(2577 S. K. m. 45) (213 S. K. m. 3, 19, 116, 117, 118, 122, 124) (4734 S. K. m. 54, 56)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı şirkete, Anadolu Üniversitesi İdari ve Mali İşler Daire Başkanlığı tarafından ihale edilen 2015/68082 kayıt numaralı "Temizlik ve Tertip-Düzen Hizmeti Alımı İşi"ne ilişkin sözleşmeye ait damga vergisinin, ihalesine ilişkin sözleşmenin idarece tek taraflı olarak 30.09.2016 tarihinde feshedilmesi nedeniyle hükümden yararlanılamayan kısmına tekabül eden 642.413,96.-TL kısmının iadesi istemiyle 27.03.2018 tarihinde yapılan şikayet başvurusunun reddine dair 15.05.2018 tarih ve E.63096 sayılı işlemin iptali ve ödenen damga vergisinin dava açma tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte iadesi istemiyle açılan davada; 01.12.2015 tarihinde imzalanan sözleşme kapsamında sözleşme damga vergisinin davacı tarafından ödendiği, Kamu İhale Kurulu tarafından 10.08.2016 tarih ve 2016/MK-373 sayılı karar ile ihalenin iptal edildiği, ihalenin iptali kararına istinaden Anadolu Üniversitesi İdari ve Mali İşler Daire Başkanlığı'nca sözleşmenin 30.09.2016 tarihinde feshedildiğinin davacıya bildirildiği, 488 sayılı Damga Vergisi Kanun'a ekli (1) sayılı tablonun Kararlar ve Mazbatalar başlıklı 2'nci maddesine 15.07.2016 tarih 6728 sayılı Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 28'inci maddesi ile eklenen ve 09.08.2016 tarihinde yürürlüğe giren "4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamındaki kurum ve kuruluşlara şikâyet veya Kamu İhale Kurumuna itirazen şikâyet ya da yargı kararı üzerine ihalenin iptal edilmesi hâlinde, bu ihale kararının hükmünden yararlanılmayan kısmına isabet eden damga vergisinin ret ve iade olunacağı, sözleşmenin düzenlenmiş olması durumunda sözleşmeye ilişkin damga vergisinin ret ve iade edilmeyeceğine" ilişkin düzenlemenin olayda tatbiki imkanı bulunmadığı, 4734 sayılı Kamu İhale Kanununda ihale süreci, ayrıntılı bir şekilde düzenlenmiş, bunun yanısıra, aynı Kanunun 54. ila 56. maddelerinde, ihale sürecine ve ihale süreci sonunda alınan ihale kararına karşı yapılacak olan şikayet ve itirazen şikayet müesseselerine de yer verilmiş; 56. maddenin son fıkrasında ise, "İdareler hukuki durumda değişiklik yaratan Kurul kararlarının gerektirdiği işlemleri ivedilikle yerine getirmek zorundadır." denilmek suretiyle Kamu İhale Kurulu'nun ihalenin iptaline karar vermesi durumunda, ihale yetkilisi tarafından ihale kararının ve buna istinaden düzenlenen sözleşmenin ortadan kaldırılarak, işin yeniden ihaleye çıkarılmak suretiyle yeni ihale kararının alınması ve yeniden sözleşme düzenlenmesi gerektiğinin hüküm altına alındığı, buna göre, ihale kararının hüküm ifade edebilmesi için; ihale yetkilisinin onayı ya da Kamu İhale Kuruluna vaki itirazın sonuçlandırılmasının zorunlu olduğu, ihaleye ilişkin olarak düzenlenen kağıtlarda vergiyi doğuran olayın gerçekleşmesi; bu işlemlere ilişkin itirazın, sözü edilen makamlarca karara bağlanması; diğer bir anlatımla, kağıda bağlanan hukuki durumun tekemmül etmesi halinde mümkün olduğu, olayda, davacı şirket tarafından üstlenilen ihale kararı ve bu ihale kararına istinaden düzenlenen sözleşmenin hüküm