(2577 S. K. m. 46)
İstemin Özeti: İstanbul, Bakırköy, .... parsel sayılı Hazine taşınmazının 1.200m²'sini 15.12.2012-27.1.2017 tarihleri arasındaki dönemde şantiye sahası yapılmak suretiyle işgal ettiğinden bahisle davacıdan 622.543,60-TL ecrimisil istenilmesine ilişkin 16.6.2017 tarihli, 87082 sayılı ecrimisil ihbarnamesinin iptali istemiyle açılan davada, yerinde keşif ve sonunda düzenlenen bilirkişi raporuyla, dava konusu taşınmazın Hazine adına kayıtlı olduğunun, yürürlükteki imar planında kısmen yeşil alan, kısmen park alanında bulunduğu, keşif sırasında incelenmesi ile dosyadaki taşınmaz tespit tutanağından, fotoğraflardan ve harita ile taşınmazın uydu görüntülerinin GIS ortamına aktarılması sonucu yapılan ölçümlerden, taşınmazın 1.200 m²'sinin 15.12.2012 - 27.1.2017 tarihleri arasındaki 4 yıl 1 ay 13 gün boyunca davacı tarafından işgal edildiğinin tespit edildiği, bilirkişice yapılan değerlendirmede emsal taşınmazların ortalamasının alınarak, gelir getirici özellikleri, konumu, fiziki şartları, pazarlık payları, ticari sirkülasyon açısından verimliliği, şantiye alanı olarak kullanılması gibi tüm değerlendirilerek taşınmazın 2017 yılı için m² birim ecrimisil değerinin 60-TL olacağı kanaatine varıldığı, buna göre taşınmazın işgal döneminde232.870,23-TL ecrimisil getirisi olabileceğinin belirtildiği, fazla tespit edilen miktarın fahiş ecrimisil tespitinden ve endeks uygulamasından kaynaklanan fark olduğu sonuç ve kanaatine varıldığının ifade edildiği, yapılan emsal değerlendirmeleri incelendiğinde bilirkişi raporunun hükme esas alınabilir nitelikte olduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin 389.673,37-TL ecrimisile ait kısmının iptali, 232.870,23-TL ecrimisil yönünden davanın reddi yolunda İstanbul 3. İdare Mahkemesince verilen 27.4.2018 tarihli, E:2017/1279, K:2018/688 sayılı kararın, hukuka aykırı olduğu, şirketin hafriyat ve inşaat işleri yaptığı, faaliyetlerinde Hazineye ait taşınmazı kullanmadığı, aynı yerde yürütülen dere ıslah çalışmaları nedeniyle birçok farklı şirketin olduğu, işgalin bunlardan biri tarafından yapılmış olacağı, ecrimisilin aşırı yüksek olduğu iddialarıyla davacı tarafından, ecrimisilin ilgili düzenlemelerle gösterilen yönteme uygun olarak belirlendiği, yetersiz bilirkişi raporunun dikkate alınarak karar verildiği, aynı yere çok yakın, benzer nitelikli taşınmazın 2017 yılı kira bedelinin yıl/m² 178,22-TL olmasına karşılık, bilirkişinin yıl/m² 60-TL üzerinden ecrimisil hesapladığı iddialarıyla davalı idare tarafından istinaf yoluyla incelenip, dava hakkında yeniden karar verilmesi istenilmektedir.
Savunmaların Özeti: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Onuncu İdare Dava Dairesince gereği görüşüldü:
İdare Mahkemesi kararının, Hazine taşınmazının işgali nedeniyle davacıdan ecrimisil istenilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı yolundaki kısmı dayandığı gerekçeler karşısında hukuka ve usule uygun olup, davacı tarafından ileri sürülen nedenlerin kararın bu kısmının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.
Bununla birlikte, Hazine taşınmazının işgal nedeniyle alınan bir tazminat olan ecrimisil tutarının hesaplanmasında taşınmazın, mevkii, kullanım şekli, altyapı, ulaşım kolaylığı, elde edilen gelir ve taşınmazın kullanıcısına katkısı gibi tüm faktörlerin etkili olduğu dikkate alındığında, ecrimisilin fahiş olduğu iddiasının emsal bir taşınmaza göre değerlendirilmesi yolunun seçilmesi ve bu emsalin taşınmaza en yakın özellikleri taşıyan nitelikte olması gerektiği kuşkusuzdur. Öte yandan ecrimisilin bir kamu alacağı olması ve ortada özel hukuk hükümlerinin tatbiki gereken herhangi bir sözleşmenin de bulunmaması nedeniyle, ecrimisil hesabının, hesaplamada baz alınan yıla ait birim değerlerin, TÜİK veya ÜFE'ye göre değil Maliye ve Hazine Bakanlığınca yayımlanan "yeniden değerleme oranı" dikkate alınarak güncellenmesi suretiyle hesaplanması gerektiği yerleşmiş idari yargı kararlarıyla kabul edilmektedir.
Uyuşmazlıkta, İdare Mahkemesince yerinde keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu hazırlanan bilirkişi raporunda işgal edilen 1200 m² taşınmazın 2017 yılı için ecrimisil getirisi 72.000-TL olarak belirlenerek, bu tutarın ÜFE endeksi uygulanarak güncellenmesi sonunda, 15.12.2012-27.1.2017 tarihleri arasında kalan 4 yıl 1 ay 13 gün için 232.870,23-TL ecrimisil istenebileceği sonucuna ulaşıldığı anlaşılmaktadır. Ancak 2017 yılı için belirlenen 72.000-TL (işgal süresi olan 27 gün için 5.400-TL) ecrimisil getirisinin, 2016 yılı için açıklanan %3.83 yeniden değerleme oranı dikkate alındığında 69.344,12-TL, 2015 yılı için açıklanan %5.55 yeniden değerleme oranına göre 65.679,21-TL, 2014 yılı için açıklanan %10.11 yeniden değerleme oranına göre 59.648,72-TL, 2013 yılı için açıklanan %3.93 yeniden değerleme oranına göre 57.392,66-TL ve 2012 yılı için açıklanan %7.8 yeniden değerleme oranına göre 53.239,94-TL (işgal süresi olan 17 gün için 2.479,62-TL) olmak üzere, işgal dönemi için 259.944,33-TL olacağından, bu tutarı aşan 362.599,27-TL ecrimisile ait kısmında hukuka uyarlık yoktur.
Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun reddine, davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 3. İdare Mahkemesince verilen 27.4.2018 tarihli, E:2017/1279, K:2018/688 sayılı kararın kaldırılmasına, dava konusu işlemin 362.599,27-TL ecrimisile ait kısmının iptaline, 259.944,33-TL ecrimisil yönünden davanın reddine, dava aşamasında karşıladığı, dökümü aşağıda yapılan 2.379,60-TL yargılama giderinden haklılık oranına göre 1.380-TL'nın davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, kalan tutar ile istinaf aşamasına karşıladığı 185,20-TL yargılama giderinin davacının üzerinde bırakılmasına, istinaf kanun yolu aşamasında davalı idare tarafından karşıladığı 28-TL yargılama giderinden haklılık oranına göre 12-TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.362-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, kalan tutarın davalı idarenin üzerinde bırakılmasına, peşin olarak alınan ve kullanılmayan posta ücretinin ilgilisine iadesine, 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren otuz (30) gün içinde Danıştay’a temyiz yolu açık olmak üzere, 10.04.2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)