(2577 S. K. m. 45)
İstemin Özeti: İstanbul, Bakırköy, ..... Mahallesi, 62 ada, 80 parsel sayılı Hazine taşınmazının 275 m²'sinin 1.3.2014-27.1.2017 tarihleri arasında şantiye sahası olarak işgal ettiğinden bahisle davacıdan 117.605,27-TL ecrimisil istenilmesine ait 16.6.2017 tarihli, 87088 sayılı ecrimisil ihbarnamesinin iptali istemiyle açılan davada, dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile yerinde keşif sonunda düzenlenen bilirkişi raporunun incelenmesinden, davacıdan işgali nedeniyle ecrimisil istenilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, taşınmazın 210 m²'sinin işgal edildiği, işgal döneminde 36.963,89-TL ecrimisil getirebileceği, bilirkişi raporunun dayandığı verilere göre hükme esas alınacak nitelikte olduğu gerekçesiyle, davanın 36.963,89-TL ecrimisil yönünden reddi, aşırı yüksek bulunan 80.641,38-TL ecrimisil ilişkin kısmının iptali yolunda İstanbul 7. İdare Mahkemesince verilen 30.3.2018 tarihli, E:2017/1202, K:2018/663 sayılı kararın, aynı yerde bir çok şirket tarafından hafriyat ve inşaat işleri yapıldığı, Hazineye ait taşınmazı kullanmadığı, işgalci olmadığı, ecrimisilin aşırı yüksek olduğu iddialarıyla kaldırılması ve dava konusu işlemin tümünün iptaline karar verilmesi davacı tarafından istenilmektedir.
Savunmanın Özeti: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Onuncu İdare Dava Dairesince gereği görüşüldü:
İdare Mahkemesi kararının, Hazine taşınmazının işgali nedeniyle davacıdan ecrimisil istenilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından davanın kısmen reddine ait kısmı, dayandığı gerekçeler karşısında hukuka ve usule uygun olup, davacı tarafından ileri sürülen nedenlerin kararın bu kısmının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.
Bununla birlikte, Hazine taşınmazının işgal nedeniyle alınan bir tazminat olan ecrimisil tutarının hesaplanmasında taşınmazın, mevkii, kullanım şekli, altyapı, ulaşım kolaylığı, elde edilen gelir ve taşınmazın kullanıcısına katkısı gibi tüm faktörlerin etkili olduğu dikkate alındığında, ecrimisilin fahiş olduğu iddiasının emsal bir taşınmaza göre değerlendirilmesi yolunun seçilmesi ve bu emsalin taşınmaza en yakın özellikleri taşıyan nitelikte olması gerektiği kuşkusuzdur. Öte yandan ecrimisilin bir kamu alacağı olması ve ortada özel hukuk hükümlerinin tatbiki gereken herhangi bir sözleşmenin de bulunmaması nedeniyle, ecrimisil hesabının, hesaplamada baz alınan yıla ait birim değerlerin, TÜİK veya ÜFE'ye göre değil Maliye ve Hazine Bakanlığınca yayımlanan "yeniden değerleme oranı" dikkate alınarak güncellenmesi suretiyle hesaplanması gerektiği yerleşmiş idari yargı kararlarıyla kabul edilmektedir.
Uyuşmazlıkta, İdare Mahkemesince yerinde keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu hazırlanan bilirkişi raporunda işgal edilen 210 m² taşınmazın 2014 yılı için ecrimisil getirisi 11.636,96-TL olarak belirlenerek, bu tutarın ÜFE/TEFE oranları uygulanarak güncellenmesi sonunda, 1.3.2014-27.1.2017 tarihleri arasında kalan 2 yıl 10 ay 27 gün için 36.963,89-TLecrimisil istenebileceği sonucuna ulaşıldığı anlaşılmaktadır.
Ancak ecrimisilin hesaplanmasında "yeniden değerleme oranı"nı dikkate alınarak 01.03.2014-27.01.2017 tarihleri arası dönem için yeniden hesaplama yapıldığında, taşınmazın işgal döneminde ecrimisil getirisi 35.820,63-TL olacağından, bu tutarı aşan 81.784,64-TL ecrimisile ait kısmında hukuka uyarlık yoktur.
Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine, İstanbul 7. İdare Mahkemesince verilen 30/03/2018 tarih ve E:2017/1202, K:2018/663 sayılı kararın kaldırılmasına, dava konusu ecrimisil ihbarnamesinin 81.784,64-TL ecrimisile ait kısmının İPTALİNE, 35.820,63-TL ecrimisil yönünden davanın REDDİNE, aşağıda dökümü yapılan ve davacı tarafından ilk derece yargılaması ile istinaf sürecinde karşılanan 2.454,50-TL yargılama giderinin davadaki haklılık oranı dikkate alınarak 1.650-TL'nın davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, kalan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, davanın kısmen reddi nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.362-TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, posta gideri için alınan paranın kullanılmayan kısmının ilgilisine iadesine, kararın taraflara tebliği için dosyanın ait olduğu Mahkemeye gönderilmesine 10.04.2019 tarihinde kesin olarak ve oybirliği ile karar verildi. (¤¤)