(2577 S. K. m. 45) (657 S. K. m. 125)
İSTEMİN ÖZETİ: Ankara13. İdare Mahkemesi’nce verilen 17/01/2018 gün ve E:2016/3378, K:2018/68 sayılı kararın, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek, istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesince, 2577 sayılı Yasanın değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
Dava, davacı tarafından, Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü Kırka Bor İşletme Müdürü olarak görev yaptığı dönemde, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 125/C-a maddesi uyarınca 1/15 oranında aylıktan kesme cezası ile cezalandırılmasına dair işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
Ankara13.İdareMahkemesi'nin 17/01/2018gün ve E:2016/3378, K:2018/68sayılı kararıyla; davacının Kırka Bor İşletme Müdürlüğü görevinde bulunduğu dönemde, yürütülen faaliyetlerin, iş ve işlemlerin yasal gereklerine uygun olarak yerine getirilmesini takip ve koordine etme, yönetme görevinin bulunduğu, anılan işletmenin ihtiyacına binaen yapılan ihalede ihaleyi kazanan ........ İnş. ve Mlz. Nak. ve Taah. Oto ve Hay. ve Tem. Ürn. İth. ve İhr. San. ve Tic Ltd. Şti.'ne ait ........, ........ ve ........ plaka numaralı 3 adet kömür yüklü kamyona A1 mevkiinde su tankeri ile su basılması olayının, olayda tutulan tutanak ve çekilen fotoğraflar ile birlikte değerlendirildiğinde, hileli olarak sözleşmenin ifasına fesat karıştırılmasına yönelik bir eylem olduğu yönünde kuşku bulunmadığı, bu olayın yüklenici ile yapılan sözleşmenin feshini gerektirmesine rağmen, sözleşme hükümlerinin davacı tarafından işletilmediğinin sabit olduğu, bu durumun düzenlenen soruşturma raporu ile de ortaya konulduğu anlaşıldığından, davacının eylemine uyan 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 125.maddesinin C-a bendi uyarınca 1/15 oranında aylıktan kesme cezası ile cezalandırılmasına yönelik davaya konu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Davacı tarafından, olayın tüm yönleriyle araştırıldığı İşletme Müdürü olarak ihmali ve yanlışı olmadığı, somut olayda sözleşmenin feshinin gerektiğin kabulünün, hatalı bir yaklaşım olduğundan istinafa konu Mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek, kaldırılması istenilmektedir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 125. maddesinin C-a bendinde, "Kasıtlı olarak; verilen emir ve görevleri tam ve zamanında yapmamak, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasları yerine getirmemek, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçleri korumamak, bakımını yapmamak, hor kullanmak," fiilinin aylıktan kesme cezası ile cezalandırılması gereken bir fiil olduğu hükme bağlanmıştır.
Uyuşmazlıkta, dava dosyasında bulunan Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü Kırka Bor İşletme Müdürlüğü Toz Kömür Nakli Teknik Şartnamesi incelendiğinde, anılan Şartnamenin Cezai Hükümler Başlıklı 9.9. maddesinde, "Yüklenici, malzemenin nemden ve yağmurdan veya başka bir sebepten dolayı zarar görmemesi için her türlü tedbiri almak zorundadır, Kömürün zarar görmesi halinde beher kamyon için 350 TL/Ton ceza uygulanacaktır." hükmüne yer verildiği, yine dosyada bulunan Kırka Bor İşletme Müdürlüğü İhtiyacı Olan 95.000 Ton Kömür Nakliyesi Hizmet Alımına İlişkin Sözleşme incelendiğinde ise, Sözleşmenin 16.1.14. maddesinde, "Sözleşmenin uygulanması sırasında yüklenicinin; hile, vaat, tehdit, nüfuz kullanma, çıkar sağlama, anlaşma, irtikap, rüşvet suretiyle veya başka yollara sözleşmeye ilişkin işlere fesat karıştırması, sahte belge kullanması, sözleşme konusu işlerin yapılması veya teslimi sırasında hileli malzeme, araç veya usuller kullanması, eksik hatalı veya kusurlu imalat yapması, taahhüdünü yerine getirirken Teşekküle zarar vermesi, bilgi ve deneyimini Teşekkülün zararına kullanması, Teşekkülün izni olmaksızın yükümlülüklerini kısmen ya da tümüyle başkasına devretmesi halinde sözleşme tek yanlı olarak feshedilir/sipariş iptal edilir." hükmüne, 16.1.5 maddesinde de, "Sözleşmenin feshinden dolayı oluşacak zarar ve ziyan yükleniciden tazmin ettirilir." kuralına yer verildiği görülmektedir.
