(2577 S. K. m. 45) (492 S. K. m. 13) (6100 S. K. m. 323, 326)
İSTEMİN ÖZETİ: Van 3. İdare Mahkemesinin 24/05/2018 tarih ve E:2016/1342, K:2018/1136 sayılı kararının; aleyhlerine olan kısımlarının taraflarca, hukuka aykırı olduğu öne sürülerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesi uyarınca incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Davalılar Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı tarafından davacının istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup, diğer davalı ve davacı tarafından savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Erzurum Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi'nce, davacı vekili duruşma talebinde bulunmuş ise de 2577 sayılı Kanunun 17/2 maddesi uyarınca duruşma yapılmasına gerek görülmeyerek işin gereği görüşüldü:
Dava, Van ili, Merkez ........ Mahallesi, 206 ada, 77 sayılı parselde bulunan ........ Sitesi'nde yer alan davacıya ait konutun, 23.10.2011 ve 09.11.2011 tarihlerinde meydana gelen depremlerde yıkılması olayında, davalı idarelerin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle, uğranıldığı ileri sürülen 25.000,00-TL maddi ve 25.000,00-TL manevi zararın yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesince; Van 2. İdare Mahkemesi'nin E:2017/191 sayılı dosyasında yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor esas alınarak, davalı idarelerin kusurlarına karşılık gelen 17.179,75 TL maddi tazminat ile 5.000,00 TL manevi tazminat isteminin kabulü ile söz konusu tazminatların idarelerin kusurları oranında davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin maddi ve manevi tazminat istemlerinin ise reddine karar verilmiştir.
Davalı idareler tarafından istinafa konu kararın aleyhlerine olan kısımlarının usule ve hukuka aykırı olduğu iddia edilerek kaldırılması, davacı tarafından ise anılan kararın maddi ve manevi tazminat yönünden çok düşük olarak tayin edildiği ileri sürülerek kaldırılması ve lehlerinde karar verilmesi istenilmektedir.
İdare Mahkemesi kararının maddi tazminatın esasına ilişkin kısmının kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından kararın bu kısmı yönünden, istinaf başvurularının reddedilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Ancak, söz konusu deprem sonucunda gerçekleşen konutun yıkılması nedeniyle sigorta şirketi veya şirketleri tarafından davacıya ödeme yapılması durumunda ya da adli yargıda depremden dolayı binanın yıkılmasında sorumluluğu bulunan özel kişilere karşı açılan tazminat davasında, özel hukuk hükümlerine göre hükmedilecek maddi tazminat miktarının veya sigorta şirketince ödenen miktarın tahsilde tekerrüre sebebiyet verilmemesi için yapılacak tazminat ödemelerinde dikkate alınacağı açıktır.
Kararın, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı aleyhine hükmedilen maddi tazminata hasım düzeltme kararının idareye tebliğ edildiği tarihten itibaren faiz yürütülmesine ilişkin kısım yönünden:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 13/1 maddesinde, idari eylemler nedeniyle uğranılan zararın tazmini için idareye başvuruda bulunulmasının dava ön şartı olarak öngörülmesi ve zararın idare tarafından en erken bu tarihte sulhen ödenebilecek olması nedeniyle yargı yerince hükmedilecek tazminat miktarına ön karar için idareye yapılan başvuru tarihi, idari yargıda dava açılması halinde ise dava açıldığı tarih itibariyle yasal faiz uygulanması Danıştay'ın yerleşik içtihatları ile kabul edilmiştir.
Yukarıdaki açıklamalar dikkate alındığında, davacı tarafından Van Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığına karşı tazminat istemli yapılan başvuru sonrasında idari yargıda açılan davada, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı'nın (AFAD) hasım mevkiinde olmadığı ve davacı tarafından tazminat istemiyle AFAD'a başvurmaması nedeniyle, AFAD yönünden kabul edilen maddi tazminat için dava açma tarihi olan 03.10.2016 tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiğinden, hasım düzeltme kararının idareye tebliğinden itibaren faiz yürütülmesine ilişkin kısmında hukuki isabet görülmemiştir.
