(2863 S. K. m. 17) (Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği m. 8, 25, 27)
İSTEMİN ÖZETİ: Adana İli, Seyhan İlçesi, .... Mahallesinde bulunan Hazineye ait 293 ada 93 parsel numaralı taşınmazı kapsayan 1., 2., 3. derece arkeolojik sit alanları ile kentsel sit alanlarına yönelik hazırlanan Adana Büyükşehir Belediye Meclisinin 15.05.2015 tarih ve 181 Sayılı kararı ile onaylanan 1/5000 ve 1/1000 ölçekli koruma amaçlı revizyon imar planlarının anılan parsele ilişkin kısımlarının iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davada; yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporu esas alınarak Mahkeme tarafından 10.07.2018 tarihinde yapılan ara karar verilen cevapta anılan taşınmazın 15.05.2015 tarihi öncesi yürürlükte bulunan 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planında da çok katlı otopark alanı fonksiyonlandırıldığı hususu da göz önünde bulundurularak, dava konusu plan kararının dava konusu planın üst ölçekli planlarında yer alan plan kararının uygulanması niteliğinde olduğu, anılan taşınmazın üst ölçekli imar planlarına uygun şekilde planlandığı, davaya konu taşınmaz için öngörülen plan kararları açısından plan kademelenmesine uygun davranıldığı ve bu durumda ise dava konusu nazım imar planının şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına uygun olduğu gerekçesiyle Adana 2. İdare Mahkemesi'nce verilen davanın reddine ilişkin 11/10/2018 gün ve E:2017/840, K:2018/845 Sayılı kararın; davacı vekilince, yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda, taşınmazın tamamının katlı otopark alanına dönüştürülmesini gerektirecek bilimsel, nesnel ve teknik yönden herhangi bir gerekçenin bulunmadığı, plan değişikliğinin kamu yararı ve kentsel ihtiyaçlar açısından uygun olmadığı hususlarının tespit edildiği, ancak Mahkeme tarafından bilirkişi raporunun dikkate alınmadan ve bu konuda bir açıklama yapılmadan aksi yönde karar verildiği, ayrıca yapılan yargılama giderinin kendileri tarafından karşılandığı halde bu yargılama giderinin davalı idare lehine hükmedilmesinin de hukuka aykırı olduğu iddialarıyla istinaf yolu ile kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Davacının istinaf talebinin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
KONYA Karar veren Konya Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü:
KARAR : Dava, Adana İli, Seyhan İlçesi, .... Mahallesinde bulunan Hazineye ait 293 ada 93 parsel numaralı taşınmazı kapsayan 1., 2., 3. derece arkeolojik sit alanları ile kentsel sit alanlarına yönelik hazırlanan Adana Büyükşehir Belediye Meclisinin 15.05.2015 tarih ve 181 Sayılı kararı ile onaylanan 1/5000 ve 1/1000 ölçekli koruma amaçlı revizyon imar planlarının anılan parsele ilişkin kısımlarının iptaline karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun 17. maddesinde " a) Bir alanın koruma bölge kurulunca sit olarak ilanı, bu alanda her ölçekteki plân uygulamasını durdurur. Sit alanının etkileşim-geçiş sahası varsa 1/25.000 ölçekli plân kararları ve notları alanın sit statüsü dikkate alınarak yeniden gözden geçirilerek ilgili idarelerce onaylanır. Koruma amaçlı imar planı yapılıncaya kadar, koruma bölge kurulu tarafından üç ay içinde geçiş dönemi koruma esasları ve kullanma şartları belirlenir. Belediyeler, valilikler ve ilgili kurumlar söz konusu alanda üç yıl içinde koruma amaçlı imar planı hazırlatıp incelenmek ve sonuçlandırılmak üzere koruma bölge kuruluna vermek zorundadır. Üç yıllık süre içinde zorunlu nedenlerle plan yapılamadığı takdirde koruma bölge kurulunca gerekçeli olarak bu süre uzatılabilir. Uzatılan süre içerisinde geçiş dönemi koruma esasları ve kullanma şartları uygulanır. Sit alanlarına ilişkin tüm ölçeklerde yapılmış; koruma bölge kurullarının uygun görüşü alınarak yürürlüğe giren planların yargı kararları ile uygulamasının durdurulması veya iptal edilmesi halinde ilgili koruma bölge kurulunca geçiş dönemi yapılanma şartları yeniden belirlenir.
