(2577 S. K. m. 45)
İSTEMİN ÖZETİ: Van 3. İdare Mahkemesinin 11/05/2018 tarih ve E:2017/54, K:2018/1036 sayılı kararının; aleyhlerine olan kısımlarının taraflarca, hukuka aykırı olduğu öne sürülerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesi uyarınca incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Davalı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı tarafından davacının istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup, diğer davalılar ve davacı tarafından ise savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Erzurum Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi'nce, davacı vekili duruşma talebinde bulunmuş ise de 2577 sayılı Kanunun 17/2 maddesi uyarınca duruşma yapılmasına gerek görülmeyerek işin gereği görüşüldü:
Dava; Van ili, Merkez ........ Mahallesi, 4 pafta, 157 ada, 35 sayılı parselde bulunan binada yer alan davacıya ait konutun, 23.10.2011 ve 09.11.2011 tarihlerinde meydana gelen depremlerde yıkılması olayında, davalı idarelerin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle, uğranıldığı ileri sürülen 50.000,00 TL maddi ve 25.000,00 TL manevi zararın yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesince; Van 1. İdare Mahkemesinin E:2012/1642 sayılı dosyasında yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor esas alınarak, davalı idarelerin kusurlarına karşılık gelen 18.803,90 TL maddi tazminat isteminin kabulüne, fazlaya ilişkin maddi tazminat ile manevi tazminat isteminin tamamının reddine karar verilmiştir.
Davalı idareler tarafından istinafa konu kararın aleyhlerine olan kısımlarının usule ve hukuka aykırı olduğu iddia edilerek kaldırılması, davacı tarafından ise anılan kararın maddi ve manevi tazminat yönünden düşük olarak tayin edildiği ileri sürülerek kaldırılarak lehlerinde karar verilmesi istenilmektedir.
Kararın, maddi tazminata ilişkin kısmı yönünden:
Dosyanın incelenmesinden; 09/11/2011 tarihi ve devamı tarihlerinde Van ilinde meydana gelen depremlerde davacıya ait evin yıkılması olayında, davalı idarelerin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle, daire bedeli olarak 50.000,00-TL maddi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık konusu olayda, yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda, Mimarlık ve Mühendislik Hizmet Bedellerinin Hesabında Kullanılacak 2012 Yılı Yapı Yaklaşık Birim Maliyetleri Hakkında Tebliğin esas alındığı, III. Sınıf B grubu niteliğindeki binanın yapı yaklaşık birim maliyetinin 560 TL/m² olduğu, bu değer dikkate alınarak dava konusu dairenin yapım maliyetinin 69.132,00-TL olduğu, yapının 1996 yılında bitirildiği varsayımına göre 2012 yılına kadarki yıpranma payı düşüldüğünde dairenin maliyet bedelinin 55.305,60 TL olarak hesapladığı görülmüştür.
Tazmin borcunun doğabilmesi için, yalnız zararın varlığı yeterli değildir. Zarar kesin şekilde ortaya çıkmış, gerçek bir zarar olması halinde gerçek zarar karşılığının tazminat olarak ödenmesi mümkündür. Davalı idarelerin hizmet kusurundan kaynaklanan tazmin sorumluluğunun üst sınırını ortaya çıkan gerçek zararın karşılığı olan miktar oluşturmaktadır. Gerçek zararın, depremin gerçekleştiği tarih esas alınarak tespiti gerekmektedir.
Bu nedenle; davacının gerçek zararının ortaya çıktığı depremin meydana geldiği tarih olan 2011 yılı Mimarlık ve Mühendislik Hizmet Bedellerinin Hesabında Kullanılacak Yapı Yaklaşık Birim Maliyetleri Hakkında Tebliğ esas alınarak hesaplanması gerekmektedir.
28.04.2011 tarih ve 27918 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Mimarlık ve Mühendislik Hizmet Bedellerinin Hesabında Kullanılacak 2011 Yılı Yapı Yaklaşık Birim Maliyetleri Hakkında Tebliğ'de III. Sınıf B grubu niteliğindeki yapıların yapı yaklaşık birim maliyeti 565,00 TL olarak belirlenmiştir.
İdare Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacıya ait konutun yer aldığı binada 40 adet meskenin her birine düşen payın 123,45 m² olduğu belirtilmiş olup, bilirkişi raporunun ve 2011 yılı Tebliğinin birlikte değerlendirilmesinden; davacıya ait dairenin yapım maliyetinin (565,00 TL*123,45= 69.749,25 TL) 69.749,25 - TL olduğu, binanın yapım yılının 1996 olduğu, 2011 yılında 15 yaşında olduğu, 15 yaşındaki betonarme karkas bir binanın raporda belirtilen tabloya göre %15 yıpranma payı olduğu, dairenin aşınma payı düşüldüğünde (69.749,25 TL * 0,85 = 59.286,86-TL) dairenin maliyet bedelinin 59.286,86 TL olduğu sonucuna varılmaktadır.
Bilirkişi raporunda; binanın yıkılmasında davalı Van Büyükşehir Belediye Başkanlığının proje ve uygulama konusundaki denetimini yerine getirmediğinden %30, Çevre ve Şehircilik Bakanlığının plan ve projelendirme konusundaki denetimini tam olarak yerine getirmediğinden %2, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının İl Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı ile birlikte afet durumu ile ilgili gerekli çalışmaların ve denetimlerin yapılmamasından dolayı %2 oranında kusurlu oldukları belirtilmiş olup, toplam kusur oranına göre 20.157,53 TL maddi tazminatın davalı idareler tarafından davacıya ödenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bu durumda; meydana gelen zarardan dolayı 17.787,53 TL'nin Van Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından, 1.185,00 TL'nin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından, 1.185,00 TL'nin Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı tarafından davacıya ödenmesi gerekmektedir.
