(2577 S. K. m. 45)
İSTEMİN KONUSU: İstanbul 9. İdare Mahkemesinin 19/10/2017 tarih ve E:2015/1927, K:2017/1819 sayılı kararının istinaf yolu ile incelenerek kaldırılması ve talepleri gibi karar verilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: .... 171 ada, (1) Parseldeki ruhsatlı ana yapıda ruhsat ve eklerine aykırı olarak inşai faaliyette bulunulduğu gerekçesiyle 3194 sayılı İmar Yasası'nın 32.maddesi uyarınca kaçak kısımlarının yıkımı yönünde tesis edilen 03/11/2015 günlü 2668 sayılı belediye encümeni kararı ile aynı eylem nedeniyle davacının 22.577,32 TL imar para cezası ile tecziye edilmesine ilişkin 08/10/2015 günlü 2549 sayılı belediye encümeni kararının iptali istenilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararının özeti: İstanbul 9.İdare Mahkemesinin 19/10/2017 tarih ve E:2015/1927, K:2017/1819 sayılı kararı ile "...temel cezanın hesaplamasındaki değişiklik ve uygulanan arttırım kalemleri dikkate alındığında, davacı hakkında uygulanabilecek para cezasının söz konusu bilirkişi raporunda 15.568,80 TL olarak belirlenmiş olmasına karşın, yapının söz konusu haliyle çevre ve görüntü kirliliğine nasıl sebebiyet verdiğinin somut bilgi ve belgelerle ortaya konulmadığından, ilgili Yasa'nın 42. maddesinin (c) bendinin 13. alt bendi uyarınca hesaplanan 1.946,10 TL'nin de hakkaniyete uygun olmadığı sonucuna varılmış olup, söz konusu encümen kararı ile verilen toplam 22.577,32 TL tutarındaki para cezasının 13.622,70 TL'sinin hukuka uygun, geri kalan 8.954,62 TL'lik kısmının ise hukuka aykırı olduğu, ...Öte yandan, yapı tatil tutanağında tespit edilen aykırılıkların, ruhsat gerektiren yapılar olduğu ve mer'i imar planı ve imar mevzuatı çerçevesinde ruhsata bağlanmasının da mümkün olmadığı anlaşıldığından, kaçak kısımların yıkımına ilişkin alınan 03.11.2015 tarih ve 2668 sayılı encümen kararında da hukuka aykırılık bulunmadığı" gerekçesi ile davacıya para cezası verilmesine ilişkin 08.10.2015 tarih ve 2549 sayılı encümen kararında hesaplanan 22.577,32 TL'nin 8.954,62 TL'lik kısmının iptaline, hakkaniyete uygun olarak hesaplanan 13.622,70 TL'lik kısmı ile söz konusu kaçak kısımların yıkımına ilişkin 03.11.2015 tarih ve 2668 sayılı encümen kararının ise reddine karar verilmiştir.
İSTİNAFA BAŞVURAN TARAFLARIN İDDİALARI:
1- (DAVACI)
Mahkeme kararının redde ilişkin kısmının hukuka aykırı olduğu, ruhsata aykırı imalatların kiracı tarafından yapıldığı yolundaki iddiaların dikkate alınmadığı, davacının Trabzon’da ikamet ettiği, aykırılıklardan haberdar olmadığı, aykırılıkların imal tarihinin araştırılmadığı, cezaların şahsiliği ilkesine aykırı hüküm verildiği, aykırılıktan etkilenen alanın bilirkişi raporunda 325 m², encümen kararında 210 m², hesaplama raporunda 290 m² olarak belirtildiği, belirtilen farklı metrekare değerlerinin hem yıkım kararının infazı sırasında, hem de para cezası hesaplanması sırasında haksızlığa yol açacağı ileri sürülmektedir.
2- (DAVALI)
Mahkeme kararının iptale ilişkin kısmının hukuka aykırı olduğu ruhsata aykırı yapılaşmaların afet karşısında can ve mal emniyetine sebep olacağı için ilgili artırım uygulandığı, çevre ve görüntü kirliliği konusunda mahkemece ulaşılan sonucundan hatalı olduğu, mevzuata uygun işlem tesis edildiği öne sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI:
DAVACI: Dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmın hukuka uygun olduğu ileri sürülerek, davalı idare istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmuştur.
