(2577 S. K. m. 45, 46) (5520 S. K. m. 17) (5648 S. K. m. 15) (6183 S. K. m. 35, 54, 58) (670 S. KHK. m. 5) (667 S. KHK. m. 2)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı vekili tarafından, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu Yozgat İl Koordinatörlüğü tarafından; davalı idare ile ..... Arıcılık Tur. İnş. Eğt. Gıda San. Tic. Ve Ltd. Şti. arasında IPARD fonlarından faydalanmak amacıyla 31.01.2013 tarihinde imzalanan sözleşmenin, davalı idare tarafından ''Turizm İşletme Belgesi''nin ibraz edilmemesi sebebiyle feshedilmesi üzerine ödenen 459.897,78 TL destek ödemesi ve gecikme zammının tahsili amacıyla ortak sıfatıyla davacı adına düzenlenen 22.02.2017 günlü ve 89158020-855.02-E.5064 sayılı ödeme emri işleminin iptali istemiyle açılan davada, dava konusu ödeme emrinin dayanağının IPARD programı kapsamında davacı ile davalı arasında 31/01/2013 tarihinde imzalanan sözleşme kapsamında davacının ortağı olduğu şirkete ödenen hibe bedeli olduğu; anılan sözleşmenin feshedilmesi üzerine davalı idarece kamu alacağının doğduğundan bahisle uyuşmazlık konusu ödeme emri düzenlenmişse de, sözleşmenin feshine yönelik işleme karşı davacının ortağı olduğu ..... Arıcılık Tur. İnş. Eğt. Gıda San. Tic. Ve Ltd. Şti.'nin 18/12/2014 tarihinde Ankara 5. İdare Mahkemesinde dava açtığı; Mahkemenin 2014/2167 E.-2014/1660 K. sayılı görevsizlik kararının temyiz edilmesi üzerine Danıştay 10. Dairesinin 2015/392 E, 2016/4296 K. sayılı kararıyla uyuşmazlığın görüm ve çözümünün idari yargının görev alanına girdiği belirtilerek bozulduğu, 5648 sayılı Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun'un 15/4. maddesinde, kurum alacaklarının tahsilinde 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerinin uygulanacağının düzenlendiği, ancak ödeme emrine konu alacağının sözleşmenin feshine bağlı olarak ortaya çıkması ve sözleşmenin feshine yönelik işleme karşı dava açılması ve bu dava üzerine kesinleşen bir mahkeme kararı olmaması karşısında henüz ortada kesinleşmiş bir kurum alacağından sözedilemeyeceği açık olduğundan, alacağın kesinleştiğinden bahisle düzenlenen dava konusu ödeme emrinde bu nedenle hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle Yozgat İdare Mahkemesi'nce dava konusu işlemin iptaline ilişkin olarak verilen 12/10/2017 gün ve E:2017/368, K:2017/1209 sayılı kararın, verilen ödeme emrinin kaldırılmasının usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 9. İdari Dava Dairesi'nce 2577 sayılı Yasa'nın değişik 45. maddesi uyarınca dosya incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu Yozgat İl Koordinatörlüğü tarafından; davalı idare ile ..... Arıcılık Tur. İnş. Eğt. Gıda San. Tic. Ve Ltd. Şti. arasında IPARD fonlarından faydalanmak amacıyla 31.01.2013 tarihinde imzalanan sözleşmenin, davalı idare tarafından ''Turizm İşletme Belgesi''nin ibraz edilmemesi sebebiyle feshedilmesi üzerine ödenen 459.897,78 TL destek ödemesi ve gecikme zammının tahsili amacıyla ortak sıfatıyla davacı adına düzenlenen 22.02.2017 günlü ve 89158020-855.02-E.5064 sayılı ödeme emri işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 35. maddesinde, limited şirket ortaklarının, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu oldukları ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulacakları, 54. maddesinde; ödeme müddeti içinde ödenmeyen amme alacağının tahsil dairesince cebren tahsil olunacağı, 55. maddesinde; amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, 7 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir "ödeme emri" ile tebliğ olunacağı, 58. Maddesinde de; kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde dava açabileceği hüküm altına alınmıştır.
