(2577 S. K. m. 7, 11, 12, 45) (375 S. KHK. Geç. m. 12, Ek. m. 9, 10)
İSTEMİN ÖZETİ: …. Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığı'nda Vergi Müfettişi olarak görev yapmakta iken Vergi Grup Başkanı olarak atanan davacı tarafından, maaşının 666 sayılı KHK'ya göre hesaplanması işleminin iptali ile 15.01.2012 tarihinden önce yürürlükte olan mevzuata göre hesaplanan maaş sistemine göre hesaplanıp ödenmesi ve yeni maaş sistemi üzerinden maaş alınması amacıyla yapmış olduğu başvurunun reddine dair 21.03.2017 tarih ve E.4202 sayılı işlemin iptali ve 25.07.2014 tarihinden itibaren uğranılan zararın yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle açılan davada; KHK metnindeki hükmün, maddenin tamamı ve diğer maddelerle birlikte ele alınması halinde, tekrar eski sisteme dönülmemesi konusunda herhangi bir tereddüte mahal bırakmadığı, davacı tarafından iddia edildiği gibi tekrar eskiye dönülmesi KHK'nın amacına aykırı olarak bir uygulama kargaşası ortaya çıkaracağı, ayrıca personelin gelecekte kazanabileceği hakların korunması da geçici 12. madde hükümlerine aykırılık teşkil ettiği, zira, geçici 12. maddenin amacının "mevcut mali hakların" korunması olduğu, kişinin henüz kazanmadığı bir mali hakkın kaybı söz konusu olamayacağı için burada kişiye adaletsizlik yapılmış olmayacağı, bu durumda, 15.01.2012 tarihinde yürürlüğe giren düzenleme gereğince, bulunduğu derece itibariyle geçici 12. maddesi hükmüne istinaden yapılan karşılaştırma sonrasında, o tarih itibarıyla lehine olması nedeniyle yeni yürürlüğe konulan 666 sayılı KHK/Ek 10. maddeye göre maaş hesabı yapılan davacıya, 1. dereceye ataması yapıldıktan sonra tekrar 15.01.2012 tarihinden önce geçerli olan mevzuat hükümlerine göre maaş ödenmesi mümkün olmadığından, maaşının 666 sayılı KHK'ya göre hesaplanması işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı, bu nedenle, maaşının 666 sayılı KHK'ya göre hesaplanması işleminin iptali ile 15.01.2012 tarihinden önce yürürlükte olan mevzuata göre hesaplanan maaş sistemine göre hesaplanıp ödenmesi ve 25.07.2014 tarihinden itibaren yoksun kaldığı maddi haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesi isteminin reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine ilişkin Adana 2. İdare Mahkemesi'nin 29.11.2017 gün ve E:2017/606, K:2017/1221 sayılı kararının; davacı vekili tarafından, 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin genel gerekçesinde; "Yapılan düzenlemeler ile kamu görevlilerinin mali hakları açısından mevcut adaletsizliklerin giderilmesi amaçlanmakta, mevcut çalışanların mali haklarında herhangi bir azalma ve mevcut statülerinde herhangi bir değişiklik öngörülmemektedir." şeklinde belirtildiği, yeni maaş sistemine tabi olan bir kişinin yüksek olan eski maaş sistemine tekrar dönememesi ve daha az maaş ödenerek mali hak kaybına uğraması hem Kanunun lafzına ve ruhuna hem de hakkaniyete aykırı olduğu, 2. ve 3. dereceli kadrolarda bulunup yeni sistemden maaş alan Vergi Müfettişlerinin 1. dereceli kadroya atanmaları halinde karşılaştırma yapılarak yüksek olan maaşın ödenmesi gerektiği, Yerel Mahkemece verilen kararın Anayasanın eşitlik ilkesine aykırılık teşkil ettiği ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: İstinaf başvurusunun reddine karar verilerek, usul ve yasaya uygun mahkeme kararının onanması gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Konya Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü:
Dava; …. Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığı'nda Vergi Müfettişi olarak görev yapmakta iken Vergi Grup Başkanı olarak atanan davacı tarafından, maaşının 666 sayılı KHK'ya göre hesaplanması işleminin iptali ile 15.01.2012 tarihinden önce yürürlükte olan mevzuata göre hesaplanan maaş sistemine göre hesaplanıp ödenmesi ve yeni maaş sistemi üzerinden maaş alınması amacıyla yapmış olduğu başvurunun reddine dair 21.03.2017 tarih ve E.4202 sayılı işlemin iptali ve 25.07.2014 tarihinden itibaren uğranılan zararın yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle açılmıştır.
