(657 S. K. m. 68) (2577 S. K. m. 54)
İSTEMİN ÖZETİ: Kumkuyu Belediye Başkanlığı emrinde muhasebeci kadrosunda vezne görevlisi olarak çalışan davacının, hakkında düzenlenen disiplin soruşturması neticesinde 12.04.2010 gün ve 01 sayılı Disiplin Kurulu kararı ile 2 yıl süre ile kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada, Mersin 1. İdare Mahkemesi’nin 23.02.2011 tarih ve E:2010/1497, K:2011/131 sayılı kararı ile davacının 2 yıl süreyle kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemin iptal edilmesine rağmen mahkeme kararının zamanında uygulanmadığından bahisle oluşan 5.000,00-TL maddi ve 20.000,00-TL manevi olmak üzere toplam 25.000,00-TL zararın tazminine karar verilmesi istemiyle açılan davada; davacının, 31.05.2011 tarihinde 4 yıllık Yüksek Okulu bitirmesi sebebi ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 68. maddesi hükümlerine göre idareye müracaat ederek, mezuniyetine göre intibakının yapılmasını talep ettiği, bu müracaatında, Kumkuyu Belediyesi Norm Kadro Kütüğünde talep tarihinden sonraki ilk meclis toplantısında gerekli düzenlemenin, yasa hükümlerine göre yapılarak 3. Derece Muhasebeci kadrosunun iptal edilmesini, 1. Derece Muhasebeci kadrosunun ihdas edilerek, müktesebi olan 1. derecenin 2. kademesi olarak intibakının yapılması gerektiğini açıkça beyan ettiğini, ancak davacının bu talebinin de değerlendirilmeyerek, yasa ile açık olarak belirtildiği halde kanun hükümleri uygulanmayarak 3. derece 6. kademe olarak intibakının düzenlendiği, kademe ilerlemesi cezasının Mersin İdare Mahkemesince iptal edildiği, kararın uygulanması için yapılan yazılı talep neticesinde 8 ay sonra uygulanması ile de müktesebi 3. derecenin 8. kademesine yükseltildiği, davacının, Başkanlık makamına vermiş olduğu 13.03.2012 tarihli dilekçe ile müktesebinin 1. derece olarak düzenlenmesini talep ettiği, bu talebe 23.03.20122 tarih ve 121 sayılı yazı ile verilen cevapta, davacının kadrosunun değiştiği gerekçesi ile işlem yapılamadığının bildirildiği, 04.07.2009 tarihinde yayınlanan Mahalli İdareler Personeli İçin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliğinde belirtildiği, davacı yönünden, belediyede boş olan ve vekaleten yürütülen Mali Hizmetler Müdürlüğü için 30.05.2011 tarihine kadar asilde aranan şartlara 3. Derece Muhasebeci kadrosunda bulunması sebebi ile en yakın memur olmasına ve 30.05.2011 tarihinde üniversite mezunu (Kamu Yönetimi) olması ile asilde aranan şartları taşımasına rağmen tedviren görevlendirilmesinin yapılmadığı, tedviren görevlendirilmesi yapılmadığı gibi de 2012 yılında yapılacak görevde yükselme sınavına katılmak üzere idareye yapmış olduğu müracaatta kayda dahi alınmadığı, Kanun, Yönetmelik, Tebliğ ve Sayıştay'ın kararlarının açık olmasına rağmen bu kararların dikkate alınmadığı, davacı, Mali Hizmetler Müdürlüğüne vekaleten atanabilmek için asilde aranan şartları taşımasına ve tedviren atanacak tek idari personel olmasına rağmen, belediye başkanı tarafından keyfi ve haksız olarak ataması yapılmadığı için 2011/Haziran ayı ile kurumdan ayrıldığı 2012/Aralık ayı arası en az aylık 700,00-TL'den 18 aylık 12.600,00-TL maddi kaybın olduğu, sonuç olarak belediye başkanlığı tarafından davacının şahsına uygulanan haksız işlemler ve zamanında uygulanmayan mahkeme kararı ile maddi ve manevi olarak zarar verildiği, davacının psikolojisinin bozulduğu, bu bozukluk nedeni ile tedavi görmeye başladığı, yapılan bu haksızlıklardan dolayı daha fazla dayanamayarak 19 yıl hizmet verdiği kurumdan 17.12.2012 tarihinde Erdemli Belediyesi'ne naklen geçiş yapmak zorunda kaldığı sonuç ve kanaatine varıldığı, bu durumda, davalı idarenin olaydaki kusuru dikkate alınarak talep edilen maddi tazminat isteminin, zararın giderilmesi amacıyla davacıya ödenmesi gerektiği, manevi tazminat isteminin ise davacının manevi zararı oranında 10.000,00-TL'nin ödenmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varıldığı gerekçesiyle, davacının 5.000,00-TL'lik maddi tazminat talebi ile manevi tazminat zararı oranında 10.000,00-TL'lik kısmı talebinin (toplam olarak 15.000,00-TL'lik tazminat isteminin) kabulüne, davalı idarece davanın açıldığı 25.8.