(2709 S. K. m. 51) (657 S. K. m. 125) (2577 S. K. m. 45)
İSTEMİNÖZETİ: ..... İMKB Anadolu Lisesinde öğretmen olarak görev yapan davacının, .....nde 11-13/10/2015 tarihinde izinsiz gösteri yürüyüşüne katıldığı ve "Katil Devlet" pankartı açıldığından bahisle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/D-I maddesi uyarınca bir yıl kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile tecziye edilmesine ilişkin Tokat İl Milli Eğitim Disiplin Kurulunun 19.07.2017 karar tarihli ve 2017/08 sayılı kararının iptali ile aylığından yapılan kesintinin yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle açtığı davada; davanın reddine karar veren Tokat İdare Mahkemesi'nin 09/07/2018 gün ve E:2017/668, K:2018/390 sayılı kararının; fiil hakkındaki soruşturmaya süresinde başlanmadığı için zamanaşımına uğradığı, söz konusu pankartı taşımadığı için tipiklik şartının gerçekleşmediği, sendikanın ve konfederasyonun ulusal ve uluslararası mevzuata ve kendi tüzüklerine göre aldığı kararın hukuki denetiminin yapılarak, tarafına ceza verilmesinin hukuka uygun bulunmasının mümkün olmadığı, barışçıl eylem kararının ilgili mevzuata uygun olduğu, eğitim-öğretimin bu günlerde aksamadığı, eyleme katılan öğretmenlerce telafisinin yapıldığı, cezalandırılarak örgütlenme özgürlüğü ile birlikte ifade özgürlüğünün de ihlal edildiği ileri sürülerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca istinaf yolu ile incelenerek kaldırılması istemidir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Samsun Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü:
Dava, davacının, Batman İli, Gercüş İlçesinde 11-13/10/2015 tarihinde izinsiz gösteri yürüyüşüne katıldığı ve "Katil Devlet" pankartı açıldığından bahisle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/D-I maddesi uyarınca bir yıl kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile tecziye edilmesine ilişkin Tokat İl Milli Eğitim Disiplin Kurulunun 19.07.2017 karar tarihli ve 2017/08 sayılı kararının iptali ile aylığından yapılan kesintinin yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemine ilişkindir.
İdare Mahkemesince, davacının, .....nde 11-13/10/2015 tarihlerinde yapılan gösteri yürüyüşüne katıldığı, gösteride "katil devlet" pankartı açılması hususunun sabit olduğu, her ne kadar davacının son savunmasında "katil devlet" yazılı pankartı açmadığı, olayda böyle bir pankarta rastlamadığı, böyle bir pankartın varlığına rastlasaydı ilk kendisinin müdahale edeceği, kaldırılmazsa da eylemini sona erdireceği ileri sürülse de Mahkemelerinin E:2017/668 sayılı ara kararıyla istenilen bilgi ve belgeler arasında bulunan ve söz konusu eyleme ait fotoğrafların incelenmesi ve ilgili birimlerce yapılan kimlik tespiti uyarınca davacının "katil devlet" yazılı pankartla birlikte görüntülendiği ve olay esnasında sürekli ve kasıtlı olarak pankart etrafında bulunduğu ve pankartta bulunan mesaja zımnen onay verdiği sonucuna varıldığından; söz konusu eylemde "katil devlet" pankartıyla birlikte görüntü veren ve devlet tüzel kişiliğine karşı hakarette bulunduğu hususu sübuta eren davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/D-l maddesinde uyarınca amirine (Devlet tüzel kişiliği) hakarette bulunduğundan bir yıl kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile tecziye edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gibi dava konusu işlemin hukuka uygun olması nedeniyle davacının aylığından yapılan kesintide de hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Anayasanın "Sendika Kurma Hakkı" başlıklı 51. maddesinde; "Çalışanlar ve işverenler, üyelerinin çalışma ilişkilerinde, ekonomik ve sosyal hak ve menfaatlerini korumak ve geliştirmek için önceden izin almaksızın sendikalar ve üst kuruluşlar kurma, bunlara serbestçe üye olma ve