Koruma bölge kurulunda görüşülen ve uygun görülen koruma plânları onaylanmak üzere ilgili idarelere gönderilir. İlgili idareler, koruma amaçlı imar planını en geç iki ay içinde görüşür ve varsa değişmesini istediği hususları koruma bölge kuruluna bildirir. Koruma bölge kurulunda bu hususlar değerlendirilir ve kurul tarafından uygun görülen haliyle planlar ilgili idarelere onaylanmak üzere gönderilir. Planlar koruma bölge kurulunun uygun gördüğü şekliyle ilgili idarelerce altmış gün içinde onaylanmak zorundadır. Bu süre içinde görüşülmeyen ya da onaylanmayan planlar kesinleşerek yürürlüğe girer. Koruma amaçlı imar planının yürürlüğe girmesiyle geçiş dönemi koruma esasları ve kullanma şartları ayrıca karar almaya gerek kalmadan ortadan kalkar.
Ören yerlerinde çevre düzenleme projesi yapımı ve değişiklikleri, ilgili koruma bölge kurulunun uygun görüşü doğrultusunda Bakanlıkça yapılır, yaptırılır ve onaylanır.
Koruma amaçlı imar plânları ve çevre düzenleme projelerinde yapılacak değişiklikler yukarıdaki usullere tabidir." hükmüne yer verilmiştir.
Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 8. maddesinin 12. fıkrasında " Koruma amaçlı imar planlarının hazırlanması aşamasında; tarihi çevre ve geleneksel doku, kültürel ve doğal miras, sosyal ve ekonomik yapı, mülkiyet durumu, kentsel, sosyal ve teknik altyapı, yapı ve sokak dokusu, ulaşım-dolaşım sistemi, örgütlenme biçimi ve benzeri etütler kent bütünü ile ilişkilendirilerek yapılır." hükmüne, İmar planı revizyonu ve ilaveleri başlıklı 25. maddesinde "(1) İmar planlarının ihtiyaca cevap vermediği veya uygulamasının mümkün olmadığı durumlar ile üst kademe plan kararlarına uygunluğunun sağlanması amacıyla planın tamamının veya plan ana kararlarını etkileyecek bir kısmının yenilenmesi için bu Yönetmelikte belirtilen ilke, esas ve standartlara uygun olarak imar planlarında revizyon yapılır. " hükmüne, Koruma amaçlı imar planı hazırlama ilkeleri başlıklı 27. maddesinde de "(1) Koruma amaçlı imar planlarının hazırlanmasında aşağıdaki ilkelere uyulur: a) Koruma amaçlı imar planları, varsa etkileşim geçiş sahaları da göz önünde bulundurularak ve sit alanının bütününü kapsayacak şekilde veya uygun görülen etaplar halinde, içinde bulunduğu yerleşme ile ilişkileri kurularak hazırlanır. b) Tabiat varlıkları, doğal, tarihi, arkeolojik, kentsel ve kentsel arkeolojik sitler ile koruma statüsü bulunan diğer alanların çakıştığı yerlerde ilgili bakanlıkların koruma ve kullanma esaslarına ilişkin görüşü alınır. c) Koruma amaçlı imar planlarının hazırlanması aşamasında tespit edilen sorunların çözümü ve tarihi, kültürel, doğal çevrenin yaşanabilir ve sürdürülebilir biçimde korunabilmesi için alana özgü stratejiler ile gerektiğinde tescilli kültür varlıkları ile sit alanları içindeki faaliyetlerin ve yapı stokunun deprem, sel baskını, heyelan, yangın, kaya düşmesi ve benzeri afetlere karşı daha dayanıklı ve güvenli hale getirileceğine ilişkin hedefler, stratejiler ve uygulama esasları belirlenir. ç) Koruma amaçlı imar planlarının hazırlandığı alanın nitelikleri gözetilerek ayrıca tarihi, kültürel ve doğal yapısına ilişkin yapılmış araştırmalar da değerlendirilerek kullanım kararları ve yapılaşma koşulları belirlenir. d) Koruma amaçlı imar planlarında ilgili mevzuatı gereği oluşturulan Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu veya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurullarının uygunluk kararları alınmadan plan onaylanamaz. e) Koruma amaçlı imar planı; daha geniş alanları kapsayan bir planın parçası olması halinde, plan bütününde diğer alanlarla sürekliliği, bütünlüğü, uyumu ve erişilebilirliği dikkate alınarak bütünleşik bir yaklaşım ile hazırlanır. f) Doğal sit alanlarına ait koruma amaçlı imar planlarında bölge komisyonu kararı; tabiat varlıkları ve doğal sitlerin, tarihi arkeolojik, kentsel, kentsel arkeolojik sitler ve diğer koruma statüleri ile çakıştığı alanlarda ise ilgili kurulların uygun görüşü alınır. g) Planlama aşamasında sit alanı sınırları içerisinde tescilli olmayan ancak tescile konu olabilecek kültür ve tabiat varlıkları hakkında envanter çalışması yapılarak ilgili kurul veya komisyonların onayına sunulur. ğ) Koruma amaçlı imar planlarında yenileme alanları belirlenmesi durumunda yenileme projelerinin planda