(4045 S. K. m. 1) (3269 S. K. m. 19) (Uzman Erbaş Yönetmeliği m. 6) (Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliği m. 1, 11)
İstemin Özeti: Ankara ......7.İdare Mahkemesi'nce verilen 26/04/2018 gün ve E:2017/2595, K:2018/848 sayılı kararın istinaf incelemesine tabi tutularak, kaldırılması istenilmektedir.
Savunmanın Özeti: Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek, istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesince, 2577 sayılı Yasanın değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek, gereği görüşüldü:
Dava, Jandarma Lojistik Komutanlığı Şehit Eşref Bitlis Kışlası Güvercinlik/Ankara'da Uzman Erbaş kursiyeri olan davacı tarafından, arşiv araştırması ve güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin 14.08.2017 Olur tarihli işlemin iptali ile özlük hakları ve statü dışında geçirdiği sürede ödenmemiş olan aylık farklarının hak ediş tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Ankara 17.İdare Mahkemesi'nce verilen 26/04/2018 gün ve E:2017/2595, K:2018/848 sayılı kararla; Mahkemelerinin 13.11.2017 tarihli ara kararına cevap olarak sunulan bilgi ve belgelerden, davacının polis memuru olan kardeşinin, FTÖ/PDY terör örgütünün iletişim programı olan "bylock" kullanıcısı olduğu ve kamu görevinden ihraç edildiğinin tespit edilmesi üzerine, Uzman Erbaş Yönetmeliğinin 6/(g),(ı) maddesinde belirtilen şartları taşımadığından bahisle atamasının yapılmadığının anlaşıldığı, davalı idarenin askeri öğrencilerin sadece, terör örgütlerine üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olup olmadığı yönünden değil, aynı zamanda, hem kendisinin, hem de kendisini etkileyebilecek yakın çevresinin, bu örgütlerle sıkı işbirliği içinde bulunup bulunmadığı, bunları destekleyip desteklemediği, sempatizanı olup olmadığı yönünden de titizlikle araştırması, bu yönde bir tespit olması halinde ise bunları teşkilatına kabul etmemesi gerektiği, kamu görevlisi olmak isteyenlerle ilgili güvenlik araştırması yapılırken ulaşılan bilgi ve kanaatin, somut, güvenilir, teyit edilebilir nitelikte olması, tahmine, tasavvura ve önyargıya dayalı olmaması, aynı yöndeki kanaatin mümkün olduğunca farklı bilgi ve delillerle de desteklenmesi, bu inceleme ve değerlendirmenin hukuken denetlenebilir nitelikte olması gerektiği, idarece açılan sınavı kazanan davacının, hakkındaki güvenlik soruşturmasının olumsuz olduğundan bahisle atama işlemlerinin sonlandırıldığı, güvenlik soruşturmasının olumsuz olarak değerlendirilmesinin ise, davacının kardeşinin FETÖ/PDY terör örgütünün iletişim programı olan "bylock" kullanıcısı olduğu ve kamu görevinden ihraç edildiğinin tespit edildiği, adı geçen hakkında sakıncalı görülebilecek bir faaliyetine rastlanılmadığı, cezaların şahsiliğinin, kişisel sorumluluğun asıl olduğu sabit olmakla birlikte, atanılacak görevin, doğrudan ülkenin güvenliğinde, asayişin sağlanmasında önemli bir yere sahip olması, kardeşi hakkında tespit edilen hususların niteliği ve doğrudan kamu düzeniyle ilgili olması karşısında, davacının, atanmak istediği Kurumun özelliği de göz önünde bulundurulduğunda, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafından, İdare Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek, kaldırılması istenilmektedir.
