(5015 S. K. m. 4)
İSTEMİN ÖZETİ: Dağıtıcı lisans sahibi olan davacı şirketin bayisi olan dava dışı .... 32. kilometresi, Aşağıyurtçu Mahallesi adresinde bulunan akaryakıt istasyonunda 27.06.2012 tarihinde yapılan denetimde, akaryakıt istasyonunun otomasyon sistemine müdahale edilmesine kayıtsız kaldığı ve bu durumun 5015 sayılı Kanunun 4. maddesinin birinci ve ikinci fıkrasına aykırılık teşkil ettiği tespit edildiğinden bahisle sırasıyla ilk olarak 5015 sayılı Kanunun 19. maddesinin 2. fıkrasının 3 numaralı alt bendi uyarınca 339.814,00-TL idari para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin 09.05.2013 tarih ve 4401-16 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu kararının; Ankara 11. İdare Mahkemesi'nin 01/12/2014 tarih ve E:2013/1438, K:2014/1671 sayılı kararı ile, idarî para cezalarının, ön araştırma ve soruşturma aşamasının tamamlanmasından sonra Kurul tarafından karara bağlanması gerekirken, bu usule uyulmadan tesis edilen işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi üzerine yargı kararının gereklerini yerine getirmek için başlatılan soruşturma sonucunda bahse konu fiilin 5015 sayılı Kanunun 7. maddesinin 6. fıkrasına aykırılık teşkil ettiğinden bahisle 5015 sayılı Kanunun 19.maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin (4) numaralı alt bendi uyarınca 815.555,00 TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun 22.06.2017 tarih ve 7149-12 sayılı kararının iptali istemiyle açılan davada; dosyadaki mevcut bilgi ve belgeler ile idareler tarafından yapılan denetim sonucu düzenlenen tutanakların incelenmesinden, davacı şirketin bayisi olan Ballıkuyumcu Petrol Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine ait akaryakıt istasyonunda yapılan denetimde davacı tarafından istasyonda otomasyon sistemine müdahale edilmesine engel olacak gerekli önlemlerin alınmadığı ve müdahaleye kayıtsız kaldığının anlaşıldığı, bu durumda, davacı tarafından 5015 sayılı Kanun'un 7. maddesinin altıncı fıkrasının ihlal edildiği sonucuna varılmakla, davalı idare tarafından tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine ilişkin olarak Ankara 3. İdare Mahkemesi'nce verilen 30/05/2018 tarih ve E:2017/2195, K:2018/1260 sayılı kararın, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek istinaf başvurusunun kabulü ile dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesince 2577 sayılı Yasanın değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
Dava, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun 22.06.2017 tarih ve 7149-12 sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
Anayasanın "Hak arama hürriyeti" başlıklı 36. maddesinde "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir." hükmü yer almaktadır. Söz konusu "adil yargılanma hakkı" kapsamında değerlendirilebilecek, ceza usul hukukunun önemli ilkelerinden biri olan "aleyhe hüküm verme yasağı", bireylerin hukuki güvenliğini sağlayan, cezayı ağırlaştırmaya engel bir ilkedir. Ceza Muhakemesi Kanunu ve yargı içtihatları ile benimsenmiş olan bu ilke sayesinde davanın taraflarının, ilk yargı kararından daha ağır bir sonuçla karşılaşmayacaklarını bilerek, çekinmeden kanun yoluna başvurmaları sağlanmaktadır.
5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 1. maddesinin birinci fıkrasında; bu Kanunun amacının; yurt içi ve yurt dışı kaynaklardan temin olunan petrolün doğrudan veya işlenerek güvenli ve ekonomik olarak rekabet ortamı içerisinde kullanıcılara sunumuna ilişkin piyasa faaliyetlerinin şeffaf, eşitlikçi ve istikrarlı biçimde sürdürülmesi için yönlendirme, gözetim ve denetim faaliyetlerinin düzenlenmesini sağlamak olduğu belirtilmiştir.
