(Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği m. 4)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı tarafından; Bursa İli, Nilüfer İlçesi, ...... Mahallesi H21C13A4 Pafta, 101 ada, 30-31 parsel sayılı taşınmazların sanayi amaçlı kullanılmak üzere 1/5000 ölçekli İlave Nazım İmar Planı ve 1/1000 ölçekli İlave Uygulama İmar Planı ile imar planlarına yaptığı itirazın reddine ilişkin 11.11.2016 tarih ve 5326 sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada, "...dava konusu taşınmazların 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı'nda sanayi alanı (Çimento Fabrikası) olarak belirlendiği, 1/5.000 ölçekli Nazım İmar Planı ve 1/1.000 ölçekli Uygulama İmar Planı değişikliklerinin üst ölçekli plana uygun olarak yapıldığı, aynı ada içerisindeki parsellere ilişkin 1/5.000 ve 1/1000 ölçekli planlara karşı açılan davalarda Mahkemeler tarafından bilirkişi incelemesi yapılarak davaların reddedildiği, öte yandan ''Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu'' kararının iptali istemiyle açılan davanın da reddedildiği görüldüğünden, üst ölçekli plan kararlarına uygun olarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği" gerekçesiyle davanın reddine yönelik Bursa 3. İdare Mahkemesinin 09/02/2018 tarih ve E:2017/245, K:2018/145 sayılı kararının; Bursa ilinde hali hazırda faaliyet gösteren çimento fabrikası ve komşu illerde faaliyet gösteren çimento fabrikalarının bulunduğu, dava konusu planlamaların kişiye özel amaçla yapıldığı, yer seçimi, çevrecilik ve şehir planlama ilkelerine aykırı olduğu, Orman ve Su İşleri Bakanlığı'nın internet sitesinde yer alan Türkiye Orman Varlığı Haritasında ...... Köyü'nün orman köyleri arasında gösterildiği, taşınmazların ...... köy merkezine 300 metre mesafede olduğu ancak plan notlarında 3 kilometre uzaklıktaki Atlas Köyü'nden bahsedildiği, aynı raporda dava konusu taşınmazlar ve çevresinde bulunan araziler 6., 7. sınıf verimsiz arazi olarak gösterildiği, oysa ...... Köyü'nde yaklaşık 1500 dönüm ekilebilir 1.sınıf tarım arazisi bulunduğu, köyün, kurulacak çimento fabrikasının 150 metre çukurunda yer aldığı, ancak bu derinlik fabrika tozunu çekeceği için 3 kilometre uzaklıktaki 100 metre yüksekte yer alan Atlas Köyünden bahsedildiği, taşınmazlara 300 metre mesafede tatlı su kaynakları bulunduğu, bu suların Kayapa Barajına aktığı, Kayapa Barajının ise Bursa İline su temin eden kaynaklardan biri olduğu iddialarıyla kaldırılması ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: İstinaf dilekçesinde belirtilen hususların mahkeme kararının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığı ve kararın usul ve hukuka uygun olduğu ileri sürülerek istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Dördüncü İdare Dava Dairesince, dava dosyasındaki bilgi ve belgeler incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava, Bursa İli, Nilüfer İlçesi, ...... Mahallesi H21C13A4 Pafta, 101 ada, 30-31 parsel sayılı taşınmazların sanayi amaçlı kullanılmak üzere 1/5000 ölçekli İlave Nazım İmar Planı ve 1/1000 