4045 sayılı Güvenlik Soruşturması, Bazı Nedenlerle Görevlerine Son Verilen Kamu Personeli ile Kamu Görevine Alınmayanların Haklarının Geri Verilmesine ve 1402 Numaralı Sıkıyönetim Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'un 1. maddesinde;"Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması; kamu kurum ve kuruluşlarında, yetkili olmayan kişilerin bilgi sahibi olmaları halinde devlet güvenliğinin, ulusal varlığın ve bütünlüğün, iç ve dış menfaatlerin zarar görebileceği veya tehlikeye düşebileceği bilgi ve belgelerin bulunduğu gizlilik dereceli birimler ile Genelkurmay Başkanlığı, Milli Savunma Bakanlığı, jandarma, emniyet, sahil güvenlik ve istihbarat teşkilatlarında çalıştırılacak kamu personeli ve ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde çalışacak personel hakkında yapılır. Devletin güvenliğini, ulusun varlığını ve bütünlüğünü iç ve dış menfaatlerinin zarar görebileceği veya tehlikeye düşebileceği bilgi ve belgeler ile gizlilik dereceli kamu personeli ile meslek gruplarının tespiti, birim ve kısımların tanımlarının yapılması, güvenlik soruşturmasının ve arşiv araştırmasının usul ve esasları ile bunu yapacak merciler ve üst kademe yöneticilerinin kimler olduğu Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulacak yönetmelik ile düzenlenir." hükmüne yer verilmektedir.
Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliği'nin amacını düzenleyen 1. maddesinde; "Bu Yönetmeliğin amacı; yetkili olmayan kişilerin bilgi sahibi olmaları halinde Devletin güvenliğinin, iç ve dış menfaatlerinin, ulusal varlığın ve bütünlüğün zarar görebileceği veya tehlikeye düşebileceği bilgi ve belgelerin bulunduğu bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşlarının gizlilik dereceli birim ve kısımlarını belirlemek, Türk Silahlı Kuvvetlerinde, emniyet ve istihbarat teşkilatlarında, ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde çalışacak personel hakkında yapılacak güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasını düzenlemektir." hükmü düzenlenmekte ve güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının yapılmasında gözetilecek genel ilkeler ve uyulacak genel esaslar hakkında kurallara yer verilmekte, işlem tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan haliyle ''Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasında Araştırılacak Hususlar'' başlıklı 11. maddesinde,
''Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasında kişinin içinde bulunduğu ortam dikkate alınarak,
a) Kimlik kontrolü, kimlik kayıtlarının doğruluk derecesi, uyrukluğu, geçmişte yabancı bir devletin uyrukluğuna girip girmediği,
b) Kolluk kuvvetleri tarafından halen aranıp aranmadığı, kolluk kuvvetlerinin ve istihbarat birimlerinin arşivlerinde bilgiler bulunup bulunmadığı, adli sicil kaydının ve hakkında arama kaydı veya herhangi bir tahdidin olup olmadığı,
c) Yıkıcı faaliyetlerde bulunup bulunmadığı ve 5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında kanuna ve Atatürk ilke ve inkılaplarına aykırı davranıp davranmadığı,
d) Şeref ve haysiyetini ihlal edecek ve görevine yansıyacak şekilde kumara, uyuşturucuya, içkiye, paraya ve aşırı bir şekilde menfaatine düşkün olup olmadığı, ahlak ve adaba aykırı davranıp davranmadığı,
e) Yabancılarla, özellikle hasım ve hasım olması muhtemel Devlet mensupları ve temsilcileriyle ilgili derecesinin iç yüzü ve nedeni,
f) Sır saklama yeteneğinin olup olmadığı, araştırılı.'' hükmüne yer verilmiştir.
