(3194 S. K. m. 18)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı vekili tarafından, davacının hissedarı olduğu Aksaray İli, Merkez İlçesi, ....... Mahallesi, 1162 ada, 68 nolu parselde 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18. maddesi kapsamında yapılan imar uygulamasının iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davada; yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporda (özetle); "imar uygulama işleminin iptali istemiyle açılan davada; a) Uygulamanın, dayanağı olan 1:1000 ölçekli uygulama imar planına uygun olduğu, 3194 sayılı yasanın 18. maddesinde belirtilen amaçların gerçekleşmesine yönelik olduğu; b) Uygulama sahasındaki parselasyonun ve davacının üretilen parsellerinin ön cephe ve derinliklerinin 18. Madde yönetmeliğine uygun olduğu, c) Davacının düzenleme ile yapılan yeni tahsislerin (dağıtımın) 3194/18. Madde uygulamasına ve yönetmeliğine uygun olduğu, d) Düzenleme sahası sınırının, 3194 sayılı İmar Kanununun 18. Maddesi Uyarınca Yapılacak Arazi ve Arsa Düzenlemesi ile İlgili Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6. Maddesi (Düzenleme Sınırının Geçirilmesi) hükümleri dikkate alınarak geçirilmediği.." tespitlerine yer verildiği, davacının 1162/68 nolu kadastro parselinin tamamı uygulama imar planında rekreasyon alanına isabet etmesinden dolayı DOP’tan boşalan 7060 ada 3, 4, 5, 6, 7, ve 8 nolu parsellerden kadastro parselindeki diğer hissedarlar ile hisse yapıları korunarak bütün hissedarlar aynı parsellerden tahsis yapıldığı, tahsis edilen yeni parselin eski parselin bulunduğu rekreasyon alanına yaklaşık 500 metre mesafede olduğu, tahsis edilen parsellerin ayrık nizam 3 kata imarlı olduğu, düzenleme sahasındaki DOP oranının 0,3925998 olarak hesaplandığı ve davacının parsellerinden de bu oranda kesinti yapılarak doğru olarak uygulandığı görülerek işlemin yukarıda belirtilen hususlar yönünden hukuka aykırı bulunmadığı ancak uygulama sahasında kamulaştırma ile çevre yolunun açılmasının öngörüldüğü ve düzenleme sınırı geçirilirken Adana-Ankara çevre yolunun sağında kalan parsellerin bir kısmının düzenlemeye alındığı bir kısmının ise alınmadığı, düzenleme sınırının uygulama ve plan bütünlüğü, düzenlemeye alınan ve alınmayan parseller açısından eşitsizlik yarattığı ve DOP oranının yüksek çıkması noktasında Yönetmeliğin 6.maddesine aykırı olduğu, bu yönleriyle uyuşmazlık konusu imar uygulamasının kamu yararına uygun olmadığı anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle Aksaray İdare Mahkemesi'nce verilen dava konusu işlemin iptaline ilişkin 15/05/2018 gün ve E:2016/546, K:2018/417 sayılı kararın; davalı idare vekilince, davanın yasal süresi içinde açılmadığı, imar uygulamasının imar planına, imar kanunu ve ilgili Yönetmeliğe uygun yapıldığı, uygulama safhasında Adana-Ankara çevre yolunun sağında uygulamaya dahil edilen yeşil alanda ve yolda kalan parseller olduğu, aynı yerde daha önce imar uygulaması yapıldığı için bu şekilde uygulandığı düzenleme sınırında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek istinaf yolu ile kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Konya Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi'nce davalı idarenin süre aşımına ilişkin itirazı yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü;
Dava, davacı vekili tarafından, davacının hissedarı olduğu Aksaray İli, Merkez İlçesi, ....... Mahallesi, 1162 ada, 68 nolu parselde 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18. maddesi kapsamında yapılan imar uygulamasının iptaline karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
3194 sayılı İmar Kanunu'nun "Arazi ve Arsa Düzenlemesi" başlıklı 18. maddesinin 1. fıkrasında; "İmar hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakati aranmaksızın birbirleri ile, yol fazlaları ile, kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re'sen tescil işlemlerini yaptırmaya belediyeler yetkilidir." hükmüne yer verilmiştir.