Dava dosyasının incelenmesinden, Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü'ne bağlı Kırka Bor İşletme Müdürlüğü ihtiyacı olan 95.000 ton toz kömürün damperli kamyonlarla T.K.İ Garp Linyitleri İşletmesi Tunçbilek/Kütahya'dan Kırka Bor İşletme Müdürlüğü kömür stok sahasına taşınması hizmet alımı işine yönelik ihaleye çıkıldığı ve 26/12/2014 tarihinde yapılan ihaleyi ........ İnş. ve Mlz. Nak. ve Taah. Oto ve Hay. ve Tem. Ürn. İth. ve İhr. San. ve Tic Ltd. Şti. isimli şirketin kazandığı, bu firma ile 05/01/2015 tarihinde sözleşme imzalandığı, daha sonra imzalanan bu sözleşme kapsamında yapılan sevkiyatlardan 14/08/2015 tarihindeki sevkiyatta, Tunçbilek'ten İşletmeye kömür taşıyan ve ........ firmasına ait ........, ........ ve ........ plaka numaralı 3 adet kömür yüklü kamyona … mevkiinde su tankeri ile su basıldığının tespit edilerek durumun tutanak altına alındığı, sonrasında konu ile ilgili olarak Kontrol Komisyonu Başkanı H.A.U tarafından 27/08/2015 tarihinde söz konusu tutanak ve olaya ilişkin çekilen resimler eklenerek Hukuk Biriminden görüş istenildiği, 09/09/2015 tarihinde Avukat … tarafından konuyla ilgili hukuki görüş verildiği, söz konusu hukuki görüşe göre kömürün nemden ve yağmurdan zarar görmemesi için yapması gerekenleri yüklenicinin yapmaması durumunda uygulanacak şartname maddesinin olayda uygulandığı ve yükleniciye para cezası verildiği, bu konuda başkaca bir yaptırıma gidilmediği, oysaki anılan işe ait sözleşmenin, "Sözleşmenin feshi" başlıklı 16 ve 17. maddelerinin uygulanması gerektiğinin Kırka Bor İşletme Müdürlüğü, Satınalma ve Malzeme Yönetim Biriminin 01/01/2012-31/12/2014 tarihleri arasındaki işlemlerinin teftişi sırasında düzenlenen 04/02/2016 tarih ve 22 sayılı Basit Rapor ile tespit edilmesi üzerine söz konusu olay ile ilgili başlatılan soruşturma sonrası, 10/05/2016 tarih ve 34/25 sayılı soruşturma raporunun düzenlendiği ve soruşturma konusu olayın meydana geldiği dönemde Kırka Bor İşletmesi Müdürü olarak görev yapan davacının kanun ve sözleşmeye göre firmayla yapılan sözleşmenin feshedilmesi gerektiği halde bu işlemi uygulamaması ve failler hakkında suç duyurusunda bulunulması yönünde herhangi bir işlem yapmaması nedeniyle kasıtlı olarak verilen emir ve görevleri tam ve zamanında yapmadığı, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasları yerine getirmediği değerlendirilerek davacıya disiplin cezası verilmesi yönünde teklif getirildiği, akabinde davacının 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 125/C-a maddesi uyarınca 1/15 oranında aylıktan kesme cezası ile cezalandırıldığının 09/06/2016 tarih ve E.14540 sayılı işlemle bildirilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülebilmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuç doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahiptirler. Bu bakımdan kamu görevlilerinin disiplin cezasıyla cezalandırılabilmeleri için, disipline aykırı eylem veya işlemlerin sübut bulup bulmadığının, usulüne uygun olarak yapılacak soruşturma ile ortaya konulması, soruşturma aşamasında kamu görevlisinin lehinde ve