Yukarıda yer verilen yasal mevzuata göre, takibe alınan limited şirket borçlarından dolayı şirket ortağının, hissesi oranında sorumlu tutulabilmesi için öncelikle asıl borçlu şirketin takip edilerek kamu alacağının tamamen veya kısmen şirket tüzel kişiliğinden tahsil imkanının kalmadığının belirlenmesi, bunun için de öncelikle tüzel kişi hakkında takibe geçilmesi, şirket adına usulüne uygun olarak ödeme emri tanzim ve tebliğ edilmesi, mal varlığı araştırması yapılması, mal varlığı varsa haciz uygulanması gibi işlemlerin yapılması, usulüne uygun olarak icra edilen bu işlemler neticesinde de söz konusu vergi alacağının şirketten tahsil edilemediği ya da tahsil edilme imkanının kalmadığı ortaya konulduktan sonra borcun ilişkin olduğu dönemde şirket ortağı olanların takip edilmesi gerekmektedir.
Dava dosyasının incelenmesinden; davalı idare ile davacının ortağı olduğu şirket arasında IPARD Fonlarından faydalanmak amacıyla 31/01/2013 tarihinde sözleşme imzalandığı; davacının ortağı olduğu şirket tarafından ''Turizm İşletme Belgesi''nin davalı kuruma ibraz edilmemesi üzerine, davalı idare tarafından sözleşmenin feshedildiği, fesih kararının davalı kurumun 04.11.2014 tarih ve 14450 sayılı yazısıyla davacının ortağı olduğu ..... Arıcılık Tur. İnş. Eğt. Gıda San. Tic. Ve Ltd. Şti.'ne bildirildiği, fesih işlemi ile davacıya ödenen hibe desteklerinin geri alınmasına karar verildiği; 02.12.2014 tarih ve 2014/1 sayılı borç bildirim mektubu ile ödenen tutarların geri istenildiği, davacının ortağı olduğu şirketin 30 günlük itiraz süresi içerisinde borç bildirim mektubuna itiraz etmemesi üzerine 06.01.2015 tarih ve 39 sayılı ödeme emrinin gönderildiği, yapılan takipten alacağının tamamını tahsil edemeyen Kurum tarafından, 22.02.2017 tarihli ve 89158020-855.02-E.5064 sayılı ödeme emri düzenlenerek ortak sıfatıyla davacıdan tahsili talebiyle davacıya tebliğ edilmesi üzerine ödeme emrinin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bakılan davada; asıl borçlu şirket adına 06.01.2015 tarih ve 039 sayılı ödeme emri düzenlendiği, ..... Arıcılık, Turizm, İnşaat Eğitim Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti tarafından ödemE emrinin iptali istemiyle açılan davada; Yozgat İdare Mahkemesinin 28.05.2015 tarih ve E:2015/15, K:2015/506 sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiği, söz konusu mahkeme kararının temyiz edilmesi üzerine de Danıştay Onuncu Dairesinin 24.03.2016 gün ve E:2015/3554, K:2016/1617 sayılı kararıyla temyiz isteminin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemenizin 26.09.2018 tarihli ara kararıyla davalı idareden, davacı adına ortak sıfatıyla ödeme emri düzenlendiği, ancak ortak sıfatıyla davacıdan borcun tahsili istenilmeden önce ..... Arıcılık, Turizm, İnşaat Eğitim Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti hakkında malvarlığı araştırması yapılıp-yapılmadığı, şirkete ait malvarlığı mevcut olup-olmadığı, davacının, limited şirket ortağı olarak şirkette koyduğu sermaye hissesi kadar sorumlu olacağından borcun tamamının ne kadar olduğu ve davacının şirketteki hissesinin miktarının sorulmasına karar verildiği, davalı idare tarafından ara kararına verilen cevapta davacı adına şirketin borcu sebebiyle ödeme emri düzenlenmeden önce şirket adına bankalar, tapu sicil müdürlükleri, trafik kayıtları v.b kurumlar nezdinde mal varlığı araştırması yapıldığı, şirket adına kayıtlı Çaypınar Mah. 159 ada 9 parsel bulunan taşınmaz üzerine 19.01.2015 tarihinde haciz konulduğu ve daha sonra 670 sayılı K.H.K'nın 5. Maddesinin 3. Fıkrası gereğince ..... Arıcılık, Turizm, İnşaat Eğitim Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti kaydının ticaret sicilinden re'sen terkin edildiği ve sözkonusu taşınmaza hazine tarafından elkonulduğu anlaşılmıştır.
Bu durumda, 670 sayılı K.H.K uyarınca asıl borçlu şirketin malvarlığına el konulmuş ise de; taşınmazın üzerinde haciz şerhi bulunduğundan taşınmazın mülkiyeti haciz şerhi ile birlikte el değiştireceğinden söz konusu pansiyonun (taşınmazın) satılması suretiyle borcun tahsili yoluna gidilmesi gerektiğinden ve borcun şirketin malvarlığından tahsil imkanı kalmadığının tespitinden sonra ortak sıfatıyla davacı adına ödeme emri düzenlenebileceğinden şirket ortağı sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka uygunluk görülmemiştir.