ölçekli İlave Uygulama İmar Planı ile imar planlarına yaptığı itirazın reddine ilişkin 11.11.2016 tarih ve 5326 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin tanımlar başlıklı 4. maddesinin (c) bendinde "Çevre Düzeni Planının"; Varsa mekânsal strateji planlarının hedef ve strateji kararlarına uygun olarak orman, akarsu, göl ve tarım arazileri gibi temel coğrafi verilerin gösterildiği, kentsel ve kırsal yerleşim, gelişme alanları, sanayi, tarım, turizm, ulaşım, enerji gibi sektörlere ilişkin genel arazi kullanım kararlarını belirleyen, yerleşme ve sektörler arasında ilişkiler ile koruma-kullanma dengesini sağlayan 1/50.000 veya 1/100 000 ölçekteki haritalar üzerinde ölçeğine uygun gösterim kullanılarak bölge, havza veya il düzeyinde hazırlanabilen, plan notları ve raporuyla bir bütün olarak yapılan plan olduğu,
4. maddesinin (i) bendinde "Nazım İmar Planının"; Mevcut ise çevre düzeni planının genel ilke, hedef ve kararlarına uygun olarak, arazi parçalarının genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, çeşitli kentsel ve kırsal yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, kentsel, sosyal ve teknik altyapı alanlarını, ulaşım sistemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere, varsa kadastral durumu işlenmiş olarak 1/5.000 ölçekte, büyükşehir belediyelerinde 1/5000 ile 1/25.000 arasındaki her ölçekte, onaylı halihazır haritalar üzerine, plan notları ve ayrıntılı raporuyla bir bütün olarak hazırlanan plan olduğu,
4. maddesinin (k) bendinde "Uygulama İmar Planının"; Nazım imar planı ilke ve esaslarına uygun olarak yörenin koşulları ve planlama alanının genel özellikleri, yapının kullanım amacı ve ihtiyacı, erişilebilirlik, sürdürülebilirlik ve çevreye etkisi dikkate alınarak; yapılaşmaya ilişkin yapı adaları, kullanımları, yapı nizamı, bina yüksekliği, taban alanı katsayısı, kat alanı, kat sayısı veya emsal, yapı yaklaşma mesafesi, ön cephe hattı, ifraz hattı, kademe hattı, ada ayrım çizgisi, taşıt, yaya ve bisiklet yolları, ulaşım ilişkileri, parkları, meydanları, kentsel, sosyal ve teknik altyapı alanlarını, gerektiğinde; parsel büyüklükleri, parsel cephesi ve derinliği, arka cephe hattı, yol kotu ve bu kotun altındaki kat adedi, bağımsız bölüm sayısı gibi yapılaşma ve uygulamaya ilişkin kararları, uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren ve varsa kadastral durumu işlenmiş olarak 1/1.000 ölçekte onaylı halihazır haritalar üzerinde, plan notlar ve ayrıntılı raporuyla bir bütün olarak hazırlanan plan olduğu tanımlanmıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden; Bursa İli, Nilüfer İlçesi, ...... Mahallesi H21C13A4 Pafta, 101 ada, 30-31 parsel sayılı taşınmazların sanayi amaçlı kullanılmak üzere 1/5000 ölçekli İlave Nazım İmar Planı ve 1/1000 ölçekli İlave Uygulama İmar Planı ile imar planlarına yaptığı itirazın reddine ilişkin 11.11.2016 tarih ve 5326 sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada İdare Mahkemesince davanın reddine dair verilen karara karşı istinafen dairemize gelindiği anlaşılmaktadır.
