(2709 S. K. m. 125) (2577 S. K. m. 45)
İSTEMİN ÖZETİ: Van 3. İdare Mahkemesi'nin 05.03.2018 tarih ve E:2015/1567, K:2018/554 Sayılı kararının; davacılar tarafından hukuka aykırı olduğu öne sürülerek 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesi uyarınca incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Davalı Adalet Bakanlığı tarafından istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuş, diğer davalı tarafından savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Erzurum Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü:
KARAR: Dava; davacılardan P. K.'nün eşi, R. K. ve R. K.'nün babası olan A. K.'nün hükümlü olarak tutulduğu Van M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda rahatsızlığı nedeniyle 15/05/2015 tarihinde ölmesi sonucu uğranıldığı ileri sürülen zarara karşılık eş P. K. için 20.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi, çocuklar R. K. için 10.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi, R. K. için 10.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 40.000,00 TL maddi, 30.000,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Mahkemesince; müteveffa A. K. hakkında ''basit yaralama'' suçundan dolayı 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin hüküm bulunduğu ve kararın kesinleşmesi üzerine infaz aşamasındayken müteveffanın eşi tarafından yapılan başvuru üzerine infazın ertelenmesine karar verildiği ve bu kararla birlikte süresinde cezanın infazı için başvurmadığı takdirde müteveffa hakkında yakalama emri çıkarılacağının da müteveffaya bildirildiği, buna rağmen müteveffa tarafından infazın ertelenme süresi bitmesine rağmen cezanın infazı için başvuruda bulunulmadığı ve hakkında yakalama emri çıkarıldığı, yaklaşık 8 ay sonra müteveffanın yakalanarak ceza infaz kurumuna götürüldüğü, müteveffanın abisi F. K.'nün 11/05/2015 tarihli başvurusu ile infazın ertelenmesini talep etmesi üzerine, müteveffanın sağlık durumunun ve cezanın infazına engel bir halin olup olmadığı hususunun öğrenilmesi amacıyla Van Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk edildiği, Eğitim ve Araştırma Hastanesi sağlık kurulunca müteveffanın sağlık durumu hakkında karar verilebilmesi için Elazığ Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesine sevkinin uygun görüldüğü, sevk işlemi gerçekleştirilemeden davacılar yakını A. K.'nün 15/05/2015 tarihinde kalp-damar hastalığı nedeniyle hayatını kaybettiği anlaşılmaktaysa da müteveffa hakkında verilen infazın ertelenmesi kararının süresinin dolmasına rağmen cezanın infazı için yaklaşık 8 ay süreyle başvurmak suretiyle dava konusu olayın meydana gelmesinde kendisinin de kusuru bulunduğu, davalı idare tarafından yasalarla kendisine yüklenen görevin yerine getirildiği ve davacının yakalanarak ceza infaz kurumuna getirildiği, öte yandan müteveffanın abisinin başvurusu üzerine gecikmeye sebep verilmeden müteveffanın hastaneye sevkine karar verildiği, Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin 12/05/2015 tarihli sağlık kurulu raporuyla davacının tanısının konulabilmesi ve cezanın infazına engel bir halin olup olmadığı hususunun araştırılması için Elazığ Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesine sevkine karar verildiği, 14/05/2015 tarih ve 2015/13098 Sayılı Van M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü işlemi ile müteveffanın Elazığ Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesine sevkinin talep edildiği hususları göz önüne alındığında idari hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi durumlarının gerçekleşmediği, dava konusu olayın meydana gelmesinde davalı idarelerin kusurunun bulunmadığı, hakkında yakalama emri bulunan müteveffa A. K.'nün yakalanarak ceza infaz kurumuna götürülmesinde cezanın ertelenmesi başvurusu üzerine geçikmeye sebep vermeden müteveffanın hastaneye sevk edilmesinde ve uzman hastaneye sevkinde davalı idarelere atfı kabil kusur bulunmadığı, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Anayasanın 125. maddesinde; idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu kurala bağlanmıştır.
