(2577 S. K. m. 45) (657 S. K. m. 48) (6100 S. K. m. 333)
İSTEMİN ÖZETİ : Elazığ Adli Yargı Adalet Komisyonu Başkanlığı tarafından gerçekleştirilen sözleşmeli infaz ve koruma memurluğu sözlü sınavında başarılı olarak atanmaya hak kazanan davacı hakkında Ankara 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2009/55 Esas, 2009/719 sayılı kararı ile "Hakaret ve Yaralama" suçundan hükmedilen 1 yıl 5 ay 15 gün hapis cezasına ilişkin "Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması ve Denetimli Serbestlik Uygulaması" na ilişkin kesinleşen karar doğrultusunda davacıya ait güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz olduğundan bahisle, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunun 48. maddesinde belirtilen şartları taşımadığı gerekçesiyle atamasının iptal edilmesine ilişkin 11.5.2017 tarihli ve 2017/562 sayılı karar ile bu karara yapılan itirazın reddine ilişkin 07.06.2017 tarihli ve 2017/627 sayılı kararın iptali istemiyle açılan davada; hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, suçun hiç işlenmemiş gibi kabul edilmesini sağladığı gerekçesiyle atamasının yapılmamasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle Elazığ 1. İdare Mahkemesi'nce verilen 18/10/2017 tarih ve E:2017/433, K:2017/741 sayılı "dava konusu işlemin iptali" kararının; hukuka aykırı olduğu, davacının güvenlik soruşturmasında elde edilen bilgiler ve atanmak istediği görevin nitelikleri ve hassasiyeti gözönüne alındığında, atama yapıp yapmamak konusunda idarenin kendisine tanınan takdir yetkisini hukuk kuralları çerçevesinde kullanma hakkına sahip olduğu, ceza infaz kurumlarında çalışan personelin, diğer kamu görevlilerinden farklı olarak her türlü suçu işlemiş ve terör örgütü mensupları da dahil bir çok tutuklu ve hükümlülerin bulunduğu ceza infaz kurumlarında görev yapamayacak olmalarından dolayı tutuklu-hükümlülerin kanunlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmak amacı ile görevli olan bu memurların aynı niteliklere sahip olmalarının yanında geçmiş yaşantıları itibari ile de haklarında hiçbir şüphe oluşturmayacak şekilde yasalara uygun bir yaşam biçimini benimsemiş olmalarının zorunlu ve gerekli olduğu ileri sürülerek istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ : Savunma dilekçesi verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi Birinci İdari Dava Dairesi'nce, dosyadaki tüm bilgi ve belgeler, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca incelenerek işin gereği görüşüldü:
Elazığ 1. İdare Mahkemesi'nce verilen 18/10/2017 gün ve E:2017/433, K:2017/741 sayılı karar usul ve hukuka uygun olup kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, istinaf başvurusunun REDDİNE, aşağıda dökümü yapılan yargılama giderinin istinaf talebinde bulunan taraf üzerinde bırakılmasına, posta giderine karşılık yatırılmış olan avanstan artanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi uyarınca mahkemesince ilgili tarafa re'sen iadesine, kararın taraflara tebliğine, 08.03.2018 tarihinde, 2577 sayılı Yasanın 45/6. maddesi gereğince oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
AZLIK OYU : Dava konusu uyuşmazlık, Adalet Bakanlığı Ceza Tevkif Evleri Genel Müdürlüğü'nce yapılan ilan kapsamından gerçekleştirilen mülakat neticesinde infaz koruma memuru olarak atamaya hak kazanan davacı hakkında atama onay aşamasında yapılan arşiv ve güvenlik araştırması neticesinde Ankara 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2009/55 Esas, 2009/719 K sayılı kararı ile; "Kemik Kırığı Olacak Şekilde Yaralama'' eyleminden dolayı "Hakaret ve Yaralama" suçundan 1 yıl 5 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve 5 yıl süreyle Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması ile Denetimli Serbestlik Uygulamasına karar verildiğinin saptanması üzerine, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 48. maddesinde belirtilen şartları taşımadığı sonucuna varılarak Elazığ Adalet Komisyonunca atama onayının iptal edilerek akabinde yapılan idari başvurunun reddi üzerine söz konusu red işleminin iptali istemine ilişkindir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. Maddesinde; Devlet memurluğuna alınacaklarda aranacak genel ve özel şartlar sayılmış, özel şartların düzenlendiği (B) bölümünün 2. bendinde; Kurumların özel kanun veya diğer mevzuatında aranan şartların taşınması gerektiği hüküm altına alınmış, aynı maddenin A/5 bendinde, kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezası almamış olma hali devlet memuru olmanın genel şartlarından biri olarak sayılmıştır .
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231. maddesinin 5. fıkrasında; "Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Uzlaşmaya ilişkin hükümler saklıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukuki sonuç doğurmamasını ifade eder."; 8. fıkrasında, "Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanık, beş yıl süreyle denetim süresine tabi tutulur."; 10. fıkrasında, "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak, davanın düşmesi kararı verilir." kuralına yer verilmiştir.
Yukarıda belirtilen ilgili mevzuat hükümlerine göre, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmeden önce sanığın sabit bulunan eylemine uygun bir ceza belirlenmekte ve mahkumiyet hükmü kurulmakta, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile de, sanık hakkında kurulan hükmün hukuki bir sonuç doğurmayacağı kural olmakla birlikte, işlediği fiilin suç olduğu açıktır.
Suç işleyen bireylerin cezalandırılmasının bir amacı da; suça karışmış kişilerin ıslah edilmesi, suç işleme temayülünün kırılması suretiyle topluma yeniden kazandırılarak toplum düzenini korumaktır.
Toplum düzeninin sağlayan kurallarının ihlalleri nedeniyle mahkumiyet almış bireylerin ıslah edilerek tekrar topluma kazandırılması konusunda Ceza İnfaz Kurumu Memurlarının ceza tevkif evlerinde üstlendikleri önemli görevleri nedeniyle, bu memurların toplum düzeninin sağlanması için getirilen kurallara bağlılık göstermeleri tutum ve davranışlarıyla örnek teşkil etmeleri gerekmektedir.
Olayda, isnad edilen suçu işlediği sabit görülerek 1 yıl 5 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılan ve bilahare hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği hususu hakkında yapılan arşiv ve güvenlik araştırması neticesinden anlaşılan davacının, bir yıldan daha fazla kesinleşmiş mahkumiyeti nedeniyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 48. maddesinde belirtilen şartları taşımadığı görüşüyle atanmak istediği görevin niteliği dikkate alınarak kamu yararı ve hizmet gereği olarak atama onayının iptali akabinde bu işleme karşı yapılan idari itirazın reddi üzerine açılan davada; Mahkemesince kurulan iptal hükmünün bozularak davanın reddi gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyorum. (¤¤)