İlk derece Mahkemesince, "...dava konusu taşınmazların 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı'nda sanayi alanı (Çimento Fabrikası) olarak belirlendiği, 1/5.000 ölçekli Nazım İmar Planı ve 1/1.000 ölçekli Uygulama İmar Planı değişikliklerinin üst ölçekli plana uygun olarak yapıldığı, aynı ada içerisindeki parsellere ilişkin 1/5.000 ve 1/1000 ölçekli planlara karşı açılan davalarda Mahkemeler tarafından bilirkişi incelemesi yapılarak davaların reddedildiği, öte yandan ''Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu'' kararının iptali istemiyle açılan davanın da reddedildiği görüldüğünden, üst ölçekli plan kararlarına uygun olarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; aynı planların iptali istemiyle Bursa 1.İdare Mahkemesinin E: 2017/146 esas sayısına açılan davada yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda özetle: "1998 tarihli 1/100.000 ölçekli Bursa 2020 Çevre Düzeni Planının gösterim dili, üst kademe planlarda genellikle olduğu gibi soyut ve genel kararlara dayandığı, nitekim Bursa 2020 1/100000 ölçekli Çevre Düzeni Planı, gösterim teknikleri yönünden simgesel bir gösterim tekniğine sahip olduğu, 101 ada, 22, 23, 25, 26 sayılı parselleri sanayi alanı (Çimento Fabrikası) olarak belirleyen karara yönelik geliştirilmiş simgesel gösterimin, 2020 yılı Bursa 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı bütünlüğü içinde gösterim teknikleri yönünden uygunluk gösterdiği, söz konusu 101 ada, 22, 23, 25, 26 sayılı parsellere özel olarak noktasal yapılan plan değişikliği için özel bir sembol oluşturulduğu, öte yandan dava konusu 101 ada 30 ve 31 parsellerin 1/100000 ölçekli plan paftasında bu sembolün kapladığı alan içerisinde kalması, sanayi alanı değişikliğinin bu parseller için de geçerli olduğu anlamına gelmediği, dolayısıyla 13.08.2012 tarihli 1/100,000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliği ile "belirli parsellere özel (101 ada, 22, 23, 25, 26 parseller) plan kararlarının oluşturulduğu göz önüne alındığında; aynı yaklaşımının dava konusu 101 ada 30 ve 31 parseller için de geçerli olmasının beklenmesi gerektiği, ancak dava konusu durumda bu yola gidilmediği ve 101 ada 30 ve 31 parsellere yönelik bir üst kademe plan değişikliği yapılmadan, doğrudan 1/5000 ve 1/l000 ölçekli imar planlarının onaylandığı, bu durumda dava konusu 101 ada 30 ve 31 parsellerdeki 1/5000 ve 1/1000 ölçekli imar planların onayı için izlenen yaklaşımın, dayanağı olarak öne sürülen 13.08.2012 tarihli 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliğindeki yaklaşım ile tutarlı olmadığı ve dava konusu 1/5000 ve 1/1000 ölçekli imar planların üst kademe 1/100,000 ölçekli plan kademesi ile ilişkisinin muğlak bırakıldığının görüldüğü, bu bakımdan özel niteliklere sahip doğal bir çevrede, ormanlık bir bölgenin ortasında yer alan ve üst kademe planda da "orman alanı" olarak koruma altına alınan bir bölge içerisinde önerilen bir çimento fabrikası için getirilen plan kararlarında, plan kademeleri arasındaki ilişkinin tutarsız ve muğlak bırakılmasının plan kademelenmesi ilkesine uygun olmayan bir yaklaşım doğurduğu, gerek önceki 20.03.2014 tarihli plan ile 101 ada 22, 23, 25, 26 parsel sayılı taşınmazlarda belirlenen Sanayi Alanı, gerekse dava konusu planlarla buna İlave edilen 101 ada 30 ve 31 parsellerin kendi içlerinde orman niteliği taşımasa da, taşınmazların yakın çevresinde ve devamındaki geniş bir bölgede yer alan orman alanları ve kırsal alanların doğal bütünlük içerisinde birlikte değerlendirilmesi gerektiği, parsellerin çevresinde bütünlük gösteren meşcere niteliğinde bir orman varlığının bulunduğu, dolayısıyla, bu bütünlüğe yönelik geliştirilecek herhangi bir müdahalenin bütüncül bir bakış açısına sahip olması, bu bakışın alanı salt kendi mülkiyet sınırları içinde değil, çevresindeki doğal değerlerle birlikte irdelemesinin sağlanması gerektiği, buna rağmen dava konusu plan kararları, bütüncül bir kurgu oluşturmaktan uzak, tekil müdahalelerle bireysel yararlara olanak sağlayacak bir