(5237 S. K. m. 20) (657 S. K. m. 4) (Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliği m. 2, 4, 11)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı tarafından, Milli Savunma Bakanlığı Erzurum Tedarik Bölge Başkanlığı'nın işgücü ihtiyacının karşılanması maksadıyla açıktan işçi alımına ilişkin olarak 28/03/2016 tarihinde yapılan yazılı sınavda başarılı olmasından sonra işe başlatılma amacıyla yapılan güvenlik soruşturması sonucunda Milli Savunma Bakanlığı'nda görevli Sivil Personel Güvenlik İnceleme ve Değerlendirme Kurulu tarafından göreve alınmasının uygun bulunmadığına ilişkin 18.01.2017 tarih ve 90073 sayılı Milli Savunma Bakanlığı Tedarik Bölge Başkanlığı işleminin iptali istemiyle açılan davada, davacı hakkında "2015 yılı itibariyle çevresinde KONGRA- GEL(PKK) / KCK yanlısı bir şahıs olarak tanınıdığı, babası ...... hakkında; Ağustos 1997 itibariyle Erzurum'da köy korucusu olarak görev yaptığı dönemde, evine gelen örgüt mensuplarına kendisine zimmetli silahı mukavemet göstermedin teslim ettiği gerekçesiyle hakkında kamu davası açıldığı" bilgilerine yer verildiği, İdareyle işçiler arasında imzalanan iş sözleşmesi özel hukuk sözleşmesi olup, buna göre özel hukuk ilişkilerinde taraflar, sözleşme serbestisi çerçevesinde konusu ve kapsamını diledikleri gibi belirleyerek sözleşme yapabilecekler, sözleşme yapma konusunda da yargı kararıyla zorlanamayacakları, davalı idarece davacı hakkında yapılan güvenlik soruşturmasının bizzat kendisinin yasa dışı terör örgütü sempatizanı olduğu yönünde elde edilen istihbari bilgiler doğrultusunda olumsuz değerlendirilmiş olması ve iş sözleşmesi imzalanması konusunda idarenin yargı kararıyla zorlanamayacağı ve yürütülen hizmetin niteliği dikkate alındığında davacının işe başlatılmamasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin Erzurum 2. İdare Mahkemesi'nin 08/02/2018 gün ve E:2017/428, K:2018/251 sayılı kararının; hukuka aykırı olduğu, Erzurum Tedarik Bölge Başkanlığı bünyesinde MSB Erzurum Bölge Başkanlığı'nın ihtiyacı için 28 Mart 2016 tarihinde istif tahmil tahliye işçisi sıfatıyla işçi alımı için yapılan başvuru sonucu yazılı ve sözlü sınavı kazandığı, güvenlik inceleme ve değerlendirme kurulu tarafından göreve alınmasının uygun olmadığı yazısının gerçeği yansıtmadığı, işe başlamayı beklerken 15 temmuz 2016 tarihinde ülkenin kanlı bir darbe ihanetiyle karşılaştığı ve bu süreçte OHAL kapsamında kamu kurumuna işçi ve memur alımında tekrardan ek güvenlik soruşturması yapılmasının KHK ile getirildiği, güvenlik soruşturması üstünkörü ve yetersiz yapıldığı, terör örgütleriyle herhangi bir irtibatının olmadığı gerçeğe aykırı olduğu, herhangi bir suça bulaşmadığı ileri sürülerek kaldırılması ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: İstinafa konu kararın hukuka uygun olduğu ileri sürülerek istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Erzurum Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü:
Dava, Milli Savunma Bakanlığı Erzurum Tedarik Bölge Başkanlığı'nın işgücü ihtiyacının karşılanması maksadıyla açıktan işçi alımına ilişkin olarak 28/03/2016 tarihinde yapılan yazılı sınavda başarılı olmasından sonra işe başlatılma amacıyla yapılan güvenlik soruşturması sonucunda Milli Savunma Bakanlığı'nda görevli Sivil Personel Güvenlik İnceleme ve Değerlendirme Kurulu tarafından göreve alınmasının uygun bulunmadığına ilişkin 18.01.2017 tarih ve 90073 sayılı Milli Savunma Bakanlığı Tedarik Bölge Başkanlığı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
Anayasanın 38'inci maddesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 20'nci maddesinde düzenlenen suçların ve cezaların şahsiliği prensibinin dayanağı “herkesin kendi yaptığı eylemlerden sorumlu olması, kimsenin başkasının eylem ve işlemlerinden sorumlu tutulmaması” evrensel hukuk kuralıdır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4. maddesinde kamu hizmetlerinin, memurlar, sözleşmeli personel, geçici personel ve işçiler eliyle gördürüleceği belirtildikten sonra D fıkrasında; " İşçilerin: (A), (B) ve (C) fıkralarında belirtilenler dışında kalan ve ilgili mevzuatı gereğince tahsis edilen sürekli işçi kadrolarında belirsiz süreli iş sözleşmeleriyle çalıştırılan sürekli işçiler ile mevsimlik veya kampanya işlerinde ya da orman yangınıyla mücadele hizmetlerinde ilgili mevzuatına göre geçici iş pozisyonlarında altı aydan az olmak üzere belirli süreli iş sözleşmeleriyle çalıştırılan geçici işçiler olduğu " belirtilmiştir.
