(6112 S. K. m. 8, 32) (2577 S. K. m. 31) (6100 S. K. m. 308, 311, 312)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı Şirkete ait … HABER logosuyla yayın yapan televizyon kanalında 03.06.2015 tarihinde yayınlanan ".... Ajansı" isimli program içeriğinde yer alan ifadelerle 6112 Sayılı Kanun'un 8/1-m maddesinin ihlal edildiğinden bahisle "uyarı" cezasıyla cezalandırılmasına ve aynı Kanunun 8/1-ç bendinin tekraren ihlal edilmesi nedeniyle de 56.071,00 TL idari para cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin, Üst Kurulun 07.10.2015 tarihli ve 2015/43 numaralı toplantısında alınan 47 numaralı kararının iptali istemiyle açılan davada; dava dosyasının ve dosya içeriğinde bulunan yayına ilişkin CD'nin incelenmesinden; 03.06.2015 tarihinde yayınlanan ".... Ajansı" isimli programa katılan konuk tarafından yapılan yorumlarda "herif", "adi", "manyak sürüsü" şeklinde dilin kaba kullanımına sıklıkla yer verildiği, argo sözler kullanıldığının görüldüğü, dolayısıyla davacı kuruluşun yaptığı yayınla 6112 Sayılı Yasa'nın 8.maddesi birinci fıkrasının (m) bendinde yazılı yayın ilkesini ihlal ettiği sonucuna varılması nedeniyle yayın kuruluşunun 6112 Sayılı Kanun'un 32/2. Maddesi uyarınca uyarılması yolunda tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği, ilgili mevzuat hükümleri ve basın özgürlüğünün sınırlarına ilişkin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Yargıtay içtihatları gözönünde bulundurulduğunda, söz konusu yayının toplumun tümünü yakından ilgilendirdiği, toplumsal ilginin ve konunun güncel olduğu ve bu nedenle haber yapılmasında kamu yararı bulunduğu, basının toplumsal olaylar karşısındaki görev ve sorumlulukları nedeniyle basın özgürlüğünün olay kapsamında kişilik haklarının önüne geçtiği ve bu nedenle de söz konusu içeriklerin siyasi ve toplumsal olaylara yönelik olduğundan “özel hayat” niteliğinin olmadığı, siyasi kimlikleri olan ve toplumun önünde bulunan kişilerin kaçınılmaz bir şekilde kamu denetimi ve eleştirisine açık olmaları gerektiği, yayının gündemdeki iddialara ilişkin olduğu, kamuoyunda uzun süredir tartışma konusu olan konuların program konuğu tarafından dile getirilmesi nedeniyle yayın kuruluşuna kusur atfedilemeyeceği, bu nedenle idari yaptırım uygulanmasına gerekçe olarak gösterilen yayında, 6112 Sayılı Kanun'un 8. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde ifade edilen "İnsan onuruna ve özel hayatın gizliliğine saygılı olma ilkesine aykırı olamaz, kişi ya da kuruluşları eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü, aşağılayıcı veya iftira niteliğinde ifadeler içeremez." ilkesinin ihlali niteliğinde bir unsurun varlığından söz edilemeyeceği, dava konusu cezai işlemin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Anayasa ile güvence altına alınan ifade özgürlüğü ve demokratik bir toplumun gerekleriyle bağdaşmadığının açık olduğu anlaşıldığından, işlemin hukuka aykırı olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle 8/1-ç bendinin ihlali nedeniyle para cezası verilmesine ilişkin kısmının iptaline, 8/1-m bendinin ihlali nedeniyle uyarı cezası verilmesine ilişkin kısmı yönünden davanın reddine ilişkin olarak Ankara 18. İdare Mahkemesi'nce verilen 21/11/2016 tarih ve E:2015/3075, K:2016/3698 Sayılı kararın; taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek istinaf yoluyla incelenerek kararın kaldırılması, davacı tarafından dava konusu işlemin 6112 Sayılı Yasa'nın 8.maddesi birinci fıkrasının (m) bendine ilişkin kısmının da iptaline karar verilmesi, davalı idare tarafından ise, 6112 Sayılı Yasa'nın 8.maddesi birinci fıkrasının (ç) bendine ilişkin kısmı yönünden de davanın reddine karar verilmesi istenilmektedir.