DAVALI: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Beşinci İdare Dava Dairesince;2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 6545 sayılı Kanunun 19. maddesi ile değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
.... 171 ada, (1) Parseldeki ruhsatlı ana yapıda ruhsat ve eklerine aykırı olarak inşai faaliyette bulunulduğu gerekçesiyle 30.09.2015 tarihli, 110/23 sayılı yapı tatil tutanağı düzenlenmiştir.
Bu tutanak esas alınarak, 3194 sayılı İmar Yasası'nın 32. maddesi uyarınca yapının kaçak kısımlarının yıkımına ilişkin 03/11/2015 günlü 2668 sayılı belediye encümeni kararı ile aynı eylem nedeniyle davacıya 22.577,32-TL imar para cezası verilmesine ilişkin 08/10/2015 günlü 2549 sayılı belediye encümeni kararı alınmıştır.
Anılan encümen kararlarının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İdare Mahkemesi kararının yıkıma ilişkin kısmı yönünden;
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "istinaf" başlıklı (Değişik 6545 S.K./19. md.)45. maddesinin;3. fıkrasında; “Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir.”; 6. fıkrasında ise, "Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir." hükmü yer almış olup, ilk derece mahkemelerinin nihai kararlarının istinaf yoluyla kaldırılması ise; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45/4. maddesinde yer alan sebebin varlığı halinde mümkün bulunmaktadır.
İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının yıkıma yönelik alınan 03/11/2015 günlü 2668 sayılı belediye encümeni kararına ilişkin ilişkin kısmı hukuka uygun olup, davacının istinaf dilekçesinde öne sürülen hususlar, kararın bu kısmının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte bulunmamaktadır.
İdare Mahkemesi kararının idari para cezasına ilişkin kısmına gelince;
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İstinaf" başlıklı (Değişik 6545 S.K./19. md.) 45. maddesinin 4. fıkrasında, “Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu hâlde bölge idare mahkemesi işin esası hakkında yeniden bir karar verir.” hükmü yer almaktadır.
3194 sayılı İmar Kanunu’nun 42.maddesinde; "Bu maddede belirtilen ve imar mevzuatına aykırılık teşkil eden fiil ve hallerin tespit edildiği tarihten itibaren on iş günü içinde ilgili idare encümenince sorumlular hakkında, üstlenilen her bir sorumluluk için ayrı ayrı olarak bu maddede belirtilen idari müeyyideler uygulanır.
Ruhsat alınmaksızın veya ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere veya imar mevzuatına aykırı olarak yapılan yapının sahibine, yapı müteahhidine veya aykırılığı altı iş günü içinde idareye bildirmeyen ilgili fenni mesullere yapının mülkiyet durumuna, bulunduğu alanın özelliğine, durumuna, niteliğine ve sınıfına, yerleşmeye ve çevreye etkisine, can ve mal emniyetini tehdit edip etmediğine ve aykırılığın büyüklüğüne göre, beşyüz Türk Lirasından az olmamak üzere, aşağıdaki şekilde hesaplanan idari para cezaları uygulanır:
a) Bakanlıkça belirlenen yapı sınıflarına ve gruplarına göre yapının inşaat alanı üzerinden hesaplanmak üzere, mevzuata aykırılığın her bir metrekaresi için; ...3) III. sınıf A grubu yapılara onsekiz, B grubu yapılara yirmi Türk Lirası idari para cezası verilir...,
c) (a) ve (b) bentlerine göre cezalandırmayı gerektiren aykırılığa konu yapı;
1) Hisseli parselde diğer maliklerin muvafakati alınmaksızın yapılmış ise cezanın % 30'u,
2) Kamuya veya başkasına ait bir parselde yapılmış ise cezanın % 40'ı,
3) Uygulama imar planında veya parselasyon planında "Kamu Tesisi Alanı veya Umumî Hizmet Alanı" olarak belirlenmiş bir alanda yapılmış ise cezanın % 60'ı,
4) Mevcut haliyle veya öngörülen bir afet tehlikesi karşısında can ve mal emniyetini tehdit ediyor ise cezanın % 100'ü,
5) Uygulama imar planı bulunan bir alanda yapılmış ise cezanın % 20'si,
6) Yapılaşmaya yasaklanmış bir alanda yapılmış ise cezanın % 80'i,
7) Özel kanunlar ile belirlenmiş özel imar rejimine tabi bir alanda yapılmış ise cezanın % 50'si,
8) Ruhsatsız ise cezanın % 180'i,
9) Ruhsatı hükümsüz hale gelmesine rağmen inşaatı sürdürülüyor ise cezanın % 50'si,
10) Yapı kullanma izin belgesi alınmış olmakla birlikte, ruhsat alınmaksızın yeni inşaî faaliyete konu ise cezanın % 100'ü,
11) İnşaî faaliyetleri tamamlanmış ve kullanılmıyor ise cezanın % 10'u,
12) İnşaî faaliyetleri tamamlanmış ve kullanılıyor ise cezanın % 20'si,12) İnşaî faaliyetleri tamamlanmış ve kullanılıyor ise cezanın % 20'si,
13) Çevre ve görüntü kirliliğine sebebiyet veriyor ise cezanın % 20'si, (a) ve (b) bentlerinde belirtilen şekilde tespit edilen para cezalarının miktarına göre ayrı ayrı hesap edilerek ilave olunur. Para cezalarına konu olan alanın hesaplanmasında, aykırılıktan etkilenen alan dikkate alınır." hükmü düzenlenmiştir.