Kamu Kurum ve Kuruluşlarına İşçi Alınmasında Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 4/1-ç maddesinde; işçi olarak alınacaklarda aranacak şartlar arasında, kamu kurum ve kuruluşlarının özel kanunlarında yer alan özel şartları taşımak şartına yer verilmiştir.
Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliğinin 2. maddesinde; "Bu Yönetmelik; yetkili olmayan kişilerin bilgi sahibi olmaları halinde Devletin güvenliğinin, iç ve dış menfaatlerinin, ulusal varlığın ve bütünlüğün zarar görebileceği veya tehlikeye düşebileceği bilgi ve belgeleri, bunların toplanmasını ve işlemini yürüten bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşların ilgili birim ve kısımlarının belirlenmesini, Türk Silahlı Kuvvetlerinde, emniyet ve istihbarat teşkilatlarında, ceza İnfaz kurumlan ve tutukevlerinde çalışacak personeli, âyrıca bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşlarının yurtdışı teşkilatlarında sürekli görevlendirilecek bütün personel için yapılacak güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının esas ve usullerini, bunu yapacak mercileri, hakkında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılacak gizlilik dereceli yerlerde çalışan kamu personeli ile meslek grupları ve üst kademe yönelicilerini kapsar" hükmüne, 4/g maddesinde; "Güvenlik soruşturması: Kişinin kolluk kuvvetleri tarafından halen aranıp aranmadığının, kolluk kuvvetleri ve istihbarat ünitelerinde ilişiği ile adli sicil kaydının ve hakkında herhangi bir tahdit olup olmadığının yıkıcı ve bölücü faaliyetlerde bulunup bulunmadığının, ahlaki durumunun, yabancılar ile ilgisinin ve sır saklama yeteneğinin mevcut kayıtlardan ve yerinden araştırılmak suretiyle saptanması ve değerlendirilmesini, ifade eder" hükmüne, 11. maddesinde; " Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasında kişinin içinde bulunduğu ortam da dikkate alınarak; a) Kimlik kontrolü, kimlik kayıtlarının doğruluk derecesi, uyrukluğu, geçmişte yabancı bir devletin uyrukluğuna girip girmediği, b) Kolluk kuvvetleri tarafından halen aranıp aranmadığı, kolluk kuvvetlerinin ve istihbarat ünitelerinin arşivlerinde bilgiler bulunup bulunmadığı, adlı sicil kaydının ve hakkında bir tahdidin olup olmadığı, c) Yıkıcı faaliyetlerde bulunup bulunmadığı ve 5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanuna ve Atatürk ilke ve inkılaplarına aykırı davranıp davranmadığı, d) Şeref ve haysiyetini ihlal edecek ve görevine yansıyacak şekilde kumara, uyuşturucuya, içkiye, paraya ve aşırı bir şekilde menfaatine düşkün olup olmadığı, ahlak ve adaba aykırı davranıp davranmadığı, e) Yabancılarla, özellikle hasım ve hasım olması muhtemel Devlet mensupları ve temsilcileriyle ilgi derecesinin iç yüzü ve nedeni, f) Sır saklama yeteneğinin olup olmadığı, araştırılır" hükmüne yer verilmiştir.