İdare, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar İdare Hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden; davacılar yakını müteveffa A. K.'nün Yüksekova Sulh Ceza Mahkemesi'nin 13/10/2010 tarih ve E:2009/479, K:2010/398 Sayılı kararı ile ''basit yaralama'' suçundan 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, anılan kararın temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği, cezasının infazının 07/03/2014-03/09/2014 tarihleri arasında ertelendiği, müteveffa hakkında Yüksekova Cumhuriyet Başsavcılığınca 16/09/2014 tarihinde yakalama emri çıkarıldığı, 09/05/2015 tarihinde yakalanarak Van M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna getirildiği, müteveffanın abisi F. K. tarafından 11/05/2015 tarihli dilekçeyle kardeşinin kalp rahatsızlığı bulunduğunu belirterek infazın ertelenmesi talebinde bulunulduğu, aynı gün Cumhuriyet Başsavcılığı İlamat ve İnfaz Bürosunca müteveffanın hastaneye sevki için Van M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'na talimat yazıldığı, Van M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü'nün 13.05.2015 tarih ve 2015/546 Sayılı yazısı ile; "A. K.'nün (TC:...........) bipolar bozukluk yani akıl hastalığı nedeniyle %70 oranında raporu olduğu, ayrıca anjiyo olduğu" gerekçesiyle yapılan erteleme talebi hakkında karar verilebilmesi için ceza infaz kurumunda kalıp kalamayacağına dair rapor düzenlenmesi için Van Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne başvurulduğu, Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Psikiyatri Polikliniğine sevk edilen müteveffa hakkında ''bipolar bozukluk" öntanısıyla yüksek güvenlikli koğuşu bulunan Elazığ Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesine sevki ve müteveffa hakkında orada uygulanacak tedavi sonrasında karar verilmesine kanaat getirildiği, sağlık kurulu raporu üzerine 14/05/2015 tarih ve 2015/13098 Sayılı işlem ile müteveffanın Elazığ Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesine sevkine karar verildiği, müteveffanın sevkinde kullanılacak araç ve personel teminine ilişkin işlemlere başlanıldığı, 15/05/2015 tarihinde müteveffa A. K.'nün odasına kontrol amaçlı gidildiğinde nabzının yavaş olduğunun tespit edildiği ve kaldırıldığı Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Hastanesinde hayatını kaybettiği anlaşılmaktadır.
Davacılar tarafından, müteveffa A. K.'nün kalp rahatsızlığının bulunduğu, anjiyo olduğu, Özel ..... Hekim Hastanesinde kalp rahatsızlığı nedeniyle tedavi görmekte iken, ceza infaz kurumunda kalma şartlarını sağlayıp sağlamadığı hususunda gerekli tıbbi incelemeler yaptırılmaksızın ceza infaz kurumuna gönderildiği ve burada iken vefat ettiği ileri sürülmektedir.
Mahkememizin 25.12.2019 tarihli ara kararı ile Özel ..... Hekim Hastanesi'nden A. K.'nün tedavi görmekte iken cezasının infaz edilmek üzere 09.05.2015 tarihinde taburcu edildiği sırada hastanede hangi rahatsızlığı sebebiyle tedavi gördüğü sorulmuş, ara kararına cevaben gönderilen bilgi ve belgelerden kalp rahatsızlığı nedeniyle anılan hastanede tedavi gördüğü anlaşılmıştır.
Mahkemece, A. K.'nün bipolar bozukluk yani akıl hastalığı nedeniyle sebebiyle Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi ve Elazığ Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesine idarece gerekli sevk işlemlerinin yapıldığı belirtilmekte ise de dosyadaki belgelere göre davacının ölümünün akıl hastalığı nedeniyle değil kardiyak arrest nedeniyle yani kalp rahatsızlığı nedeniyle gerçekleştiği görülmektedir.
