(2709 S. K. m. 125) (5520 S. K. m. 30) (193 S. K. m. 75)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacının, Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere ve Danimarka mukimi firmalardan satın aldığı hazır paket yazılım programları ve teknik destek hizmetleri nedeniyle yapılan ödemelerden bu ülkelerle yapılan Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmaları uyarınca tevkifat yapılmaması gerektiği ileri sürülerek ihtirazı kayıtla verilen 2017/Mart dönemi muhtasar beyannamesi üzerine yapılan tahakkukun iptali ile ödenen 141.559,27 TL kurum stopaj vergisinin ödeme tarihi olan 26.4.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iadesi istemiyle açılan davada, "Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmaları" kapsamında yurtdışında mukim firmalardan davacı tarafından bilgisayarlarında kullanılmak üzere hazır paket programların alınıp üzerinde bir değişiklik yapılmadan kullanılmasının söz konusu olduğu, hazır paket programları için ödenen ücretlerin yurt dışında mukim dar mükellefler için ticari kazanç niteliği taşıdığı, Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmalarına göre dar mükellefin mukim olduğu devlet tarafından vergilendirileceği, bu durumda, ticari kazanç niteliği taşıyan ödemeler için Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmalarına göre stopaj yapma yükümlülüğü bulunmadığından, davacı adına yapılan tahakkuk işleminde hukuka uygunluk bulunmadığı, davacının faiz istemine gelince; İdareyi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü tutan Anayasanın 125. maddesinin son fıkrası, yargı yeri kararı uyarınca iadesi gereken bir miktar paranın, idarenin tasarrufunda kalan sürede ilgilisi tarafından tasarruf edilememesinden doğan zararın giderilmesini de kapsadığından, paranın tasarrufundan yoksun kalınan süre için; 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun hükümlerine göre yasal faiz ödenmesi gerektiği, buna göre; davaya konu edilen tutarın, ödeme tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’da öngörülen oranda hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davacıya iadesi gerektiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar veren İstanbul 13. Vergi Mahkemesi'nin 27/10/2017 tarih ve E:2017/652, K:2017/2278 sayılı kararına davalı idarece istinaf başvurusunda bulunularak; kararın hukuka uygun olmadığı ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: İstinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Birinci Vergi Dava Dairesi'nce dosyadaki belgeler incelenip davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusu hakkında gereği görüşüldü:
Dava, davacı şirket tarafından, Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere ve Danimarka'da mukim firmalardan hazır paket yazılım programları ve teknik destek hizmetleri için yapılan ödemelerden, adı geçen ülkelerle yapılan çifte vergilendirmeyi önleme antlaşmaları uyarınca tevkifat yapılmaması gerektiği ileri sürülerek ihtirazi kayıtla verilen 2017/Mart dönemi muhtasar beyannamesi üzerine yapılan tahakkukun iptali ile ödenen 141.559,27 TL kurum stopaj vergisinin ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte iadesi istemiyle açılmıştır.