375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 12. maddesinde; “Ekli (II) ve (III) sayılı cetvellerde yer alanlara, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerine göre fiili çalışmaya bağlı ödemeler hariç olmak üzere kadrolarına bağlı olarak mali haklar kapsamında fiilen yapılan her türlü ödemeler (ikramiyelerin bir aya isabet eden tutarı dahil) toplamı net tutarının; ek 10 uncu maddeye göre sözkonusu kadro unvanları için öngörülen ücret ve tazminat toplamı net tutarından fazla olması halinde, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte anılan kadro unvanlarında bulunanlar hakkında (yardımcı veya stajyerlikten uzman, müfettiş, denetçi, kontrolör, stenograf ve aktüer unvanlı kadrolara atananlar ile bu mesleklere mensup olup idari görevlerde bulunanlardan anılan kadrolara yeniden atananlar dahil), bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin geçici 10 uncu ve geçici 15 inci madde hükümleri dikkate alınmak suretiyle uygulanmasına devam olunur. Uygulanmasına devam olunan mevzuat hükümlerine göre mali haklar kapsamında fiilen yapılması öngörülen her türlü ödemeler toplamı net tutarının, herhangi bir nedenle ek 10 uncu maddeye göre ödenmesi öngörülen ücret ve tazminat toplamı net tutarına eşit duruma geldiği veya daha düşük kaldığı tarihten itibaren bunların mali hakları ek 10 uncu maddeye göre belirlenir. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra ekli (II) ve (III) sayılı Cetvellerde yer alan unvanlı kadrolara atananların mali hakları ek 10 uncu maddeye göre ödenir.
" hükmü yer almaktadır.
Dava dosyasının incelenmesinden; .... Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığı'nda Vergi Müfettişi olarak görev yapmakta olan davacı tarafından, 01.01.2017 tarihinden itibaren geçerli olan maaş katsayısıyla 15.01.2012 tarihinden önce yürürlükte olan mevzuata göre hesaplanan maaş ile 666 sayılı KHK'ya göre hesaplanan maaşın karşılaştırılmasının yapılarak yüksek olan tutar üzerinden maaş ödenmesinin talebinin reddine ilişkin 21.03.2017 tarih ve 4202 sayılı davalı idare işleminin iptali ile maaşın eski maaş sistemine göre ödenerek yeni maaş sistemi üzerinden maaş alınmış olması nedeniyle 25.07.2014tarihinden itibaren uğranılan zararın yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle açılmıştır.
Dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü'nün 17.01.2014 tarih ve 456 sayılı görüş yazısının birlikte incelenmesinden; kişilerin mevzuat değişikliği nedeniyle hak kaybına uğramaması için 15.01.2012 tarihinden önce yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre alması gereken maaş ile 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen geçici 12. maddeye göre hesaplanan maaşın karşılaştırılarak yüksek olan tutar üzerinden ödeme yapılacağı, bu karşılaştırmanın her yıl 1 Ocak tarihi itibariyle geçerli olan maaş katsayılarıyla yapılacağı ve 375 sayılı KHK'nın Ek 10. maddesine göre hesaplanan tutarın yüksek olduğu tarihten itibaren kişinin maaşının yeni sisteme göre hesaplanacağı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, 15.01.2012 tarihinden önce 375 sayılı KHK'ya ekli II ve III sayılı cetvellerde sayılan unvanlarda bulunanlar açısından eski ve yeni maaş karşılaştırılması yapılarak yüksek olan maaş sisteminin uygulanmasının amaçlandığı, ilgililere uygulanmasına devam olunan mevzuat hükümlerine göre mali haklar kapsamında fiilen yapılması öngörülen her türlü ödemelerin toplam net tutarının, herhangi bir nedenle ek 10. maddeye göre ödenmesi öngörülen ücret ve tazminat toplamı net tutarına eşit duruma geldiği veya daha düşük kaldığı tarihten itibaren yeni sisteme göre mali haklarının ödenmesi gerektiği, 375 sayılı KHK'nın Ek 10. madde hükümlerine göre yeni maaş sistemine geçildikten sonra, bir daha eskisi yüksek olsa dahi eski maaş sistemine dönülemeyeceğine dair kanunda açık bir hüküm bulunmadığı gerçeğiyle birlikte, yasanın kişilerin mali haklarında herhangi bir kayba yol açacak tasurrufu da öngörmediğinin kabulünün gerektiği, dolayısıyla, 2. ve 3. dereceli kadrolarda bulunup yeni sistemden maaş alan vergi müfettişlerinin 1. dereceli kadroya atanmaları halinde karşılaştırma yapılarak yüksek olan maaşın ödenmesi gerektiği, bir başka ifadeyle, vergi müfettişinin birinci dereceye ataması yapıldıktan sonra tekrar 15.01.2012 tarihinden önce geçerli olan mevzuat hükümlerine göre maaşının