aleyhinde olan her türlü bilgi ve belgenin toplanması, bilahare disipline aykırı davranış olarak tespit edilen eylem nedeniyle, eylemine uyan disiplin cezası maddesinin tayini ve uygulanması gerekmektedir. Ayrıca, takdir edilen disiplin cezası ile ilgilinin eylemi arasında adil bir denge bulunması disiplin hukuku ilkelerinden olup, bu denge kurulurken, olayın oluş biçimi, ilgilinin olaydaki fonksiyonu ve suç kastının bulunup bulunmadığı, irade dışı etkenlerin eylemin meydana gelmesine etkisi gibi hususların da gözönüne alınması gerekmektedir.
Olayda, davacının Kırka Bor İşletme Müdürlüğü görevinde bulunduğu dönemde, yürütülen faaliyetlerin, iş ve işlemlerin yasal gereklerine uygun olarak yerine getirilmesini takip ve koordine etme, yönetme görevinin bulunduğu, hakkında yapılan soruşturma sonucu yukarıda ayrıntılı olarak anlatılan ve işletmeye ait 3 adet kömür yüklü kamyona ihaleyi alan firma çalışanlarınca … mevkiinde su tankeri ile su basılması olayının, yüklenicinin hilesi ile sözleşmenin ifasına fesat karıştırması kapsamında değerlendirilmesi ve bu kapsamda sözleşmenin feshi yoluna gidilmesi gerekirken, olay ile ilgisi bulunmayan ve yukarıya alıntılanan Teknik Şartnamenin 9.9. maddesine göre işlem yapılmakla yetinildiği, sözleşme hükümlerinin davacı tarafından işletilmediğinin sabit olduğu, bu durumun düzenlenen soruşturma raporu ile de ortaya konulduğu kabul edilerek 657 sayılı Devlet Memurları Kanun'unun 125/C-a maddesi uyarınca 1/15 oranında aylıktan kesme cezasıyla cezalandırılmış ise de, dosyada bulunan bilgi ve belgeler ile soruşturmada alınan ifadelere bakıldığında; olayın tespitini yapan kurum çalışanlarının 'işletmeye getirilen kömüre su tutulduğunu gördüklerini, yetkililere bildirdiklerini ve suç üstü yaptıklarını' belirttikleri, soruşturma konusu işin Kontrol Komisyonu Başkan ve Üyesinin, 'olayı öğrenince Hukuk Biriminden görüş sordukları, Hukuk Biriminden gelen görüş doğrultusunda Teknik Şartnamenin 9.9. maddesine göre firmaya para cezası kesildiğini' belirttikleri, Kontrol Komisyonu Başkanının, 'izinde olduğu dönemde olaydan haberdar edildiğini, Kontrol Komisyonu ile konuyu görüştüğünü işletme müdürü (davacı) ve müdür yardımcısını hemen durumdan haberdar ettiğini, onlarla da istişarede bulunularak olayın önemine binaen hukuk biriminden görüş alınarak işlem yapılması görüşü doğrultusunda hareket edildiğini' ifade ettiği, İşletme Müdür yardımcılarından birinin izinde olduğu, diğerinin hukuk biriminin görüşü doğrultusunda hareket edilmesini uygun bulduğunu belirttiği, Hukuk Biriminin işletme müdürüne bağlı olması dolayısıyla hukuki görüş ve değerlendirmeden sorumlu olmadıkları, İşletme Müdürü davacının, " olay kendisine bildirildiğinde durumu hemen görüntülemeleri ve tutanak altına almaları talimatını verdiğini, akabinde konuya vakıf olduktan sonra ne yapılması gerektiği hususunda toplantı yaptıklarını, hukuk servisine yazı yazılmasını ve hukuki görüş alınarak hareket edilmesi talimatını verdiğini, Avukat ........'a sözleşme ve şartname kapsamında ne yapılması gerekiyorsa onun yapılması, konu hassas olduğundan etraflıca değerlendirilmesi talimatını verdiğini, işletme avukatının konunun cezai ve hukuki boyutunu da detaylıca düşünerek görüşünü ifade ettiğini düşündüğünden, bu doğrultuda hareket edildiğini" ifade ettiği, İşletmenin Avukatı ........'