Diğer taraftan, davalı idare tarafından şirketin ticari sicilinden re'sen terkin edildiği ileri sürülmekte ise de;
Tasfiye ve iflas hallerinde ticaret şirketlerinin vergi mükellefiyetlerinin sona erdirilmesinde süreç, Türk Ticaret Kanunu ve Kurumlar Vergisi Kanunundaki işlemler yerine getirilerek, tasfiye edilme veya iflasın kapanması tescil ve ilan edildikten sonra, tüzelkişiliğin ticaret sicili kayıtlarından terkin edilmesiyle gerçekleşmekte iken, 20.07.2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnamelerde, aynı kararnameyle kapatılan ve Vakıflar Genel Müdürlüğüne veya Hazineye devredilen kurum ve kuruluşların önce 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5. maddesinin (3) numaralı fıkrası uyarınca faaliyetleri sonlandırılıp ticaret sicil kayıtları re'sen terkin edilmesi vergi mükellefiyetleri ticaret sicil kayıtlarından re'sen terkin edildiği tarih itibarıyla silinmesi, tasfiyelerinin, bundan sonra ve ilgili kanunlardaki (Türk Ticaret Kanunu, Kurumlar Vergisi Kanunu) usullere uyulmaksızın yapılması öngörülmüştür.
Olağanüstü hal kapsamında alınan tedbirlere ilişkin olup 23 Temmuz 2016 tarih ve 29779 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 2. maddesinde, kanun hükmünde kararnamelerle kapatılan kurum ve kuruluşlara ait olan taşınırlar ile her türlü malvarlığı, alacak ve haklar, belge ve evrakın hazineye bedelsiz olarak devredilmiş sayılacağı kurala bağlanmış; kapatılan kurum ve kuruluşların tasfiye işlemleri, olağanüstü hal kapsamında alınan tedbirlere ilişkin 17 Ağustos 2016 tarih ve 29804 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin "Devir işlemlerine ilişkin tedbirler" başlıklı 5. maddesinde açıklanmış; tüzelkişilerin vergi borçlarının ödenmesinin de öngörüldüğü maddedeki işlemleri yapmaya, usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkili kılınmıştır.
670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5. maddesinde, "(1) 20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan Kanun Hükmünde Kararnameler gereğince kapatılan ve Vakıflar Genel Müdürlüğüne veya Hazineye devredilen kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve dağıtım kanallarının her türlü taşınır, taşınmaz, malvarlığı, alacak ve hakları ile belge ve evraklarının (devralınan varlık); her türlü tespit işlemini yapmaya, kapsamını belirlemeye, idare etmeye, avans dahil her türlü alacak, senet, çek ve diğer kıymetli evraka ilişkin olarak dava ve icra takibi ile diğer her türlü işlemi yapmaya, devralınan varlıklarla ilgili olup kanaat getirici defter, kayıt ve belgelerle tevsik edilen borç ve yükümlülükleri tespite ve hiçbir şekilde devralınan varlıkların değerini geçmemesi, ek mali külfet getirmemesi, kefaletten doğmaması ve Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ/PDY)’ne aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olmayan kişilerle gerçek mal veya hizmet ilişkisine dayanması şartıyla bu varlıkların değerlendirilmesi suretiyle bunları uygun bir takvim dahilinde ödemeye, kapatılan kurum ve kuruluşların taahhüt ve garanti ettiği ancak vermediği mal ve hizmet bedellerinin ödemesini durdurmaya veya ödemeye, tahsili mümkün olmadığı anlaşılan veya tahsilinde ve takibinde yarar bulunmayan hak ve alacaklar ile taahhüt ve garantilerin tahsilinden vazgeçmeye, her türlü sulh işlemini yapmaya, devralınan varlıklarla ilişkili kredi veya gerçek bir mal veya hizmet ilişkisine dayanan borçlar nedeniyle konulmuş ve daha önce kaldırılmış takyidatları kredinin veya borcun ödenebilmesini sağlamak amacıyla kaldırıldığı andaki koşullarla tekrar koydurmaya ve ihyaya, menkul rehinleri dikkate almaya, devralınan varlıklara konulan takyidatların sınırlarını belirlemeye ve kaldırmaya, finansal kiralama dahil sözleşmelerin feshine veya devamına karar vermeye, devralınan varlıkların idaresi, değerlendirilmesi, elden çıkarılması için gerekli her türlü tedbiri almaya, gerektiğinde devralınan varlıkların tasfiyesi veya satışı amacıyla uygun görülen kamu kurum ve kuruluşlarına devretmeye, devir kapsamında olmadığı belirlenen varlıkları iadeye, kapatılanların gerçek kişiye ait olması halinde devralınacak varlıkların kapsamını belirlemeye, tereddütleri gidermeye, uygulamaları yönlendirmeye, bütün bu işlemleri yapmak amacıyla usul ve esasları belirlemeye, vakıflar yönünden Vakıflar Genel Müdürlüğü, diğerleri yönünden Maliye Bakanlığı yetkilidir.
