(2886 S. K. m. 75) (2577 S. K. m. 20, 31) (6100 S. K. m. 266)
İstemin Özeti: İstanbul, Küçükçekmece, ....... Mahallesi, 694 ada, 11 parsel sayılı Hazine taşınmazının 391 m²'sinin 1.1.2011-9.12.2015 tarihleri arasındaki dönemde ''nikah sarayı giriş yolu ve ücretli otopark'' olarak işgal edildiğinden bahisle davacıdan 68.817,09-TL ecrimisil istenilmesine ait 3.11.2017 tarihli, 153857 sayılı ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin iptali istemiyle açılan davada, taşınmazın nikah sarayına giriş yolu ve ücretli otopark olarak işgal edildiğine ilişkin tespitin aksine, itiraz üzerine ikinci kez yapılan tespitte, taşınmazın yalnızca 391 m²'sinin işgal edildiğinin, ayrıca anılan kısımda, yalnızca hafta sonu otopark için ücret alındığının, hafta içi düğün ve nikah işlemlerine gelenlerden ücret alınmadığının belirtildiği, davalı idarece işgalin yalnızca hafta sonları yapıldığı hususu dikkate alınmadan, işgalin ilk olarak tespiti sonrasında 26.7.2017 tarihli, 641 sayılı kıymet takdir kararında belirlenen m² birim fiyatı uyarınca ecrimisil tahakkuk ettirildiği, ayrıca ecrimisilin tespitiyle ilgili gerekli kuruluşların görüşlerinin alınmadığı, buna göre eksik incelemeye dayanılarak tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle iptali yolunda İstanbul 6. İdare Mahkemesince verilen 26.4.2018 tarihli, E:2018/146, K:2018/691sayılı kararın, ecrimisilin düğün ve nikahın yoğun olduğu hafta sonu işgali gözönüne alınarak tespit edildiği iddiasıyla kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi davalı idare tarafından istenilmektedir.
Savunmanın Özeti: Kararın hukuka uygun olduğu, istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Onuncu İdare Dava Dairesince gereği görüşüldü:
2886 sayılı Devlet İhale Kanunun 75. maddesinin 1. fıkrasında, Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malların, gerçek ve tüzel kişilerce işgali üzerine, fuzuli şagilden, bu Kanunun 9. maddesindeki yerlerden sorulmak suretiyle, idareden taşınmaz ve değerleme konusunda işin ehli veya uzmanı üç kişiden oluşan komisyonca tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere tespit ve takdir edilecek ecrimisil istenileceği, ecrimisil talep edilebilmesi için, idarelerin işgalden dolayı bir zarara uğramış olması gerekmediği gibi, fuzuli şagilin kusurunun da aranmayacağı belirtilmektedir.
Buna göre "ecrimisil", Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmazın, bu taşınmaz üzerinde kamu adına ve malik sıfatıyla tasarruf yetkisiyle donatılan kamu idaresinin bilgisi ve rızası dışında kullanılması durumunda, taşınmazı kullanandan, diğer bir ifadeyle yetkili kamu idaresinin tasarruf yetkisini engelleyen işgalciden istenen, yine idarenin tek yanlı iradesiyle belirlediği tazminatı ifade etmektedir. Getirilen bu düzenleme sonuçta kamuya ait veya ona özgülenmiş taşınmazların korunması amaçlandığı için, yasakoyucu, ecrimisilin belirlenmesi ve işgalciden gerekirse kamu gücü kullanılarak tahsili için, idarenin, işgal nedeniyle zarar uğraması ve bunu kanıtlaması koşulunu aramadığı gibi, işgalcinin taşınmazı kullanımının haklı ve hukuken kabul edilebilir nedenlere dayanmasının da ecrimisil istenilmesine engel olmadığını belirterek, yetkili idareyi işgalciyi, diğer bir ifadeyle bilgisi ve izni dışında taşınmaza eylemli olarak tasarruf edeni, işgalin başlangıcını, işgal edilen alanı ve taşınmazın kullanım şeklini ve ecrimisil tutarını belirlemek ve bu tutarı kamu gücüyle tahsil etmek, işgalciyi mülki amirin kararıyla ve kamu gücüyle taşınmazdan tahliye etmek görev ve yetkisiyle donatmıştır.
