(2577 S. K. m. 45) (492 S. K. m. 13) (6100 S. K. m. 323, 326)
İSTEMİN ÖZETİ: Van 3. İdare Mahkemesinin 11/06/2018 tarih ve E:2018/70, K:2018/1319 sayılı kararının; aleyhlerine olan kısımlarının taraflarca, hukuka aykırı olduğu öne sürülerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesi uyarınca incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Davalılar Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı tarafından davacının istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup, diğer davalı ve davacılar tarafından savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Erzurum Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi'nce, davacılar vekili duruşma talebinde bulunmuş ise de 2577 sayılı Kanunun 17/2 maddesi uyarınca duruşma yapılmasına gerek görülmeyerek işin gereği görüşüldü:
Dava; Van ili, Merkez ........ Mahallesi, 206 ada, 100 sayılı parselde bulunan binada yer alan davacıya ait konutun, 23.10.2011 ve 09/11/2011 tarihlerinde meydana gelen depremlerde yıkılması olayında, davalı idarelerin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle, uğranıldığı ileri sürülen 28.997,50-TL maddi ve 25.000,00-TL manevi zararın yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesince; Van 3. İdare Mahkemesi'nin E:2013/211 sayılı dosyasında yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor esas alınarak, davalı idarelerin kusurlarına karşılık gelen 28.997,50 TL maddi tazminat isteminin kabulü ile söz konusu tazminatın idarelerin kusurları oranında davacıya ödenmesine, manevi tazminat isteminin ise reddine karar verilmiştir.
Davalı idareler tarafından istinafa konu kararın aleyhlerine olan kısımlarının usule ve hukuka aykırı olduğu iddia edilerek kaldırılması, davacılar tarafından ise anılan kararın maddi ve manevi tazminat yönünden çok düşük olarak tayin edildiği ileri sürülerek kaldırılması ve lehlerinde karar verilmesi istenilmektedir.
İdare Mahkemesi kararının maddi tazminatın esasına ilişkin kısmının kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, kararın bu kısmı yönünden istinaf başvurularının reddedilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Kararın 30.04.2018 tarihinde kayda giren miktar artırım dilekçesi ile artırılan 3.997,50.-TL maddi tazminat miktarına yürütülecek faize ilişkin kısmı yönünden:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 16. maddesinin 4. fıkrasında "Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir." hükmü yer almaktadır.
Tam yargı davalarında dava dilekçesindeki miktarın artırımına olanak tanıyan söz konusu düzenleme uyarınca, dava dilekçesinde istenilen tazminat miktarının sonradan artırılan kısmının miktar artırımı dilekçesinin İdare Mahkemesi kayıtlarına girdiği tarihten itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi gerekmektedir.
Nitekim, başka bir uyuşmazlıkta Danıştay Ondördüncü Dairesinin 05/10/2017 gün ve E:2017/373, K:2017/5098 sayılı kararı da ıslah müessesesinde faizin başlangıç tarihi bakımından bu yöndedir.
Bakılan davada, davacı tarafından,30.04.2018 de kayda giren dilekçe ile maddi tazminat miktarı 3.997,50.-TL artırılmış olup, artırılan tazminat miktarı bakımından, miktar artırım dilekçesinin Mahkeme kaydına girdiği tarihten itibaren faiz yürütülmesi gerekirken, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Van Büyükşehir Belediye Başkanlığı aleyhine davacının idarelere başvurduğu tarihten, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı aleyhine ise davanın açılış tarihinden itibaren faiz yürütülmesinde hukuki isabet görülmemiştir.
İstinafa konu kararın, manevi tazminata yönelik davacının istinaf istemine gelince;
Davacılar tarafından, konutunun yıkılması nedeniyle duyulan elem ve ızdıraptan dolayı manevi tazminat talep edildiği görülmüş olup, manevi tazminat, ilgilisinin mamelekinde meydana gelen bir eksilmeyi karşılamaya yönelik bir tazmin aracı olmayıp, manevi tatmin aracı olduğundan zenginleşmeye yol açmayacak miktarda fakat olayın niteliği ile idarelerin bu olaydaki kusurunun niteliğini, sorumluluğun özelliğini ve ağırlığını ifade edecek ölçüde saptanması gerekmektedir. Davalı idarelerin meydana gelen olayda kast niteliğinde bir kusurunun bulunmaması, dava konusu olaydaki sorumluluklarının, yukarıda yer verilen bilirkişi raporunda belirtildiği üzere denetim görevinin yerine getirilmemesinden kaynaklanması, bunun da kusurun bir türü olan ihmal düzeyinde bir kusur olması ve olayın meydana gelmesinde dava dışı üçüncü kişilerin de kusurunun bulunması nedeniyle, davalı idarelerin davacıların manevi zararlarını tazmin yükümlülüğü belirlenirken, meydana gelen olayda davalı idarelere atfedilen kusur oranları ile kusurlarının türü (ihmal) ve aynı olay sebebiyle açılan ve kesinleşmiş olan yargı kararlarında verilen manevi tazminatlar göz önünde bulundurularak karar verilmesi gerektiği sonucuna varıldığından, davacıların konutunun yıkılmasında duyulan elem ve ızdırap nedeniyle davacılara takdiren 10.000.00-TL manevi tazminatın davalı idareler tarafından ödenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Yukarıda anılan bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranları dikkate alındığında meydana gelen manevi zarardan dolayı, davalı Van Büyükşehir Belediye Başkanlığı %32 oranında kusurlu olduğundan 8.000,00-TL, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı %4 oranında kusurlu olduğundan 1.000,00-TL, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı %4 oranında kusurlu olduğundan 1.000,00-TL olmak üzere toplam 10.000,00-TL manevi tazminatın davalı idareler tarafından davacılara ödenmesi gerekmektedir.
