(2873 S. K. m. 4)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacılar tarafından, Orman ve Su İşleri Bakanlığınca onaylanan 26/10/2015 tarihli Antalya Beydağları Sahil Milli Parkı uzun devreli gelişim revizyon planının iptali istemiyle açılan davada; uyuşmazlık konusu plana ilişkin, Çevre ve Şehircilik Bakanlığının kuruluş ve yetkilerini düzenleyen 644 ve 648 sayılı KHK'larla 08.08.2011 tarihinde yapılan değişikliklerle milli parklarla ilgili her ölçekte plan yapma ve onama yetkisinin Çevre ve Şehircilik Bakanlığının Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğüne verildiği, Milli Parklar Kanununun 4.maddesi Orman ve Su İşleri Bakanlığına milli parklarda iskan ve yapılaşmaya konu olacak planları onaylama görev ve yetkisini vermediği, Orman ve Su İşleri Bakanlığının görevi bu alanların kuruluş, geliştirme ve işletilmelerini sağlamak olduğu, ancak dava konusu uzun devreli gelişim planında imara ilişkin yapılanmanın mevcut olduğunun görülmesi karşısında, davalı idarenin planı onaylama yetkisinin bulunmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı, bilirkişi raporunda yer alan görüşler doğrultusunda, dava konusu planın 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu ile 644 ve 648 sayılı KHK'lar kapsamında yetki unsuru yönünden hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle Antalya 3. İdare Mahkemesi'nce verilen dava konusu işlemin iptaline ilişkin 06/06/2018 gün ve E:2016/649, K:2018/624 sayılı kararın; davalı idare vekilince, üst kademe planların, alt kademesindeki planlara hedef koyan, yol gösteren ve ilke belirleyen planlar olduğu, 26/10/2015 tarihinde onaylanmış olan Beydağları Sahil Milli Parkı UDGRP yapılaşmayı düzenleme amacıyla hazırlanıp onaylanan bir plan olmadığı, 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu kapsamında Beydağları Sahil Milli Parkı'nda etkin yönetimin sağlanması maksadıyla hazırlanan UDGRP üst ölçekli bir plan niteliğinde olduğundan detay hususların alt ölçekli plan ve uygulama programlarında çözümlenmesinin öngörüldüğü, UDGRP kullanılan teknik ve plan yapım tekniği gereği üst ölçek bir plan (leke plan) olduğu için plan karar ve hükümlerinde kullanım kararlarının belirtildiği, uygulama ölçeğinde planların yapımı konusunda ise ilkelerin belirlendiği bir plan olduğu, plan karar ve hükümlerinde, ilgili mevzuat çerçevesinde yapımı gereken alt ölçek planlar konusunda hükümlerin yer aldığı, bu ölçekteki planlardan ayrı olarak kendi bütününde değerlendirileceği, ayrı bir plan özelliği taşıdığının göz önünde bulundurulacağı, gelişme planı uyarınca iskân ve yapılaşmaya konu olacak yerler için, imar mevzuatına göre imar uygulama planları, milli park gelişme planı hüküm ve kararlarına uygun olarak hazırlanacağı veya hazırlattırılarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığının onayı ile yürürlüğe konulacağı, Beydağları Sahil Milli Parkı uzun devreli gelişme revizyon planının, planlama ilkelerine ve mevzuata uygun olarak hazırlandığı, plan ile getirilen işlevler ve bunlar sonucunda oluşacak yapılaşmaların, önceki Mahkeme kararlarına, Milli Parklar Kanunu ve ilgili mevzuatta belirlenen esaslara, şehircilik ilkelerine ve kamu yararına uygun düzenlemeler olduğu iddialarıyla istinaf yoluyla kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Konya Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü;
Dava, Orman ve Su İşleri Bakanlığı tarafından onaylanan 26/10/2015 tarihli Antalya Beydağları Sahil Milli Parkı uzun devreli gelişim revizyon planının iptali istemiyle açılmıştır.
Davalı idarece süre aşımı itirazında bulunulmuş ise de; davaya konu gelişme revizyon planının idarece askıya/ilana çıkarıldığına dair bir bilgi-belge bulunmadığı gibi, bu planların dayanağı olan 2873 sayılı Yasada da özel bir ilan/itiraz usulünün düzenlenmediği, hâl böyle olunca davacıların dava konusu işlemi öğrendikleri tarihe itibar edilmesinin gerektiği anlaşılmakla, idarenin süre aşımı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
Yine davalı idarece ehliyet itirazında bulunulmuş ise de; davacıların birçoğunun aynı yerle ilgili olarak daha önce açılan davalarda davacı konumunda olduğu, ayrıca davacıların o yörede yaşayan insanlar, konu ile ilgili faaliyet gösteren dernekler ve Mimarlar Odası olması sebebiyle işbu davayı açmak noktasında meşru ve güncel menfaatlerinin bulunduğunun kabulü gerektiği, bu nedenle davalı idarenin ehliyet itirazı yerinde görülmemiştir.