Anılan Kanuna dayanılarak çıkarılan ve 02.11.1985 gün ve 18916 Mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren İmar Kanunu'nun 18. Maddesi Uyarınca Yapılacak Arazi ve Arsa Düzenlemesi ile İlgili Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesinin (c) bendinde, Düzenleme Ortaklık Payı; "Düzenlemeye tabi tutulan yerlerin ihtiyacı olan yol, meydan, park, yeşil saha, genel otopark gibi umumi hizmetlere ayrılan ve tescile tabi olmayan alanlar ile cami, karakol yerleri ve ilgili tesisler için kullanılmak üzere, düzenleme dolayısıyla meydana gelen değer artışları karşılığında düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların, düzenlemeden önceki yüzölçümlerinden % 35'e (% 40) kadar düşülebilen miktar ve/veya zorunlu hallerde malikin muvafakatı ile tesbit edilen karşılığı bedeldir." şeklinde tanımlanmış, 5. maddesinde; "Belediye ve mücavir alan sınırı içinde belediyeler, belediye encümeni kararı ile; dışında valilikler, il idare kurulu kararı ile; 5 yıllık imar programlarında öncelik tanımak ve beldenin inkişaf ve ihtiyaç durumuna göre, yeterli miktarda arsayı, konut yapımına hazır bulunduracak şekilde düzenleme sahalarını tesbit etmek ve uygulamasını yapmak mecburiyetindedir. Belirlenen düzenleme sahası bir müstakil imar adasından daha küçük olamaz. Ancak, imar adasının büyük bir kısmının imar mevzuatına uygun bir şekilde teşekkül etmiş olması nedeniyle, yeniden düzenlemesine ihtiyaç bulunmaması ve diğer kısmında birkaç taşınmaz malın tevhid ve ifraz yoluyla imar planı ve imar mevzuatına uygun imar parsellerinin elde edilmesinin mümkün olduğu hallerde, adanın geri kalan kadastro parselleri müstakil bir imar düzenlemesine konu teşkil edebilir." hükmü; 6. maddesinde; "Düzenleme Sınırı: a. İskan sahasının bittiği yerlerde iskan sınırından, b. İskan sahası içindeki yollarda yol ekseninden, c. Cami ve karakol yerlerinin dış sınırından, yeşil alan ve genel otopark alanlarının düzenleme ortaklık payı oranı ve uygulamaya alınan parsel geçirilir. Ancak, imar planlarında gösterilmiş düzenleme sınırları varsa bu durum dikkate alınır. Düzenleme sınırının herhangi bir parseli iki veya daha fazla parçaya bölmesi halinde, sınıf bu parçalardan düzenleme sahası dışında kalan başka bir imar adasına girmeyenleri varsa bunları da içine alacak şekilde geçirilir. Parsel büyük ise, ifraz yapılarak ifraz sınırından geçirilir."hükmü, 10. maddesinde de; "İmar parsellerinin oluşturulması ve dağıtımında aşağıdaki esaslar dikkate alınır:a. Düzenlemeyle oluşacak imar parsellerinin mümkün mertebe aynı yerdeki veya yakınındaki eski parsellere tahsisi sağlanır. b. Plan ve mevzuata göre korunması mümkün olan yapıların tam ve hissesiz bir imar parseline intibak ettirilmesi sağlanır. c.Mal sahibine tahsis edilen miktarın bir imar parselinden küçük olması veya diğer teknik ve hukuki nedenlerle müstakil imar parseli verilmemesi halinde, İmar parselasyon planları ve imar durumu belirlenmiş düzenleme alanlarında yapılacak binaların toplam inşaat alanı veya bağımsız bölüm adetleri belirtilen imar iddiaları veya parselleri, kat mülkiyetine esas olmak üzere hisselendirilebilir. Hisselendirme, imar ada veya parselinin yüzölçümü payda kabul edilerek, hisse sahiplerine ait düzenleme ortaklık payları çıkarıldıktan sonra kalan yüzölçümü miktarı hisse kabul edilerek kat mülkiyeti uygulanmak üzere yapılır. Hisselendirme, ana yapı veya yapıların toplam inşaat alanları veya bağımsız bölüm adetleri ile orantılı olarak hesaplanır. Hisselendirilmiş parselin tapu kütüğündeki beyanlar hanesine "İmar Kanununun 18 inci maddesindeki kat mülkiyeti esası uygulanmıştır" ibaresi yazılır. Ana yapının veya yapıların inşaatı ve kullanılması gibi hususlarda 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu hükümleri uygulanır. Düzenlemeye tabi tutulan parselin zemin durumu ve üzerindeki yapının özelliği itibariyle düzenleme ortaklık payının alınamadığı hallerde, ilgilisinin muvafakatı ile düzenleme ortaklık payı miktarı bedele dönüştürülebilir. Düzenlemeye tabi tutulması gerektiği halde İmar Kanununun 18 inci maddesi hükmünün tatbiki mümkün olmayan hallerde, müstakil inşaata elverişli olan kadastro parsellerine plana göre inşaat ruhsatı verilirken de yukarıdaki hüküm uygulanır. Bu maddeye göre yapılacak bedel takdirlerin ve bu bedellere itiraz şekilleri 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu hükümlerine tabidir. Bu bedel, düzenlemenin gerçekleştirilmesi için yapılacak kamulaştırmalar dışında kullanılamaz." hükmü yer almıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden; Aksaray Belediye Encümeni'nin 21.04.2015 tarih ve 398 sayılı kararı ile davacının hissedarı olduğu Aksaray İli, Merkez İlçesi, ....... Mah. 1162 ada 68 nolu parseli kapsayan alanda, 3194 sayılı kanunun 18. maddesi ve 3290 sayılı Kanunun Ek-1.maddesi gereğince imar uygulaması yapılarak düzenleme sonrası davacıya 7060 ada, 3, 4, 5, 6, 7, 8 nolu parsellerin hisseli olarak tahsis edildiği, anılan işleme yapılan itirazın reddi üzerine bakılan davanın açıldığı ve Mahkemece, uygulama sahasında kamulaştırma ile çevre yolunun açılmasının öngörüldüğü ve düzenleme sınırı geçirilirken Adana-Ankara çevre yolunun sağında kalan parsellerin bir kısmının düzenlemeye alındığı bir kısmının ise alınmadığı, düzenleme sınırının uygulama ve plan bütünlüğü, düzenlemeye alınan ve alınmayan parseller açısından eşitsizlik yarattığı ve DOP oranının yüksek çıkması noktasında yukarıda anılan yönetmeliğin 6.maddesine aykırı olduğu, bu yönleriyle uyuşmazlık konusu imar uygulamasının kamu yararına uygun olmadığı anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ise de;
İlk derece Mahkemesince yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda açıkça dava konusu uygulamanın, dayanağı olan 1:1000 ölçekli uygulama imar planına uygun olduğu, 3194 sayılı yasanın 18. maddesinde belirtilen amaçların gerçekleşmesine yönelik olduğu, uygulama sahasındaki parselasyonun ve davacının üretilen parsellerinin ön cephe ve derinliklerinin 18. madde ile ilgili Yönetmeliğe uygun olduğu, davacının düzenleme ile yapılan yeni tahsislerin (dağıtımın) 3194 sayılı Kanunun 18. madde uygulamasına ve Yönetmeliğine uygun olduğu, davacının 1162/68 nolu kadastro parselinin tamamı uygulama imar planında rekreasyon alanına isabet etmesinden dolayı DOP’tan boşalan 7060 ada 3, 4, 5, 6, 7, ve 8 nolu parsellerden kadastro parselindeki diğer hissedarlar ile hisse yapıları korunarak bütün hissedarlar aynı parsellerden tahsis yapıldığı, tahsis edilen yeni parselin eski parselin bulunduğu rekreasyon alanına yaklaşık 500 metre mesafede olduğu, tahsis edilen parsellerin ayrık nizam 3 kata imarlı olduğu, düzenleme sahasındaki DOP oranının 0,3925998 olarak hesaplandığı ve davacının parsellerinden de bu oranda kesinti yapılarak doğru olarak uygulandığı açıkça ifade edilmiştir.
Öte yandan her ne kadar gerek bilirkişi raporunda, gerekse bilirkişi raporuna dayanak alınarak verilen istinafa konu ilk derece mahkeme kararında düzenleme sınırının Yönetmeliğin 6. maddesine aykırı olarak belirlendiği ifade edilmişse de, düzenleme sınırının hatalı belirlendiği iddia olunan yerde davacının taşınmazının ( parselinin) bulunmadığı gibi düzenleme sınırının bilirkişi raporunda belirtildiği şekliyle geçirilmesi durumunda davacıdan daha fazla DOP alınması söz konusu olacağından düzenleme sınırının bu haliyle kalmasının davacı lehine de bir durum olduğu sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, düzenleme sınırının hatalı belirlenmesinin davacı parselini etkilememesi ve davacı aleyhine bir durumda doğurmaması nedeniyle bilirkişi raporunda da ifade edildiği üzere 3194 sayılı Kanunun 18 maddesinde belirlenen amaçları gerçekleştirmek için anılan maddeye ve ilgili Yönetmelik hükümlerine uygun olarak tesis olunan parselasyon işleminde hukuka aykırılık, aksi yönde verilen mahkeme kararında ise hukuki isabet bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; davalı idarenin istinaf başvurusunun KABULÜNE, Aksaray İdare Mahkemesi'nce verilen 15/05/2018 gün ve E:2016/546, K:2018/417 sayılı kararın KALDIRILMASINA, davanın REDDİNE, aşağıda dökümü yapılan dava aşamasına ait 1.528,00.-TL yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı idarenin istinaf aşamasında yaptığı 152,10.-TL yargılama giderinin ve işbu karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 1.362,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, artan posta ücretinin karar kesinleştikten sonra mahkemesi'nce taraflara iadesine, 2577 sayılı Kanunun 46/1-f maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 30 gün içinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 16/04/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)