üyelikten serbestçe çekilme haklarına sahiptir...Sendika kurma hakkı ancak, millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâk ile başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebepleriyle ve kanunla sınırlanabilir... İşçi niteliği taşımayan kamu görevlilerinin bu alandaki haklarının kapsam, istisna ve sınırları gördükleri hizmetin niteliğine uygun olarak kanunla düzenlenir. Sendika ve üst kuruluşlarının tüzükleri, yönetim ve işleyişleri, Cumhuriyetin temel niteliklerine ve demokrasi esaslarına aykırı olamaz." hükmüne, "Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti" başlıklı 26. maddesinde; "Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet resmi makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar...Bu hürriyetlerin kullanılması, millî güvenlik, kamu düzeni, kamu güvenliği, Cumhuriyetin temel nitelikleri ve Devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğünün korunması, suçların önlenmesi, suçluların cezalandırılması, Devlet sırrı olarak usulünce belirtilmiş bilgilerin açıklanmaması, başkalarının şöhret veya haklarının, özel ve aile hayatlarının yahut kanunun öngördüğü meslek sırlarının korunması veya yargılama görevinin gereğine uygun olarak yerine getirilmesi amaçlarıyla sınırlanabilir..." hükmüne, 90. maddesinin son fıkrasında; "Usulüne göre yürürlüğe konulmuş Milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır." hükmüne yer verilmiştir.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin dernek kurma ve toplantı özgürlüğünün düzenlendiği 11. maddesinde; herkesin asayişi bozmayan toplantılar yapmak, dernek kurmak, ayrıca çıkarlarını korumak için başkalarıyla birlikte sendikalar kurmak ve sendikalara katılmak haklarına sahip olduğu, bu hakların kullanılmasının, demokratik toplumda zorunlu tedbirler niteliğinde olarak, ulusal güvenliğin, kamu emniyetinin korunması, kamu düzeninin sağlanması ve suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması amaçlarıyla ve ancak yasayla sınırlandırılabileceği, bu maddenin, bu hakların kullanılmasında silahlı kuvvetler, kolluk mensupları veya devletin idare mekanizmasında görevli olanlar hakkında meşru sınırlamalar konmasına engel olmadığı kuralına yer verilmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Sadakat" başlıklı 6. maddesinde; "Devlet memurları, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına ve kanunlarına sadakatla bağlı kalmak ve milletin hizmetinde Türkiye Cumhuriyeti kanunlarını sadakatla uygulamak zorundadırlar." hükmüne yer verilmiş, "Tarafsızlık ve Devlete Bağlılık" başlıklı 7. maddesinde; "Devlet memurları siyasi partiye üye olamazlar, herhangi bir siyasi parti, kişi veya zümrenin yararını veya zararını hedef tutan bir davranışta bulunamazlar; görevlerini yerine getirirlerken dil, ırk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep gibi ayırım yapamazlar; hiçbir şekilde siyasi ve ideolojik amaçlı beyanda ve eylemde bulunamazlar ve bu eylemlere katılamazlar." hükmü yer almış, "Toplu eylem ve hareketlerde bulunma yasağı" başlıklı 26. maddesinde; "Devlet memurlarının kamu hizmetlerini aksatacak şekilde memurluktan kasıtlı olarak birlikte çekilmeleri veya görevlerine gelmemeleri veya görevlerine gelipte Devlet hizmetlerinin ve işlerinin yavaşlatılması veya aksatılması sonucunu doğuracak eylem ve hareketlerde bulunmaları yasaktır." kuralı belirtilmiş, 125. maddesinin C/b bendinde; özürsüz olarak bir veya iki gün göreve gelmemek eyleminin aylıktan kesme cezasını gerektiren haller arasında olduğu sayılmış ve 125. maddesinin D/l bendinde de; amirine, maiyetindekilere, iş arkadaşları veya iş sahiplerine hakarette bulunmak veya bunları tehdit etme eylemi, 1-3 yıl arasında kademede ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektiren haller arasında sayılmıştır.
