(2577 S. K. m. 45) (3194 S. K. m. 42)
İSTEMİN KONUSU: Tekirdağ İdare Mahkemesinin 15/02/2018tarih ve E:2017/718, K:2018/197sayılı kararının istinaf yolu ile incelenerek kaldırılması ve talepleri gibi karar verilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Tekirdağ İli, Süleymanpaşa İlçesi, .... adresinde bulunan, tapuda 1569 sayılı parselde kayıtlı taşınmazda bodruma inen merdivenlerin başına projesine aykırı kapı yapıldığından bahisle maliki olduğu bodrum kata girişi sağlayan kapının mühürlenmesine ilişkin düzenlenen 06.02.2017 tarihli yapı durdurma tutanağı ile 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesinin 2. fıkrası uyarınca 820,63-TL idari para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin 21/02/2017 tarih ve 219 no'lu kararının iptali istenilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararının özeti: Tekirdağ İdare Mahkemesinin 15/02/2018tarih ve E:2017/718, K:2018/197sayılı kararı ile; "Davanın, Süleymanpaşa Belediye Encümeninin 21.02.2017 tarih ve 219 no.lu kararı ile davacıya 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42'nci maddesi uyarınca verilen 820,63-TL para cezasına ilişkin kısmı yönünden suç ve cezaların şahsiliği ilkesi gereğince, para cezasına konu yapıların kim ya da kimler tarafından yapıldığı tespit edilerek, somut bilgi ve belgelere dayalı olarak, şüpheye yer bırakmayacak şekilde gerçek yapı sahibi ya da sahipleri belirlenerek, bunlar adına para cezası verilmesi gerekirken, herhangi bir araştırma yapılmaksızın davacının bağımsız bölüm maliki olduğu gerekçesiyle 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42.maddesi uyarınca 820,63-TL idari para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin 21.02.2017 tarih ve 219 no.lu Süleymanpaşa Belediye Encümeni kararında hukuka uyarlık bulunmadığı, davanın, 06.02.2017 tarihli yapı durdurma tutanağına ilişkin kısmı yönünden ise; davacı vekili tarafından 06.02.2017 tarihli yapı durdurma tutanağına 16.02.2017 tarihli dilekçe ile itiraz edildiği, anılan dilekçenin 20.02.2017 tarihinde davalı idare kayıtlarına intikal ettiği ve itiraz üzerine yapı durdurma tutanağının asılmak suretiyle tebliğ edilmiş sayıldığı gün işlemeye başlayan dava açma tarihinin durduğu, yapı durdurma tutanağına yapılan itirazın 01.03.2017 tarih ve 2512 sayılı işlem ile reddedildiği, redde ilişkin işlemin 06.03.2017 tarihinde davacı vekiline tebliğ edilmesi üzerine durmuş olan dava açma süresinin yeniden işlemeye başladığı, yapı durdurma tutanağına karşı 21.04.2017 tarihinde dava açılması gerekirken, bu tarih geçirildikten sonra 25.04.2017 tarihinde açılan bu davanın 06.02.2017 tarihli yapı durdurma tutanağına ilişkin kısmının esasının süre aşımı nedeniyle incelenmesine olanak bulunmadığı" gerekçesi ile; dava konusu 21.02.2017 tarih ve 219 no.lu Süleymanpaşa Belediye Encümeni kararının iptaline, 06.02.2017 tarihli yapı durdurma tutanağı yönünden ise davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
İSTİNAFA BAŞVURAN TARAFLARIN İDDİALARI:
1- (DAVACI)
İdari işlemin tebliğ tarihinden itibaren yasal altmış günlük süre içerisinde açılmış olması nedeniyle kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek istinaf talebinin kabulüyle mahkeme kararının süre aşımı nedeniyle reddine dair kararın kaldırılarak bu kısım yönünden de iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
2- (DAVALI)
Dosyaya sunulan Tekirdağ 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/6 D.iş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda, dava konusu kaçak imalatların bulunduğu kapının davacının taşınmazına giden yol üzerinde olduğu ancak davacı tarafından yapılabileceği öne sürülerek istinaf talebinin kabulüyle kararın iptale ilişkin kısmının kaldırılarak davanın bu kısım yönünden de reddine karar verilmesi istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN
SAVUNMALARI: Taraflarca savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Beşinci İdare Dava Dairesince; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İstinaf" başlıklı (Değişik 6545 S.K./19. md.) 45. maddesinin 5. fıkrası uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun istinaf başlıklı45/3.fıkrasında;"Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir" hükmü,5.fıkrasındaise; "Bölge idare mahkemesi, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hakim tarafından bakılmış olması hallerinde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye gönderir. Bölge idare mahkemesinin bu fıkra uyarınca verilen kararları kesindir" hükmü yer almaktadır.