Eylem tarihinde yürürlükte olan 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun ''Lisans sahiplerinin temel hak ve yükümlülükleri'' başlıklı 4. maddesinin birinci ve ikinci fıkrasında ''Lisans, sahibine lisansta yer alan faaliyetin yapılması ile bu konularda taahhütlere girişilmesi haklarını verir. ... Lisans ile tanınan haklar; bu Kanunun, ilgili diğer mevzuatın ve lisansta yer alan kayıtlı hususların yerine getirilmesi koşuluyla kullanılır.'' hükmüne, ''Dağıtım'' başlıklı 7. maddesinin altıncı fıkrasında ''Dağıtıcı lisansı sahipleri, Kurum tarafından belirlenen esaslara uygun olarak bayilerinde kaçak petrol satışının yapılmasını önleyen teknolojik yöntemleri de içeren bir denetim sistemi kurar ve uygular. ... Dağıtıcılar, tescilli markası altında yapılan faaliyetlere ilişkin kalite kontrol izlemesini etkin biçimde yapmak, bayilik iptallerini gerekçeleriyle birlikte Kuruma bildirmekle yükümlüdür. Akaryakıt dağıtımı için kurulacak tesis ve ekipmanlara ilişkin teknik, güvenlik, çevre ve benzeri kriterler Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.'' hükmüne, ''İdari para cezaları'' başlıklı 19. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin (4) numaralı alt bendinde ''(a) Aşağıdaki hallerde, sorumlulara altıyüzbin Türk Lirası idarî para cezası verilir: ... (4) 5, 6, 7, 8, 16, 17 ve 18 inci maddelerin ihlali.'' hükmüne, yedinci fıkrasında ''Yukarıda belirtilenlerin dışında kalan ancak Kanunun getirdiği yükümlülüklere uymayanlara Kurumca bin Türk Lirasından ellibin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.'' hükmüne, aynı Kanunun 19. Maddesi Uyarınca 2012 Yılında Uygulanacak Para Cezaları Hakkında Tebliğ hükümleri gereğince de belirlenen aykırılıklara 815,555- TL idarî para cezası verileceği hükmüne yer verilmiştir.
Öte yandan, 5015 sayılı Kanun'un 7. maddesine dayanılarak hazırlanan ve 06/07/2007 tarih ve 26574 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan, Petrol Piyasasında Dağıtıcı Lisansı Sahiplerinin Bayi Denetim Sistemine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında 27/06/2007 tarih ve 1240 sayılı Kurul Kararı'nın eylem tarihinde yürürlükte olan 4. maddesinin birinci fıkrasında; dağıtıcı lisansı sahiplerinin, tescilli markası altında piyasaya sunulan akaryakıta ilişkin kalite kontrol izlemesini etkin biçimde yapacağı, bayilerinde kaçak petrol satışının yapılmasını önleyen teknolojik yöntemleri de içeren bir denetim sistemi kuracağı ve uygulayacağı belirtildikten sonra, devamında dağıtım şirketleri tarafından bu kapsamda yerine getirilmesi gereken yükümlülüklere yer verilmiş ve aynı fıkranın (b) bendinde, lisans sahiplerinin akaryakıt istasyonlarında stok hareketleri ve akaryakıt alım satım işlemlerinin elektronik ortamda günlük olarak izlenebilmesine yönelik bir istasyon otomasyon sistemi kuracağı, merkez bağlantısı olan istasyon otomasyon sistemi ile bayilerindeki akaryakıt alım satım hareketlerini izleyip raporlayacağı ve kayıt dışı ikmal ve satış tespit edilmesi hâlinde Kurumu derhâl bilgilendireceği belirtilmiş; işlem tarihi itibarıyla yürürlükte olan 4. maddesinde, "(1) Dağıtıcı lisansı sahipleri, tescilli markası altında bayilerinde kaçak akaryakıt satışının yapılmasını önleyen teknolojik yöntemleri de içeren bir bayi denetim sistemi kurar ve uygular. Bu kapsamda dağıtıcı lisansı sahibi:
a) Akaryakıt istasyonlarında akaryakıt hareketlerini elektronik ortamda izlenebilmesine yönelik istasyon otomasyon sistemi kurar. Bayi denetim sistemi ile bayilerindeki akaryakıt hareketlerini izler ve raporlar.