(2) Bu madde kapsamında devralınan varlıklardan nakit ve diğer hazır değerler emanet, diğer varlıklar ise nazım hesaplarda izlenir. Nazım hesaplarda izlenen varlıklardan elden çıkarılanların tutarı emanet hesaplarına alınır. Ödenmesine karar verilen borçlar bu emanetlerden ödenerek kalan tutar bütçeye gelir kaydedilir.
(3) Kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve dağıtım kanallarının bağlı oldukları şirketlerin faaliyetleri sonlandırılarak ticari sicil kayıtları resen terkin edilir. Bunların devralınan varlıkları dışındaki varlıkları da Hazineye bedelsiz devredilmiş sayılır. Bu durumda şirketlere daha önce atanmış kayyımlar tasfiye memuru olarak görevlendirilebilir veya bu şirketlere tasfiye memuru atanabilir. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye ve birinci fıkrada yer alan hususları bu şekilde devralınan varlıklar için de uygulamaya Maliye Bakanlığı yetkilidir.
(4) Birinci fıkra kapsamında tespite konu edilebilecek borç ve yükümlülüklere ilişkin olarak hak iddiasında bulunanlarca bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altmış günlük hak düşürücü süre içerisinde ilgili idaresine kanaat getirici defter, kayıt ve belgelerle müracaat edilir. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra yapılacak kapatma işlemlerinde ise altmış günlük süre kapatma tarihinden itibaren başlar.
(5) Borçların ödenmesinde; malvarlığının aynından doğan vergi borçları, rehinli alacaklar, çalışanların sigorta primleri, kamu idarelerine ödenmesi gereken vergi, resim, harç, fon kesintisi, pay gibi borçlar, enerji, iletişim ve su kullanım borçları, çeşidine bakılmaksızın beşyüz Türk Lirasını geçmeyen borçlar ve diğerleri şeklinde sıralama esas alınır.
(6) 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümleri gereğince kapatılan vakıflara ait olup mülkiyetleri Vakıflar Genel Müdürlüğüne intikal eden taşınmazlar üzerinde bulunan eğitim tesisleri kamu kurum ve kuruluşlarına bedelsiz, özel hukuk tüzelkişilerine ise bedeli karşılığında tahsis edilebilir.
(7) Kamu kurum ve kuruluşları, gerçek ve tüzelkişiler ile tüzelkişiliği olmayan kuruluşlar bu madde kapsamında istenilecek bilgi ve belgeleri onbeş gün içerisinde vermek zorundadır. Bu çerçevede talepte bulunulanlar özel kanunlarda yazılı hükümleri ileri sürerek bilgi ve belge vermekten kaçınamazlar." yolundaki hükümlere yer verilmiştir.
Bu durumda, 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5. maddesinde öngörülen tasfiyeye ilişkin işlemler yerine getirilmeden tasfiyenin sona erdiğinin kabulü mümkün olmadığından, sözkonusu şirket adına alacağın tahsiline yönelik işlemlerin yapıldığı tarihte yürürlükte olan 5520 sayılı Kanunun 17. maddesinin 9. fıkrasında öngörülen, asıl borçlu mükellefin tasfiye edilme koşulu gerçekleşmemiş olup bu aşamada, davacı adına düzenlenen ödeme emrinde bu yönüyle de hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle, gerekçesi yukarıda açıklanan Yozgat İdare Mahkemesi'nce verilen 12/10/2017 gün ve E: 2017/368, K: 2017/1209 sayılı karar sonucu itibariyle Dairemizce uygun görülmüş olup istinaf istemine ilişkin dilekçede ileri sürülen iddialar, sözü geçen kararın kaldırılmasını sağlayacak durumda bulunmadığından istinaf isteminin yukarıda yer verilen gerekçe ile reddine, istinaf aşamasında sarf edilen, aşağıda dökümü yapılan 108,70-TL yargılama giderinin başvuruda bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan miktarın istenilmesi halinde başvuruda bulunana iadesine,, 2577 sayılı Yasa'nın 46 (d) maddesi uyarınca, kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 29.11.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)