4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu'nun 1. maddesinde, bu Kanun'un amacının, kamu görevlilerinin ortak ekonomik, sosyal ve meslekî hak ve menfaatlerinin korunması ve geliştirilmesi için oluşturdukları sendika ve konfederasyonların kuruluşu, organları, yetkileri ve faaliyetleri ile sendika ve konfederasyonlarda görev alacak kamu görevlilerinin hak ve sorumluluklarını belirlemek ve toplu sözleşme yapılmasına ilişkin usul ve esasları düzenlemek olduğu, 3. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde, sendika, kamu görevlilerinin ortak ekonomik, sosyal ve meslekî hak ve menfaatlerini korumak ve geliştirmek için oluşturdukları tüzel kişiliğe sahip kuruluşlar olarak tanımlanmış; 18. maddesinin birinci fıkrasında, kamu görevlilerinin, iş saatleri dışında veya işverenin izni ile iş saatleri içinde sendika veya konfederasyonların bu Kanunda belirtilen faaliyetlerine katılmalarından dolayı farklı bir işleme tâbi tutulamayacağı ve görevlerine son verilemeyeceği; 19. maddesinin ikinci fıkrasının (a) ve (d) bentlerinde, sendika ve konfederasyonların kuruluş amaçları doğrultusunda toplumsal cinsiyet eşitliğini gözeterek, genel olarak kamu personelinin hak ve ödevleri, çalışma koşulları, yükümlülükleri, iş güvenlikleri ile sağlık koşullarının geliştirilmesi konularında görüş bildirmek ve toplu sözleşmenin uygulanmasını izlemek üzere yapılacak çalışmalara temsilciler göndermek ve üyelerinin meslekî yeterliliklerinin arttırılması ve sorunlarının çözülmesi ile sendikal faaliyetlerinin geliştirilmesine yönelik kurs, seminer ve sosyal amaçlı toplantılar düzenlemek, bilimsel çalışmalar yapmak ve yayınlarda bulunmak şeklinde faaliyetlerde bulunabilecekleri hüküm altına alınmıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden, davacının, ....., Dicle Anadolu Lisesinde öğretmen olarak görev yapmaktayken, Eğitim Sen Genel Merkez Yürütme Kurulunun 10.10.2015 tarih ve 98 sayılı; "10 Ekim 2015'te Ankara'da emek, barış ve demokrasi mitingine yapılan kanlı saldırı sonucu pek çok insan yaşamını yitirmiş yüzlercesi yaralanmıştır. Tek amaçları barış ile ilgili düşüncelerini duygularını taleplerini ifade etmek üzere Ankara Valiliğince izin verilmiş emek demokrasi ve barış mitingine katılmak olan insanlara yapılan saldırıya tepki göstermek için Kesk, Disk, Tmmob, ve Ttb'nin üzgünüz, öfkeliyiz, yastayız ve isyandayız! Katliamı ve katilleri asla unutmayacağız! şiarıyla almış olduğu üç günlük yas ve 12-13 Ekim tarihlerinde 2 günlük grev kararına katılım sağlanması, ayrıca basın açıklaması ve yürüyüşler yapılmasına, bildirilerin okullarda ve iş yerlerinde, illerde belirlenecek alanlarda okunmasına karar verilmiştir" şeklinde üyesi olduğu sendikanın eylem kararı uyarınca, Batman ili, Gercüş ilçesinde 11-13/10/2015 tarihlerinde izinsiz gösteri yürüyüşü yaptığı ve gösteri de "katil devlet" pankartı açıldığı iddiası ile ilgili olarak disiplin soruşturması başlatıldığı, davacının bu gösteri de bulunmasının pankartlarla verilen mesajları zımnen onayladığı anlamına geldiğinden bahisle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/D-l maddesindeki "Amirine, maiyetindekilere, iş arkadaşları veya iş sahiplerine hakarette bulunmak veya bunları tehdit etme" fiilini işlediğinden bahisle bir yıl kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile tecziye edildiği ve davacı tarafından da bu işlemin iptali ile aylığından yapılan kesintinin yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Davacının üyesi olduğu Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası'nın bağlı bulunduğu Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu'nun 22/12/2015 tarihli ve 92 sayılı kararı şu şekildedir:
"Ülkemizin Güneydoğu Anadolu Bölgesinde yer alan bazı il, ilçe ve mahallerde bir süredir hayata geçirilen sürekli "sokağa çıkma yasakları" hem kamu hizmeti sunmakla görevli kamu emekçilerinin ve ailelerinin hem de kamu hizmetinden yararlananların sadece kamu hizmeti sunma ve alma haklarını değil, yaşam haklarını da tehdit eder boyutlara ulaşmıştır.
Söz konusu bölgelerde binlerce öğretmenin izine gönderilmesi sonucunda onbinlerce öğrencinin eğitim hakkı askıya alınmakta, sağlık emekçileri hastanelerden çıkmadan zorunlu nöbete tabi tutulmaktadır. Eğitim sağlık, yerel yönetim hizmetleri başta olmak üzere tüm kamu hizmetleri bölgede sürdürülen operasyonlara göre yeniden dizayn edilmektedir. Ayrıca tarihi eserler tahrip edilmekte, okullar, hastaneler, öğrenci yurtları boşaltılarak şehirler polis karakolları ve askeri karargâhlar haline getirilmektedir. Sürekli çatışma ortamında kamu çalışanlarının ve yurttaşların evleri ve kendileri hedef haline gelmekte, elektriksiz, susuz bırakılarak hastalık ve açlık tehlikesiyle burun buruna bir yaşama itilmektedir.