Yukarıda aktarılan hükümlerin değerlendirilmesinden; ruhsat alınmaksızın veya ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere veya imar mevzuatına aykırı olarak yapıldığı yapılan denetim sonrası anlaşılan yapının sahibine, yapı müteahhidine veya aykırılığı altı iş günü içinde idareye bildirmeyen ilgili fenni mesullere yapının mülkiyet durumuna, bulunduğu alanın özelliğine, durumuna, niteliğine ve sınıfına, yerleşmeye ve çevreye etkisine, can ve mal emniyetini tehdit edip etmediğine ve aykırılığın büyüklüğüne göre 3194 sayılı Yasa'nın 42.maddesinde belirtilen şekilde hesaplanan idari para cezasının verileceği açıktır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava dosyasının incelenmesinden, .... 171 ada, (1) parseldeki ruhsatlı ana yapıda ruhsat ve eklerine aykırı olarak 290 m² inşai faaliyette bulunulduğunun tespit edildiğinden bahisle söz konusu yapı hakkında 30.09.2015 tarih ve 107 sayı yapı tatil tutanağının düzenlendiği, bu yapı tatil tutanağı dayanak alınarak 3194 sayılı İmar Yasası'nın 32.maddesi uyarınca kaçak kısımlarının yıkımına ilişkin 03/11/2015 günlü 2668 sayılı encümen kararının ve davacıya 22.577,32 TL tutarında imar para cezası verilmesine ilişkin 08/10/2015 günlü 2549 sayılı encümen kararının alınması üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2. maddesi uyarınca, yargı kararı ile idarelerin işlem tesisine zorlanamayacağı gibi idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceğinden; 3194 sayılı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinde, temel para cezasının hesaplanmasında, yapı inşaat alanı ve yapı sınıfı ve grubu temel kriterler olarak öngörüldüğünden, temel para cezasının bu kriterlere aykırı olarak hesaplandığının tespit edilmesi halinde, aykırılığı tespit edilen para cezası miktarına (c) bendinde öngörülen artırım oranları uygulanarak belirlenen toplam para cezasının da tamamının iptal edilmesi gerektiği, temel para cezasının hesaplanmasına ilişkin aykırılıklar tespit edildikten sonra, bilirkişinin aykırılıktan etkilenen alan ve/veya yapı sınıfı grubuna ilişkin yaptığı tespitler uyarınca raporda hesaplanan para cezası miktarı esas alınarak dava konusu işlemin kısmen iptaline, kısmen davanın reddine karar verilmesi suretiyle, işlemin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı idari yargı denetimi yetkisi aşılarak, idari eylem ve işlem niteliğinde yargı kararı verilemeyeceği, bununla beraber, temel para cezasının, 3194 sayılı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasında öngörülen kriterlere uygun olarak hesaplandığı, ancak, (c) bendinde öngörülen artırım sebebi veya sebeplerinin uygulanması koşullarının oluşmadığının anlaşılması halinde ise para cezasının hukuka aykırılığı tespit edilen artırım sebebine isabet eden kısım yönünden kısmen iptaline karar verileceği açıktır.