ın ise, "işletmelerin tüm hukuki işleriyle ilgilendiğini, inceleme konusu olayı resimleriyle birlikte teknik olarak incelediğini, teslim alınan kamyonlardaki nem oranlarını, şartnameye uygun olup olmadığını, incelediğini, teslim edilen ürünlerin şartnameye uygun olduğunu gördüğünü, resimlerin net olmadığını, kamyonun plakası ile kişilerin kim olduğu belli olmadığından açılacak ceza davasının da sonuçlarını düşündüğünü, anılan işe ait Sözleşmenin 16.1.14. maddesinin uygulanarak sözleşmeyi feshetmenin de belirttiği nedenlerle Teşekkül aleyhine sonuç doğurabileceğini düşündüğünü, Teşekkül lehine olan çözümü bulmak için amirleriyle görüştüğünü, Şartnamenin 9.9.maddesinin uygun olduğu görüşünü bildirdiğini" beyan ettiği görülmüştür.
Öte yandan; dava konusu olay nedeniyle yüklenici Şirketin yöneticileri aleyhine Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2016/18236 Soruşturma No'lu dosyada, ' somut olayda dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı, bilirkişiler heyetine yaptırılan incelemede; kasıtlı veya kusurlu bir davranışın oluştuğuna dair somut bir delil bulunmadığı, şirkete kesilen cezai şart nedeniyle kurum zararının giderildiği, belirtilerek şüpheliler hakkında kamu adına Kovuşturmaya Yer Olmadığına dair 14.08.2017 tarihli kararın verildiği görülmüştür.
Bu durumda; davacının kanun ve sözleşmeye göre firmayla yapılan sözleşmenin feshedilmesi gerektiği halde bu işlemi uygulamaması ve failler hakkında suç duyurusunda bulunulması yönünde herhangi bir işlem yapmaması nedeniyle kasıtlı olarak verilen emir ve görevleri tam ve zamanında yapmadığı, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasları yerine getirmediği yönündeki disipline konu fiilinin oluşmadığı sonucuna varılmakla davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/C-a maddesine giren eylem nedeniyle 1/15 oranında aylıktan kesme cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık görülmediğinden dava konusu işlemin iptali yerine davanın reddi yönünde verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf isteminin KABULÜNE, Ankara 13. İdare Mahkemesi'nce verilen 17/01/2018 gün ve E:2016/3378, K:2018/68 sayılı kararın KALDIRILMASINA, dava konusu işlemin İPTALİNE, mahkeme ve istinaf safhasına ait toplam 273,20-TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya VERİLMESİNE, artan posta ücretinin davacıya İADESİNE, 2577 sayılı Yasanın değişik 45.maddesinin 6.fıkrası uyarınca KESİN olarak, 22/03/2019 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
AZLIK OYU
İstinaf başvurusuna konu Mahkeme kararı ve dayandığı gerekçenin, hukuk ve usule uygun olduğu anlaşıldığından ve dilekçede ileri sürülen iddialar söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediğinden, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddi gerektiği görüşüyle sayın çoğunluk kararına katılamadım. (¤¤)