ifade edebilmesi için, Kamu İhale Kuruluna vaki itiraz başvurusunun sonuçlandırılmasının ve kesinleşmesinin şart olduğu, Kamu İhale Kurulu tarafından mahkeme kararına istinaden ihtilafa konu işe ait ihalenin iptal edildiği, dolayısıyla ihaleye ilişkin sözleşmenin Damga Vergisi Kanunu'nun ilgili maddeleri uyarınca "herhangi bir hususu ispat veya belli etmek için ibraz edilebilecek olan kağıt" vasfını yitirdiği ve vergiyi doğuran olayın ihalenin iptali üzerine gerçekleşmediği, bu durumun, 213 sayılı Kanunun 118. maddesinde yer alan vergilendirme hatası kapsamında değerlendirilmesi gerektiği sonucuna ulaşıldığı, söz konusu ihale kararı ve ihale kararına istinaden düzenlenen sözleşme için davacı tarafından fazladan ödenen damga vergisinin iadesi istemiyle yapılan düzeltme şikayet başvurusunun reddine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığından, ödenen damga vergisinin davacıya iadesinin gerektiği; faizin, paranın sahibinden başkası tarafından kullanılmasının sahibine verilmiş olduğu zararının karşılığı yani, tazminat olduğu, bu nedenle davacının yasal faiz talebinin yerinde olduğu gerekçeleriyle, dava konusu işlemin iptaline ve isteme konu damga vergisinin davanın açıldığı tarihte itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya iadesine dair Eskişehir 1. Vergi Mahkemesinin 11/10/2018 gün ve E:2018/329, K:2018/583 sayılı kararının, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek, istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara 4. Vergi Dava Dairesince işin gereği görüşüldü:
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 122. maddesinde, mükelleflerin, vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesini vergi dairesinden yazı ile isteyebilecekleri; 124. maddesinde de, vergi mahkemelerinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme talepleri reddolunanların şikayet yolu ile Maliye Bakanlığına müracaat edebilecekleri açıklanmıştır. Bu maddeler uyarınca vergi dairelerinden düzeltilmesi istenebilecek vergi hatasının tanımı ise, aynı Kanunun 116. maddesinde, vergiye müteallik hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınması olarak yapıldıktan sonra, 117. ve 118. maddelerinde de, hesap hataları ile vergilendirme hatalarının neler olduğu gösterilmiştir.
Sözü edilen yasal düzenlemelere göre düzeltme; vergiye ilişkin hesaplarda, matrah ve miktar hatası bulunması veya mükerrer vergi istenmesi şeklinde; vergilendirmede ise, mükellefin şahsında, mükellefiyette, verginin mevzuunda ve döneminde yapılan hataların varlığı halinde izlenebilecek idari başvuru yolu olarak öngörüldüğü; vergilendirmeye ilişkin bir uyuşmazlığın düzeltme yoluyla yargı önüne getirilebilmesi ve vergi hatasının varlığından söz edilebilmesi için, hukuksal sorun olarak çözümlenmesi gerekmeyen açık ve mutlak bir hata bulunduğunun belirlenebilmesi gerektiği açıktır. Bir başka anlatımla, idareden düzeltilmesi talep edilebilecek vergi hataları; kendisinden düzeltme isteminde bulunulan idari makamın veya uyuşmazlık halinde yargı yerinin, 213 sayılı Kanunun 3/A maddesinde öngörülen yorum tekniklerine başvurmadan, ilk bakışta anlayabileceği açıklıktaki vergilendirme yanlışlıklarıdır.
