(2577 S. K. m. 45)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı tarafından, 13.03.2016 tarihinde Ankara ..........'ta meydana gelen patlamada yaralanması nedeniyle oluştuğunu ileri sürdüğü maddi ve manevi zararların karşılığında, 2.000,00-TL (ıslah sonrası 35.865,16-TL) maddi tazminat ile 50.000,00-TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek kanuni faiziyle birlikte davalı idarelerce ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada; maddi tazminat istemi bakımından, davacının bakılan davadaki maddi tazminat istemini çalışma gücü azalmasından kaynaklanan iş göremezlik kazanç kaybına dayandırdığı görülmekte olduğu, Mahkemenin ara kararı ile istenmesi üzerine davacı tarafça sunulan Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin 21.11.2017 tarihli ve 16366 sayılı sağlık kurulu raporunda, davacının patlamaya bağlı gelişen maluliyet oranının %4 olduğu tespitinin yapıldığı, bu tespit üzerine yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda, davacının %4 maluliyet oranına nazaran sürekli iş göremezlik zararının 35.865,16-TL olarak hesaplandığının görüldüğü, davacının 25.06.2018 tarihinde kayda giren ıslah dilekçesi ile talep ettiği 35.865,16-TL maddi zararının davalı idarece davacıya ödenmesi gerektiği, manevi tazminat istemi bakımından, davacının dava konusu olay nedeniyle duymuş olduğu acı ve üzüntü ile orantılı olarak takdiren 35.000,00-TL manevi tazminatın yerleşik Danıştay içtihatları ile kabul edildiği üzere davalı idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek kanuni faizi ile birlikte davalı idarece davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle, maddi tazminat isteminin kabulü ile 35.865,16-TL maddi tazminatın 2.000,00-TL'lik kısmına dava tarihi olan 06.01.2017 tarihinden kalan 33.865,16-TL içinse ıslah dilekçesinin davalı idarelere tebliğ tarihi olan 05.07.2018 tarihinden itibaren işletilecek kanuni faiziyle birlikte davalı idarelerce müştereken ve müteselsilen davacıya ödenmesine, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 35.000,00-TL manevi tazminatın dava tarihi olan 06.01.2017 tarihinden itibaren işletilecek kanuni faiziyle birlikte davalı idarelerce müştereken ve müteselsilen davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine ilişkin olarak Ankara 5. İdare Mahkemesi'nce verilen 08/10/2018 gün ve E: 2017/71, K: 2018/1893 sayılı kararın, davalı İçişleri Bakanlığı istinaf başvuru dilekçesi ile; İdarenin hizmet kusuru olmadığı, olayın terör eylemi olduğu, hükmedilen manevi tazminatın yüksek olduğu, davalı Ankara Valiliği istinaf başvuru dilekçesi ile; hasım mevkiinden çıkarılmaları gerektiği, hükmedilen manevi tazminat miktarının yüksek olduğu, idarenin hizmet kusuru olmadığı, nisbi karar harcından muaf tutulmaları gerektiği, davacı vekili istinaf başvuru dilekçesi ile; davacı hakkında hesaplanan tazminat alacağının eksik hesaplandığı, faiz başlangıç tarihlerinin usul ve yasaya aykırı olduğu, hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğu, okulu dondurduğu, eğitimine ara verdiği, yeni rapor alınması gerektiği ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
DAVACININ SAVUNMANIN ÖZETİ: Davalıların istinaf taleplerinin reddi ile kendi talepleri doğrultusunda karar verilmesi gerektiği savunulmuştur.
İÇİŞLERİ BAKANLIĞININ SAVUNMASININ ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
ANKARA VALİLİĞİNİN SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacının istinaf talebinin reddi ile kendi talepleri doğrultusunda karar verilmesi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 10. İdari Dava Dairesi'nce davalı idarelerin yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin işin esasına geçildi:
Dava; davacı tarafından, 13.03.2016 tarihinde Ankara ..........'ta meydana gelen patlamada yaralanması nedeniyle oluştuğunu ileri sürdüğü maddi ve manevi zararların karşılığında, 2.000,00-TL maddi tazminat ile 50.000,00-TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek kanuni faiziyle birlikte davalı idarelerce ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Ankara 5 nci İdare Mahkemesinin 08.10.2018 tarih 2017/71 Esas, 2018/1893 Karar sayılı kararı ile; maddi tazminat isteminin kabulü ile 35.865,16-TL maddi tazminatın, 2.000,00-TL'lik kısmına dava tarihi olan 06.01.2017 tarihinden, kalan kısmına için ise ıslah dilekçesinin davalı idarelere tebliğ tarihi olan 05.07.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarelerce davacıya ödenmesine, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 35.000,00-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarelerce davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesi ile; davacı hakkında hesaplanan tazminat alacağının eksik hesaplandığı, faiz başlangıç tarihlerinin usul ve yasaya aykırı olduğu, hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğu, okulu dondurduğu, eğitimine ara verdiği, yeni rapor alınması gerektiği ileri sürülerek, kararın istinaf kanun yolu ile kaldırılması istenilmektedir.