İstinafa konu kararın yargılama giderlerinin Genel Bütçe içerisinde yer alan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı'na yükletilmemesine yönelik kısmına gelince;
492 Sayılı Harçlar Kanunu'nun 2588 sayılı Kanun ile eklenen 13/j maddesinde, Genel Bütçeye dahil idarelerin yargı harçlarından muaf olduğu belirtilmiştir.
2577 sayılı Kanunun atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 323. maddesinde, mahkeme yargılama giderlerinin neler olduğu belirtilmiş ve yargılama harçları da bunlar arasında sayılmış; 326. maddesinde ise, yargılama giderlerinin haksız çıkan tarafa yükletileceği kuralına yer verilmiştir.
Yukarıda yer alan mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, Harçlar Kanunu uyarınca dava açarken Genel Bütçeye dahi olan idareler harçtan muaf tutulmuşlar ise de bunların taraf oldukları davaların aleyhlerine sonuçlanması halinde yargılama giderlerinin bu idareler üzerinde bırakılmasına engel bir durum bulunmamaktadır.
Bu durumda, yargılama sonucunda haksız çıkan ve Genel Bütçe içerisinde yer alan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı aleyhine yargılama giderine hükmedilmemesinde hukuki isabet bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle:
1-) Tarafların maddi tazminatın esasına yönelik istinaf istemlerinin reddine,
2-) Kararın; miktar artırım dilekçesiyle arttırılan maddi tazminat miktarına (3.997,50.-TL) işletilen faiz yönünden istinaf başvurusunun kabulüne, kararın anılan kısmının kaldırılmasına, artırılan maddi tazminata miktar arttırım dilekçesinin Mahkeme kayıtlarına giriş tarihi olan30/04/2018tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine,
3-) Anılan kararın manevi tazminata yönelik davacıların istinaf başvurusunun kabulüne, kararın bu kısmının kaldırılmasına,
4-) 10.000,00 TL manevi tazminat isteminin kabulüne, 15.000,00 TL manevi tazminat isteminin ise reddine,
5-) Kabul edilen 10.000,00.-TL'nin; 8.000,00.-TL'lik kısmının Van Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından idareye başvuru tarihi olan 27.06.2016 tarihinden itibaren, 1.000,00.-TL'lik kısmının Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından idareye başvuru tarihi olan 27.06.2016 tarihinden itibaren, 1.000,00.-TL'lik kısmının Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı tarafından dava açılış tarihi olan 26.09.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine,
6-) İş bu karar İlk Derece Mahkemesi yargılaması sonucunda yargılama giderlerine ilişkin Kurulan hükümde değişiklik yarattığından ve kararın davalılar Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmemesine ilişkin kısım kaldırıldığından, bu yeni duruma göre;
a-) İstinaf Mahkemesince hükmedilen 10.000,00.-TL manevi ve İlk Derece Mahkemesince hükmedilen 28.997,50.-TL maddi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 2.663,92.-TL nispi karar harcının davalı idarelerden kusurları oranında tahsili için ilgili tahsil dairesine müzekkere yazılmasına,
b-) İlk derece ve istinaf aşamalarında davacının adli yardım talebinin kabulü üzerine alınmayan toplam 439,30.-TL yargılama giderinin davada haklılık oranına göre 316,30.-TL'sinin davalı idarelerden kusurları oranında tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, kalan 123,00.-TL'nin ise davacılardan tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına,
- Davalı idarelerin istinaf başvurusu reddedildiğinden, idarelerce istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin idareler üzerinde bırakılmasına,
c-) Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre, hükmedilen 10.000,00 TL manevi tazminat için 1.362,00-TL maktu vekalet ücretinin davalı idarelerden alınarak davacılara verilmesine, reddedilen manevi tazminat için Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10/2 maddesi uyarınca 1.362,00.-TL maktu vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı idarelere verilmesine, artan posta ücretlerinin Mahkemesince re'sen müsteniflere iadesine, 2577 sayılı Yasanın 45/6. maddesi uyarınca kesin olarak, 06/02/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)