3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu'nun 19. maddesinde yer alan; "Personelde aranacak nitelikler, müracaat şekli ve zamanı, müracaatın kabul edilmesi, sözleşmenin yapılması ve feshedilmesi sebepleri, verilecek sicilin şekil ve usulleri görevde başarısız olma ve kendilerinden istifade edilememe halleri ve bunlara yapılacak işlem şekli, sözleşmenin uzatılmasında uygulanacak esaslar, uzman onbaşıların uzman çavuş olabilmeleri için gerekli şartlar, astsubay sınıfına geçirilecekler için uygulanacak esaslar, astlık üstlük münasebetleri ile bu hususlardaki işlem şekli ve ilgili diğer hususlar kanunun yürürlüğe girmesini takip eden 6 ay içerisinde Milli Savunma Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığınca müştereken çıkarılacak bir yönetmelikte gösterilir." hükmüne istinaden 20/09/2005 tarih ve 20942 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Uzman Erbaş Yönetmeliği'nin "Personelde aranacak nitelikler" başlıklı 6. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendinde;"İcra edilen temel askerlik eğitimini başarıyla tamamlayanlardan güvenlik soruşturması uygun olmak veya ilk atamaları doğrudan doğruya kıt’a veya birliklere yapılan uzman erbaşlar için güvenlik soruşturması uygun olmak." hükmü,
Aynı maddenin (ı) bendinde; Ayrıca;
"1) Verilen ceza, ertelense, seçenek yaptırımlara çevrilse, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilse veya affa uğrasa dahi; Devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlar ile basit ve nitelikli zimmet, irtikâp, iftira, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, yalan yere tanıklık, yalan yere yemin, cürüm tasni, ırza geçmek, sarkıntılık, kız, kadın veya erkek kaçırmak, fuhşiyata tahrik, gayri tabiî mukarenet, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı veya şeref ve haysiyeti kırıcı suçlar ile istimal ve istihlâk kaçakçılığı hariç kaçakçılık, resmî ihale ve alım ve satımlara fesat karıştırma, Devlet sırlarını açığa vurma, firar, amir veya üste fiilen taarruz, emre itaatsizlikte ısrar, üste hakaret, mukavemet, fesat, isyan suçlarından dolayı yahut 22/5/1930 tarihli ve 1632 sayılı Askerî Ceza Kanununun 148 inci maddesinde yazılı suçlardan mahkûm olmamak,", 2) Taksirli suçlar hariç olmak üzere diğer suçlardan adlî veya askerî mahkemeler tarafından otuz günden daha fazla süreli hürriyeti bağlayıcı bir ceza ile mahkûm olmamak, 3) Taksirli suçlar nedeniyle altı ay veya daha fazla süre ile hürriyeti bağlayıcı bir cezaya mahkûm olmamak." hükmü, mülga (i) bendinden sonra gelen bentte de, "Uzman erbaş olmak için gerek muvazzaflık görevini yaptığı sırada, gerekse terhislerini müteakip başvuruda bulunan ve alınmaları uygun görülen personelin, güvenlik soruşturmaları; kuvvet komutanlıkları veya Jandarma Genel Komutanlığı yahut Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından yaptırılır. Temel askerlik eğitimi sırasında güvenlik soruşturması sonuçlanmayanların eğitimleri devam ettirilir. Bunlardan güvenlik soruşturmaları olumlu sonuçlananlar göreve başlatılır, olumsuz sonuçlananların ise Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı ile ilişiği kesilir. Türk Silahlı Kuvvetlerinin manevi şahsiyetine gölge düşüren veya askerliğin şeref ve haysiyeti ile bağdaşmayacak eylemlerde bulunanlar ile tutum ve davranışları ile yasa dışı siyasi, yıkıcı, bölücü ideolojik görüşü benimseyenler, uzman erbaş olarak istihdam edilmezler." hükmü düzenlenmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden, Jandarma Lojistik Komutanlığı Şehit Eşref Bitlis Kışlasında Uzman Erbaş kursiyeri olarak görev yapan davacı hakkında, Milli İstihbarat Teşkilatı, Emniyet Genel Müdürlüğü ve mahalli ve mülki idare amirlikleri tarafından yaptırılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının, ''davacının abisi ….'nün FETÖ/PDY darbe girişimi sonrasında ihraç edilen şahıslardan olduğu, adına kayıtlı ..... numaralı GSM hattından 28.08.2014 tarihinden itibaren Bylock kullandığının tespit edildiği'' şeklinde olumsuz not bulunduğundan bahisle Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Değerlendirme Kurulunca ''olumsuz'' kabul edilerek sözleşmesinin feshedildiği anlaşılmıştır.
