası tarafından kullanılmasının sahibine vermiş olduğu zararın karşılığı, başka bir ifadeyle tazmini olarak tanımlanmaktadır. Hukuken öngörülmeyen bir verginin tahsili sonrası doğan zararın tazmini hususunun da bir hukuk devletinde, Anayasanın 125. maddesinin “İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür” hükmünde tanımını bulan “İdarenin Sorumluluğu” ilkesi çerçevesinde değerlendirilmesi bir zorunluluktur. Bu itibarla, yukarıda açıklandığı üzere tahsili hukuka aykırı bulunan ve idarece tahsili tarihinden işbu karara göre iadesi tarihine kadar geçen süre içinde kullanımından mahrum kalınan tutarın bu husustaki genel hükümleri içeren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’da öngörülen oranda hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davacıya iadesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, davacı istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 6.Vergi Mahkemesi'nin 28/02/2018 tarih ve E:2017/1692, K:2018/853 sayılı kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, dava konusu ikale sözleşmesi uyarınca ödenen ek ödeme bedeli üzerinden yapılan gelir vergisi kesintisinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya iadesine, aşağıda dökümü yapılan 278,65-TL tutarındaki yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 1.512,00 TL avukatlık ücretinin davalı idare tarafından davacıya ödenmesine, artan posta ücretinin iadesine, kararın taraflara tebliği için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 08/01/2019 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
KARŞI OY GEREKÇESİ
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 116. maddesinde; vergi hatası; vergiye ilişkin hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınması olarak tanımlanmış, 117.maddesinde; hesap hataları, 118.maddesinde; vergilendirme hataları düzenlenmiş; vergilendirme hatalarını düzenleyen 118.maddede; açık olarak vergi mevzuuna girmeyen veya vergiden müstesna bulunan gelir, servet, madde, kıymet, evrak ve işlemler üzerinden vergi istenmesi veya alınması, mevzuda hata hali olarak tanımlanarak, vergi hataları arasında sayılmış; ''Düzeltme yetkisi ve reddiyat'' başlıklı 120.maddesinde; vergi hatalarının düzeltilmesine, ilgili vergi dairesi müdürünün karar vereceği, 122.maddesinde; mükelleflerin, vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesini vergi dairelerinden yazı ile isteyebilecekleri, 124.maddesinde; vergi mahkemesinde dava açma süresi geçtikten sonra yapılan düzeltme talepleri red olunanların şikayet yolu ile Gelir İdaresi Başkanlığı’na başvurabileceği hükme bağlanmıştır.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Düzeltme ve Şikayet Müessesesi"ni düzenleyen 116 ila 126. maddeleri hükümlerinden; mükelleflerce, vergi hatası bulunduğunun iddia edilmesi halinde vergi hatasının giderilmesine ilişkin düzeltme başvurusunun yetkili Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne yapılması ve düzeltme başvurusunun reddi üzerine şikayet yolu ile Gelir İdaresi Başkanlığı’na başvurulması gerekmektedir.
Olayda, …… A.Ş. 2.Bölge Müdürlüğü'nde çalışmakta iken iş akdi fesh edilen davacıya ödenen ikale bedeli üzerinden tahsil edilen gelir vergisinin iadesi istemiyle önce düzeltme yetkisi bulunmayan Dışkapı Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne başvuruda bulunulduğu ve başvurunun reddi üzerine Gelir İdaresi Başkanlığı'na şikayet başvurusu yapılarak reddi üzerine İstanbul 6.Vergi Mahkemesi'nde iş bu davanın açıldığı ve davanın düzeltme başvurusunun zamanaşımı süresi içinde yapılmadığından bahisle reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 116. ve müteakip maddeleri uyarınca vergi hatalarının giderilmesi kapsamında bahse konu gelir vergisine ait tahakkuk ve tahsilat işlemlerini gerçekleştiren yetkili vergi dairesine düzeltme başvurusunda bulunulması, düzeltme başvurusunun reddi üzerine, Gelir İdaresi Başkanlığı'na şikayet başvurusu yapılması gerekirken, vergi hatasını düzeltme yetkisi bulunmayan Dışkapı Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne yapılan düzeltme başvurusunun düzeltme zamanaşımı süresi içinde yapılmış bir başvuru olarak kabul edilmesi hukuken mümkün değildir. Bu durumda düzeltme zamanaşımı süresi içinde yapılmayan düzeltme başvurusunun reddi üzerine, yapılan şikayet başvurusunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenle istinaf istemine konu davanın reddine ilişkin İstanbul 6. Vergi Mahkemesi'nin 28/02/2018 tarih ve E:2017/1692, K:2018/853 sayılı kararında anılan gerekçe ile sonucu itibariyle hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf isteminin reddi gerektiği görüşüyle aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum. (¤¤)