(3194 S. K. m. 32, 42) (2577 S. K. m. 2)
İSTEMİN ÖZETİ: Antalya İli, Alanya İlçesi, ...... Mahallesi, ...... Caddesi 659 ada, 7 parsel sayılı taşınmazda bağımsız bölüm maliki olan davacı tarafından; mimari projesinde dört ayrı dükkan olarak görünen kendisine ait bağımsız bölümlerin duvarları yıkılarak tek dükkana dönüştürülmesi uygulamasına ilişkin 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca söz konusu aykırılıkların ruhsat ve eklerine uygun hale getirilmesi için bir ay süre verilmesine, aksi takdirde yıkılarak kaldırılmasına ve 42. maddesi gereğince 30.199,06.-TL idari para cezası verilmesine dair Alanya Belediye Encümeni'nin 02.03.2017 tarih ve 258 sayılı sayılı kararının iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davada; bilirkişi raporundaki tespitler doğrultusunda imara aykırı uygulamalar nedeniyle verilmesi gereken para cezasının 5.213,82.-TL olması gerektiği anlaşıldığından, 30.199,06.-TL imar para cezası verilmesine ilişkin dava konusu encümen kararının 5.213,82.-TL'lik kısmında hukuka aykırılık, bu miktarı aşan 24.985,24.-TL'lik kısmında ise hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle Antalya 2. İdare Mahkemesi'nce verilen davanın, yıkıma ve 5.213,82.-TL'lik para cezasına ilişkin kısmı yönünden reddine, para cezasının 24.985,24.-TL'lik kısmı yönünden dava konusu işlemin iptaline ilişkin 08/06/2018 gün ve E:2017/621, K:2018/644 sayılı kararın; davacı tarafından, 4 dükkanın alanını taşırmadan ve taşıyıcı unsurlara hiç dokunmadan aradaki duvarları kaldırarak kiraya verdiği, binaya bu anlamda bir zarar vermediği, zaten binanın üzerinde 15 adet dairesi olduğu, yani taşıyıcı unsurlara zarar verse bundan en fazla zarar görecek olanın kendisi olduğu, dosyaya intikal eden tüm bilirkişi raporlarında taşıyıcı unsurlara zarar vermediğinin belirtildiği, tüm bu hususlara binaen hakkında yapılan şikayetin şahsi husumete dayandığı, şikayetçinin kötüniyetli olduğu, şikayetçinin amacının kiracısını rahatsız etmek ve mecuru tahliye ettirmek olduğu, hülasa şikayetçi ile aralarındaki husumet olduğu, dava dilekçelerinin sunulduğu halde davalı belediyenin ne yazık ki bunları kaale almaksızın şikayeti fırsat bilerek ilgili Kanunun 32. maddesini afaki yorumlayarak iyiniyet dışı işlem yaptığı, bu anlamda yazılan cezanın ve dükkanları eski hale getirmeye zorlamasının bir mantığı olmadığı, söz konusu dükkanın yine 4 dükkan olduğu, bilirkişi raporu ile de sabit olduğu üzere kullanım maksadı ve vasfının değişmediği, fazladan bir ilavenin olmadığı, statik açıdan binaya bir zararının olmadığı, davalı belediyece bunun tersine bir tespit ve görüşün ileri sürülmediği, ekonomik olarak tam aksine binaya bir değer katmadığı, durumun tüm kat maliklerinin yararına olduğu, davalı idare vekilince, tanzim edilen yapı tatil zaptına istinaden Alanya Belediyesi Encümeni tarafından 02/03/2017 tarih 258 sayılı encümen kararının alındığı, davacı tarafa yıkım ve para cezası verildiği, davalı idare tarafından alınan karar ve yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğu, para cezasının hesaplanması 3194 sayılı Yasanın 42. maddesine göre yapıldığı, yargılama sırasında verilen bilirkişi raporunun dosya kapsamına aykırı olduğu halde rapora yapılan itiraz Antalya 2. İdare Mahkemesi tarafından göz önüne alınmadığı, arz ve izah edildiği gibi sayın Mahkemece daha önce benzer bir konuda verilmiş olan kararda davalı idare tarafından yapılan işlemlerin ve alınan kararların usul ve yasaya uygun olduğunu gösterildiği, davacı tarafından yapılan uygulamanın yapının projesine aykırı olduğu, binanın taşıyıcı sistemini ve statiğini etkilediği iddialarıyla istinaf yolu ile kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Konya Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü;
