İstemin Özeti: Etiyopya uyruklu davacının kısa dönem ikamet izninin iptaline ilişkin 22/12/2017 tarihli İstanbul Valiliği işleminin istemiyle açılan davada, davacının 30/09/2016 tarihli kısa dönem ikamet izin başvurusunda Türkiye'de kalacağı adres olarak "... Üsküdar/İSTANBUL" adresini bildirdiği, davalı idarece yapılan denetimde, davacının, başvuru formunda bildirdiği adreste ikamet etmediği gerekçesiyle kısa dönem ikamet izninin iptal edildiği, davacının başvuru formunda ülkemizde ikamet edeceği yere ilişkin adres bilgilerini belirttiği, ikamet izni verildikten sonra adresini değiştirdiği, buna ilişkin belgeleri dava dilekçesi ekinde sunduğu, şifahi olarak da davalı idareye bildirdiği, davacının ikamet adresi değişikliğini davalı idareye bildirmemesinin, davacının kısa dönem ikamet izninin iptalini gerektirmediği, yasada bu yönde bir düzenleme bulunmadığı, davalı idarenin, kısa dönem ikamet izin belgesi düzenlemeden önce davacı tarafından beyan edilen bilgilerin doğruluğunu teyit etmesi gerekmekte iken, kısa dönem ikamet izni verildikten sonra yapılan denetim sonrasında, davacıya verilen ikamet izninin iptaline ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali yolunda İstanbul 1. İdare Mahkemesince verilen 04/04/2018 tarih ve E:2018/23, K:2018/608 sayılı kararın, davacının adresini bildirdiğine dair bilgi, belge bulunmadığı iddialarıyla kaldırılması ve işin esası hakkında yeniden karar verilmesi davalı idare tarafından istenilmektedir.
Savunmanın Özeti: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Onuncu İdare Dava Dairesince gereği görüşüldü:
Dava dosyasının incelenmesinden, dayandığı gerekçeler karşısında, istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu anlaşıldığından ve dilekçede ileri sürülen iddialar söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediğinden, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun REDDİNE, aşağıda dökümü gösterilen kanun yolu aşamasına ait yargılama giderlerinin istinaf yoluna başvuranın üzerinde bırakılmasına, posta gideri için alınan paranın kullanılmayan kısmının ilgilisine iadesine, kararın taraflara tebliği için dosyanın ait olduğu Mahkemeye gönderilmesine 20/09/2018 tarihinde kesin olarak ve oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Devletlerin egemenlik hakları çerçevesinde dünyada ve yakın çevresinde gelişen ve değişen sosyal, siyasal, demoğrafik ve çatışma olgularını değerlendirmek suretiyle oluşturduğu istihbarat alt yapısı çerçevesinde kendi vatandaşlarının esenliği, sağlığı ve güvenliğini koruma noktasında uluslararası antlaşmalara bağlı kalmak suretiyle sınır güvenliklerini artırması, sebebi ne olursa olsun insan girişlerine yönelik ek önlemler getirmesi ve ülkesine yönelen göç hareketine sınırlama getirmesi ve bu kapsamda istihbari çalışmalara bağlı risk analizleri oluşturarak ülkesine yasal yollardan yada yasadışı yollardan gelen kişilere yönelik ikamet izinlerinin iptalini içeren önlemler alabileceği tartışmasız bir olgudur.
Ülkemizin içerisinde bulunduğu coğrafyanın sıcak çatışmaların ve terör eylemlerinin hedefi olduğu gözetilerek, terör unsurlarının ülkemize sızma girişlerinin engellenmesi, ülkemiz vatandaşlarının can ve mal güvenliğinin en üst ölçekte güvenceye alınması Devletimizin temel sorumluluk alanlarından biridir.
Bu kapsamda; kısa dönem ikamet izinlerinin gerektirdiği normlara uymadıkları değerlendirilen yabancı ülke vatandaşlarının ait oldukları ülkeye gönderilmek üzere sınırdışı edilmeleri üstün kamu menfaatinin gereği olup, bu yönde tesis edilen işlemde yetki, şekil, sebep, konu ve amaç unsurları yönleriyle hukuka aykırılık bulunmadığı görüşüyle davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine ilişkin kararına katılmıyorum. (¤¤)