Mahkememizin 25.12.2019 tarihli ara kararı ile davalı Adalet Bakanlığı'ndan; A. K.'nün Özel ..... Hekim Hastanesinden taburcu edildikten sonra sağlık durumunun ceza infaz kurumunda kalmaya elverişli olup olmadığına dair herhangi bir sağlık kuruluşundan sağlık raporu alınıp alınmadığı, Van M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü'nün 13.05.2015 tarih ve 2015/546 Sayılı yazısı ile; "A. K.'nün bipolar bozukluk yani akıl hastalığı nedeniyle %70 oranında raporu olduğu, ayrıca anjiyo olduğu" gerekçesiyle yapılan erteleme talebi hakkında karar verilebilmesi için ceza infaz kurumunda kalıp kalamayacağına dair rapor düzenlenmesi için Van Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne başvurulduğu, ancak dosyadaki belgelerin incelenmesinden, 13.05.2015 tarih ve Bil. No /Prot No: P 150487231 Sayılı sağlık kurulu raporunda yalnızca ruh sağlığı ile ilgili bir değerlendirme yapılarak hastanın Elazığ Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesine sevk edildiği, hastanın kalp damar rahatsızlığı ile ilgili yapılan bir değerlendirmenin bulunmadığı hususları karşısında, hastanece bu yönde bir değerlendirme yapılmasını yeniden talep etmeksizin ceza infaz kurumuna gönderilmesinin sebebini açıklayan bilgi ve belgelerin istenilmesine karşın davalı Adalet Bakanlığınca ara kararına cevap verilmemiştir.
Aynı ara kararı ile Van Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nden; hasta "A. K.'nün kalp damar rahatsızlığı ile ilgili muayenesinin yapılıp yapılmadığı, rapor düzenlenip düzenlenmediği, ceza infaz kurumunda kalıp kalamayacağına dair bir değerlendirme yapılıp yapılmadığının sorularak, bu yönde bir değerlendirme yapılmamış ise Van M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünce talep edilmesine karşın, kalp damar rahatsızlığı ile ilgili bir değerlendirme yapılmaksızın taburcu edilmesinin sebebini açıklayan bilgi ve belgelerin gönderilmesinin istenilmesi üzerine ara kararına cevaben hastanın kalp ve damar rahatsızlığı ile ilgili herhangi bir kaydının olmadığı ve bu yönde bir değerlendirme yapılmadığı bildirilmiştir.
Bu durumda; davacıların yakını "A. K.'nün kalp damar rahatsızlığının ceza infaz kurumunda kalmasına elverişli olup olmadığının Van M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü'nün 13.05.2015 tarih ve 2015/546 Sayılı yazısı ile talep edilmesine karşın davalı Sağlık Bakanlığı'nın bir birimi olan Van Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nce bu yönde bir değerlendirme yapılmaksızın hastanın taburcu edilmiş olması sebebiyle davalı Sağlık Bakanlığının; Özel ..... Hekim Hastanesinden taburcu edildikten sonra sağlık durumunun ceza infaz kurumunda kalmaya elverişli olup olmadığına dair herhangi bir sağlık kuruluşundan sağlık raporu alınıp alınmaksızın ceza infaz kurumuna gönderilmesi, ayrıca ceza infaz kurumunda iken sevk edildiği Van Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nce kalp rahatsızlığı hakkında bir değerlendirme yapılmasını yeniden talep etmeksizin ceza infaz kurumuna gönderilmesi sebebiyle de davalı Adalet Bakanlığı'nın sorumluluğunun bulunduğu, olayda her iki idarenin de hizmet kusuru işlediği ve idarelerin eylemleri ile davacıların yakını "A. K.'nün ölümü olayı arasında illiyet bağı bulunduğu sonucuna varıldığından, destekten yoksun kalma tazminatının tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırılmak ve manevi tazminat hakkında da bir değerlendirme yapılmak suretiyle bir karar verilmesi gerektiğinden, hizmet kusuru bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi yolunda verilen kararda hukuki isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle; davacıların istinaf başvurusunun kabulüne, Van 3. İdare Mahkemesi'nin 05.03.2018 tarih ve E:2015/1567, K:2018/554 Sayılı kararının kaldırılmasına, yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine, 05.03.2020 tarihinde kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. (¤¤)