b) Bayi denetim sistemi kapsamındaki; i. Kurum tarafından belirlenen web hizmeti aracılığıyla Kuruma sağlayacağı elektronik verileri, ii. Kurumun erişimine ve ilgili diğer kamu kurum ve kuruluşlarının görevlerinin gerektirdiği ölçüde erişimine imkân sağlayan uzaktan erişim sistemini,
iii. Bildirim sistemi aracılığıyla göndermesi gereken bildirimleri, otomasyon sistemi kılavuzuna göre oluşturur ve Kuruma sunar.
c) Kurum tarafından uzaktan bayi denetim sistemini anlık sorgulanmasına yönelik olarak Ek-2’de yer alan tanımlara uygun web hizmetlerini Kurumun erişimine sunar.
ç) Bayi denetim sistemi kapsamında elde edilen verilerden faydalanarak Kurumun ayrıca talep edeceği her türlü bilgi, belge ve raporları hazırlar.
d) Bayi denetim sistemine, istasyon otomasyon sistemindeki aykırılıkları tespit etmeye yönelik veriler arası karşılaştırmaları da içeren otomatik uyarı sistemi kurar ve uygular.
e) İlk defa lisans alacak olan bayiler için lisans alma tarihinden, lisanslı bayinin dağıtıcı değiştirmesi halinde ise dağıtıcı değişikliğinin lisansa derç tarihinden itibaren en geç bir ay; dağıtıcı şirket birleşmeleri veya dağıtıcı şirketin devredilmesi durumunda birleşme veya devirden itibaren altı ay içerisinde akaryakıt istasyonundaki kurumsal kimlik çalışmalarını tamamlar. Bayilik sözleşmesinin herhangi bir sebeple sona ermesi halinde, piyasa faaliyetine devam edilen istasyonda bulunan kurumsal kimlik öğeleri; Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliğinde öngörülen süreler içerisinde dağıtıcı değişikliği tadilinin yapıldığı tarihe kadar veya süresi içinde tadil başvurusu yapılmaması ya da Kuruma yeni bayilik sözleşmesi ibraz edilmemesi nedeniyle bayilik lisansının sona erdirildiği tarihe kadar kaldırılamaz.
(2) Dağıtıcı lisansı sahiplerinin ve bayilik lisansı sahiplerinin Kurum tarafından bayilik lisansında dağıtıcı değişikliği tadili yapılıncaya ve/veya ilgili bayilik lisansı sona erinceye veya iptal edilinceye kadar bayi denetim sistemi kapsamındaki yükümlülükleri devam eder." düzenlemesine, eylem tarihi itibarıyla 5. maddesinde, "...(11) Dağıtıcı lisansı sahipleri, istasyon otomasyon sisteminin doğru ve sağlıklı çalışmasını engelleyecek müdahalelere karşı her türlü tedbiri alır. Dağıtıcı lisansı sahipleri, istasyon otomasyon sistemine yapılan izinsiz müdahaleleri bilgi ve belgeleri ile birlikte, izinsiz müdahalenin tespit tarihinden itibaren en geç 3 iş günü içerisinde Kuruma bildirir ve konuyla ilgili gerekli önlemleri ivedilikle alır.'' düzenlemesine, işlem tarihi itibarıyla 5. maddesinde, "1) Dağıtıcı lisansı sahipleri, a) Akaryakıt istasyonlarında tadilat dışında kalan her yerde (tank, geçici tank, pompa vs.) istasyon otomasyon sisteminin çevrim içi olmasını ve bayi denetim sistemi kapsamında veri kaybı oluşmamasını sağlar. b) Bayilerindeki istasyon otomasyon sistemi usul ve esaslara uygun olacak şekilde çevrim içi olana kadar ilgili bayiye akaryakıt ikmali yapamaz.'' düzenlemesine yer verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; dağıtıcı lisans sahibi olan davacı şirketin bayisi olan dava dışı .... 