tutumun ifadesi olarak değerlendirildiği ve çevresiyle bütünlük içinde değerlendirildiğinde plan bütünlüğü yönünden kamu yararına uygun görülmediği, dava konusu planlarda taşınmazlar kendi içinde bir varlık olarak ele alındığı, çevresinden soyutlandığı, bağlamından koparıldığı ve alanın doğal bütünlüğünün de zedelendiği, dava konusu işlem ile öngörülen sanayi tesisinin sadece söz konusu taşınmazlar ile sınırlı bir kentsel gelişme olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, nitekim 20.03.2014 tarihli plan ile 101 ada 22, 23, 25, 26 parsel sayılı taşınmazlarda önerilen sanayi alanında yeni servis alanlarına ihtiyaç duyulacağı öne sürülerek, bunlara bitişik 101 ada 30 ve 31 parsellere ilişkin dava konusu planların hazırlanmasının gündeme geldiği, söz konusu sanayi tesisinin inşası durumunda, ham madde ve ürün sevkiyatı için inşa edilecek ulaşım altyapısı ve bu alanda yaşayacak yeni nüfusa hizmet sağlayacak diğer kentsel servislerin yer seçimi sonucunda, dava konusu taşınmazlarında içinde yer aldığı doğal değerlerin geriye dönüşü olmayacak şekilde tahribatı kamu yararı açısından sürdürülebilir şehircilik ilkelerine aykırı bir durum oluşturduğu, Türkiye'nin en önemli sulak alanlarından biri olan ve Uluslararası RAMSAR Sözleşmesi İle koruma altına alınan Uluabat Gölü ve Deltasında göçmen kuş yollarının güzergahı üzerinde olduğu, Uluabat Gölü; Anadolu'ya kuzey-batıdan giren kuş göç yolu üzerinde bulunması nedeni ile bünyesinde yüksek miktarda kuş barındırması, çok zengin flora ve faunaya sahip bir sulak alan olması nedeniyle son yıllarda tüm dikkatleri üzerine çektiği, dava konusu tesisin, Uluabat Gölüne kuş uçuşu 12 km. mesafede olduğu, dava konusu Çimento Fabrikası önerisine en yakın yerleşim olan İnegazi köyünün mevcut sınırlarına 375 m. mesafede olacağı, bu tesiste yakın çevreden alınacağı belirtilen kalker mermer ocaklarının dekapaj atıkları için kullanılacak araçların köy ve civarındaki kullanmasının bir zorunluluk olduğu, bu malzemelerin köyün çevresindeki yolları kullanması durumunda ise nakliye sırasında oluşacak tozumadan kaynaklanacak partikül madde emisyonları, araçlardan oluşacak emisyonlar, araç kaynaklı gürültü kirliliği gibi konulara ÇED raporunda değinilmediği, dava konusu işletmenin yapılması durumunda ...... Köyü (Mahallesi) çevre ve insan sağlığı açısından geri dönülemez etkilere maruz kalacağı, söz konusu çimento fabrikasına çimentonun ana hammaddelerinden biri olan kilin taşınması İçin, 20 tonluk kamyonlarla taşıma yapılması durumunda yılda yaklaşık 20.000, günde 55 araçlık trafik yükü oluşacağı, bu trafik yükü ulaşımın sağlanacağı yol güzergahında önemli bir yük getireceği, sadece kil nakil sırasında oluşacak tozumadan kaynaklanacak partikül madde emisyonları, araçlardan oluşacak emisyonlar, araç kaynaklı gürültü kirliliği gibi etkenler göz önüne alındığında, orman alanları içinden geçecek yollarla söz konusu sanayi tesisine erişimin doğal yapı üzerinde olumsuz etkiler ortaya çıkaracağının açık olduğu, bu nedenle, dava konusu plan kararlarının üst kademe 1/100000 ölçekli Çevre Düzeni Planında ifade edilen koruma İlkesi ile ilişkisinin yalnızca dava konusu taşınmazların kendi içerisinde orman durumuna bakılarak değerlendirilemeyeceği hususunun, ulaşım ve taşıma sorunları açısından bakıldığında da ortaya çıktığı, plan açıklama raporu içerisinde yer alan ve plan notu olarak da paftalara işlenen hususlar incelendiğinde, 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planına İlişkin hususların üst ölçekli 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planında belirtilen hususlardan ölçeğin gerektirdiği detay ve nitelikte farklılaşmadığı ve sadece azami yapı yüksekliklerine ilişkin hususların belirlendiğinin görüldüğü, bu nedenlerle Çevre ve Şehircilik Bakanlığının 20.03.2014 tarih ve 4439 sayılı Oluru ile onaylanan dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planının şehircilik İlkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına uygun olmadığı" yönünde görüş bildirildiği anlaşılmıştır.