ödenmesinin mevzuat gereği olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Bu duruma göre, yeni sistemden maaş alan vergi müfettişlerinin 1. dereceli kadroya atanmaları halinde karşılaştırma yapılarak yüksek olan maaşın ödenmesi gerektiği görülmüş olup, yapılan karşılaştırma sonucunda eski sistemden maaş almaya devam eden davacının, bu durumunu değiştiren bir halinin de söz konusu olmadığı gözönüne alındığında, bu hesap ve olgu gözardı edilerek 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen geçici 12, ek 9 ve ek 10. maddeler uyarınca eski ve yeni sisteme göre maaş karşılaştırmasının yapılarak maaş ve özlük haklarının yüksek olan üzerinden ödenmesi talebiyle yapılan 09.06.2016 tarihli başvurusunun reddine ilişkin Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Adana Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığı'nın 21.03.2017 tarih ve 4202 sayılı işleminde hukuka ve mevzuata uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Uyuşmazlık konusu olayda olduğu üzere, süreklilik arzeden parasal ödemeler veya kesintiler ile ilgili olarak belli bir uygulama tarihi esas alınarak istekte bulunulan davalarda, 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesine göre uygulama tarihinden itibaren altmış gün içinde; uygulama üzerine davacı idareye başvurmuş ise 12. maddenin göndermede bulunduğu 11. maddeye göre idarenin bu başvuruya cevap vermemiş olduğu hallerde uygulama tarihinden itibaren en geç 120 gün, idarenin cevap verdiği durumlarda ise uygulama tarihinden başvuru tarihine kadar geçen süre de hesaba katılmak koşuluyla cevabın davacıya tebliğ tarihinden itibaren toplam altmış gün içinde idari davanın açılmış olması gerekir.
Başka bir anlatımla dava, başvuruya cevap verilmeyen hallerde davacının idareye başvurduğu tarihten önceki son uygulama tarihinden itibaren 120 gün geçirilmeden açılmış ise, davanın açıldığı tarihten geriye doğru 120 günü geçmemek koşuluyla, başvuru tarihinden geriye doğru altmış günlük süre içindeki "ilk uygulama" esas alınarak davacı isteminin esasının incelenmesi gerekecek; davacının idareye başvurduğu tarihten önceki son uygulama tarihinden itibaren 120 günlük, ya da idarenin cevabının tebliğ tarihinden itibaren, başvuru tarihine kadar işlemiş süreyle birlikte altmış günlük süreler geçtikten sonra açılmış olan davalarda ise, ancak dava tarihinden geriye doğru altmış günlük süre içinde kalan ilk uygulamadan başlayan zararın tazminine ilişkin istek incelenebilecektir.
Bu durumda, davacı tarafından, 25.07.2014 tarihinden sonraki dönemde ödenmeyen mali haklarının ödenmesi istemiyle 17.03.2017 tarihinde davalı idareye yapılan başvurunun 21.03.2017 günlü E.4202 sayılı işlemle reddi üzerine, 26.05.2017 tarihinde bakılan davanın açıldığı görülmekle, davanın açıldığı tarihten geriye doğru 120 günü geçmemek koşuluyla, başvuru tarihinden geriye doğru altmış günlük süre içindeki ilk uygulama tarihi olan 15.02.2017 ( dava tarihinden geriye doğru ilk maaşın alındığı) tarihi dikkate alındığında, 25.07.2014 tarihi ile 15.02.2017 tarihi arasındaki dönemine ilişkin parasal hak talebinde süre aşımı bulunduğundan davanın bu kısmının süre aşımından reddi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusunun kabulüne, Adana 2. İdare Mahkemesi'nce verilen 29.11.2017 gün ve E:2017/606, K:2017/1221 sayılı kararın kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, davanın kısmen kabulü ile davacının maaş farkının 15.02.2017 tarihinden itibaren hesaplanarak yasal faiziyle birlikte davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, davanın 25.07.2014 tarihi ile 15.02.2017 tarihlerine dair kısmının süre aşımı nedeniyle reddine, aşağıda dökümü yapılan toplam 303,90-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 202,60-TL'si ile A.A.Ü.T. uyarınca belirlenen 1.090,00-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmının davacı üzerinde bırakılmasına, A.A.Ü.T. uyarınca belirlenen 1.090,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, artan posta ücretinin istinaf isteminde bulunan tarafa Mahkemesince iadesine, 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesi uyarınca 14.02.2018 tarihinde kesin olarak oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY: İstinafa konu mahkeme kararı usul ve hukuka uygun olup, istinaf talebinin reddedilmesi gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyorum. (¤¤)