İstinaf başvurusu; Tekirdağ İli, Süleymanpaşa İlçesi, .... adresinde bulunan, tapuda 1569 sayılı parselde kayıtlı taşınmazda bodruma inen merdivenlerin başına projesine aykırı kapı yapıldığından bahisle maliki olduğu bodrum kata girişi sağlayan kapının mühürlenmesine ilişkin düzenlenen 06.02.2017 tarihli yapı durdurma tutanağı ile 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesinin 2. fıkrası uyarınca 820,63-TL idari para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin 21/02/2017 tarih ve 219 no'lu kararının iptali istemiyle açılan davada, dava konusu 21.02.2017 tarih ve 219 no.lu Süleymanpaşa Belediye Encümeni kararının iptaline, 06.02.2017 tarihli yapı durdurma tutanağı yönünden ise davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar veren Tekirdağ İdare Mahkemesinin 15/02/2018tarih ve E:2017/718, K:2018/197sayılı kararının taraflarca kaldırılması istemine ilişkindir.
Her ne kadar yargısal incelemenin devamı sürecinde 3194 sayılı Kanun'un Geçici 16.maddesinin 4.fıkrası ve Yapı Kayıt Belgesi verilmesine ilişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ'in 6.maddesinde yer alan "yapı kayıt belgesi ilgili belediyesine verildikten sonra 3194 sayılı Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilmeyen idari para cezalarının iptal edileceği" yönünde düzenleme yürürlüğe girmiş ise de sözü edilen düzenleme ihtilaf konusu işlemi tesis eden idarelere, yeni gelişen duruma göre işlem tesis etme yükümlülüğü getirdiğinden yargısal incelemesi devam eden davalarda yargı yeri tarafından verilecek karara etkisi bulunmamaktadır.
Zira 3194 sayılı İmar Kanununa 7143 sayılı Kanun ile eklenen Geçici 16. madde, yargısal incelemesi devam eden davalar yönü ile bir düzenleme içermemekte, idarelere yapı kayıt belgesi düzenlenen yapılar yönü ile işlem tesis yükümlülüğü getirmekte olup idaresince her zaman mevcut duruma uygun yeni bir işlem tesisi mümkündür.
3194 sayılı İmar Kanununa 7143 sayılı Kanununun 16. maddesi ile eklenen Geçici16. madde ile ilgili olarak yukarıdaki açıklamadan sonra işin esası yönünden istinaf incelemesine geçilmiştir.
I)Davalı istinaf başvurusu yönünden:
İstinaf konusu İdare Mahkemesi kararının iptale ilişkin kısmında 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 4.fıkrasındaki kaldırma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından davalının istinaf başvurusunun reddi gerekmektedir.
II)Davacı istinaf başvurusu yönünden:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "Sürelerle İlgili Genel Esaslar" başlıklı 8. maddesinde;"... süreler tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlar." hükmüne; 7. maddesinin ilk fıkrasında; "Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür" hükmüne; 11. maddesinde; "İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur. Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır." hükmüne yer verilmiştir.
3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. maddesinde: "Bu Kanun hükümlerine göre ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılar hariç; ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine aykırı yapı yapıldığı ilgili idarece tespiti, fenni mesulce tespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttali olunması üzerine, belediye veya valiliklerce o andaki inşaat durumu tespit edilir. Yapı mühürlenerek inşaat derhal durdurulur. Durdurma, yapı tatil zaptının yapı yerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılır. Bu tebligatın bir nüshasıda muhtara bırakılır. Bu tarihten itibaren en çok bir ay içinde yapı sahibi, yapısını ruhsata uygun hale getirerek veya ruhsat alarak, belediyeden veya valilikten mühürün kaldırılmasını ister. Ruhsata aykırılık olan yapıda, bu aykırılığın giderilmiş olduğu veya ruhsat alındığı ve yapının bu ruhsata uygunluğu, inceleme sonunda anlaşılırsa, mühür, belediye veya valilikçe kaldırılır ve inşaatın devamına izin verilir. Aksi takdirde, ruhsat iptal edilir, ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan bina, belediye encümeni veya il idare kurulu kararını müteakip, belediye veya valilikçe yıktırılır ve masrafı yapı sahibinden tahsil edilir." hükmüne yer verildikten sonra, 42. maddesinde ise; imar mevzuatına aykırılık teşkil eden fiil ve hallerin tespit edilmesi üzerine uygulanacak idari müeyyideler düzenlenmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; Tekirdağ ili, Süleymanpaşa ilçesi, .... adresinde bulunan binada 3 no.lu mesken vasıflı taşınmazın kömürlüğüne giden yerde usulsüz kapı yapıldığı ve kömürlüğe ulaşılamadığı yönünde davalı idareye 10.12.2016 