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 30. maddesinde; dar mükellefiyete tabi kurumlara; Gelir Vergisi Kanununda belirtilen esaslara göre birden fazla takvim yılına yaygın inşaat ve onarım işleri ile ilgili olarak yapılan hakediş ödemeleri, serbest meslek kazançları, gayrimenkul sermaye iratları ve Gelir Vergisi Kanununun 75 inci maddesinin ikinci fıkrasının (1), (2), (3) ve (4) numaralı bentlerinde sayılanlar hariç olmak üzere menkul sermaye iratları üzerinden nakden veya hesaben yapılan ödemelerden %15 oranında kurumlar vergisi kesintisinin yapılacağı düzenlenmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacı anonim ortaklık tarafından, Amerika Birleşik Devletleri, Avusturya, İrlanda, Hindistan, İsveç, Hollanda ve İngiltere’de mukim firmalardan temin edilen hazır paket yazılım programları, bu programların bakım ve teknik destek hizmeti ile program üyelik bedellerinin gayri maddi hak niteliğinde olmayıp, yurtdışında bulunan firmalar açısından ticari kazanç hükmünde olduğu ve adı geçen ülkeler ile yapılan çifte vergilendirmeyi önleme antlaşmaları uyarınca tevkifata tabi olmaması gerektiği yönündeki ihtirazi kayıtla verilen 2017/Mart dönemi muhtasar beyannamesi üzerine yapılan tahakkukun iptali ile ödenen 141.559,27 TL'nin terkini ile ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iadesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri, Avusturya, İrlanda, Hindistan, İsveç, Hollanda ve İngiltere arasında imzalanan ve benzer hükümleri içeren Çifte Vergilemeyi Önleme Anlaşmalarının 12. maddesinin 1. bendinde; bir Akit Devlette doğan ve diğer Akit Devletin bir mukimine ödenen gayrimaddi hak bedellerinin bu diğer Devlette vergilendirilebileceği, 2. bendinde ise; söz konusu gayrimaddi hak bedellerinin elde edildikleri Akit Devlette ve o Devletin mevzuatına göre de vergilendirilebileceği, ancak kendisine ödemede bulunan kişi gayrimaddi hak bedelinin gerçek lehtarı ise, bu şekilde alınacak vergi gayrimaddi hak bedelinin gayrisafi tutarının %10 unu (Hindistan için %15'ini) aşamayacağı düzenlemesine yer verildiği, aynı maddenin devamında "gayrimaddi hak bedelleri" teriminin, sinema filmleri, radyo- televizyon yayınlarında kullanılan filmler ve bantlar dahil olmak üzere edebi, artistik bilimsel her nevi telif hakkının veya her nevi patentin, alameti farikanın, desen veya modelin, planın, gizli formül veya üretim yönteminin veya sınai, ticari, bilimsel tecrübeye dayalı bilgi birikiminin kullanma imtiyazı, kullanma hakkı veya satışı ile sınai, ticari, bilimsel teçhizatın kullanma imtiyazı veya kullanma hakkı karşılığında elde edilen her nevi bedeli kapsayacağının belirtildiği, olayda davacı kurumun yukarıda sayılan ülkelerde mükim firmalardan sağladığı bilgisayar yazılım ve üyelik programı altyapılarından yararlandığı, bilgisayar yazılım programlarını kullandığı, program işletimi için bakım ve teknik destek hizmeti aldığı ve karşılığında yurt dışında mukim firmalara bir bedel ödediği ihtilafsız olup, davacı tarafından ödenen bedelin bilimsel bir eser niteliğinde olan bilgisayar yazılım programları ile üyelik programlarının kullanılması, bilimsel tecrübeye dayalı bilgi birikimin, bilimsel bir teçhizatın kullanma hakkı ve imtiyazı karşılığında ödenen bir nevi telif hakkı olduğu ve yukarıda yapılan tanım doğrultusunda gayri maddi hak bedeli olduğu sonucuna ulaşıldığından, yukarıda yer verilen çifte vergilemeyi önleme anlaşmalarının 12. maddelerinde düzenlenen vergilendirme hakkına dayanılarak yürürlükte bulunan Kurumlar Vergisi Kanunu uyarınca yapılan tahakkukta hukuka aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davalı idare istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 13. Vergi Mahkemesi'nin 27/10/2017 tarih ve E:2017/652, K:2017/2278 sayılı kararının kaldırılmasına, davanın reddine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323. maddesine göre aşağıda dökümü yapılan 105,00-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı idare tarafından istinaf başvuru aşamasında yapılan 42,00-TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.210,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, işbu karar gereği 35,90-TL maktu karar harcının davalı idarece davacıdan tahsiline, artan posta ücretinin hükmün kesinleşmesinden sonra taraflara iadesine, kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay Başkanlığı nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere 22.02.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)