Ancak, söz konusu deprem sonucunda gerçekleşen konutun yıkılması nedeniyle sigorta şirketi veya şirketleri tarafından davacıya ödeme yapılması durumunda ya da adli yargıda depremden dolayı binanın yıkılmasında sorumluluğu bulunan özel kişilere karşı açılan tazminat davasında, özel hukuk hükümlerine göre hükmedilecek maddi tazminat miktarının veya sigorta şirketince ödenen miktarın tahsilde tekerrüre sebebiyet verilmemesi için yapılacak tazminat ödemelerinde dikkate alınacağı açıktır.
İstinafa konu kararın, manevi tazminat kısmına yönelik istinaf istemine gelince;
Davacı tarafından, konutunun yıkılması nedeniyle duyulan elem ve ızdıraptan dolayı manevi tazminat talep edildiği görülmüş olup, manevi tazminat, ilgilisinin mamelekinde meydana gelen bir eksilmeyi karşılamaya yönelik bir tazmin aracı olmayıp, manevi tatmin aracı olduğundan zenginleşmeye yol açmayacak miktarda fakat olayın niteliği ile idarelerin bu olaydaki kusurunun niteliğini, sorumluluğun özelliğini ve ağırlığını ifade edecek ölçüde saptanması gerekmektedir. Davalı idarelerin meydana gelen olayda kast niteliğinde bir kusurunun bulunmaması, dava konusu olaydaki sorumluluklarının, yukarıda yer verilen bilirkişi raporunda belirtildiği üzere denetim görevinin yerine getirilmemesinden kaynaklanması, bunun da kusurun bir türü olan ihmal düzeyinde bir kusur olması ve olayın meydana gelmesinde dava dışı üçüncü kişilerin de kusurunun bulunması nedeniyle, davalı idarelerin davacıların manevi zararlarını tazmin yükümlülüğü belirlenirken, meydana gelen olayda davalı idarelere atfedilen kusur oranları ile kusurlarının türü (ihmal) ve aynı olay sebebiyle açılan ve kesinleşmiş olan yargı kararlarında verilen manevi tazminatlar göz önünde bulundurularak karar verilmesi gerektiği sonucuna varıldığından, davacının konutunun yıkılmasında duyulan elem ve ızdırap nedeniyle davacıya takdiren 10.000.00-TL manevi tazminatın davalı idareler tarafından ödenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Yukarıda anılan bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranları dikkate alındığında meydana gelen manevi zarardan dolayı, davalı Van Büyükşehir Belediye Başkanlığı %30 oranında kusurlu olduğundan 8.820,00-TL, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı %2 oranında kusurlu olduğundan 590,00-TL, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı %2 oranında kusurlu olduğundan 590,00-TL olmak üzere toplam 10.000,00-TL manevi tazminatın davalı idareler tarafından davacıya ödenmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle:
1-) İstinafa konu İdare Mahkemesi kararına karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına,
2-) 20.157,53 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminat isteminin kabulüne, fazlaya ilişkin 29.842,47 TL maddi ve 15.000,00 TL manevi tazminat isteminin ise reddine,
- Kabul edilen maddi tazminatın 17.787,53 TL'lik kısmı ile manevi tazminatın 8.820,00-TL'lik kısmının Van Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından idareye başvuru tarihi olan 18.10.2016 tarihinden itibaren; maddi tazminatın 1.185,00 TL'lik kısmı ile manevi tazminatın 590,00 TL'lik kısmının Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından idareye başvuru tarihi olan 18.10.2016 tarihinden itibaren; maddi tazminatın 1.185,00 TL'lik kısmı ile manevi tazminatın 590,00 TL'lik kısmının Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı tarafından dava açma tarihi olan 05.01.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine,
3-) a-) Hükmedilen toplam 30.157,53 TL tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 2.060,06 -TL nispi karar harcının davalı idarelerden kusurları oranında tahsili için Mahkemesince ilgili tahsil dairesine müzekkere yazılmasına,
b-) İlk derece ve istinaf aşamalarında davacının adli yardım talebinin kabulü üzerine alınmayan toplam 374,50.-TL yargılama giderinin davada haklılık oranına göre 149,50.-TL'sinin davalı idarelerden kusurları oranında tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, kalan 225,00.-TL'nin ise davacıdan tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına,
- Davalı idarelerin istinaf başvurusu reddedildiğinden, idarelerce istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin idareler üzerinde bırakılmasına,
c-) Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre, hükmedilen maddi tazminat üzerinden hesaplanan 2.418,90 TL vekalet ücreti ile hükmedilen manevi tazminat için 1.362,00 TL maktu vekalet ücretinin davalı idarelerden alınarak davacı tarafa verilmesine, reddedilen maddi tazminat nedeniyle 2.418,90 TL vekalet ücretinin (Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 27.02.2017 tarih ve E:2017/4, K:2017/848 sayılı; manevi tazminat davalarına ilişkin Tarifenin 10. maddesinin kıyasen uygulanarak, maddi tazminatta da nisbi vekalet ücretine hükmedilirken davalı lehine hükmedilen miktarın davacı lehine hükmedilen miktarın miktarı geçmemesi gerektiği yorumu doğrultusunda)ve reddedilen manevi tazminat için Tarifenin 10/2 maddesi uyarınca 1.362,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine, artan posta ücretlerinin Mahkemesince re'sen müsteniflere iadesine, 2577 sayılı Yasanın 45/6. maddesi uyarınca kesin olarak, 07/02/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)