(492 S. K. m. 13) (2577 S. K. m. 46) (675 S. KHK. m. 12) (670 S. KHK. m. 5)
İSTEMİN ÖZETİ: İstanbul İli, Maltepe İlçesi, ..... parsel sayılı taşınmazın 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname gereğince Hazine adına tesciline ilişkin 19.1.2017 tarih ve 8947 sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada, Anadolu Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığı'nın kapatılan ..... Eğitim Hizmetleri A.Ş. ile ilgili olarak 29.1.2018 tarih ve 2018-A-1697/1 sayılı görüş ve öneri raporunda, davacıya ait taşınmazın Maltepe E-5 Güneyi Uygulama İmar Planı'nda kısmen ilköğretim tesis alanında, kısmen yolda kaldığı ve üzerinde yapı bulunmayan boş arsa olduğunun belirtildiği, yukarıda yer verilen 675 sayılı KHK'nin 12. maddesinde ise kapatılıp malvarlıkları Hazineye intikal eden kurumlar tarafından faaliyette bulundukları dönemde üzerinde kendi mülkiyetinde öğretim kurumu olarak işletilen bir tesis bulunan 1.1.2014 tarihi ilâ kapatılma tarihleri arasında üçüncü kişilere devredilmiş ve üzerinde kapatılan tarafından aynı faaliyete kapatılma tarihi itibariyle devam edilmekte olan taşınmazların devir işlemlerinin muvazaalı olduğunun ve Hazine adına resen tescil edileceğinin düzenlendiği de dikkate alındığında, hali hazırda boş arsa vasfında bulunan taşınmaza ilişkin 675 sayılı KHK'nin 12. maddesinde düzenlenen şartların gerçekleşmediği, yine davacının FETÖ/PDY terör örgütüne aidiyeti, iltisakı veya irtibatına dair İstanbul Valiliği ve Maliye Bakanlığı'nca dosyaya herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığı görülmekle, 675 sayılı KHK hükmünde öngörülen koşulu taşımayan ve 11.12.2015 tarihinde davacı tarafından satın alınan taşınmazın 29.10.2016 tarih ve 29872 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname gereğince Hazine adına tescil edilmesine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali yolunda İstanbul 5. İdare Mahkemesince verilen 26.6.2018 tarih ve E:2017/1417, K:2018/1209sayılı kararın, davacı hakkında aidiyet, iltisak ve irtibat araştırması tamamlanmadan işlem tesis edilmesinin 675 sayılı KHK hükmüne aykırılık teşkil ettiği iddialarıyla kaldırılması ve işin esası hakkında yeniden karar verilmesi davalı idare tarafından istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Onuncu İdare Dava Dairesince gereği görüşüldü:
29.10.2016 tarih ve 29872 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 675 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin "Muvazaalı devir işlemleri" başlıklı 12. maddesinde; "20.7.2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler gereğince kapatılan özel öğretim kurum ve kuruluşları ile özel öğrenci yurtları ve pansiyonlarının faaliyetlerinin sürdürüldüğü dönemde üzerlerinde bulundukları, mülkiyeti kapatılanların sahibi gerçek veya tüzel kişilere ait taşınmazlardan 1.1.2014 tarihi ila bahse konu yerlerin kapatılma tarihleri arasında üçüncü kişilere devri yapılmış olan ve üzerinde kapatılanlar tarafından aynı faaliyete kapatılma tarihi itibarıyla devam edilen taşınmazların devir işlemleri muvazaalı kabul edilir ve tapuda ilgisine göre Hazine veya Vakıflar Genel Müdürlüğü adına her türlü kısıtlama ve taşınmaz yükünden ari olarak resen tescil edilir." hükmüne yer verilmiştir.
17.8.2016 tarih ve 29804 Resmi Gazete'de yayımlanan 670 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin "Devir işlemlerine ilişkin tedbirler" başlıklı 5. maddesinde de, devir işlemleri yapmak amacıyla usul ve esasları belirlemeye, vakıflar yönünden Vakıflar Genel Müdürlüğü, diğerleri yönünden Maliye Bakanlığı'nın yetkili olduğu belirtilmiştir.
Olayda; davacı tarafından, ..... Eğitim Hizmetleri A.Ş.'den taşınmazın 11.12.2015 tarihinde satın alındığı, ..... Eğitim Hizmetleri A.Ş.'nin sahibi olduğu Özel Y. C. C. İlkokulu ve Özel Y. C. C. Ortaokulu'nun Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen kararnameler gereğince kapatıldığı, ..... Eğitim Hizmetleri A.Ş.'nin de ticaret sicil kaydının KHK gereğince re'sen terkin edilerek tüm malvarlığının Hazineye devredildiği, davalı idarece taşınmazın 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca muvazaalı görüldüğünden bahisle Hazine adına tescilinin talep edilmesi üzerine 31.1.2017 tarihinde Hazine adına tescil edildiği görülmüştür.