32. kilometresi, Aşağıyurtçu Mahallesi adresinde bulunan akaryakıt istasyonunda 27.06.2012 tarihinde yapılan denetimde, akaryakıt istasyonunun otomasyon sistemine müdahale edilmesine kayıtsız kaldığı ve bu durumun 5015 sayılı Kanunun 4. maddesinin birinci ve ikinci fıkrasına aykırılık teşkil ettiği tespit edildiğinden bahisle sırasıyla ilk olarak 5015 sayılı Kanunun 19. maddesinin 2. fıkrasının 3 numaralı alt bendi uyarınca 339.814,00-TLidari para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin 09.05.2013 tarih ve 4401-16 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu kararının; Ankara 11. İdare Mahkemesi'nin 01/12/2014 tarih ve E:2013/1438, K:2014/1671 sayılı kararı ile, idarî para cezalarının, ön araştırma ve soruşturma aşamasının tamamlanmasından sonra Kurul tarafından karara bağlanması gerekirken, bu usule uyulmadan tesis edilen işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi üzerine yargı kararının gereklerini yerine getirmek için başlatılan soruşturma sonucunda bahse konu fiilin 5015 sayılı Kanunun 7. maddesinin 6. fıkrasına aykırılık teşkil ettiğinden bahisle 5015 sayılı Kanunun 19.maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin (4) numaralı alt bendi uyarınca aynı maddi olay nedeniyle, ceza miktarı arttırılarak 815.555,00 TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun 22.06.2017 tarih ve 7149-12 sayılı kararının iptali istemiyle görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Yukarıda yer alan mevzuatın ve idare hukukunun temel ilkelerinden olan ''adil yargılanma hakkı'' kapsamının değerlendirilmesinden, hakkında idari para cezası tesis edilen bir kişinin veya kuruluşun, bu cezanın iptali istemiyle açtığı dava sonucunda, idari para cezasının usuli eksiklikler nedeniyle iptaline karar verilmesi durumunda, yargı kararı uygulanmak suretiyle yeni bir işlemle yeniden idari para cezası verecek olan idarenin, davacının menfaatinin daha önce iptal edilen işlem ile belirlenen hukuki durumdan daha ağır bir biçimde ihlaline yol açacak şekilde, iptal edilen cezadan daha ağır bir ceza verilmesinin "aleyhe hüküm verme yasağı" ilkesinin ihlali gibi sonuç doğuracağı açıktır.
Bu durumda, her ne kadar davalı idarece eylem tarihinde yürürlükte bulunan hükümler uyarınca idari para cezası uygulanmış ise de, dava konusu işlemin Mahkeme kararının uygulanması neticesinde tesis edildiği göz önüne alındığında, otomasyon sisteminin çalışmaması sebebiyle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 4. maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile 1240 sayılı Kurul Kararının 5. maddenin ihlal edildiği gerekçesiyle tesis edilen 339.814,00-TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin 09.05.2013 tarih ve 4401-16 sayılı davalı idare Kurul Kararının ''ön araştırma ve soruşturma yapılmadığı'' gerekçesiyle usule ilişkin bir eksiklikten dolayı iptal edildiği, söz konusu iptal kararında yanlış Kanun maddesi tatbik edildiğinden bahisle hukuka aykırılık gerekçesine yer verilmediği gibi söz konusu eylemin niteliğinin de değişmesine sebep olacak yeni bir hukuki durum oluşmadığından, davacı şirket tarafından, hakkında tesis edilen 339.814,00-TL'lik idari para cezasına karşı açılan dava neticesinde verilen iptal kararı üzerine, davacı şirketin daha önceki hukuki durumundan daha ağır yeni bir hukuki durum oluşturacak şekilde uygulanacak Kanun maddesinin tatbiki değiştirilmek suretiyle 815.555,00 TL'lik idari para cezası uygulanmasına yönelik tesis edilen dava konusu işlemde hukuka ve hakkaniyete uyarlık davanın reddi yolundaki Mahkeme kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacı tarafın istinaf başvurusunun KABULÜ ile Ankara 3. İdare Mahkemesi'nce verilen 30/05/2018 tarih ve E:2017/2195, K:2018/1260 sayılı kararın KALDIRILMASINA; 2577 sayılı Yasanın değişik 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca esastan incelenen davada, dava konusu işlemin İPTALİNE; aşağıda dökümü yapılan, mahkeme ve istinaf safhasına ait toplam 252,00- TL yargılama giderinin ve yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 1.362,00 TL avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacı tarafa verilmesine, posta gideri avansından artan miktarın istenilmesi halinde istinaf başvurusunda bulunan tarafa iadesine, 2577 sayılı Yasanın değişik 46. maddesi uyarınca kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay ilgili Dairesine temyiz yolu açık olmak üzere, 04/04/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
KARŞI OY:
Uyuşmazlık, dağıtıcı lisans sahibi olan davacı şirketin bayisi olan dava dışı .... 32. kilometresi, Aşağıyurtçu Mahallesi adresinde bulunan akaryakıt istasyonunda 27.06.2012 tarihinde yapılan denetimde, akaryakıt istasyonunun otomasyon sistemine müdahale edilmesine kayıtsız kaldığı ve bu durumun 5015 sayılı Kanunun 4. maddesinin birinci ve ikinci fıkrasına aykırılık teşkil ettiği tespit edildiğinden bahisle sırasıyla ilk olarak 5015 sayılı Kanunun 19. maddesinin 2. fıkrasının 3 numaralı alt bendi uyarınca 339.814,00-TL idari para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin 09.05.2013 tarih ve 4401-16 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu kararının; Ankara 11. İdare Mahkemesi'nin 01/12/2014 tarih ve E:2013/1438, K:2014/1671 sayılı kararı ile, idarî para cezalarının, ön araştırma ve soruşturma aşamasının tamamlanmasından sonra Kurul tarafından karara bağlanması gerekirken, bu usule uyulmadan tesis edilen işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi üzerine yargı kararının gereklerini yerine getirmek için başlatılan soruşturma sonucunda bahse konu fiilin 5015 sayılı Kanunun 7. maddesinin 6. fıkrasına aykırılık teşkil ettiğinden bahisle 5015 sayılı Kanunun 19.maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin (4) numaralı alt bendi uyarınca 815.555,00 TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun 22.06.2017 tarih ve 7149-12 sayılı kararının iptali isteminden kaynaklanmaktadır.
Bakılan davada, davacı şirket hakkında ilk olarak tesis edilen 339.814,00-TL idari para cezasının "ön araştırma ve soruşturma yapılmadığı'' gerekçesiyle usule ilişkin bir eksiklikten dolayı İdare Mahkemesi kararı ile iptal edildiği ve sonrasında idari yaptırım kararının tekemmül safahatı ve evresine yansımak suretiyle dava konusu somut durumun davacının üzerine atılı fiilin nitelendirilmesinde her hangi bir değişiklik yapılmadan5015 sayılı Kanun kapsamında ele alınarak 815.555,00 TL idari para cezası uygulandığı, iş bu durumun bir ceza muhakemesi ilkesi olan ve Ceza Muhakemesi hukukunda kanun yolları bahsinde karşımıza çıkan Aleyhe Değiştirme Yasağı kapsamında bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; Ankara 3.İdare Mahkemesi'nce verilen 30/05/2018 tarih ve E:2017/2195, K:2018/1260 sayılı kararın, işin esasına girilmek suretiyle incelenmesi gerektiği görüşüyle, aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.(¤¤)