MY:114-1 (C) Silahlı Kuvvetler İstihbarata Karşı Koyma, Koruyucu Güvenlik ve İş Birliği Yönergesinin "Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Olumsuz Sonuçlanan Personel Hakkında Yapılacak İşlemler" başlıklı maddesinde "yeni işe alınacak personel hakkında yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının tamamlanmasına müteakip, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz kabul edileceği hallerden birinin veya birkaçına sahip olduğu anlaşılan personelin işe alınmayacağı" hükmüne, "Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırmasının Olumsuz Kabul Edileceği Haller" başlıklı maddesinde ise; Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonuçları, soruşturma konusu şahsın içinde bulunduğu ortam da dikkate alınarak değerlendirileceği, bu değerlendirmenin, Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesine alınacak şahıslar hakkında karar verilirken, idarenin takdir hakkının en uygun adaydan yana kullanılmasını sağlamaya yönelik olduğu hükümlerine yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; Milli Savunma Bakanlığı tarafından Erzurum Tedarik Bölge Başkanlığı bünyesinde işgücü ihtiyacının karşılanması amacıyla "istif tahmil tahliye işçi" sıfatıyla çalıştırmak için ilana çıkıldığı, davacının 28/03/2016 tarihinde yaptığı başvuruyla hem yazılı hem de sözlü sınava girmeye hak kazandığı ve her ikisinden de başarılı olduğu, atanmayı beklerken yapılan ek güvenlik soruşturmasında atamasının olumsuz değerlendirildiği gerekçesiyle işe başlatılmaması üzerine, Milli Savunma Bakanlığı'nda görevli Sivil Personel Güvenlik İnceleme ve Değerlendirme Kurulu tarafından göreve alınmasının uygun bulunmadığına ilişkin 18/01/2017 tarih ve 90073 sayılı Milli Savunma Bakanlığı Tedarik Bölge Başkanlığı işleminin iptali istemiyle bakılmakta olan işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Davacı hakkında yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda, davacının 2015 yılı itibariyle çevresinde KONGRA-GEL (PKK/KCK ) yanlısı bir şahıs olarak tanındığı yönünde tespite yer verilmiş ise de bu tespite ne şekilde ulaşıldığının ortaya konulmadığı, anılan tespitle ilgili olarak adli bir soruşturma olup olmadığının belirtilmediği, bahsi geçen tespiti destekler mahiyette hukuken kabul edilebilir herhangi bir bilgi veya belgenin dosyaya sunulmadığı görülmüştür. Davacının babasının Ağustos 1997 itibariyle Erzurum'da köy korucusu olarak görev yaptığı dönemde, evine gelen örgüt mensuplarına kendisine zimmetli silahı mukavemet göstermeden teslim ettiği gerekçesiyle hakkında kamu davası açıldığı yönünde tespitte bulunulmuş ise de; davacının babasının açılan kamu davasında beraatine karar verilmiştir.
Bu durumda, davacı hakkında güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandığını gösterecek herhangi bir bilgi veya belgenin bulunmadığı, aynı zamanda ceza sorumluluğunun şahsiliği ve kimsenin başkasının fiilinden dolayı sorumlu tutulamayacağı yönündeki evrensel hukuk ilkesi uyarınca, davacının babası hakkındaki istihbari bilgilerin de davacının güvenlik ve arşiv araştırmasının olumsuz olması sonucunu doğurmayacağı, keza babasının beraat ettiği anlaşılmakta olup, davalı idarece de davacının güvenlik ve arşiv araştırmasının olumsuz olması sonucunu doğurabilecek başkaca hukuken kabul edilebilir herhangi bir bilgi veya belgenin dosyaya sunulamadığı görüldüğünden, davacının atanma talebinin reddine yönelik tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; istinaf başvurusunun kabulüne, Erzurum 2. İdare Mahkemesi'nin 08/02/2018 gün ve E:2017/428, K:2018/251 sayılı kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, aşağıda dökümü yapılan ilk derece ve istinaf aşamalarına ait toplam 354,70-TL yargılama gideri ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi ile belirlenen 1.362,00-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, artan posta avansının hükmün kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, bu kararın tebliğinden itibaren (30) gün içerisinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 19/03/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)