Dava; Antalya İli, Alanya İlçesi, ...... Mahallesi, ...... Caddesi 659 ada, 7 parsel sayılı taşınmazda bağımsız bölüm maliki olan davacı tarafından; mimari projesinde dört ayrı dükkan olarak görünen kendisine ait bağımsız bölümlerin duvarları yıkılarak tek dükkana dönüştürülmesi uygulamasına ilişkin 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca söz konusu aykırılıkların ruhsat ve eklerine uygun hale getirilmesi için bir ay süre verilmesine ve aksi takdirde yıkılarak kaldırılmasına, 42. maddesi gereğince 30.199,06 TL idari para cezası verilmesine dair Alanya Belediye Encümeni'nin 02.03.2017 tarih ve 258 sayılı sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
İstinaf istemine konu Mahkeme kararının, dava konusu encümen kararının 'ruhsata ve onaylı projesine aykırı imalatların ruhsatlandırılması için bir ay süre verilmesine, aksi takdirde yıkımına ilişkin kısmı yönünden davanın reddine ilişkin kısmı hukuka ve usule uygun olup, kararın kaldırılmasını gerektirecek bir neden bulunmadığından, davacının kararın bu kısmının kaldırılmasına yönelik istinaf başvurusunun reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Mahkeme Kararının dava konusu encümen kararının 3194 sayılı Yasa'nın 42. maddesi uyarınca davacıya30.199,06.-TLidari para cezası verilmesine ilişkin kısmına gelince;
3194 sayılı İmar Kanununun 5940 sayılı Kanunun 2. maddesiyle değişik 42. maddesinin 2. fıkrasında; ruhsat alınmaksızın veya ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere veya imar mevzuatına aykırı olarak yapılan yapının sahibine, yapı müteahhidine veya aykırılığı altı iş günü içinde idareye bildirmeyen ilgili fenni mesullere yapının mülkiyet durumuna, bulunduğu alanın özelliğine, durumuna, niteliğine ve sınıfına, yerleşmeye ve çevreye etkisine, can ve mal emniyetini tehdit edip etmediğine ve aykırılığın büyüklüğüne göre, beşyüz Türk Lirasından az olmamak üzere, maddede belirtilen şekilde hesaplanan idari para cezalarının uygulanacağı, para cezalarına konu olan alanın hesaplanmasında, aykırılıktan etkilenen alanın dikkate alınacağı düzenlemesine yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen hükmün değerlendirilmesinden; ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı olarak yapılan yapılar nedeniyle verilecek para cezası miktarının belirlenmesinde dikkate alınacak temel ölçütün; yapı sınıfı ve grubu ile ruhsatsız veya ruhsata aykırı imalat alanının varsa aykırılıktan eklenen alanın katılması suretiyle bulunacak alan olduğu, temel ceza miktarı belirlendikten sonra maddede öngörülen arttırım sebeplerinin varlığı halinde arttırım sebeplerinin ayrı ayrı hesaplanacağı anlaşılmaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2. maddesi uyarınca, yargı kararı ile idarelerin işlem tesisine zorlanamayacağı gibi idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceğinden; 3194 sayılı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinde, temel para cezasının hesaplanmasında, yapı inşaat alanı ve yapı sınıfı ve grubu temel kriterler olarak öngörüldüğünden, temel para cezasının bu kriterlere aykırı olarak hesaplandığının tespit edilmesi halinde, aykırılığı tespit edilen para cezası miktarına (c) bendinde öngörülen arttırım oranları uygulanarak belirlenen toplam para cezasının da tamamının iptal edilmesi gerektiği, temel para cezasının hesaplanmasına ilişkin aykırılıklar tespit edildikten sonra, bilirkişinin aykırılıktan etkilenen alan ve/veya yapı sınıfı grubuna ilişkin yaptığı tespitler uyarınca raporda hesaplanan para cezası miktarı esas alınarak dava konusu işlemin kısmen iptaline, kısmen davanın reddine karar verilmesi suretiyle, işlemin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı idari yargı denetimi yetkisi aşılarak, idari eylem ve işlem niteliğinde yargı kararı verilemeyeceği, bununla beraber, temel para cezasının, 3194 sayılı Kanunun 42. maddesinde öngörülen kriterlere uygun olarak hesaplandığı, ancak, (c) bendinde öngörülen artırım sebebi veya sebeplerinin uygulanması koşullarının oluşmadığının anlaşılması halinde ise para cezasının hukuka aykırılığı tespit edilen artırım sebebine isabet eden kısım yönünden kısmen iptaline karar verileceği açıktır.