Anılan mahkeme tarafından alınan bilirkişi raporundaki tespitler Dairemizce de hükme esas alınabilir nitelikte ve yeterlilikte görülmüştür.
Bu durumda, bilirkişi raporu ve dosyadaki diğer bilgi belgeler birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu planların çevre düzeni planı ile uyumsuzluk gösterdiği, çevre düzeni planı ile ilişkisinin muğlak bırakıldığı, özel niteliklere sahip doğal bir çevrede ormanlık bölgenin ortasında yer alan ve üst kademe planda orman alanı olarak koruma altına alınan bir bölge içerisinde önerilen çimento fabrikasının genişletilmesine dair plan kararlarında plan kademelenmeleri arasındaki ilişkinin tutarsız ve muğlak olması nedeniyle plan kademelenmesine aykırı olduğu, çevresinde ve devamında yer alan orman alanları ve kırsal alanların doğal bütünlük içinde ele alınmadığı, plan değişikliği ile önerilen fonksiyon ile oluşacak sanayi yapısının oluşturacağı atık açısından geniş bir alanı etkileyecek nitelikte olduğu, çok yakınında ve daha düşük rakımda yerleşim alanı ve yine yakın sayılabilecek mesafede korunan alan (Uluabat gölü) olduğu halde getirilen fonksiyonun bu alanlarla etkileşimi konusunda yeterli değerlendirmenin yapılmadığı bu haliyle Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca onaylanan, Bursa İli, Nilüfer İlçesi, ...... Mahallesi, Çaltarla Mevkii, 101 Ada, 30 ve 31 parsellere ilişkin 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı ile 1/1000 ölçekli Uygulama İmar planının, planlama ilke ve esasları ile şehircilik ilkeleri, mevzuat ve kamu yararı yönünden hukuka uyarlık bulunmadığından, aksi yönde verilen mahkeme kararında hukuki isabet görülmemiştir.
Öte yandan, Bursa 1.İdare Mahkemesi tarafından (yukarıda özetine yer verilen bilirkişi raporundaki tespitler dikkate alınmak suretiyle) dava konusu planların iptali yönünde verilen 25.10.2018 tarih ve E:2017/146, K:2018/1277 sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusu Dairemizin 27.03.2019 tarih ve E: 2019/61, K:2019/657 sayılı kararı ile reddedilmiştir.
Açıklanan nedenlerle, istinaf talebinin kabulü ile, Bursa 3. İdare Mahkemesinin 09/02/2018 tarih ve E:2017/245, K:2018/145 sayılı kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, aşağıda dökümü yapılan 630,55-TL yargılama gideri ile hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen 2.075,00-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, dava aşamasında müdahil tarafından karşılanan 103,00-TL yargılama giderinin müdahil üzerinde bırakılmasına posta avansından artan kısmın kararın kesinleşmesini takiben mahkemesince ilgililerine iadesine, bu karara karşı tebliğ tarihini izleyen 30 gün içinde Danıştay'da temyiz yolu açık olmak üzere, 27/03/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)