Uyuşmazlıkta davacının güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanmasına yol açan abisi … hakkında ''silahlı terör örgütüne üye olmak'' suçundan dolayı açılan soruşturmada, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 12.12.2017 tarihli ve Soruşturma No:2017/209790, Karar No:2017/99376 sayılı kararı ile ''şüphelinin adına kayıtlı ...... numaralı hat üzerinden 28.08.2014 tarihinde ilk olarak bylock kullandığının iddia ve tespit edildiği, hakkında düzenlenen MASAK raporuna göre FETÖ/PDY bağlantılı dernek ve vakıflarda, şirketlerde kaydının bulunmadığı, Bank…'da hesabının bulunduğu, ancak 31.12.2013-31.12.2014 tarihleri arasında Bank… nezdinde gerçekleştirmiş olduğu herhangi bir mevduat bakiye değişiminin bulunmadığı, şüphelinin kendisi, anne, baba, eş, çocuk ve kardeşlerinin isimlerinin FETÖ/PDY kapsamında yürütülen analiz ve değerlendirme çalışmaları ile bağlantılarda geçmediğinin bildirildiği, şüphelinin halen kullandığını bildirdiği ...... numaralı hat ile …’nin kullandığını bildirdiği ….numaralı hatta ilişkin yapılan HTS incelemesinden 01.01.2014 tarihinde bir telefonun ...... adresinden baz verirken, diğerinin ...... mevkiinden baz verdiğinin tespit edildiği, silahlı terör örgütü üyeliği için örgütsel faaliyetlerde süreklilik, çeşitlilik, az da olsa örgütle arada hiyerarşi ve organik bağ unsurunun gerektiği, şüpheli ve ......'nin savunması ve emniyet müdürlüğü araştırma tutanağı, HTS raporu birlikte değerlendirildiğinde, bylock kullandığı iddia ve tespit edilen telefon hattının ...... tarafından kullanıldığı, şüpheli ....... bakımından söz konusu silahlı terör örgütünün üyesi olduğuna dair örgütsel faaliyetlerde süreklilik, çeşitlilik ve örgütle organik bağ unsuru oluşturacak delil bulunmadığı anlaşılmakla, şüpheli hakkında atılı suç isnadından kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği görülmüştür.
Ayrıca,Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonunun Başvuru No:17093129, Karar No:2018/41062 sayılı kararı ile de, 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacının abisi ......'nün başvurusunun kabul edilerek kamu görevine iade talebi yerinde bulunmuştur.
Bu durumda, davacının güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlanmasına yol açan abisi ...... hakkında ''silahlı terör örgütüne üye olma'' suçundan dolayı açılan soruşturmada Cumhuriyet Başsavcılığınca ''Kovuşturmaya Yer Olmadığı Kararı'' verildiği, anılan kararda bylock tespit edilen GSM hattının abisi adına kayıtlı olmakla birlikte onun tarafından kullanılmadığının tespit edildiği, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonunca da 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan abisinin başvurusunun kabul edilerek kamu görevine iadesine karar verildiğinin görülmesi karşısında, kendisi hakkında güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanmasına yol açacak bir tespit bulunmayan ve dava konusu sözleşme feshine yol açan abisi hakkındaki tespitlerin ise yukarıda yer verildiği üzere hukuka aykırı hale geldiğinin anlaşılması karşısında, davacı hakkında güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle sözleşmesinin feshine ilişkin işlemde ve bu işleme karşı açılan davayı reddeden İdare mahkemesi kararında hukuka uyarlık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, Ankara 17. İdare Mahkemesi'nce verilen 26/04/2018 gün ve E:2017/2595, K:2018/848 sayılı kararın kaldırılmasına; dava konusu işlemin iptaline, davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının dava açma tarihi olan 25.08.2018 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, toplam 408,20 TL yargılama gideri ile karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca takdir edilen 1.320,00 TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, fazladan alınan 35,90 TL harç ile artan posta ücretinin karar kesinleştikten sonra davacıya iadesine, kararın tebliğinden itibaren 30 gün içinde Danıştay'da temyiz yolu açık olmak üzere, 15.02.2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)