Kamu hizmeti sunma ve alma hakkının yanı sıra yaşam hakkını da tehdit eden söz konusu gelişmelere karşı; (...)
DİSK ve TMMOB ile birlikte;
1-"Savaşa Hayır, Barışı Savunacağız" şiarı ile ortak pankart, afiş, bildiri ve stickerler hazırlanarak web sayfamızdan yayımlanmasına,
2-29 Aralık 2015 tarihinde Konfederasyonumuza bağlı sendika üyelerinin hizmet üretiminden gelen gücü kullanarak işyerlerinden çıkıp tüm illerde merkezi alanlarda basın açıklamaları yapmalarına karar verilmiştir."
Davacının üyesi bulunduğu sendikanın 25/12/2015 tarihli kararı da şu şekildedir:
"Yürütme Kurulumuz 25/12/2015 tarihinde Genel Başkan Kamuran Karaca başkanlığında toplanarak 29 Aralık 2015 tarihinde Konfederasyonumuz KESK'in diğer emek ve meslek örgütleri ile birlikte almış olduğu 92 sayılı kararı gereği "Savaşa Hayır Barışı Savunacağız" şiarıyla gerçekleştireceği üretimden gelen gücümüzü kullanarak 1 günlük hizmet üretmeme kararının iş kolumuzda hayata geçirilmesine oy birliği ile karar verilmiştir."
Sendika tarafından alınan eylem kararı ve basın açıklamalarının içeriğinden anılan eylemin maksadının; terör örgütü mensuplarının yakalanması, terör olayları nedeniyle halkın can ve mal güvenliğinin sağlanması, sokak aralarındaki barikatların kaldırılması, hendeklerin kapatılması ve kurulan bombalı düzeneklerin imhası çalışmaları esnasında sivil vatandaşların can ve mal güvenliğinin temin edilmesi gibi gerekçelerle alınan "sokağa çıkma yasağı" kararlarını protesto etmek olduğu görülmektedir.
"Kanunsuz suç ve ceza olmaz" ilkesi uyarınca, ceza yaptırımına bağlanan her bir fiilin tanımının yapılması ve kanunun ne tür fiilleri suç sayarak yasakladığının hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirtilmesi gerekmektedir. Sözü edilen suç tanımlaması yapıldıktan sonra, suçun karşılığı olan cezanın ve suç sayılan fiili gerçekleştiren kamu görevlisinin hangi disiplin kuralını ihlal ettiğinin açık bir şekilde ortaya konulması da zorunludur. Söz konusu fiil, mevzuatta öngörülen tanıma uymuyorsa verilen disiplin cezası hukuka aykırı olacaktır.
Dosyada yer alan tüm bilgi ve belgeler ile soruşturma dosyası incelendiğinde; davacının 'katil devlet' yazılı pankartı taşımadığı, bu şekilde bir slogan atmadığı, bu yönde bir açıklamada bulunmadığı, yalnızca söz konusu pankartın etrafında görüntülenmesinin isnad edilen suçun oluşması için yeterli olmadığı dikkate alındığında, davacının eyleminin "amirine, maiyetindekilere, iş arkadaşları veya iş sahiplerine hakarette bulunmak veya bunları tehdit etmek" maddesi kapsamında olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Bu durumda; fiili, 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin D/l bendinde yer alan "amirine, maiyetindekilere, iş arkadaşları veya iş sahiplerine hakarette bulunmak veya bunları tehdit etmek" kapsamında olmayan davacının, bir yıl kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırılmasında disiplin hukukunda esas olan tipiklik şartının gerçekleşmemesi nedeniyle hukuka uyarlık, aksi yöndeki Mahkeme kararında yasal isabet bulunmamaktadır.
Diğer yandan, hukuka aykırılığı saptanan işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının davacıya iadesi gerekir.
Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusunun kabulüne, Tokat İdare Mahkemesi'nin 09/07/2018 gün ve E:2017/668, K:2018/390 sayılı kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, aylığından yapılan kesintinin davanın açıldığı 11/09/2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, dava aşamasına ait 186,30-TL yargılama gideri ve istinaf başvuru aşamasına ait 165,60-TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.362,00-TL vekalet ücretinin davalı idare tarafından davacıya ödenmesine, artan posta giderinin davacıya iadesine, 28/03/2019 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. (¤¤)