(2577 S. K. m. 14, 15, 45) (2918 S. K. m. 13, 110)
İSTEMİN ÖZETİ : Davacı Belediye'ye ait ...... plakalı otobüsün 21.07.2015 tarihinde Edremit İlçesi'nden Van Merkez yönüne seyir halindeyken, İpekyolu Caddesi Beypiliç önündeki yan yolda bulunan kırık rögar kapağının yerinden çıkarak otobüse çarpması suretiyle meydana gelen trafik kazasında zarara uğradığı ve olayda yolun bakım ve onarımından sorumlu olan davalı idarece gerekli bakım ve onarım çalışmalarının yapılmaması nedeniyle hizmet kusurunun bulunduğundan bahisle, uğranıldığı ileri sürülen zarara karşılık 42.530,00 TL araç tamir masrafları ve 90.000,00 TL yoksun kalınan gelir olmak üzere toplam 132.530,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar veren Van 2. İdare Mahkemesi'nin 01/03/2018 tarih ve E:2017/2626, K:2018/365 Sayılı kararının; taraflarca aleyhe olan kısımlarının, hukuka aykırı olduğu öne sürülerek, 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. Maddesi uyarınca incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Taraflarca savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hükmü veren Erzurum Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü;
KARAR : Dava; davacı Belediye'ye ait .... plakalı otobüsün 21.07.2015 tarihinde Edremit İlçesi'nden Van Merkez yönüne seyir halindeyken, İpekyolu Caddesi Beypiliç önündeki yan yolda bulunan kırık rögar kapağının yerinden çıkarak otobüse çarpması suretiyle meydana gelen trafik kazasında zarara uğradığı ve olayda yolun bakım ve onarımından sorumlu olan davalı idarece gerekli bakım ve onarım çalışmalarının yapılmaması nedeniyle hizmet kusurunun bulunduğundan bahisle, uğranıldığı ileri sürülen zarara karşılık 42.530,00 TL araç tamir masrafları ve 90.000,00 TL yoksun kalınan gelir olmak üzere toplam 132.530,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Mahkemesi'nce; davacı tarafça aracın kazadan sonra çalıştırılamadığı belirtilen 3 aylık süre zarfında yoksun kalınan gelire ilişkin olarak 90.000,00 TL maddi tazminat ödenmesi talep edilmişse de; aracın kazadan önce çalıştırıldığı dönemde elde ettiği gelirin araç için yapılan benzin masraflarından az olduğu, dolayısıyla aracın kazadan önceki dönemde kar etmediği göz önünde bulundurulduğunda, aracın çalıştırılmadığı dönemde de yoksun kaldığı kazançtan söz edilemeyeceği, bu nedenle buna ilişkin tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerektiği, aracın tamir masraflarına ilişkin olarak ise, tamirin yapıldığı yetkili servis tarafından gönderilen fatura içeriği dikkate alındığında taleple bağlı kalınarak 42.530,00 TL'nin davalı idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacı tarafa ödenmesi gerektiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
Taraflarca, anılan mahkeme kararının aleyhe olan kısımlarının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesinin 3.bendinde, dava dilekçelerinin görev ve yetki, idari merci tecavüzü, ehliyet, idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, süre aşımı, husumet, 3 ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları yönlerinden sırasıyla inceleneceği; aynı Kanun'un 15.. maddesinin 1/a bendinde ise; adli yargının görevli olduğu konularda açılan davaların görev yönünde reddine karar verileceği hükme bağlanmış, anılan Kanunun 45/5. maddesinde ise; "Bölge idare mahkemesi, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hâllerinde, istinaf başvurusunun kabulüyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye gönderir. Bölge idare mahkemesinin bu fıkra uyarınca verilen kararları kesindir." hükmüne yer verilmiştir.
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 13.maddesinde "Karayolunun yapımı, bakımı, işletilmesi ile görevli ve sorumlu bütün kuruluşlar, karayolu yapısını, trafik güvenliğini sağlayacak durumda bulundurmakla yükümlüdür." hükmüne yer verilmiş; anılan Kanunun 19.01.2011 tarih ve 27820 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099 Sayılı Kanun'un 14.maddesiyle değişik 110.maddesinde, "İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisi olması, bu fıkra hükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır. Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir." hükmü yer almıştır.
2918 Sayılı Kanun'un anılan 110. maddesinin, karayollarında can ve mal güvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri, bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumlulukları ile çalışma usullerini içerdiği, dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görüm ve çözümünde adli yargının görevli olduğu açıktır. Nitekim Uyuşmazlık Mahkemesi kararları da bu yöndedir.
Anılan mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, davacı belediyeye ait otobüsün davalı idarenin bakım ve gözetiminde bulunan kırık rögar kapağının yerinden çıkarak araca çarpması sonucunda kaza yapmasında davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle açılan iş bu davanın görüm ve çözümünde 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesi uyarınca adli yargı merciinin görevli olduğu, Mahkemesince davanın görev yönünden reddi gerekirken işin esasına girilerek verilen kararda hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle; istinaf isteminin kabulüne, Van 2. İdare Mahkemesi'nin 01/03/2018 tarih ve E:2017/2626, K:2018/365 Sayılı kararının 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 5. fıkrası uyarınca kaldırılmasına, yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine, mahkemesince yeni bir karar verildikten sonra yargılama giderlerine hükmedileceğinden, bu aşamada yargılama giderleri hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına, kesin olarak, 20/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)