tarihli dilekçeyle şikayet başvurusunda bulunulduğu, davalı idarenin 09.01.2017 tarih ve 390 sayılı yazısı ile bahse konu kapının 10 gün içinde kaldırılması gerektiğinin davacıya bildirildiği, 06.02.2017 tarihinde yapılan denetimde dava konusu taşınmazın bodrumuna inen merdivenlerin başına projesine aykırı şahıs kullanımına ait (2 no.lu bağ. Böl. sahipleri kullanımında) kapı yapılarak 3 no.lu bağımsız bölümün eklentisi olan 3 no.lu kömürlüğe girişin engellendiğinin tespit edilerek aynı tarihli yapı durdurma tutanağının düzenlendiği, anılan tutanağın iptali istemiyle açılan iş bu davada Mahkemesince; "dava konusu 06.02.2017 tarihli yapı durdurma tutanağının 06.02.2017 tarihinde yapı mahalline asılmak suretiyle yapı sahibine tebliğ edilmiş sayıldığı, davacı vekili tarafından 06.02.2017 tarihli yapı durdurma tutanağına 16.02.2017 tarihli dilekçe ile itiraz edildiği, anılan dilekçenin 20.02.2017 tarihinde davalı idare kayıtlarına intikal ettiği ve itiraz üzerine yapı durdurma tutanağının asılmak suretiyle tebliğ edilmiş sayıldığı gün işlemeye başlayan dava açma tarihinin durduğu, yapı durdurma tutanağına yapılan itirazın 01.03.2017 tarih ve 2512 sayılı işlem ile reddedildiği, redde ilişkin işlemin 06.03.2017 tarihinde davacı vekiline tebliğ edilmesi üzerine durmuş olan dava açma süresinin yeniden işlemeye başladığı, yapı durdurma tutanağına karşı 21.04.2017 tarihinde dava açılması gerekirken, bu tarih geçirildikten sonra 25.04.2017 tarihinde açılan bu davanın 06.02.2017 tarihli yapı durdurma tutanağına ilişkin kısmının esasının süre aşımı nedeniyle incelenmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle süre aşımı nedeniyle reddine" karar verildiği görülmekte ise de, yapı durdurma tutanağının muhtara bırakıldığına dair tutanakta muhtar imzasının bulunmadığı gibi dava dosyasında yer alan fotoğrafların incelenmesinden de yalnızca mühürlemenin görüldüğü, tutanağın yapıya asıldığına ilişkin bir görüntüye rastlanılmadığı anlaşılmıştır.
Bu durumda, dava konusu yapı tatil tutanağının yapıya asıldığını ve muhtara bırakıldığını gösteren bilgi, belge bulunmaması ve dava dosyasında yer alan tutanağın muhtar kaşesini de ihtiva etmemesi karşısında; usulüne uygun olmayan tebligatın dava açma süresinin hesaplanmasına dayanak oluşturamayacağı ve davacının anılan tutanağa itiraz edildiği 16.02.2017 tarihinden itibaren dava açma süresinin başlayacağının kabulü gerektiği, bu kapsamda 16.02.2017 tarihli dilekçenin, 20.02.2017 tarihinde davalı idare kayıtlarına intikal etmesiyle 16.02.2017 tarihinde işlemeye başlayan dava açma açma süresinin durduğu, yapı durdurma tutanağına yapılan itirazın 01.03.2017 tarih ve 2512 sayılı işlem ile reddedilmesi ve redde ilişkin bu işlemin 06.03.2017 tarihinde davacı vekiline tebliğ edilmesinin ardından yeniden işlemeye başlayan dava açma süresi içerisinde 25.04.2017 tarihinde açılan işbu davada süre aşımı bulunmadığı anlaşıldığından uyuşmazlığın esası incelenerek karar verilmesi gerekirken davanın süre aşımı yönünden reddi yolunda verilen Mahkeme kararında hukuki isabet bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Bu durumda istinafa konu idare Mahkemesince 06.02.2017 tarihli yapı durdurma tutanağı yönünden, davanın süre aşımı nedeniyle reddine dair kararında hukuka uyarlık bulunmadığından kararın bu kısmının kaldırılması ve yeniden karar verilmek üzere dava dosyasının İdare Mahkemesine gönderilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45.maddesinin 4.fıkrası uyarınca davacı İSTİNAF BAŞVURUSUNUNKABULÜNE,
2.TekirdağİdareMahkemesinin 15/02/2018tarih ve E:2017/718, K:2018/197sayılı kararının dava konusu yapı tatil tutanağının süre aşımı nedeniyle reddine dair kısmının KALDIRILMASINA,
3.2577 sayılı Kanunun 45. maddesinin 5. fıkrası uyarınca yukarıda belirtilen gerekçe dikkate alınarak yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın kararı veren İlk derece Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4.Aynı Kanunun 45.maddesinin 3.fıkrası uyarınca davalı idare İSTİNAF BAŞVURUSUNUN REDDİNE,
5.2577 sayılı Kanunun 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca kararın taraflara tebliği için dosyanın ait olduğu mahkemeye gönderilmesine,
6.2577 sayılı Kanunun 45. maddesinin 5. fıkrası uyarınca kesin olarak 13/11/2019 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Uyuşmazlığın, 3194 sayılı İmar Kanununa, (7143 sayılı Kanunla) eklenen geçici 16.maddesi hükümleri uyarınca değerlendirilerek, işin esası hakkında bir karar verilmesi gerektiği düşüncesi ile çoğunluk kararın katılmıyorum. (¤¤)