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 19'uncu maddesinin 1'inci fıkrasında, vergi alacağının, vergi kanunlarının vergiyi bağladıkları olayın vukuu veya hukuki durumun tekemmülü ile doğacağı; 8'inci maddesinin birinci fıkrasında, mükellefin, vergi kanunlarına göre kendisine vergi borcu terettüp eden gerçek ve tüzel kişi; ikinci fıkrasında ise, vergi sorumlusunun, verginin ödenmesi bakımından alacaklı vergi dairesine karşı muhatap olan kişi olduğu; 488 sayılı Damga Vergisi Kanununun 1'inci maddesinin 2'nci fıkrasında, bu Kanundaki kağıtlar teriminin, yazılıp imzalanmak veya imza yerine geçen bir işaret konmak suretiyle düzenlenen ve herhangi bir hususu ispat veya belli etmek için ibraz edilebilecek olan belgeleri ..... ifade edeceği; aynı Kanunun 3'üncü maddesinin birinci fıkrasında ise, damga vergisinin mükellefinin kağıtları imza edenler olduğu kurallarına yer verilmiş olup, anılan düzenlemelere göre damga vergisinde vergiyi doğuran olayın, 488 sayılı Kanuna ekli (1) sayılı tabloda yer alan ve herhangi bir hususu ispat veya belli etmek için ibraz edilebilecek olan kağıtların yazılıp imzalanması ya da imza yerine geçen bir işaret konulması anında meydana geldiği dikkate alındığında, davaya konu olayda, sözleşmenin imzalanması anında damga vergisini doğuran olay gerçekleşmiştir.
Sözleşmenin daha sonradan iptal edilmesinin, içerdiği hükümlerin iptal edilinceye kadarki hukuki durumunu kusurlandırmayacağından ve taraflar, bu sözleşme hükümleri sayesinde hak ileri sürerek ispatlayabileceklerinden vergiyi doğuran olay üzerinde etkisi yoktur.
Bu durumda, iptal edilmiş sözleşmenin, taraflarına hukuki ve maddi yarar sağlayıp sağlamayacağı ve tevsik edici mahiyetinin kalıp kalmadığı gibi yönlerden hukuken yorumlanmasına muhtaç olan olayda, vergilendirme işlemine karşı süresinde açılacak idari davada incelenebilecek iddiaların, Vergi Usul Kanununun 122. ve 124. maddelerinde vergi hataları için öngörülen idari başvuru yolu izlenerek tesis ettirilen işleme karşı açılan idari davada incelenmesine olanak bulunmadığından, bu husus gözardı edilerek, işin sözleşmeye ilişkin kısmı yönünden vergilendirme hatası kapsamında görülmesi suretiyle verilen mahkeme kararında hukuka uyarlık görülmemiştir.
Açıklanan nedenle, istinaf isteminin kabulüne, Eskişehir 1. Vergi Mahkemesince verilen 11/10/2018 gün ve E:2018/329, K:2018/583 sayılı kararın kaldırılmasına; 2577 sayılı Kanunun değişik 45. maddesinin, 4. fıkrası uyarınca incelenen davanın reddine, aşağıda dökümü yapılan 175,10.-TL yargılama giderinin davacıya yüklenmesine ve bu kararın taraflara tebliğinde davacının dosyada mevcut 19,00.-TL posta giderinin de kullanılacağı kabul edilerek davacı tarafından karşılanan 127,10.-TL kısmının üzerinden bırakılmasına, davalı idarece karşılanan 48,00.-TL kısmının ve davalı idare vekili için Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre taktir edilen 1.512,00.-TL vekalet ücreti ile, 35,90.-TL maktu karar harcının ve Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin (j) bendi uyarınca davalı idarenin harçtan muaf olması nedeniyle istinaf başvurusu sırasında alınmayan 103,90-TL başvuru harcının davalı idarece davacıdan tahsiline, dosyadaki artan posta gideri avansı bu aşamada davalı idareye ait olacağından kararın kesinleşmesinden sonra mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğü tarafından davalı idareye iadesine, kararının tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay'a temyiz isteminde bulunma yolu açık olmak üzere, 20.03.2019 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)