Dosyada bulunan 29.1.2018 tarih ve 1697/1 sayılı İnceleme ve Değerlendirme Raporunda, tarla vasfındaki taşınmazın ..... Eğitim Hizmetleri A.Ş. adına kayıtlı iken 11.12.2015 tarihinde davacı tarafından satın alındığı, 10.2.2017 tarih ve 160 sayılı bedel tespit raporunda taşınmazın m2'si 4.250-TL olmak üzere tahmini satış bedelinin 20.043.000-TL olarak takdir edildiği, taşınmaza uygulanan imar planında kısmen ilköğretim tesis alanında, kısmen yolda kaldığı ve üzerinde yapı bulunmayan boş arsa olduğu, davacının rayiç takdire göre 20.043.000-TL bedelli 4716 m2 arsayı reel olarak 1.300.000-TL'ye aldığı, arsanın imara kapalı olduğunu bile bile nihayet aylar sonra arsa üzerinde halı saha faaliyeti için girişimlerde bulunmuş olmasının ticari ve ekonomik icaplara aykırı olduğu, arsa devrinin muvazaalı olduğunun belirtiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlığa konu olayda, FETÖ/PDY terör örgütü ile organik bağı bulunan ..... Eğitim Hizmetleri A.Ş. adına tescilli ve yürürlükte bulunan imar planında büyük bölümü ilköğretim tesis alanı olarak kullanımı belirlenmiş alanın, terör örgütünün gerek finansal gerekse militan kaynağı olarak özel önem atfettiği eğitim/öğretim faaliyetlerinde kullanılması imkanına sahip olması dolayısıyla örgütün özel ilgi alanında olmasına karşın reel değerinin 1/10'u düzeyinde bir değerle davacıya satışının iktisadi, ticari ve teknik icaplarla izah edilmesi olanaksız bir durum olup, anılan hususun aksi yönde ortaya konulan davacı iddialarının hiçbirisinin 675 sayılı KHK'nin 12. maddesinde öngörülen terörle mücadele yöntemleri bağlamında ispatlama aracı olarak kullanılabilmesi olanaklı değildir. İdarece tespit edilen gayrimenkul devri taşınmazın örgütle görünürde bağı bulunmayan kişi ya da tüzel kişiliklere varlıklarını devretme noktasında uyguladığı yöntemin açık bir örneği olup, üzerinde ilköğretim tesisi yatırımına olanak sağlayan taşınmazın 1/10 değerle üçüncü kişilere devri, özünde örgütün alan üzerinde hedeflediği amaçların korunması ve güvence altına alınması, bir bakıma faaliyetin sürdürülebilirliğine yönelik bir adımdır.
Bu durum da, dava konusu taşınmazın 675 sayılı KHK gereğince Hazine adına tesciline dayanak işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 5. İdare Mahkemesince verilen 26.6.2018 tarih ve E: 2017/1417, K: 2018/1209 sayılı kararının kaldırılmasına, davanın reddine, aşağıda dökümü gösterilen, dava aşamasına ait 194,90-TL yargılama giderinin davacının üzerinde bırakılmasına, istinaf kanun yolu aşamasında davalı idare tarafından karşılanan 56,00-TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.660,00-TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, harçtan muaf olması nedeniyle davalı idareden alınmayan 98,10-TL istinaf yoluna başvurma harcının 492 sayılı Harçlar Kanununun 13/j maddesi uyarınca davacıdan tahsili için Mahkemesince yetkili tahsil dairesine bildirimde bulunulmasına, posta gideri için alınan paranın kullanılmayan kısmının kararın kesinleşmesinden sonra ilgililerine iadesine, taşınmazın değeri dikkate alınarak 2577 sayılı Kanunun 46/b maddesi uyarınca kararın tebliğini izleyen günden itibaren otuz (30) gün içinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere 16.10.2018 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY:
Gerek taşınmaza imar planıyla yüklenen ilköğretim alanı fonksiyonun geçerliğini koruması, gerek davacının alım işleminin yine davalı idare tarafından öne sürülen ticari ve genel gereklere aykırı olması karşısında, kapatılan kurumun alacak ve borçlarını tasfiye ile görevli davalı idarenin, yetkili adli yargı yerinde muvazaalı olduğu iddiasıyla satış işleminin iptali için dava açması ve sonucuna göre taşınmazın mülkiyetini elde etmesi olanaklı olup, 675 sayılı KHK'nin 12. maddesiyle tanımlanan maddi koşullar oluşmadan taşınmazın mülkiyetinin Hazine'ye devri yolunda tesis edilen işlemde bu aşamada hukuka uyarlık yoktur. Bu nedenle davalı idarenin istinaf isteminin belirtilen gerekçeyle reddi gerektiğinden karara katılmıyorum. (¤¤)