getirilmiş kararlara uygun hazırlanması esastır. h) Koruma amaçlı imar planlarında sit alanının bütününü olumsuz etkileyecek, mevcut korunması gerekli değerleri bozacak ya da yok edecek, geleneksel kentsel doku özelliklerini olumsuz yönde değiştirecek yeni işlev dönüşümlerine ilişkin plan değişikliği yapılamaz. ı) Uygulama imar planlarında mevcut tarihi yapıların, sokak dokularının korunması ve yenilenmesini sağlayacak kararlar alınır. " hükmüne yer verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; Adana İli, Seyhan İlçesi, .... Mahallesinde bulunan Hazineye ait 293 ada 93 parsel numaralı taşınmazı da kapsayan 1., 2., 3. derece arkeolojik sit alanları ile kentsel sit alanlarına yönelik hazırlanan Adana Büyükşehir Belediye Meclisinin 15.05.2015 tarih ve 181 Sayılı kararı ile onaylanan 1/5000 ve 1/1000 ölçekli koruma amaçlı revizyon imar planlarının Adana Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 04/3/2016 tarih ve 6105 Sayılı kararı ile uygun görüldüğü ve 15/4/2016 tarihinde askıya çıkarıldığı, söz konusu imar planlarında dava konusu taşınmazın bulunduğu alanın "katlı otopark alanı" olarak planlandığı, bu planların iptali istemiyle de bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık konusu taşınmazın niteliği ve konumu ile yörenin nüfus, çevre, ulaşım, trafik, yapı, hizmet ve sosyal donatı alanı dengesi gibi ilişkiler gözönüne alınarak işlemin şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına uygun olup olmadığının belirlenebilmesi için dava konusu taşınmazın mahallinde Mahkemece yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda özetle; "Dava konusu Adana İli, Seyhan İlçesi, .... Mahallesinde bulunan Hazineye ait 293 ada 93 parsel numaralı taşınmazın İnönü Caddesi ile Sefa Özler Caddesi kesişim kavşağında bulunduğu, dava konusu taşınmazın üzerinde bulunan yapının zemin katının İnönü Caddesine bakan kısmının iş yeri olarak, Sefa Özler Caddesi tarafına bakan bölümünün otopark ve otopark girişi olarak kullanıldığı, bu yapının zemin katının bir bölümü ile 1., 2. Ve 3.normal katının otopark alanı olarak inşa edilmiş olduğu ve otopark alanı olarak kullanıldığı, 4, 5, 6, 7 ve 8.normal kat ve teras katlarının ise Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu olarak kullanıldığı görülmüştür.
Davacı tarafından iptali talep edilen 1/5000 ölçekli nazım imar planında ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planında dava konusu taşınmazın bulunduğu alanın "Katlı Otopark Alanı(KOP)" olarak planlanmış olduğu görülmektedir.
Dava konusu planlardaki taşınmazın kullanım kararının 1/100000 ölçekli çevre düzeni planı ile ölçekler arası tutarlılığı sağladığı, plan kademelenmesine uygun olduğu görülmüştür.
Dava konusu olan 1/5000 ölçekli koruma amaçlı revizyon nazım imar planı ile bu plan doğrultusunda hazırlanan 1/1000 ölçekli koruma amaçlı revizyon uygulama imar planında dava konusu taşınmazın üzerinde bulunan mevcut çok katlı yapının 1., 2. ve 3. normal katının otopark olarak kullanılması göz önünde bulundurularak bu yapının 3.normal katından sonraki katlarının Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu olarak kullanılması da göz ardı edilerek dava konusu alanın Katlı Otopark Alanı olarak planlandığı görülmektedir. Bu durumda taşınmazın üzerinde bulunan yapının yıkılıp yerine bir katlı otopark inşa edilmesinin maliyetinden dolayı ekonomik anlamda ciddi bir külfet gerektireceği düşünülmektedir. Kaldı ki dava konusu olan 1/5000 ölçekli koruma amaçlı revizyon nazım imar planı ile bu plan doğrultusunda hazırlanan 1/1000 ölçekli koruma amaçlı revizyon uygulama imar planında dava konusu taşınmazın Katlı Otopark Alanı kullanımına dönüştürülmesini gerektirecek bilimsel, nesnel ve teknik yönden herhangi bir gerekçenin bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
Dava konusu olan 1/5000 ölçekli koruma amaçlı revizyon nazım imar planı ile bu plan doğrultusunda hazırlanan 1/1000 ölçekli koruma amaçlı revizyon uygulama imar planında dava konusu taşınmazın Katlı Otopark Alanı olarak planlanmasının şehirciliğin kamu kaynaklarının toplumsal gereksinimlere uygun biçimde kullanılması ve buna yönelik olarak tesislerin en uygun konum, ölçek ve nitelikte tasarlanması ilkesine aykırı olduğu kanaatine varılmıştır." tespitlerine yer verilmiştir.