Davalı Ankara Valiliği istinaf başvuru dilekçesi ile; hasım mevkiinden çıkarılmaları gerektiği, hükmedilen manevi tazminat miktarının yüksek olduğu, idarenin hizmet kusuru olmadığı, nisbi karar harcından muaf tutulmaları gerektiği ileri sürülerek, kararın istinaf kanun yolu ile kaldırılması istenilmektedir.
Davalı İçişleri Bakanlığı istinaf başvuru dilekçesi ile; İdarenin hizmet kusuru olmadığı, olayın terör eylemi olduğu, hükmedilen manevi tazminatın yüksek olduğu ileri sürülerek, kararın istinaf kanun yolu ile kaldırılması istenilmektedir.
Dava dosyasındaki belge ve bilgilerin incelenmesinden; Ankara Üniversitesi Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesinde öğrenci olan davacının, 13.03.2016 tarihinde Ankara Kızılay .......... otobüs duraklarında meydana gelen canlı bombalı terör eyleminde yaralandığı, Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırılan davacının, sağ ayağının kırıldığı, ameliyat olduğu, 17.03.2016 tarihinde taburcu edildiği, davacının daha sonra yapılan ameliyatında sağ ayağına platin takıldığı, 21.07.2016-04.08.2016 tarihleri arasında bu nedenle hastanede yatarak tedavi gördüğü, davacı hakkında Adli Tıp Kurumu Başkanlığınca düzenlenen rapor ile davacının yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilmeyecek ölçüde hafif olmadığı, kemik kırığına neden olduğu, açık tibia kırığının hayat fonksiyonlarını beş ağır derecede etkilediği kanaatinin belirtildiği, davacı vekilinin idari başvuruda bulunarak, maddi ve manevi tazminat miktarı belirtilmeksizin davacının uğramış olduğu maddi ve manevi zararların giderilmesinin istenildiği, talebin reddi üzerine fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 2.000,00-TL maddi, 50.000,00-TL manevi tazminatın başvuru tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle bakılan iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık konusu olayda; Ankara 5 nci İdare Mahkemesinin 08.10.2018 tarih 2017/71 Esas 2018/1893 Karar sayılı kararının, davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü kararı usul ve yasaya uygun olup, davacı ve davalı idareler istinaf başvuru nedenleri kararın bu kısmının kaldırılmasını gerektirir nitelikte görülmemiştir.
Anılan İdare Mahkemesi kararının maddi tazminatın kabulü kısmı yönünden incelenmesinden;
Yapılan incelemede; maddi tazminatın hesaplanması için bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, 26.04.2018 tarihli bilirkişi tarafından hazırlanan rapor ile, davacının maddi tazminat hak edişinin 35.865,16-TL olduğunun belirtildiği, İdare Mahkemesince de bilirkişi raporu hükme esas alınarak maddi tazminatın kabulüne karar verildiği görülmüştür.
Danıştay 10 ncu Dairesinin 02.07.2018 tarih, 2018/41 Esas 2018/2311 Karar sayılı kararı nazara alınarak, davacının çalışma gücünün en az % 60'ını veya vazifesini yapamayacak şekilde meslekte kazanma gücünü kaybetmediği, meslekte kazanma gücü kayıp oranının % 60'ının altında kaldığı, daha fazla efor harcamak suretiyle de olsa çalışmasını sürdürüp yaşlılık aylığına hak kazanması olası bulunduğundan, bilirkişice yasal emeklilik yaşından sonrası yönünden pasif dönem zarar hesabı yapılması doğru görülmediğinden, bilirkişiden tekrar bu konuda ek rapor düzenlenmesinin istenildiği, bilirkişi tarafından 30.01.2019 tarihli düzenlenen ek rapor ile davacının maddi hak ediş tutarının yukarıda belirtilen hususlarda nazara alınarak 32.383,06-TL olarak hesaplandığı, bu ek raporun taraflara tebliğ edildiği, davalıların rapora yaptıkları itirazlar, rapor ilmi verilere uygun olduğundan yerinde görülmemiştir.
