(3194 S. K. m. 8) (2577 S. K. m. 7, 11)
İSTEMİN ÖZETİ: ……nde mülkiyeti davacıya ait 44 ada, 18 ve 115 numaralı parsellerde yapı nizamının ayrık nizam olarak düzenlenmesine ilişkin 1/1000 ölçekli revizyon imar planı ile bu plana yapılan itirazın reddine dair 02.10.2017 tarih ve 63 sayılı Kaş Belediye Meclisi kararı ile 06.11.2017 tarih ve 1022 sayılı Antalya Büyükşehir Belediye Meclisi kararının iptali istemiyle açılan davada; dava konusu işlem ile getirilen yapılaşma koşulunun ada bazında yapılaşmalarda uyumsuzluğa ve eşitsizliğe neden olacağı, 3194 sayılı İmar Kanununa, şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve teknikleri ile kamu yararına uygun olmadığı sonucuna varıldığından .....nde mülkiyeti davacıya ait 44 ada, 18 ve 115 numaralı parsellerde yapı nizamının ayrık nizam olarak uygulanmasına ilişkin 1/1000 ölçekli revizyon imar planı ile bu plana yapılan itirazın reddine dair 02.10.2017 tarih ve 63 sayılı Kaş Belediye Meclisi kararı ile 06.11.2017 tarih ve 1022 sayılı Antalya Büyükşehir Belediye Meclisi kararında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali yolunda verilen Antalya 1. İdare Mahkemesinin 09/10/2018 gün ve E:2018/55, K:2018/965 sayılı kararının; davalı Kaş Belediye Başkanlığı vekilince, davacı askı süresi içinde plana itiraz ettiğine göre, son askı tarihinden (18/08/2017) itibaren 60 gün içinde cevap verilmesi halinde cevap verildiği tarihten, cevap verilmemesi halinde ise 60 günün bitiminden sonraki 60 gün içinde dava açılması gerektiği, bu nedenle 18/08/2017 tarihinden sonraki 18/10/2017 tarihine kadar cevap verilmediğine göre 18/12/2018 tarihine kadar dava açılması gerekmekte olup, 16/01/2018 tarihinde açılan davada süre aşımı bulunduğu, davanın esasa girilip kabulü kararından önce davanın süre yönünden reddi gerektiği, ayrıca yapılan işlemlerde herhangi bir hata bulunmadığı, işbu sebeplerle yerel mahkeme kararının bozulması gerektiği, davalı Antalya Büyükşehir Belediyesi vekilince, dava konusu işlemin yasanın verdiği yetki ve görev çerçevesinde hukuka uygun olarak yapıldığı, hal böyle iken, mahkemece dosya kapsamında tüm itirazların dikkate alınmadan hüküm kurulduğu iddialarıyla istinaf yolu ile kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Davalı Kaş Belediye Başkanlığı'nın süre aşımı iddiasının yerinde olmadığı, kaldı ki sonraki tarihlerde bile bir imar durum belgesi talep edilmekle yeni dava süresinin de işlemesinin imar hukuku kurallarından olduğu, ayrıca 11/05/2018 günlü keşif sonucu şehir plancısı öğretim üyelerinden alınan bilirkişi raporu incelendiğinde davacının haklılığının ve idarece yapılan işlemin imar ve şehircilik kurallarıyla kamu yararına aykırılığının ortaya konulduğu, bu nedenle yerel mahkemenin iptal kararı hukuka uygun olmakla, davalı idarelerin istinaf taleplerinin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Konya Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü;
Dava, .....nde mülkiyeti davacıya ait 44 ada, 18 ve 115 numaralı parsellerde yapı nizamının ayrık nizam olarak düzenlenmesine ilişkin 1/1000 ölçekli revizyon imar planı ile bu plana yapılan itirazın reddine dair 02.10.2017 tarih ve 63 sayılı Kaş Belediye Meclisi kararı ile 06.11.2017 tarih ve 1022 sayılı Antalya Büyükşehir Belediye Meclisi kararının iptaline karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
3194 sayılı İmar Kanununun "Planların hazırlanması ve yürürlüğe konulması" başlıklı 8. maddesinin (b) bendinde: "İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır. Belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer. Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde bir ay süre ile ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediye Başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisi onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar. Onaylanmış planlarda yapılacak değişiklikler de yukarıdaki usullere tabidir" kuralı yer almaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinde dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay’da ve İdare Mahkemelerinde altmış gün olduğu; ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı; yine aynı Kanunun "Üst makamlara başvurma" başlıklı 11. maddesinde, ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılmasının üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebileceği, bu başvurunun işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durduracağı, altmış gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı hususu kurala bağlanmıştır.