Davalı idarenin görev itirazına gelince, Danıştay Kanununun 24. maddesi ile 2577 sayılı Yasa hükümleri uyarınca işbu davanın görüm ve çözümünde Antalya İdare Mahkemesinin görevli ve yetkili olduğu da açıktır.
2873 sayılı Milli Parklar Kanununun 4.maddesinde; "Bu Kanun hükümlerine göre milli park olarak belirlenen yerlerin özellik ve nitelikleri gözönünde tutularak, koruma ve kullanma amaçlarını gerçekleştirmek üzere, kuruluş, geliştirme ve işletilmelerini kapsayan gelişme planı, ilgili bakanlıkların olumlu görüşleri ve gerektiğinde fiili katkılarıyla, Orman ve Su İşleri Bakanlığınca hazırlanır ve yürürlüğe konur. Gelişme planı uyarınca iskan ve yapılaşmaya konu olacak yerler için, imar mevzuatına göre imar uygulama planları, milli park gelişme planı hüküm ve kararlarına uygun olarak hazırlanır veya hazırlattırılarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığının onayı ile yürürlüğe konulur. Üçüncü madde hükümleri uyarınca tabiat parkı, tabiat anıtı ve tabiatı koruma alanı olarak belirlenen yerler için gerekli projeler, Kültür ve Turizm Bakanlığının görüşü alınarak Orman ve Su İşleri Bakanlığınca hazırlanır ve yürürlüğe konur. Bu Kanun kapsamına giren yerlerdeki turizm bölge, alan ve merkezlerinde, turizm yatırımlarına ilişkin plan kararları Çevre ve Şehircilik ile Orman ve Su İşleri Bakanlıklarının görüşü alınarak sonuçlandırılır. " hükmüne yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; davacıların bir kısmı tarafından, Antalya Beydağları Uzun Devreli Gelişim Revizyon tadilatının Kındılçeşme Çadırlı Kamp alanı kısmı ve buna bağlı 1/1000lik uygulama imar planının iptali istemiyle dava açıldığı, anılan davada Danıştay 6.Dairesi E:2009/5136, K:2013/3540 sayılı kararı ile dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, 11/02/2016 tarihli dilekçe ile davalı idareye mahkeme kararının uygulanıp uygulanmadığı, planda ne gibi değişiklikler yapıldığı konusunda yapılan başvuruya 18/03/2016 tarihli verilen cevapta 26/10/2015 tarihli Antalya Beydağları Sahil Milli Parkı Uzun Devreli Gelişim Revizyon Planının onanarak yürürlüğe girdiğinin belirtildiği, davacılar tarafından mahkeme kararına uyulmadığı, kamp alanında yapılaşmanın önünün açıldığı iddiaları ile anılan planın iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı, Antalya 3. İdare Mahkemesi'nin 06/06/2018 gün ve E:2016/649, K:2018/624 sayılı kararı ile de;"Uyuşmazlık konusu plana ilişkin, Çevre ve Şehircilik Bakanlığının kuruluş ve yetkilerini düzenleyen 644 vve 648 sayılı KHK'larla 08.08.2011 tarihinde yapılan değişikliklerle milli parklarla ilgili her ölçekte plan yapma ve onama yetkisi Çevre ve Şehircilik Bakanlığının Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğüne verildiği, Milli Parklar Kanununun 4.maddesi Orman ve Su İşleri Bakanlığına milli parklarda iskan ve yapılaşmaya konu olacak planları onaylama görev ve yetkisini vermediği, Orman ve Su İşleri Bakanlığının görevi bu alanların kuruluş, geliştirme ve işletilmelerini sağlamak olduğu, ancak dava konusu uzun devreli gelişim planında imara ilişkin yapılanmanın mevcut olduğunun görülmesi karşısında, davalı idarenin planı onaylama yetkisinin bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır. Bu durumda, yukarıda özetlenen bilirkişi raporunda yer alan görüşler doğrultusunda, dava konusu planın 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu ile 644 ve 648 sayılı KHK'lar kapsamında yetki unsuru yönünden hukuka aykırı olduğu anlaşılmıştır." gerekçesiyle dava konusu işlemin yetki unsuru yönünden iptaline karar verildiği görülmüş ise de;