Anılan İdare Mahkemesi kararının reddedilen manevi tazminata ilişkin hükmedilen vekalet ücreti kısmı yönünden incelenmesinden;
İdare Mahkemesince, davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 35.000,00-TL manevi tazminat ödenmesine karar verildiği, reddedilen 15.000,00-TL manevi tazminat yönünden adalete erişim hakkı gözetilerek davalı idareler lehine, davacı aleyhine maktu vekalet ücretine hükmedildiği görülmüştür.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10 uncu maddesinde; "1- Manevi tazminat davalarında avukatlık ücreti, hüküm altına alınan miktar üzerinden Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. 2-Davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez. 3- Bu davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur. 4-Manevi tazminat davasının, maddi tazminat veya parayla değerlendirilmesi mümkün diğer taleplerle birlikte açılması durumunda; manevi tazminat açısından avukatlık ücreti ayrı bir kalem olarak hükmedilir." şeklinde düzenlenmiştir.
Mahkemeye erişim hakkı, bir uyuşmazlığı mahkeme önüne taşıyabilmek ve uyuşmazlığın etkili bir şekilde karara bağlanmasını isteyebilmek anlamına gelmektedir. Kişinin mahkemeye başvurmasını engelleyen veya mahkeme kararını anlamsız hale getiren, bir başka ifadeyle mahkeme kararının önemli ölçüde etkisizleştiren sınırlamalar mahkemeye erişim hakkını ihlal edebilir.
Dava konusu uyuşmazlıkta, davacının maddi tazminat isteminin kabulü ile manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verildiği görülmüş olup, yerleşik Danıştay içtihatları ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları da nazara alınarak, davacının reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanacak nispi vekalet ücretinin ödenmesinin adalete erişim hakkını ihlal etmeyeceği sonucuna varılarak reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine karar verilmiştir.
Açıklanan nedenlerle; davacı istinaf isteminin REDDİNE, Ankara 5. İdare Mahkemesi'nce verilen 08/10/2018 gün ve E: 2017/71, K: 2018/1893 sayılı kararının, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 35.000,00-TL manevi tazminatın dava tarihi olan 06.01.2017 tarihinden itibaren işletilecek kanuni faiziyle birlikte davalı idarelerce müştereken ve müteselsilen davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine kısmı yönünden ONANMASINA, davalı idareler istinaf istemlerinin kısmen KABULÜNE, kısmen REDDİNE, mahkeme kararının maddi tazminat isteminin kabulü ile 35.865,16-TL maddi tazminatın 2.000,00-TL'lik kısmına dava tarihi olan 06.01.2017 tarihinden kalan 33.865,16-TL'lik içinse ıslah dilekçesinin davalı idarelere tebliğ tarihi olan 05.07.2018 tarihinden itibaren işletilecek kanuni faiziyle birlikte davalı idarelerce müştereken ve müteselsilen davacıya ödenmesi kısmı yönünden KALDIRILMASINA, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun değişik 45/4.maddesi uyarınca maddi tazminat istemi yönünden yeniden incelenen davada; davanın kısmen KABULÜNE, kısmen REDDİNE, 32.383,06-TL maddi tazminatın kabulüne, 2.000,00-TL'lik kısmına dava tarihi olan 06.01.2017 tarihinden, kalan 30.838,06-TL'lık kısmı için ıslah dilekçesinin davalı idarelere tebliğ tarihi olan 05.07.2018 tarihinden itibaren işletilecek kanuni faiziyle birlikte davalı idarelerce müştereken ve müteselsilen davacıya ÖDENMESİNE, dava açılışında peşin olarak alınan 4.841,00-TL nispi karar harcından, hükmedilen tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 4.602,94-TL nispi karar harcının mahsubu ile kalan 238,06-TL nispi karar harcının davacıya iadesine, 4.602,94-TL nispi karar harcının davalı idarelerden alınarak davacıya ödenmesine, aşağıda dökümü yapılan davadaki haklılık oranına göre mahkeme ve istinaf safhalarında davacı tarafından karşılanan 938,10-TL yargılama giderinden, 201,88-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 736,22-TL yargılama gideri ile yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen maddi tazminat için 3.886,00-TL avukatlık ücreti ile kabul edilen manevi tazminat için 4.200,00-TL avukatlık ücreti olmak üzere 8.086,00-TL avukatlık ücretinin davalı idarelerden alınarak davacıya ödenmesine, istinaf safhasında davalı idarelerce karşılanan toplam 84,00-TL posta giderinden 65,92-TL posta giderinin davalı idareler üzerinde bırakılmasına, 21,52-TL posta gideri ile yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ret edilen manevi tazminat için 1.800,00-TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine, posta gideri avansından artan miktarın kararın kesinleşmesinden sonra istinaf isteminde bulunanlara iadesine, 2577 sayılı Yasanın değişik 45.maddesinin 6. fıkrası uyarınca kesin olarak 10/04/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)