DAVALI İDARENİN SAVUNMASININ ÖZETİ: Mahkeme kararının reddine ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmuştur.
DAVACININ SAVUNMASININ ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesince; Dairemizin 23/06/2017 tarih ve E: 2017/336, K: 2017/497 Sayılı kararının davalı idarenin davanın reddi yolunda karar verilen kısma yönelik davayı kabulü nedeniyle Danıştay 13. Dairesi'nin 10/04/2018 tarih ve E:2017/2085, K:2018/1322 Sayılı kararı ile bozulması üzerine bozma kararına uyularak, dava dosyası yeniden incelenmek suretiyle işin gereği görüşüldü:
KARAR: Dava, davacı Şirkete ait … HABER logosuyla yayın yapan televizyon kanalında 03.06.2015 tarihinde yayınlanan ".... Ajansı" isimli program içeriğinde yer alan ifadelerle 6112 Sayılı Kanun'un 8/1-m maddesinin ihlal edildiğinden bahisle "uyarı" cezasıyla cezalandırılmasına ve aynı Kanunun 8/1-ç bendinin tekraren ihlal edilmesi nedeniyle de 56.071,00-TL idari para cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin, Üst Kurulun 07.10.2015 tarihli ve 2015/43 numaralı toplantısında alınan 47 numaralı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
Tarafların istinaf başvurularının reddine ilişkin Dairemizin 23.06.2017 tarih ve E:2017/336 K:2018/497 Sayılı kararı üzerine, taraflarca kararın aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istemiyle temyiz yoluna başvurdukları, ancak daha sonra davalı idarenin 13.03.2018 tarih ve 14 Sayılı kararıyla, anılan işlemin iptaline yönelik karara karşı yapılan temyiz kanun yolundan vazgeçilmesine, davanın reddine dair verilen karara ilişkin kısmı açısından da davanın kabul edilmesine karar verildiğinin bildirilmesi üzerine, Danıştay 13.Dairesince, davalının temyiz isteminden vazgeçmiş olması nedeniyle, davalının temyiz istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalı idarenin kabul istemi gözönüne alınarak bir karar verilmek üzere Ankara Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesince verilen kararın davacının istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmının bozulmasına, dosyanın bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere Ankara Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkeme kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmı kesinleşmiş; davanın reddine ilişkin kısma yönelik davacının istinaf başvurusu hakkında, idarenin kabulü nedeniyle yeniden bir hüküm kurmak gerekmiştir.
2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin yollamada bulunduğu 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 308/1 maddesinde "davayı kabul", davacının talep sonucuna, davalının kısmen veya tamamen muvafakat etmesi şeklinde tanımlanmış olup; 309/2 maddesinde, feragat ve kabulün hüküm ifade etmesinin karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı olmadığı; 311/1 maddesinde, davadan feragat ve kabulün , kesin hükmün hukuki sonuçlarını doğuracağı; 312/1 maddesinde ise, feragat veya kabul beyanında bulunan tarafın davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerine mahkum edileceği hükme bağlanmıştır.
Bakılan davada; temyiz aşamasında davalı vekili tarafından verilen 20/03/2018 tarihli dilekçeyle davanın, dava konusu işlemin 8/1(m) bendine ilişkin kısmının kabul edildiği ve bu suretle davanın konusuz kaldığı anlaşılmaktadır.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, davanın kabulü nedeniyle Ankara 18. İdare Mahkemesi'nce verilen 21/11/2016 tarih ve E:2015/3075, K:2016/3698 Sayılı kararının davanın reddine ilişkin kısmının KALDIRILMASINA, kabul nedeniyle konusu kalmayan davanın bu kısmı hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, posta gideri avansından artan miktarın istenilmesi halinde davacı tarafa iadesine, davacı tarafından yapılan 677,96 TL yargılama giderleri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 15. maddesi uyarınca 1.050,00-TL avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, davalı idare tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarların istekleri halinde ilgili taraflara iadesine, 2577 Sayılı Kanun'un değişik 46. maddesi uyarınca kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay ilgili Dairesine temyiz yolu açık olmak üzere, 27/09/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)