Milli parklarda planlama hususundaki idari yetkilerin yukarıda atıf yapılan 2873 sayılı Yasada açıkça belirlendiği, buna göre milli parklarda gelişme planlarının Orman Bakanlığınca, bu alanlardaki imar planlarının ise Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca onaylanacağı, olayda davaya konu işlemin imar planı değil gelişme revizyon planı olduğu için bu planı yapma yetkisinin davalı idarede olduğu, bu nedenle dava konusu işlemde yetki unsuru yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Buradan hareketle dava konusu planın diğer yönleriyle incelemesine geçildiğinde;
Dava konusu uzun devreli gelişme revizyon planın planlama ve koruma ilkelerine, kamu yararına uygun olup olmadığı için İdare Mahkemesince keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişiler Şehir Plancısı Prof. Dr. ........., Şehir Plancısı Prof. Dr. ......... ve Şehir Plancısı Doç. Dr. ......... tarafından hazırlanan 16.03.2018 tarihinde mahkeme kayıtlarına giren raporda özetle;"Çevre ve Şehircilik Bakanlığının kuruluş ve yetkilerini düzenleyen 644 ve 648 sayılı KHK'larla 08.08.2011 tarihinde yapılan değişikliklerle milli parklarla ilgili her ölçekte plan yapma ve onama yetkisi Çevre ve Şehircilik Bakanlığının Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğüne verilmiştir. Bu kararnamenin devamı olarak düzenlenen Milli Parklar Kanununun 4.maddesi Orman ve Su İşleri Bakanlığına milli parklarda iskan ve yapılaşmaya konu olacak planları onaylama görev ve yetkisini vermemektedir. Orman ve Su İşleri Bakanlığının görevi bu alanların kuruluş, geliştirme ve işletilmelerini sağlamaktır. Milli parklar korunan alanlardan olduğu ve aynı zamanda doğal sit özelliği taşıdığı için böyle bir alanda yapılacak planlama çalışmasının 2863 sayılı Kanun ve ilgili yönetmeliklerine göre koruma amaçlı imar planlaması olması ve hangi kurum tarafından olursa olsun hazırlanan planların ÇSB Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonları tarafından uygun görülerek onay mercilerine ulaştırılması gerekmektedir. Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 6.maddesi uyarınca arazi kullanımı ve yapılaşmada uzun devreli gelişme planlarının esas alınması mümkün değildir. Bu davanın konusu olan Antalya Beydağları Sahil Milli Parkı Uzun Devreli Gelişim Revizyon Planının arazi kullanım ve yapılaşmayı düzenlemek amacıyla hazırlanıp onaylanmış olması belirtilen mevzuatla bağdaşmamaktadır.2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanununun Planlar başlıklı 7.maddesinde yer alan Kültür ve Turizm Bakanlığı "kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgeleri ve turizm merkezleri içinde her ölçekteki planları yapmaya, yaptırmaya, resen onaylamaya ve tadil etmeye yetkilidir" hükmü uyarınca Çevre ve Şehircilik Bakanlığının Göynük ve Kındılçeşme'yi kapsayan planları Kültür ve Turizm Bakanlığının olumlu görüşünü alarak onaylaması gerekecektir. Bilirkişi kurulumuz 644 ve 648 sayılı KHK'lar, Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği, Milli Parklar Kanunu ve 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanununun Orman ve Su İşleri Bakanlığına dava konusu edilen Uzun Devreli Gelişim Planını onaylama yetkisi vermediği, bu nedenle önce dava konusu planın yasal geçerliliğinin Mahkeme tarafından değerlendirilmesi gerektiği görüşündedir. Göynük ve Kındılçeşme kamp alanlarında ayrıcalıklı bir yapılaşmaya olanak tanındığı, tüm milli park alanlarındaki üç kamp alanından ikisi olan Göynük ve Kındılçeşme kamp alanlarında kır evi (bungalov) yapımına izin verildiği görülmektedir. Bu durum önceki mahkeme kararlarına temel teşkil eden bilirkişi raporlarında Uzun Devreli Gelişme Planı için belirtilen sakıncalı plan hükmünün bu planda da devam ettiğini göstermektedir. Danıştay 6.Dairesinin önceki planların iptalinin gerekçelerinin ve sorunların giderilmesine yönelik kararların dava konusu Uzun Devreli Gelişme Planında bulunmadığı görülmektedir. Kamp alanının yüzde 20'si yerine tümü bungalov adıyla yanındaki otelin parçası olan bazıları havuzlu villalara ayrılmıştır. Ayrıca kıyı kenar çizgisinden itibaren 50 metre