Uyuşmazlıkta; davalı idarece, aykırılıktan etkilenen alanının 290 m², yapı sınıf ve grubunun ise 3/B kabul edildiği, dava konusu imalatların tespit edildiği 2015 yılına ait birim fiyat değerinin (29,94 TL/m²) esas alınarak temel para cezasının belirlendiği ve 3194 sayılı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinin 4., 5., 12. ve 13. alt bentlerinin uygulanıp ilave edildiği; hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise, aynı yapı sınıf ve grubu benimsenmesine karşın aykırılıktan etkilenen alanın 325 m2 belirlendiğinden bahisle farklı bir temel ceza hesaplaması yapıldığı, akabinde anılan kanunun 2. fıkrasının (c) bendinin 5., 12. ve 13. alt bentlerinin uygulanması suretiyle dava konusu edilenden başka bir hesap tablosu hazırlandığı, İdare Mahkemesi tarafından da dava konusu edilen belediye encümeni kararıyla belirlenen temel para cezasını esas alan hesap tablosunu değil bilirkişilerce tespit edilen temel para cezasını esas alan hesap tablosunu kriter alarak hüküm kurma yoluna gidildiği görülmektedir.
Bakılan davada, İdare Mahkemesi kararında ve bu karara esas alınan bilirkişi raporunda, idarece tespit edilenden daha fazla ruhsata aykırı alan bulunduğundan bahisle dava konusu edilenden farklı bir temel para cezası hesaplama yoluna gidilerek sonuç ve kanaate ulaşılmış ise de; bu durum, dava konusu işlemin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olan idari yargı denetim yetkisinin aşılması, ayrıca idari işlem niteliğinde yargı kararı verilmesi anlamına geleceğinden, dava konusu edilenden farklı bir temel para cezası hesaplanmasına ilişkin bilirkişi raporunda ve bu rapora istinaden verilen idare mahkemesi kararında isabet bulunmamaktadır.
Bu durumda, İdare Mahkemesi kararının idari para cezasına ilişkin kısmına yönelik istinaf taleplerinin kabulü gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Öte yandan, bilirkişi tarafından belirlenen aykırılıktan etkilenen alan miktarının, davalı idarece tespit edilen miktardan daha yüksek belirlendiği hallerde, aykırılıktan etkilenen alan miktarının davalı idarece daha düşük tespit edilmesi durumu, tek başına temel para cezasının sakatlanması sonucunu doğurmamaktadır. Bu nedenle, Dairemizce gerek tespit edilen temel para cezası miktarı, gerekse artırım maddeleri yönüyle ayrıca değerlendirme yapılması uygun görülmüştür.
3194 sayılı İmar Kanununun 42/2-a bendi uyarınca hesaplanan temel para cezasına (8.683,584550-TL) ilişkin olarak;
Uyuşmazlıkta, dava konusu belediye encümeni kararına dayanak olan yapı tatil tutanağında tespit edilen ruhsatsız imalatlar toplamının 290 m² olmasına karşın dava konusu belediye encümeni kararında kaçak alan miktarı hatalı bir şekilde 210 m² olarak gösterilmiş ise de, aynı belediye encümeni kararına ekli hesaplama raporunda yapı tatil tutanağıyla uyarlı olarak temel para cezasına esas alınan "aykırılıktan etkilenen toplam inşaat alan" miktarının 290 m² olarak belirtildiği, bilirkişi raporunda tespit edilen 325 m² miktarının, temel para cezasına esas alınanın da üzerinde olduğu görülmekle; "290 m²" aykırılıktan etkilenen alan miktarı ile III. Sınıf A yapı sınıfı ve grubuna dahil olan yapı için hesaplanan 8.683,584550-TLtemel para cezasının doğru belirlendiği sonucuna ulaşılmıştır.
Dava konusu encümen kararının temel para cezasına ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığından, davanın bu kısmının reddi gerekmektedir.
3194 sayılı İmar Kanununun 42/2-c bendi uyarınca uygulanan artırım maddelerine ilişkin olarak;
i) (4) numaralı alt bend hükmü açısından(8.683,584550-TL);
Bu bent uyarınca artırım uygulanabilmesi için, yapının; mevcut haliyle veya öngörülen bir afet tehlikesi karşısında can ve mal emniyetini tehdit edip etmediğine ilişkin olarak somut tespitlerin, tutanakta veya para cezasına ilişkin işlemde belirtilmesi gerekmektedir.