Anılan maddelerin birlikte değerlendirilmesinden, imar planlarına karşı, 2577 sayılı Kanunun 11. maddesi kapsamında başvuru için, 3194 sayılı Kanunun 8/b maddesi ile özel bir itiraz süresi getirildiği anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında, imar planlarına karşı, bir aylık askı süresi içinde 2577 sayılı Yasanın 11. maddesi kapsamında başvuruda bulunulması ve bu başvuruya idari dava açma süresinin başlangıç tarihi olan son ilan tarihinden itibaren 60 gün içinde cevap verilmeyerek isteğin reddedilmiş sayılması halinde, bu tarihi takip eden 60 günlük dava açma süresi içinde veya son ilan tarihini izleyen 60 gün içinde cevap verilmek suretiyle isteğin reddedilmesi halinde bu cevap tarihinden itibaren 60 günlük dava açma süresi içinde idari dava açılabileceği sonucuna varılmaktadır. İmar planlarına askı süresi içinde bir itirazda bulunulmamış ise davanın, 2577 sayılı Kanunun 7. maddesi uyarınca imar planının son ilan tarihini izleyen günden itibaren 60 gün içinde açılması gerekir.
Bakılan davada; davacının taşınmazlarının da bulunduğu Kaş Merkez ve Çerçiler Mahallesini kapsayan alana ilişkin 1/1000 ölçekli uygulama imar planı revizyonunun Kaş Belediye Meclisince 01/02/2017 tarih ve 11 sayılı kararla kabul edildiği, bu planın Antalya Büyükşehir Belediye Meclisinin 12/05/2017 tarih ve 462 sayılı kararla onaylandığı, sözü edilen planın 18/07/2017-18/08/2017 tarihleri arasında askıya çıkarıldığı, davacı tarafından16/08/2017 tarihinde plana itiraz edildiği, davacının itirazının Kaş Belediye Meclisinin 02/10/2017 tarih ve 63 sayılı, Antalya Büyükşehir Belediye Meclisinin 06/11/2017 tarih ve 1022 sayılı kararı ile reddedildiği, 16/11/2017 tarih ve 11367 sayılı üst yazı ile bu durumun davacıya bildirildiği, bunun üzerine de itirazı reddeden işlemin iptali istemiyle 16/01/2018 tarihinde işbu davanın açıldığı dosyanın incelenmesinden anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık konusu olayda; imar planına askı süresi içinde itiraz edildiğine göre, dava açma süresinin İdari Yargılama Usulü Kanununun 11. maddesi kapsamında belirlenmesi gerektiği açıktır. Bu bakımdan, yapılan itiraza altmış gün içinde bir cevap verilmeyerek reddedilmiş olması nedeniyle ilan tarihinin son gününü izleyen ikinci altmış gün içinde davanın açılması gerekir.
Belirtilen süreler geçtikten sonra cevap verilmesi halinde dava açma hakkının ihya edildiğinden söz edilemez. Zira İdari Yargılama Usulü Kanununun 10. maddesinin ikinci fıkrasında, yetkili idari makamlarca dava açma süresi geçtikten sonra verilen cevap üzerine tebliğ tarihini izleyen günden itibaren altmış gün içinde dava açılabileceği belirtildiği halde 11. maddede, davanın açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, sonradan yetkili makamlarca cevap verilmesi durumunda, işlemin tebliğinden itibaren altmış gün içinde davanın açılabileceğine dair bir hüküm bulunmamaktadır. Dolayısıyla yetkili makamlarca ne zaman cevap verileceği belli olmayan bir durumda, dava süresinin yorum yoluyla süresi belirsiz bir zamana kadar uzatılması mümkün değildir.
Buna göre, davacı askı süresi içinde plana itiraz ettiğine göre, son askı tarihinden (18/08/2017) itibaren 60 gün içinde cevap verilmesi halinde, cevap verildiği tarihten cevap verilmemesi halinde ise 60 günün bitiminden sonraki 60 gün içinde dava açılması gerekmektedir.
Bu nedenle de; 18/08/2017 tarihinden sonraki 17/10/2017 tarihine kadar cevap verilmediğine göre 18/12/2017 tarihine kadar dava açılması gerekmekte olup, 16/01/2018 tarihinde açılan davada süre aşımı bulunduğundan davanın süre yönünden reddi gerekmekte iken, bunun yerine işin esasına girilerek dava konusu işlemin iptali yolunda verilen idare mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; davalı idarelerin istinaf başvurularının KABULÜ ile Antalya 1. İdare Mahkemesi'nce verilen 09/10/2018 gün ve E:2018/55, K:2018/965 sayılı kararın KALDIRILMASINA, davanın süreaşımı yönünden REDDİNE, aşağıda dökümü gösterilen dava aşamasında yapılan 3.114,90.-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından dava ve istinaf aşamasında yapılan toplam 365,70.-TL yargılama gideri ile davalı Kaş Belediye Başkanlığı tarafından dava ve istinaf aşamasında yapılan 285,60.-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak anılan idarelere verilmesine, yine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.362,00.-TL vekalet ücretinin de (tek vekalet ücreti olarak) davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine, artan posta ücretinin kararın kesinleşmesinden sonra mahkemesince taraflara iadesine, 2577 sayılı Kanunun 46/1-f maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 30 gün içinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 12/02/2019 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Bakılan uyuşmazlıkta; davaya konu imar planına davacı tarafından askı süresi içinde itiraz edilmiş, itirazın meclis kararı ile reddedilmesi üzerine de bu hususu bildiren yazının tebliğini izleyen 60 gün içinde işbu dava açılmıştır.