genişliğindeki alan içinde Kıyı Kanununa aykırı olarak villa bungalovlar inşa edilmiştir. Dava konusu planda bu sorunların düzeltilmesine yönelik hiç bir hüküm bulunmamaktadır. Kındılçeşme kamp alanında bungalovlar dışında kampçı ünitesi düşünülmemiştir. Bungalovlar yönetmelikte belirlenen, kampçı başına otopark alanı dahil 80 metrekare sınırının üzerinde, 27 tanesi 109 m², üçü 196 m²büyüklükte inşa edilmiştir. Turizm tesislerinin belgelendirilmesine ve niteliklerin ilişkin yönetmelikte belirlenen toplam kampçı ünitesi sayısının yüzde yirmisini aşamaz hükmünün uygulamada dikkate alınmadığı görülmekte, dava konusu planda bu sorunu gidermeye yönelik herhangi bir karar bulunmamaktadır."2873 sayılı Milli Parklar Kanununun 14.maddesinin özellikle a, c ve e bentlerinde yasaklanan işlemlerin yapılaması nedeniyle doğal yaşamın nerdeyse tümüne yakınının ortadan kalktığı ve doğal sürecin yok edildiği" saptamasında belirtilen sorunları gidermeye yönelik herhangi bir önlem dava konusu planda yer almamaktadır. Sonuç olarak bilirkişi kurulumuz 26/10/2015 tarihinde onaylanan Antalya Beydağları Sahil Milli Parkı Uzun Devreli Gelişim Revizyon Planı ile yapılan değişikliklerin imar mevzuatına, Milli Parklar ve Kıyı Kanunlarına, kamu yararına, şehircilik ilkeleri ile planlama esaslarına uygun olmadığı görüşündedir."şeklinde görüş belirtilmiştir.
Söz konusu bilirkişi raporu Dairemizce hükme esas alınır mahiyette kabul edildiğinden, rapora vaki itiraz yerinde görülmemiştir.
Bilirkişi raporundan hareketle dava konusu gelişme revizyon planına ilişkin olarak; aynı yere dair daha önceki gelişme revizyon planları ile imar planlarına karşı Danıştay’da açılan davalarda verilen kararların (Danıştay 6. Dairesinin 20.05.2013 gün ve E:2009/5136, K:2013/3540; 11.11.2013 gün ve E:2009/6109, K:2013/6635 sayılı kararları) gereklerinin yerine getirilmediği, bu bağlamda milli park alanında kalan Göynük ve Kındılçeşme kamp alanlarına yönelik olarak bu kamp alanlarının milli parktaki diğer alanlara nazaran daha az korumacı bir yaklaşımla ele alındığının görüldüğü, diğer alanlardan farklı olarak bu kamp alanlarında bungalov yapılaşmasına izin verildiği, hâl böyle olunca da bu alanlarda fiili durum itibariyle milli parktan herkesin serbestçe yararlanmasını engelleyecek şekilde sabit yapıların tesisine izin verilmek suretiyle bungalov dışındaki kampçı ünitelerinin ihmâl edildiği, bu durumun milli parkı koruma esaslarına uygun düşmediği gibi eşitlik ilkesine de aykırı olduğu, ayrıca bu kamp alanlarında mevcutta hem Milli Parklar Kanununa hem de Kıyı Kanununa aykırı şekilde havuzlu otel villalarının bulunduğu, önceki mahkeme kararlarında da yer alan bu ve benzeri aykırılıkların nasıl giderileceğine dair gelişme planında gerekli tedbir ve düzenlemelere yer verilmediği anlaşılmış olup, bu doğrultuda belirtilen nedenlerle dava konusu gelişme revizyon planında milli park koruma ilkelerine, kamu yararına, planlama esaslarına uyarlık bulunmadığı, dava konusu işlemin bu gerekçelerle iptalinin gerektiği, idare mahkemesi kararının sonucu itibariyle uygun olduğu fakat gerekçesinde isabet bulunmadığı netice ve kanaatine varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, Antalya 3. İdare Mahkemesi'nce verilen 06/06/2018 tarih ve E:2016/649, K:2018/624 sayılı karar sonucu itibari ile hukuka uygun bulunduğundan, davalı idarenin istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçeyle reddine, istinaf aşamasında yapılan 151,00.-TL yargılama giderinin davalı idare üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin kararın kesinleşmesinden sonra Mahkemesince davalı idareye iadesine, 2577 sayılı Kanunun 46/1-f maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 30 gün içinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere 24/04/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)