Oysa, ne tutanakta ve ne de belediye encümeni kararında bu yönde yapılmış somut bir tespit yer almadığından, 42. maddenin (c) bendinin 4. alt bendinin uygulanması koşulunun bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Bu durumda, dava konusu işlemin temel para cezasına %100 oranında artırım hükmünün uygulanmasına ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığından, iptali gerekmektedir.
ii)(5) numaralı alt bend hükmü açısından(1.736,716910-TL); Uyuşmazlık konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli uygulama imar planı bulunan alanda kaldığı açık olup hesaplanan temel para cezasına %20 oranında artırım hükmünün uygulanmasında hukuka aykırılık bulunmadığından davanın bu kısmının reddi gerekmektedir.
iii) (12) numaralı alt bend hükmü açısından(1.736,716910-TL);Uyuşmazlığa konu ruhsata aykırı imalatların tamamlandığı ve kullanıldığı hususu, mezkur bilirkişi raporu ve fotoğraflardan anlaşılmakta olup hesaplanan temel para cezasına %20 oranında artırım hükmünün uygulanmasında hukuka aykırılık bulunmadığından davanın bu kısmının reddi gerekmektedir.
iv) (13) numaralı alt bend hükmü açısından(1.736,716910-TL);
Bu bent uyarınca artırım uygulanabilmesi için, yapının; mevcut haliyle çevre ve görüntü kirliliğine ilişkin olarak somut tespitlerin, tutanakta veya para cezasına ilişkin işlemde belirtilmesi gerekmektedir.
Oysa, ne tutanakta ve ne de belediye encümeni kararında bu yönde yapılmış somut bir tespit yer almadığından, 42. maddenin (c) bendinin 13. alt bendinin uygulanması koşulunun bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Bu durumda, dava konusu işlemin temel para cezasına %20 oranında artırım hükmünün uygulanmasına ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığından, iptali gerekmektedir.
Bu durumda, dava konusu belediye encümeni kararı ile verilen toplam 22.577,32-TLidari para cezasının; 10.420,30-TL kısmında hukuka uyarlık, 12.157,02-TL kısmında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle;
1-2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, İstanbul 9.İdare Mahkemesinin 19/10/2017 tarih ve E:2015/1927, K:2017/1819 sayılı kararının yıkıma ilişkin 03/11/2015 günlü 2668 sayılı belediye encümeni kararı kısmına yönelik davacı İSTİNAF BAŞVURUSUNUN REDDİNE,
2-2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca İstanbul 9.İdare Mahkemesinin 19/10/2017 tarih ve E:2015/1927, K:2017/1819 sayılı kararının toplam 22.577,32-TL idari para cezası verilmesine ilişkin 08/10/2015 günlü 2549 sayılı belediye encümeni kararı kısmına yönelik tarafların İSTİNAF BAŞVURULARININ KABULÜ ile, mahkeme kararının bu kısmının kaldırılmasına,
(i)Dava konusu işlemin; 42/2-a bendi uyarınca hesaplanan temel para cezasına (8.683,584550-TL) ilişkin kısmı yönünden davanın reddine,
(ii) Dava konusu işlemin; 42/2-c bendinin (4) numaralı alt bend hükmü uyarınca yapılan artırıma(8.683,584550-TL) ilişkin kısmı yönünden iptaline,
(iii) Dava konusu işlemin; 42/2-c bendinin (5) numaralı alt bend hükmü uyarınca yapılan artırıma(1.736,716910-TL) ilişkin kısmı yönünden davanın reddine,
(iv) Dava konusu işlemin; 42/2-c bendinin (12) numaralı alt bend hükmü uyarınca yapılan artırıma(1.736,716910-TL) ilişkin kısmı yönünden davanın reddine,
(v) Dava konusu işlemin; 42/2-c bendinin (13) numaralı alt bend hükmü uyarınca yapılan artırıma (1.736,716910-TL) ilişkin kısmı yönünden iptaline,
3-Dava sonuç itibarıyla kısmen iptal, kısmen retle ile sonuçlanmış olduğundan ve İdare Mahkemesince belirlenen haklılık durumu Dairemizce de uygun görüldüğünden ilk aşama yargılama gideri hakkında yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına,
4-Davacı tarafından karşılanan 133,10-TL istinaf yargılama giderinin, istinaftaki haklılık durumuna göre takdiren 40,00-TL'nin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmının davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı idare tarafından karşılanan istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
7-İlk derece mahkemesince taraflar lehine vekalet ücretine hükmedildiğinden bu aşamada tekrar vekalet ücretine hükmedilmesine mahal bulunmadığına,
8-Artan posta giderinin mahkemesince istinaf isteminde bulunanlara iadesine,
9-2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45.maddesinin 6.bendi gereğince kararın taraflara tebliği için dosyanın ait olduğu mahkemesine gönderilmesine,
10-Aynı Kanun maddesi uyarınca kesin olarak 03/04/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)