İstinafa konu kararın, manevi tazminata yönelik davacının istinaf istemine gelince;
Davacı tarafından, konutunun yıkılması nedeniyle duyulan elem ve ızdıraptan dolayı manevi tazminat talep edildiği görülmüş olup, manevi tazminat, ilgilisinin mamelekinde meydana gelen bir eksilmeyi karşılamaya yönelik bir tazmin aracı olmayıp, manevi tatmin aracı olduğundan zenginleşmeye yol açmayacak miktarda fakat olayın niteliği ile idarelerin bu olaydaki kusurunun niteliğini, sorumluluğun özelliğini ve ağırlığını ifade edecek ölçüde saptanması gerekmektedir. Davalı idarelerin meydana gelen olayda kast niteliğinde bir kusurunun bulunmaması, dava konusu olaydaki sorumluluklarının, yukarıda yer verilen bilirkişi raporunda belirtildiği üzere denetim görevinin yerine getirilmemesinden kaynaklanması, bunun da kusurun bir türü olan ihmal düzeyinde bir kusur olması ve olayın meydana gelmesinde dava dışı üçüncü kişilerin de kusurunun bulunması nedeniyle, davalı idarelerin davacıların manevi zararlarını tazmin yükümlülüğü belirlenirken, meydana gelen olayda davalı idarelere atfedilen kusur oranları ile kusurlarının türü (ihmal) ve aynı olay sebebiyle açılan ve kesinleşmiş olan yargı kararlarında verilen manevi tazminatlar göz önünde bulundurularak karar verilmesi gerektiği sonucuna varıldığından, davacının konutunun yıkılmasında duyulan elem ve ızdırap nedeniyle davacıya takdiren 10.000.00-TL manevi tazminatın davalı idareler tarafından ödenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Yukarıda anılan bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranları dikkate alındığında meydana gelen manevi zarardan dolayı, davalı Van Büyükşehir Belediye Başkanlığı %20 oranında kusurlu olduğundan 8.000,00-TL, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı %3 oranında kusurlu olduğundan 1.200,00-TL, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı %2 oranında kusurlu olduğundan 800,00-TL olmak üzere toplam 10.000,00-TL manevi tazminatın davalı idareler tarafından davacıya ödenmesi gerekmektedir.
İstinafa konu kararın yargılama giderlerinin Genel Bütçe içerisinde yer alan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı'na yükletilmemesine yönelik kısmına gelince;
492 Sayılı Harçlar Kanunu'nun 2588 sayılı Kanun ile eklenen 13/j maddesinde, Genel Bütçeye dahil idarelerin yargı harçlarından muaf olduğu belirtilmiştir.
2577 sayılı Kanunun atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 323. maddesinde, mahkeme yargılama giderlerinin neler olduğu belirtilmiş ve yargılama harçları da bunlar arasında sayılmış; 326. maddesinde ise, yargılama giderlerinin haksız çıkan tarafa yükletileceği kuralına yer verilmiştir.
Yukarıda yer alan mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, Harçlar Kanunu uyarınca dava açarken Genel Bütçeye dahi olan idareler harçtan muaf tutulmuşlar ise de bunların taraf oldukları davaların aleyhlerine sonuçlanması halinde yargılama giderlerinin bu idareler üzerinde bırakılmasına engel bir durum bulunmamaktadır.
Bu durumda, yargılama sonucunda haksız çıkan ve Genel Bütçe içerisinde yer alan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı aleyhine yargılama giderine hükmedilmemesinde hukuki isabet bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle:
1-) Tarafların maddi tazminatın esasına yönelik istinaf istemlerinin reddine,
2-) Kararın, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı aleyhine hükmedilen maddi tazminata hasım düzeltme kararının idareye tebliğ edildiği tarihten itibaren faiz yürütülmesine ilişkin kısım yönünden istinaf başvurusunun kabulüne, kararın bu kısmının kaldırılmasına, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı aleyhine hükmedilen maddi tazminat için dava açma tarihi olan 03.10.2016 tarihinden itibaren faiz işletilmesine,
3-) Anılan kararın manevi tazminata yönelik davacının istinaf başvurusunun kabulüne, kararın bu kısmının kaldırılmasına,
4-) 10.000,00 TL manevi tazminat isteminin kabulüne, 15.000,00 TL manevi tazminat isteminin ise reddine,
5-) Kabul edilen 10.000,00.-TL'nin 8.000,00.-TL'lik kısmının Van Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından idareye başvuru tarihi olan 27.06.2016 tarihinden itibaren, 1.200,00.-TL'lik kısmının Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından idareye başvuru tarihi olan 27.06.2016 tarihinden itibaren, 800,00.-TL'lik kısmının Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı tarafından dava açılış tarihi olan 03.10.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine,
6-) İş bu karar İlk Derece Mahkemesi yargılaması sonucunda yargılama giderlerine ilişkin Kurulan hükümde değişiklik yarattığından ve kararın davalılar Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmemesine ilişkin kısım kaldırıldığından, bu yeni duruma göre;
a-) İstinaf Mahkemesince hükmedilen 10.000,00.-TL manevi ve İlk Derece Mahkemesince hükmedilen 17.179,75.-TL maddi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 1.856,65.-TL nispi karar harcının davalı idarelerden kusurları oranında tahsili için ilgili tahsil dairesine müzekkere yazılmasına,
b-) İlk derece ve istinaf aşamalarında davacının adli yardım talebinin kabulü üzerine alınmayan toplam 319,30.-TL yargılama giderinin davada haklılık oranına göre 172,30.-TL'sinin davalı idarelerden kusurları oranında tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, kalan 147,00.-TL'nin ise davacıdan tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına,
- Davalı idarelerin istinaf başvurusu reddedildiğinden, idarelerce istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin idareler üzerinde bırakılmasına,
c-) Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre, hükmedilen 10.000,00 TL manevi tazminat için 1.362,00-TL maktu vekalet ücretinin davalı idarelerden alınarak davacı tarafa verilmesine, reddedilen manevi tazminat için Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10/2 maddesi uyarınca 1.362,00.-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine, artan posta ücretlerinin Mahkemesince re'sen müsteniflere iadesine, 2577 sayılı Yasanın 45/6. maddesi uyarınca kesin olarak,13/02/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)