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, manevi tazminat isteminin davacının manevi zararı oranında 10.000,00-TL'lik (dava dilekçesinde toplam 20.000,00-TL'lik manevi zararlık talep kısmının 1/2 oranında) kısmı yönünden ise reddine karar veren Mersin 2. İdare Mahkemesi'nin 20/05/2015 tarih ve E:2013/1283, K:2015/756 sayılı kararının, davacının maddi zararının, 12.04.2010 gün ve 01 sayılı Disiplin Kurulu kararı ile 2 yıl süre ile kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davanın, Mersin 1. İdare Mahkemesi’nin 23.02.2011 tarih ve E:2010/1497, K:2011/131 sayılı kararı ile davacının 2 yıl süreyle kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemin iptal edilmesine rağmen mahkeme kararının zamanında uygulanmamasından kaynaklanmadığı, davacının, mali hizmetler müdürlüğüne vekaleten atanabilmek için asilde aranan şartları taşımasına ve tedviren atanacak tek idari personel olmasına rağmen, belediye başkanı tarafından keyfi ve haksız olarak atamasının yapılmamasından kaynaklandığı, varsayıma dayalı hak kaybından söz edilemeyeceğinden maddi tazminat isteminin reddi gerektiğinden kararın bu kısmının bozulması gerektiği, davalı idarenin itirazının manevi tazminat yönünden incelenmesinden ise; davacının 20.000,00-TL manevi tazminat isteminin 10.000,00-TL'sinin kabulüne, 10.000,00-TL'sinin ise reddine yönelik karar usul ve yasaya uygun olup bozulmasını gerektirir bir husus bulunmadığından bu yönden davalı idarenin itirazının reddi gerektiği, ancak, hakim hüküm kurarken taleple bağlı olup talep fazlasına hükmedilemeyeceği, bakılan davada, davacı sadece 20.000,00-TL manevi tazminatın tarafına ödenmesine karar verilmesini talep etmiş olmasına rağmen hükmün fıkrasında 10.000,00-TL manevi tazminat isteminin kabulüne ve " davalı idarece davanın açıldığı 25.08.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" şeklinde de hüküm kurulduğu, davacının faize ilişkin bir talebi bulunmadığından bu kısım talebi aşan hüküm olduğu, davalı idarenin itirazının kabulüyle kararın faize ilişkin bu kısmının da bozulması gerektiği gerekçesiyle itiraz konusu Mersin 2. İdare Mahkemesi'nin 20/05/2015 tarih ve E:2013/1283, K:2015/756 sayılı kararının, davacının itirazının reddine, davalı idare itirazının kısmen reddine, manevi tazminat isteminin 10.000,00-TL'sinin kabulüne ilişkin kısmının onanmasına, davalı idare itirazının kısmen kabulü ile, davacının 5.000,00-TL maddi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmının bozulmasına, davacının 5.000,00-TL maddi tazminat isteminin reddine, kararın " davalı idarece davanın açıldığı 25.8.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" ilişkin kısmı yönünden davalı idare itirazının kabulü ile kararın bu kısmının bozularak hükümden çıkarılmasına karar veren Konya Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi'nin 21/09/2017 gün ve E:2016/564, K:2017/3601 sayılı kararın; davacı vekili tarafından; yazılı başvurularına rağmen haklı olan kadroya alınmadığı, usulsüz yapılan işlemlere karşı yargı yoluna başvurmak zorunda kalındığı, sadece bu süreçte davaları takip için ödedikleri vekalet ücretlerinin bile belirlenen tazminattan fazla olduğu, olay ile zarar arasında illiyet bağı kurulmuş ve işlemlerin hukuka aykırı olduğu tespit edilmiş iken maddi zarar talebinin reddedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, davalı idare vekili tarafından ise; Mahkemece sadece iptal kararına dayanılarak hükmedilen manevi tazminat miktarının da yine davacının eylemini kabul etmesi karşısında en azından daha makul ve hakkaniyete uygun olması gerektiği, bu hususa dikkat edilmediği, idarenin mağduriyetine sebep olunduğu ileri sürülerek 2577 sayılı Kanunun 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.
DAVACI SAVUNMASININ ÖZETİ :Savunma verilmemiştir.
DAVALI SAVUNMASININ ÖZETİ : Davacı aleyhine olan kısımların kanuna ve dosya içeriğine uygun olduğundan davacı tarafından karar düzeltme talebinin reddine karar verilmesi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Konya Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü:
Danıştay Dava Daireleri ile İdari ve Vergi Dava Daireleri Genel Kurullarının temyiz üzerine verdikleri kararlar ile Bölge İdare Mahkemesinin itiraz üzerine verdikleri kararların düzeltilebilmesi, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 54. maddesinde yazılı sebeplerden birinin bulunması halinde mümkün olup, kararın düzeltilmesi istemine ilişkin dilekçelerde ileri sürülen sebepler bunlardan hiçbirine uymadığından karar düzeltme istemlerinin REDDİNE, aşağıda dökümü gösterilen karar düzeltme aşamasına ilişkin yargılama giderinin taraflar üzerinde bırakılmasına, karar düzeltme aşamasında sevhen alınan 65,40-TL harcın istemi halinde davacı ve davalı tarafa Mahkemesince iadesine, artan posta ücretinin kararın düzeltilmesini isteyen taraflara iadesine, 28/03/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)