3194 sayılı İmar Kanununun 8. maddesinde; “İmar planları;... Belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer. Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisi onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar” hükmüne yer verilmiştir.
Diğer yandan; Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğin 33. maddesinde de; “...(1) Çevre düzeni planı ve imar planları onaylandığı tarihten itibaren en geç on beş iş günü içinde otuz gün süreyle herkesin görebileceği şekilde idarelerce tespit edilen ilan yerlerinde asılmak suretiyle ve idarelerin internet sayfalarında eş zamanlı olarak ilan edilir...(4) Planlara itiraz, otuz günlük ilan süresi içinde idareye yapılır ve itirazlar idarece değerlendirilir. İdarenin karar merciince itirazların reddedilmesi halinde, planlar başkaca bir onay işlemine gerek kalmaksızın red kararı tarihinde kesinleşir. İtiraz olmaması halinde planlar askı süresinin sonunda kesinleşir.(5) İtirazlar; askı süresinin dolduğu tarihten itibaren en geç otuz gün içinde ilgili idare karar merciine gönderilir ve en geç otuz gün içinde karara bağlanarak planlar kesinleşir.(6) İlan ve askı süresinde yapılan itirazlar üzerine idarelerce, planlarda değişiklik yapılması halinde planın değişen kısımlarına ilişkin olarak yeniden ilan süreci başlatılır..” düzenlemelerine yer verilmiştir.
Aktarılan mevzuata bakıldığında imar planlarına idari itiraz yolunun özel bir başvuru usulü olarak düzenlendiği, ilan edilerek itiraz için askıya çıkan planların, bu süre içinde kesinlik kazanmadığı, itirazların reddine dair kararın alınmasını müteakip idari bakımdan kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Bununla birlikte 2577 sayılı Yasanın 11. maddesindeki itiraz yolu genel başvuru usulünü düzenlemektedir. Şöyle ki; 2577 sayılı Yasanın 11. maddesi kesinleşmiş ve kendi özel mevzuatında özel bir itiraz/başvuru usulü öngörülmemiş işlemler için dava öncesi genel ve ihtiyari bir başvuru usulü öngörmüştür. Bu sebepledir ki, anılan maddenin 2. fıkrasında; hak arama sürecinin fuzuli olarak uzamaması için idarenin 60 gün içinde cevap vermediği takdirde isteğin reddedilmiş sayılacağı ve 3. fıkrasında da; başvuru ile duran dava açma süresinin işlemeye devam edeceği hükme bağlanmıştır.
Hâl böyle olunca; davacının askı süresi içinde imar planına yaptığı itirazın 11. madde kapsamında bir itiraz başvurusu niteliğinde olmadığı, imar mevzuatı uyarınca yapılan özel nitelikli bir itiraz başvurusu olduğu, dolayısıyla anılan maddenin 2. fıkrasında yer alan “60 gün içinde bir cevap verilmezse itirazın reddedileceği” kuralının imar planlarına itiraz usulünde uygulanmasının söz konusu olmadığının kabulü gerekmektedir.
Öte yandan, yukarıda aktarılan mevzuatta idarece imar planına itirazın görüşülmesi için yasada 15, Yönetmelikte ise 30 günlük süreler öngörüldüğü, olayda da olduğu gibi davalı idarece bu sürelere riayet edilmeyip daha sonra ve gecikmeli olarak itirazların karara bağlanmasının (davanın 2577 sayılı Yasanın 11. maddesi uyarınca davanın süre aşımına uğratılması şeklinde ortaya çıkacak) olumsuz neticesinin, bu hususta geç işlem tesis eden davalı idareye değil, imar mevzuatında öngörüldüğü üzere askı süresi içinde usulüne uygun biçimde itirazını yapan davacıya yansıtılması hakkaniyetle ve hukuka güven ilkesi ile de bağdaşmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, imar mevzuatında öngörüldüğü üzere askı süresi içinde itirazını yapan davacının bu yöndeki itirazının planın idari anlamda kesinleşmesinden önce imar mevzuatı çerçevesinde yapılan özel nitelikli bir başvuru olduğu, bu yönüyle 2577 sayılı yasanın 11. maddesinin ikinci fıkrasındaki “60 gün içinde bir cevap verilmezse itirazın reddedileceği” kuralının olayda uygulanmaması gerektiği, plana karşı dava açma süresinin ise itirazın meclis kararı ile reddedildiğinin davacıya tebliğinden itibaren başlayacağının kabulünün icap ettiği, buna göre de itirazın reddine ilişkin yazının tebliğinden itibaren süresi içinde revizyon uygulama imar planına karşı açılan davada süreaşımı bulunmadığı, istinaf isteminin reddi gerektiği kanaatiyle çoğunluk görüşüne katılmıyorum. (¤¤)