İdare Mahkemesince, anılan raporun "dava konusu edilen planların maliyet açısından ekonomik anlamda ciddi bir külfet gerektireceği, şehirciliğin kamu kaynaklarının toplumsal gereksinimlere uygun biçimde kullanılmasına uygun olmadığı" şeklindeki tespitleri dışında karara esas alınabileceği kanaatine varılarak, taşınmazın 15.05.2015 tarihi öncesi yürürlükte bulunan 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planında da çok katlı otopark alanı şeklinde fonksiyonlandırıldığı hususu da göz önünde bulundurularak, dava konusu plan kararının dava konusu planın üst ölçekli planlarında yer alan plan kararının uygulanması niteliğinde olduğu, anılan taşınmazın üst ölçekli imar planlarına uygun şekilde planlandığı, davaya konu taşınmaz için öngörülen plan kararları açısından plan kademelenmesine uygun davranıldığı ve bu durumda ise dava konusu nazım imar planının şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de;
Yukarıda aktarılan bilirkişi raporunda, dava konusu olan 1/5000 ölçekli koruma amaçlı revizyon nazım imar planı ile bu plan doğrultusunda hazırlanan 1/1000 ölçekli koruma amaçlı revizyon uygulama imar planında dava konusu taşınmazın üzerinde bulunan mevcut çok katlı yapının 1., 2. ve 3. normal katının otopark olarak kullanılması göz önünde bulundurularak bu yapının 3.normal katından sonraki katlarının Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu olarak kullanılması da göz ardı edilerek dava konusu alanın Katlı Otopark Alanı olarak planlandığı, bu durumda taşınmazın üzerinde bulunan yapının yıkılıp yerine bir katlı otopark inşa edilmesinin maliyetinden dolayı ekonomik anlamda ciddi bir külfet gerektireceği, ayrıca dava konusu olan imar planlarında dava konusu taşınmazın Katlı Otopark Alanı kullanımına dönüştürülmesini gerektirecek bilimsel, nesnel ve teknik yönden herhangi bir gerekçenin bulunmadığının belirtildiği görülmüştür.
Planlama sürecinin salt plan kademelenmesi ilkesi gereğince irdelenmesinin sürece ilişkin bir değerlendirmeden öteye gitmeyeceği, plan kararlarının plan bütünlüğü içinde irdelenmesi gerektiği, üretilen plan kararlarının dava konusu edilen alanın niteliklerine, çevresindeki diğer kullanımlarla ilişkisine bağlı olarak kullanım ve yapılaşmaya ilişkin kararların yere uygun olup olmadığına yönelik incelenmesi, bu nedenle dava konusu olan planlarda, plan kararlarının kentsel planlama ve tasarım ilke ve yaklaşımlarının geçerliliği açısından değerlendirilmesi gerekmektedir.
Bu durumda, dosyada bulunan bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporundaki tespitlerin birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu taşınmazın üzerinde bulunan mevcut çok katlı yapının 1., 2. ve 3. normal katının otopark olarak kullanılması göz önünde bulundurularak bu yapının 3.normal katından sonraki katlarının Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu olarak kullanılması da göz ardı edilerek dava konusu alanın Katlı Otopark Alanı olarak planlandığı, bu durumda taşınmazın üzerinde bulunan yapının yıkılıp yerine bir katlı otopark inşa edilmesinin maliyetinden dolayı ekonomik anlamda ciddi bir külfet gerektireceği, ayrıca dava konusu olan imar planlarında dava konusu taşınmazın Katlı Otopark Alanı kullanımına dönüştürülmesini gerektirecek bilimsel, nesnel ve teknik yönden herhangi bir gerekçenin bulunmadığı anlaşıldığından dava konusu planların dava konusu parsele ilişkin kısımlarının kamu yararına, planlama esaslarına ve şehircilik ilkelerine uygun olmadığı sonucuna varılmıştır.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf talebinin kabulüne, Adana 2. İdare Mahkemesi'nce verilen 11/10/2018 gün ve E:2017/840, K:2018/845 Sayılı kararın kaldırılmasına, dava konusu 1/5000 ve 1/1000 ölçekli koruma amaçlı revizyon imar planlarının dava konusu taşınmaza ilişkin kısımlarının iptaline, aşağıda dökümü yapılan dava ve istinaf aşamalarına ait toplam 2.167,00-TL yargılama giderinin ve yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.700,00.-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, artan posta ücretinin talep edilmesi halinde derhal, talep edilmemesi halinde ise kararın kesinleşmesinden sonra mahkemesince resen istinaf başvurusunda bulunan davacıya iadesine, 2577 Sayılı Kanun'un 46/1-f maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 30 gün içinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere 19/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)