Dava dosyasının incelenmesinden; Antalya İli, Alanya İlçesi, ...... Mahallesi, ...... Caddesi 659 ada, 7 sayılı parselde kain davacıya ait işyeri niteliğindeki dört bağımsız bölümün duvarları yıkılarak tek dükkana dönüştürüldüğünün 22.02.2017 tarihli yapı tatil zaptı ile tespit edildiği, bu tespite dayalı olarak, Alanya Belediye Encümeni'nin 02.03.2017 tarih ve 258 sayılı kararı ile 3194 sayılı Kanunun 32. maddesi uyarınca söz konusu aykırılıkların ruhsat ve eklerine uygun hale getirilmesi için bir ay süre verilmesine, aksi takdirde yıkılarak kaldırılmasına karar verildiği, davacı tarafından bu işlemin iptali istemiyle görülmekte olan davanın açıldığı, İdare Mahkemesince uyuşmazlığın çözümü amacıyla yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda; imara aykırı inşaat alanının idarenin hesapladığından (400 m2) farklı olarak (aykırılıktan etkilenmeyen bina ana merdiven kovası alanı düşülmek suretiyle) 370,76 m2 olarak tespit edildiği, buna ilaveten dava konusu imara aykırılığın duvar kaldırma niteliğinde olduğu için para cezasının inşaat alanı üzerinden değil 3194 sayılı Yasanın 42. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendi uyarınca yapı maliyet bedeli üzerinden hesaplanması gerektiğinden bahisle bu şekilde yapılan hesaplama sonucunda davacıya verilecek imar para cezasının toplamda 5.213,82-TL olması gerektiğinin belirtilmesi üzerine, Mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda dava konusu para cezasının 24.985,24-TL'ye ilişkin kısmının iptaline, 5.213,82-TL'ye yönelik kısım yönünden ise davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Öncelikle bilirkişi raporunda her ne kadar dava konusu para cezasının inşaat alanı üzerinden değil 3194 sayılı Yasanın 42. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendi uyarınca yapı maliyet bedeli üzerinde hesaplanması gerektiği görüşü ileri sürülmüş ise de, uyuşmazlık konusu duvarı kaldırma şeklindeki imalatın etkilediği bir inşaat alanının bulunduğu, bu alanın hesaplanabilir nitelikte olduğu, dolayısıyla olayda idari para cezasının 3194 sayılı Yasanın 42. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendi uyarınca yapı maliyet bedeli üzerinde hesaplanmasını gerektirecek bir durumun bulunmadığı, cezanın inşaat alanı üzerinden kesilmesinin gerektiği sonucuna varılmaktadır.
Öte yandan, yukarıda da belirtildiği üzere bilirkişi raporunda imara aykırı inşaat alanının idarenin hesapladığından (400 m2) farklı olarak 370,76 m2 olarak tespit edildiği, bu takdirde davalı idarece imara aykırı inşaat alanının hatalı hesaplandığının anlaşıldığı, söz konusu hatalı hesaplamanın ise temel cezayı etkileyen nitelikte olduğu, hâl böyle olunca da yanlış inşaat alanı tespiti üzerinden verilen para cezasının tamamının hukuka aykırı hâle geldiği, bu nedenle de istinafa konu idare mahkemesi kararının para cezasının 5.213,82-TL tutarındaki kısmı açısından davanın reddine ilişkin kısmında hukuki isabet, kısmen iptale (24.985,24-TL'ye) ilişkin kısmında ise sonucu itibariyle hukuki isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun;(encümen kararının ruhsata ve onaylı projesine aykırı imalatların ruhsatlandırılması için bir ay süre verilmesine, aksi takdirde yıkımına ilişkin kısmı yönünden) kısmen reddine, (para cezasına yönelik kısım yönünden) kısmen kabulüne, Antalya 2. İdare Mahkemesi'nin 08/06/2018 gün ve E:2017/621, K:2018/644 sayılı kararının para cezasının 5.213,82-TL tutarındaki kısmı açısından davanın reddine ilişkin kısmının KALDIRILMASINA, dava konusu encümen kararının 3194 sayılı Yasa'nın 42. maddesi uyarınca davacıya5.213,82-TL idari para cezası verilmesine ilişkin kısmının da İPTALİNE, davalı idarenin (para cezasının 24.985,24-TL'lik kısmının iptaline yönelik kısmı yönünden) istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçeyle reddine, istinaf ve dava aşamasında davacı tarafından yapılan toplam 1.800,15-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre belirlenen 900,15-TL'lik kısmının davacı üzerinde bırakılmasına, arta kalan 900-TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, davalı idarece ilk derece aşamasında yapılan 126,10-TL yargılama giderinin de yine haklılık oranına binaen 63,10-TL'lik kısmının davalı idare üzerinde bırakılmasına, kalan 63-TL'lik kısmının davacı tarafından davalı idareye ödenmesine davalı idarece istinaf aşamasında yapılan 143,60.-TL yargılama giderinin (istinaf başvurusu reddedildiği için) davalı idare üzerinde bırakılmasına, ilk derece Mahkemesi kararında hükmedildiği ve davalı idarenin istinaf istemi reddedildiği için davalı idare vekili lehine yeniden vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, posta ve keşif avanslarından artan miktarların mahkemesince taraflara iadesine, 2577 sayılı Kanunun 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca kesin olmak üzere, 30/04/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)