(2577 S. K. m. 45, 49) (6292 S. K. m. 6, 7)
İSTEMİN ÖZETİ: İstanbul İli, Üsküdar İlçesi, ..... Mahallesi, 2684 ada, 7 parsel sayılı taşınmazın 6292 sayılı Yasa gereğince doğrudan satın alma hakları yönünde işlem tesisine yönelik 07.12.2016 tarihli davacı başvurusunun İstanbul Defterdarlığı Anadolu Yakası Milli Emlak Dairesi Başkanlığı tarafından zımmen reddine ilişkin işlemin istemiyle açılan davada; olayda, uyuşmazlık konusu taşınmazın 14.03.2013 tarih ve 10 sayılı inceleme raporuna göre 6292 Sayılı Kanunun 7. maddesi kapsamında iade edilecek taşınmazlar olduğu sonucuna varıldığı, bu kapsamda İstanbul Defterdarlığı Anadolu Yakası Milli Emlak Dairesi Başkanlığı'nın 10.06.2016 tarih ve 76221 sayılı oluru ile 6292 sayılı Kanun 7. maddesi maddesine göre taşınmazların eski kayıt maliklerinin mirasçılarına bedelsiz olarak iadesinin uygun görüldüğünün anlaşıldığı, 6292 sayılı Yasa'nın 6. maddesi ile anılan maddede belirlenen hak sahiplerine söz konusu taşınmazları satın alma hakkı tanınmış ise de, anılan Yasa'nın 7. maddesi ile de taşınmazların tapuda kayıtlı eski maliklerine, taşınmazın bedelsiz olarak iade edilmesi talebinde bulunma hakkı tanındığı, anılan maddenin 1. Fıkrasının ( c) bendinde de; eski maliklerin bedelsiz iade talebinde bulunduğu taşınmazların kullanıcılarının kayıt maliklerinden farklı kişiler olmaları ve kayıt maliklerinin bu fıkradan yararlanmak istemeleri halinde, kullanıcılar bu Kanunda belirtilen şartları taşısalar dahi doğrudan satış hakkından yararlanamazlar hükmüne yer verilerek, kayıt malikleri yönünden bir öncelik hakkı tanındığının anlaşıldığı, bu durumda, 6292 sayılı Yasa'nın 7/1-c maddesi ile taşınmazın fiili kullanıcıları karşısında eski maliklere öncelik hakkı tanınmış olması, olayda da eski malikin Yasa'dan kaynaklanan bedelsiz iade hakkını kullanarak idareden talepte bulunmuş olması ve idarece de bu talebin yerinde görülmesi karşısında, tapu kaydının beyanlar hanesinde taşınmazın fiili kullanıcısı olduğu belirtilen davacının 6292 sayılı Yasa'da belirtilen şartları taşısa dahi doğrudan satış hakkından yararlanamayacağı, dolayısıyla talebin zımnen reddi yolunda tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin İstanbul 11. İdare Mahkemesi'nce verilen 10.10.2017 tarih ve E:2017/670, K:2017/1762 sayılı kararın; davacı tarafından, hukuka aykırı olduğu iddialarıyla; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Dokuzuncu İdare Dava Dairesince dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun “İstinaf” başlıklı 45. maddesinin 2. fıkrasında; istinafın temyizin şekil ve usullerine tabi olduğu belirtilmiş, anılan maddenin 3. fıkrasında ise, bölge idare mahkemesinin, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar vereceği, kararda maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise, gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı vereceği hükme bağlanmıştır.
Aynı kanunun “Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar” başlıklı 49. maddesinin 2. fıkrasında ise; “görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, hukuka aykırı karar verilmesi, usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksiklikler bulunması” bozma nedenleri olarak belirlenmiş bulunmaktadır.
Dava dosyasının incelenmesinden; istinaf yoluyla kaldırılması istenilen İdare Mahkemesi kararında kanunda sayılan kaldırma nedenlerinin bulunmadığı anlaşıldığından ve dilekçede ileri sürülen iddialar da sözkonusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediğinden başvurunun reddine, başvuru aşamasına ilişkin yargılama giderlerinin başvuran üzerinde bırakılmasına, başvuru sırasında tahsil edilen tebligat avansından artan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, kararın taraflara tebliğine, kararın tebliğ tarihinden itibaren otuz gün (30) içerisinde Danıştay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, 14.02.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)