Buna göre, Hazine adına kayıtlı taşınmazın 291 m²'sinin giriş yolu, 391 m²'sinin ücretli otopark, 441 m²'sinin ise yaya yolu, refüj, bahçe ve yol olarak davalı idarenin izin ve bilgisi dışında davacı Belediye tarafından tasarruf edildiği gerek 15.6.2017 tarihli, gerek 28.92017 tarihli tutanaklarla ortaya konulmuş olup, davalı idarece bu işgalin yalnızca ücretli otopark kullanımına ait kısmı yönünden davacıdan ecrimisil istenilmesinde hukuka ve dayanılan düzenlemelere aykırı bir yön yoktur.
Diğer yandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 31. maddesiyle "bilirkişi" konusunda atıfta bulunulan 6100 sayılı Kanunun 266. maddesinde, "Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir." hükmü yer almaktadır.
Ayrıca idari yargı usulünde kendiliğinden araştırma ilkesi esas olup, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20. maddesinde, Danıştay, idare ve vergi mahkemelerinin bakmakta oldukları davalara ait her çeşit incelemeleri kendiliklerinden yapmaları gerektiği hükme bağlanarak, hakimin bakmakta olduğu davanın çözümü için gerekli bütün delillere kendiliğinden başvurma yetkisine sahip olduğu açıklanmıştır.
Bu nedenle 27.9.2018 tarihli, E:2018/2416 sayılı ara kararımız uyarınca ve idare mahkemesinden istinabe yoluyla, taşınmazın vasfı, konumu, mevkii, kullanım şekli, işgal edilen alan, önceki dönem ve emsal ecrimisil bedelleri gibi hususların değerlendirilerek istenilmesi gereken (yeniden değerleme oranları göz önüne alınarak hesaplanacak) ecrimisil miktarının 2886 sayılı Kanunun 74. maddesi uyarınca çıkarılan yönetmelik ve tebliğlere uygun olarak hesaplanıp, hesaplanmadığının saptanması için yerinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmış; keşif sonunda düzenlenen bilirkişi raporuyla, keşif anında da yerin otopark olarak kullanıldığının, davalı idarece işgal edilen alana ait tespitin yerinde olduğunun, emsal kira tutarlarının, taşınmazın kullanım şeklinin ve fiziki şartlarının ve kamu yararı gereklerinin dikkate alınmasıyla 2015 yılı için 30-TL/m² ecrimisil getirisi olabileceğinin, bu tutarın yeniden değerleme oranları uygulanarak güncellenmesiyle yapılan hesaplama sonunda ise işgal dönemi için taşınmazın ecrimisil getirisinin 50.081,06-TL olabileceğinin ortaya konulduğu anlaşılmaktadır. Dayandığı bu teknik ve bilimsel veriler ile yargı denetiminden geçmiş ecrimisil tutarlarının emsal kabul edilerek hazırlanması karşısında, bilirkişi raporunun hükme esas alınacak nitelikte olduğu, tarafların itirazlarının ise bu raporu kusurlandırmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Buna göre dava konusu işlemin davacıdan 50.081,06-TL ecrimisil istenilmesine ait kısmı hukuka uygun olup, bu tutarı aşan ve aşırı yüksek ecrimisile ait 18.736,03-TL'nın istenilmesine ait kısmı hukuka aykırıdır.
Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 6. İdare Mahkemesince verilen 26.4.2018 tarihli, E:2018/146, K:2018/691 sayılı kararın kaldırılmasına, davanın dava konusu işlemin 50.081,06-TL ecrimisile ait kısmı yönünden reddine, dava konusu işlemin 18.736,03-TL ecrimisile ait kısmının iptaline, aşağıda dökümü yapılan ve davacı tarafından karşılanan 3.420,90-TL yargılama giderinin davadaki haklılık oranı dikkate alınarak 924-TL ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.362-TL avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, kalan yargılama giderinin davacının üzerinde bırakılmasına, davalı idare tarafından karşılanan 108-TL yargılama giderinin 78-TL ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.362-TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, kalan yargılama giderinin davalı idarenin üzerinde bırakılmasına, posta gideri için alınan paranın kullanılmayan kısmının ilgilisine iadesine, kararın taraflara tebliği için dosyanın ait olduğu Mahkemeye gönderilmesine 11.4.2019 tarihinde kesin olarak ve oybirliği ile karar verildi. (¤¤)