(2577 S. K. m. 13, 45)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı tarafından, 12.12.2009 tarihinde Hakkari İli, Yüksekova İlçesinde yasa dışı toplumsal olaylara müdahale eden Yüksekova İlçe Emniyet Müdürlüğü görevlileri tarafından kendisine kötü muamelede bulunulması neticesinde yaralandığı iddia edilerek uğranıldığı ileri sürülen zarara karşılık şimdilik 1.000,00-TL maddi ve 120.000,00-TL manevi tazminatın, olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada; davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar veren Van 2. İdare Mahkemesinin 06/10/2017 tarih ve E:2016/1857, K:2017/2068 sayılı kararının; davacı vekili tarafından hukuka aykırı olduğu öne sürülerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Davalı tarafından, davacının istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hükmü veren Erzurum Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava; davacı tarafından, 12.12.2009 tarihinde Hakkari İli, Yüksekova İlçesinde yasa dışı toplumsal olaylara müdahale eden Yüksekova İlçe Emniyet Müdürlüğü görevlileri tarafından kendisine kötü muamelede bulunulması neticesinde yaralandığı iddia edilerek uğranıldığı ileri sürülen zarara karşılık şimdilik 1.000,00-TL maddi ve 120.000,00-TL manevi tazminatın, olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Mahkemesince; davacının, kendisine Yüksekova İlçe Emniyet Müdürlüğü görevlileri tarafından kötü muamelede bulunulması neticesinde yaralandığını iddia ettiği olayın 12.12.2009 tarihinde gerçekleştiği, bu nedenle davacının zarar gördüğünü ileri sürdüğü eylemin ve sonuçlarının eylemin gerçekleştiği tarih olan 12.12.2009 tarihinde öğrenildiğinin kabulünün gerektiği, söz konusu eylem nedeniyle davacıda oluştuğu ileri sürülen zararın sonradan ortaya çıkması ya da etkisinin artması gibi bir durumun da söz konusu olmadığı anlaşıldığından, yukarıda metnine yer verilen 2577 sayılı Kanunun 13. maddesi gereğince davacı tarafından eylemin öğrenildiği 12.12.2009 tarihini izleyen günden itibaren 1 yıl içerisinde davalı idareye başvuruda bulunulması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra 08.08.2016 tarihinde idarenin kaydına girdiğini beyan ettiği dilekçe ile başvuruda bulunup, bu başvurunun zımnen reddedilmesi üzerine açılan işbu davanın süreaşımı nedeniyle esasının incelenmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafından, anılan Mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu, davacının failleri 07/10/2015 tarihli Yüksekova Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 2015/394 iddianamesi ile öğrendiği, olaya ilişkin Savcılık iddianamesi üzerinden 1 yıl geçmeden 01/08/2016 tarihinde davalı idareye söz konusu olay nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemiyle müracaatta bulunulduğu, davanın süresinde açıldığı ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Doğrudan Doğruya Tam Yargı Davası Açılması" başlıklı 13.maddesinde "İdari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gereklidir. Bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren, dava süresi içinde dava açılabilir." hükmüne yer verilmiştir.
Anılan Kanunun 45/5. maddesinde ise; "Bölge idare mahkemesi, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hâllerinde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye gönderir. Bölge idare mahkemesinin bu fıkra uyarınca verilen kararları kesindir." hükmüne yer verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacının, 12/12/2009 tarihinde Hakkari İli, Yüksekova İlçesinde yasa dışı toplumsal olaylara müdahale eden Yüksekova İlçe Emniyet Müdürlüğü görevlileri tarafından göz altına alındığı bu olaya ilişkin olarak Yüksekova Cumhuriyet Başsavcılığına ifade verirken, polislerin kendilerine kötü muamelede bulunduğu iddialarıyla ilgili olarak haklarında şikayet dilekçesi verdiği ve Cumhuriyet Başsavcılığınca bu polisler hakkında soruşturma açılmakla birlikte 2015/394 iddianame nolu iddianamenin ancak 07.10.2015 tarihinde hazırlandığı ve iddianame Yüksekova 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/303 sayılı dosyasında, kabul edilerek dava açıldığı, söz konusu olay nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zarara karşılık maddi ve manevi tazminat talebiyle 01/08/2016 tarihli dilekçe ile davalı idareye başvuruda bulunan davacı tarafından, başvurunun davalı idarece cevap verilmemek suretiyle zımnen reddi üzerine, 05/12/2016 tarihinde bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İdari eylemlerden dolayı hakları ihlal edilmiş olanların 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 13. maddesi uyarınca hizmet kusuru/kusursuz sorumluluk esaslarına göre tazminat davası açılabilmesi için bu eylemlerin öğrenildiği tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerekli ve yeterli olup, uyuşmazlığa konu olayda, zararın 12/12/2009 tarihli olaydan kaynaklandığı ve olaya ilişkin iddianamenin 07/10/2015 tarihinde hazırlandığı ve açılan davanın başvuru tarihi itibarıyla henüz karara bağlanmadığı, davacı tarafından 12/12/2009 tarihinde şikayete bulunulduğu, dolayısıyla olayda idarenin sorumluluğunun davacı tarafından söz konusu tarih itibarıyla öğrenildiğinden söz edilemeyeceği açıktır.
Bu veriler ışığında, davacının, kötü muamele nedeniyle yaralanması olayında idarenin sorumluluğuna dair adli soruşturmanın henüz tamamlanmamış olması ve iddianamenin hazırlanmasından itibaren de bir yıl içinde olay tarihinden itibaren ise beş yıl içinde davalı idareye başvuruda bulunulduğu anlaşıldığından ve başvurunun zımnen reddi üzerine açılan dava süresinde olduğundan mahkemesince işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken davanın süre aşımı nedeniyle reddine dair istinafa konu kararda hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; istinaf isteminin kabulüne, Van 2. İdare Mahkemesinin 06/10/2017 tarih ve E:2016/1857, K:2017/2068 sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 5. fıkrası uyarınca kaldırılmasına, yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine, kesin olarak, 14/02/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)